Kur’an’da Tevekkül Nedir? Tedbir ile Tevekkül Nasıl Dengelenir?
Tevekkül, elinden geleni yaptıktan sonra sonucu Allah'a bırakmaktır. Kur'an ayetleri ve peygamber kıssalarıyla tevekkül ile tedbir dengesini açıklıyoruz.
- Tevekkül kelimesinin anlamı
- Ayetlerde tevekkülün yeri
- Peygamber kıssalarında tedbir ve tevekkül
Tevekkül, bir işte gereken bütün tedbirleri aldıktan sonra sonucu Allah’a havale etmek ve kalben O’na güvenmektir. Kur’an’a göre tevekkül tembellik veya sebepleri terk etmek değildir; aksine “önce karar ve çaba, sonra güven” sırasını öğretir: “Bir kere karar verdin mi artık Allah’a tevekkül et. Şüphesiz Allah tevekkül edenleri sever” (Âl-i İmrân Suresi, 3/159).
Tevekkül kelimesinin anlamı
Tevekkül, “vekâlet” kökünden gelir; birini vekil edinmek, işini ona havale etmek demektir. Allah’ın güzel isimlerinden biri de el-Vekîl‘dir: kendisine güvenilen, işler kendisine bırakılan. Müminlerin zor anlardaki sözü Kur’an’da şöyle aktarılır: “Allah bize yeter, O ne güzel vekildir” (Âl-i İmrân Suresi, 3/173). İnsan bir avukata vekâlet verdiğinde dosyasını hazırlar, belgelerini sunar, sonra işin ehline güvenir. Tevekkülde de kul üzerine düşeni yapar; gücünün bittiği yerde kaygıyı değil güveni seçer.
Ayetlerde tevekkülün yeri
Âl-i İmrân 159. ayetin bağlamı dikkat çekicidir. Ayet önce Hz. Peygamber’e ashabıyla istişare etmesini emreder, ardından karar verince tevekkül etmesini ister. Yani sıra şöyledir: danışma, karar, uygulama ve tevekkül. Kur’an’ın farklı yerlerinde tevekkül imanın ayrılmaz bir özelliği olarak anılır:
- “Müminler ancak o kimselerdir ki Allah anıldığında kalpleri ürperir… ve yalnız Rablerine tevekkül ederler” (Enfâl Suresi, 8/2).
- “Kim Allah’a tevekkül ederse O, ona yeter” (Talâk Suresi, 65/3).
- “De ki: Allah’ın bizim için yazdığından başkası bize asla isabet etmez. O bizim Mevlâmızdır. Müminler yalnız Allah’a tevekkül etsinler” (Tevbe Suresi, 9/51).
- “O’na kulluk et ve O’na tevekkül et” (Hûd Suresi, 11/123).
Peygamber kıssalarında tedbir ve tevekkül
Hz. Yakub’un oğullarına öğüdü
Hz. Yakub, oğullarını Mısır’a gönderirken “Hepiniz bir kapıdan girmeyin, ayrı ayrı kapılardan girin” diye tedbir öğütler; hemen ardından ekler: “Ama Allah’tan gelecek hiçbir şeyi sizden savamam. Hüküm yalnız Allah’ındır. Ben O’na tevekkül ettim” (Yûsuf Suresi, 12/67). Tek ayette hem tedbir hem tevekkül dersi vardır.
Hz. Musa deniz kıyısında
Önde deniz, arkada Firavun’un ordusu varken kavmi “Yakalandık” dediğinde Hz. Musa “Hayır! Rabbim benimledir, bana yol gösterecektir” der (Şuarâ Suresi, 26/61-62). Bu güven, gece boyu yürüyüp elinden geleni yaptıktan sonra gelen güvendir.
Hicret yolculuğu
Hz. Peygamber hicrette gizlice yola çıkmış, kılavuz tutmuş, mağarada üç gün beklemiş, alışılmadık bir güzergâh seçmiştir. Bütün bu tedbirlerden sonra mağarada arkadaşına “Üzülme, Allah bizimle beraberdir” demiştir (Tevbe Suresi, 9/40).
“Deveni bağla, sonra tevekkül et”
Bir sahabi “Devemi bağlayıp mı tevekkül edeyim, yoksa salıverip mi?” diye sorduğunda Resûlullah (s.a.s.) “Önce bağla, sonra tevekkül et” buyurmuştur (Tirmizî, Kıyâmet 60). Bir başka hadiste “Siz Allah’a hakkıyla tevekkül etseydiniz, sabah aç çıkıp akşam tok dönen kuşlar gibi rızıklanırdınız” buyurulur (Tirmizî, Zühd 33; İbn Mâce, Zühd 14). Âlimler bu hadiste kuşun yuvada beklemediğine, sabah yola çıktığına dikkat çekerler.
Tevekkül ile tevâkül arasındaki fark
Sebeplere sarılmadan “Allah kerimdir” deyip beklemek tevekkül değil, tevâkül yani tembelliktir. Nakledildiğine göre Hz. Ömer, hiçbir iş yapmadan “Biz mütevekkilleriz” diyen bir gruba, gerçek mütevekkilin tohumu toprağa atıp sonra Allah’a güvenen kimse olduğunu söylemiştir. Öte yandan her şeyi kendi planına bağlayıp sonuç üzerinde mutlak kontrol kurmaya çalışmak da tevekküle aykırıdır; bu tutum insanı bitmeyen bir kaygıya sürükler.
Günlük hayatta tevekkül nasıl yaşanır?
- İstişare et: Önemli kararlarda ehil kişilere danış, gerekirse istihare yap.
- Sebeplere sarıl: Sınava çalış, ilacını kullan, kapını kilitle, işini sağlam yap.
- Dua et: Çaba ile duayı birleştir; “Hasbiyallah” ve “Hasbünallah” zikirlerini dilinden düşürme.
- Sonuca razı ol: Netice beklediğin gibi çıkmazsa “Olur ki hoşlanmadığınız bir şey sizin için hayırlıdır” (Bakara Suresi, 2/216) ayetini hatırla.
- Ders çıkar: Tevekkül, hatalardan ders almaya ve yeniden denemeye engel değildir.
Tevekkül eden kimsenin kazancı, sonuç ne olursa olsun kalp huzurudur. Çünkü o, gücünün yettiği kısımdan sorumlu olduğunu, gerisinin ise merhametli bir Vekîl’in elinde bulunduğunu bilir.
Tevekkülün kalbe kazandırdıkları
Kur’an, şeytanın iman edip Rablerine tevekkül edenler üzerinde bir hâkimiyetinin bulunmadığını bildirir (Nahl Suresi, 16/99). Çünkü vesvesenin en çok beslendiği duygu gelecek korkusudur; “ya olmazsa, ya kaybedersem” endişesi insanı haram kazanca, yalana veya ümitsizliğe itebilir. Tevekkül eden kimse ise rızkın ve ecelin Allah’ın elinde olduğunu bilir; bu bilgi ona cesaret ve onur kazandırır. Peygamberlerin kavimlerine söyledikleri şu söz bunun ifadesidir: “Bize yollarımızı göstermiş olduğu hâlde ne diye Allah’a tevekkül etmeyelim? Bize yaptığınız eziyete elbette sabredeceğiz” (İbrâhîm Suresi, 14/12). Görüldüğü gibi tevekkül, sabrın da cesaretin de kaynağıdır.
Sık Sorulan Sorular
Tedbir almak tevekküle zarar verir mi?
Vermez; tedbir tevekkülün ön şartıdır. Kur’an önce kararı ve çabayı, sonra tevekkülü emreder (Âl-i İmrân Suresi, 3/159). Zarar veren, tedbire Allah’tan bağımsız bir güç atfetmektir.
Hastalıkta tedavi olmak tevekküle aykırı mıdır?
Değildir. Hz. Peygamber tedavi olmayı tavsiye etmiş, kendisi de tedavi yöntemlerine başvurmuştur (Ebû Dâvûd, Tıb 1; Tirmizî, Tıb 2). Doktora gitmek sebebe sarılmak, şifayı Allah’tan bilmek tevekküldür.
Tevekkül ettiğim hâlde kaygım geçmiyor, imanım mı zayıf?
Kaygı insani bir duygudur ve tek başına iman zayıflığı göstermez. Dua, zikir ve güven telkini kaygıyı hafifletir. Günlük hayatı etkileyecek ölçüde süren kaygılarda bir uzmandan destek almak da sebeplere sarılmanın gereğidir.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Bakara Suresi (2/216); Âl-i İmrân Suresi (3/159, 173); Enfâl Suresi (8/2); Tevbe Suresi (9/40, 51); Hûd Suresi (11/123); Yûsuf Suresi (12/67); Şuarâ Suresi (26/61-62); Talâk Suresi (65/3); Tirmizî, Kıyâmet 60; Tirmizî, Zühd 33; İbn Mâce, Zühd 14; Ebû Dâvûd, Tıb 1; Tirmizî, Tıb 2
Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- Bakara Suresi (2/216)
- Âl-i İmrân Suresi (3/159, 173)
- Enfâl Suresi (8/2)
- Tevbe Suresi (9/40, 51)
- Hûd Suresi (11/123)
- Yûsuf Suresi (12/67)
- Şuarâ Suresi (26/61-62)
- Talâk Suresi (65/3)
- Tirmizî, Kıyâmet 60
- Tirmizî, Zühd 33; İbn Mâce, Zühd 14
- Ebû Dâvûd, Tıb 1; Tirmizî, Tıb 2
İlgili Yazılar
Kur'an ve TefsirKaçırdığınıza Üzülmeyin, Verilenle Şımarmayın: Hadîd 22-23
Hadîd Suresi 22-23. ayetlerin tefsiri: musibetlerin kaderdeki yeri, kaybedilene aşırı üzülmemek ve kazanılanla şımarmamak; iç huzur için bir…
Dua ve ZikirEl-Vekîl İsmi Ne Demek? Hasbünallah ve Tevekkülün Gerçek Anlamı
El-Vekîl isminin anlamı, Hasbünallâhü ve ni'me'l-vekîl sözünün kaynağı, tevekkül ile tedbir dengesi ve kulun güvenilir olma payı ayet…
Kur'an ve TefsirKur’an’da İhsan Kavramı: Muhsinler Kimlerdir, Vasıfları Neler?
İhsan, iyiliği en güzel şekilde ve Allah'ı görüyormuşçasına yapmaktır. Kur'an'da ihsanın anlamını ve Allah'ın sevdiği muhsinlerin vasıflarını okuyun.
Kur'an ve TefsirKur’an’da Huşû Nedir? Kalbin Allah’a Saygıyla Boyun Eğmesi
Huşû, kalbin Allah karşısında saygı ve tevazu ile yumuşamasıdır. Kur'an'da huşûnun anlamını, huşû sahiplerinin vasıflarını ve artırma yollarını…
Soru – CevapRızık Önceden Belliyse Çalışmak Neden Gerekli? Rızık ve Kader
Rızkı veren Allah ise insan neden çalışmak zorunda? Rızkın takdiri, helal-haram rızık, tevekkül ve çalışma dengesi ayet ve…
Kur'an ve TefsirHoşlanmadığınız Şey Hayırlı Olabilir: Bakara 216 Ne Anlatır?
Bakara Suresi 216. ayetin tefsiri: Hoşlanmadığımız şeyde hayır, sevdiğimiz şeyde şer olabilmesi ne demektir ve hayırlısını istemek nasıl…