🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Mihne Olayı Nedir? Ahmed b. Hanbel’in Baskı Karşısındaki Duruşu

Siyer ve İslam TarihiGüncelleme: 21 Eylül 20267 dk okuma

Hilfü’l-Fudûl Nedir? Peygamberimizin Katıldığı Erdemliler Birliği

Mihne nedir, neden başladı? Halku'l-Kur'an tartışması, Ahmed b. Hanbel'in sorgulanması ve bu olayın âlim-yönetici ilişkisine dair bıraktığı dersler.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Tartışmanın Konusu: Halku'l-Kur'an
  • Mihne Nasıl Başladı?
  • Ahmed b. Hanbel'in Duruşu

Mihne, Abbâsî halifesi Me’mûn’un 218/833 yılında başlattığı ve yaklaşık on beş yıl süren, âlimlerin ve kadıların “Kur’an yaratılmıştır” görüşünü kabul etmeye zorlandığı sorgulama dönemidir. Kelime olarak “sınama, sıkıntıya sokma” anlamına gelir. Bu dönemde baskıya boyun eğmeyen âlimlerin başında Ahmed b. Hanbel (ö. 241/855) gelir; hapsedilmiş ve kırbaçlanmış, fakat görüşünden dönmemiştir. Mihne, Halife Mütevekkil tarafından sona erdirilmiştir.

Tartışmanın Konusu: Halku’l-Kur’an

Mesele ilk bakışta soyut bir kelâm tartışmasıdır. Mu’tezile mezhebi, Allah’ın birliğini (tevhid) koruma düşüncesiyle, Allah’ın zâtından ayrı ezelî sıfatlar kabul etmenin birden fazla ezelî varlık anlamına geleceğini savunuyordu. Buna göre Allah’ın kelâmı olan Kur’an da ezelî olamaz, sonradan yaratılmış (mahlûk) olmalıydı.

Hadis âlimleri ve selef çizgisindeki fakihler ise Kur’an’ın Allah’ın kelâmı olduğunu, kelâmın da O’nun sıfatı olduğunu, dolayısıyla “yaratılmış” denemeyeceğini söylüyordu. Onlara göre bu konuda sahâbe ve tâbiînden nakledilmeyen bir ifadeyi kullanmak doğru değildi. Daha sonra Ehl-i Sünnet kelâmcıları, Allah’ın ezelî kelâm sıfatı ile bizim okuduğumuz, yazdığımız harf ve sesleri birbirinden ayırarak meseleyi açıklığa kavuşturdular.

Mihne Nasıl Başladı?

İlme ve felsefeye düşkün bir halife olan Me’mûn, Mu’tezilî âlimlerin etkisiyle bu görüşü benimsedi. 833 yılında Bağdat’taki vekiline gönderdiği mektuplarla kadıların, hadisçilerin ve fakihlerin sorguya çekilmesini; Kur’an’ın yaratılmış olduğunu kabul etmeyenlerin şahitliğinin kabul edilmemesini ve görevden alınmalarını emretti. Böylece devlet, bir inanç meselesinde belirli bir yorumu zorla kabul ettirmeye girişmiş oldu.

Sorgulanan âlimlerin çoğu, baskı altında söylenen sözün bağlayıcı olmayacağı ruhsatına dayanarak istenen ifadeyi diliyle söyledi. Kur’an’da, kalbi imanla dolu olduğu halde zorlanan kişinin mazur olduğu bildirilmiştir (Nahl Suresi, 16/106). Ancak birkaç âlim ruhsatı değil azimeti tercih etti.

Ahmed b. Hanbel’in Duruşu

Ahmed b. Hanbel ve Muhammed b. Nûh zincire vurularak Me’mûn’un bulunduğu Tarsus’a doğru yola çıkarıldılar. Yolda Me’mûn’un ölüm haberi geldi; Muhammed b. Nûh dönüş yolunda vefat etti, Ahmed b. Hanbel ise Bağdat’ta hapsedildi.

Yeni halife Mu’tasım döneminde saray huzurunda günlerce süren bir tartışmaya çıkarıldı. Kendisine yöneltilen bütün delillere karşı cevabı özetle şuydu: “Bana Allah’ın kitabından veya Resûlü’nün sünnetinden bir delil getirin, kabul edeyim.” İkna edilemeyince kırbaçlandı; kaynaklar bayılıncaya kadar dövüldüğünü aktarır. Yaklaşık yirmi sekiz ay hapiste kaldıktan sonra serbest bırakıldı. Vâsiķ döneminde ise ders vermesi yasaklandı ve evinde gözetim altında yaşadı.

Onun neden ruhsatı kullanmadığı sorulduğunda verdiği nakledilen cevap, meselenin özünü gösterir: Halk onun ne diyeceğine bakmaktadır; âlim takıyye yapar, cahil de bilmezse hak nasıl ortaya çıkacaktır?

Diğer Mağdurlar

  • Ahmed b. Nasr el-Huzâî: Vâsiķ döneminde bizzat halifenin huzurunda idam edildi.
  • Büveytî: İmam Şâfiî’nin Mısır’daki önde gelen talebesi, zincirlerle Bağdat’a getirildi ve hapiste vefat etti.
  • Nuaym b. Hammâd: Hadis âlimi, hapiste öldü.

Mihnenin Sona Ermesi ve Sonuçları

Halife Mütevekkil 847’de başa geçtikten kısa bir süre sonra sorgulamaları durdurdu, tartışmayı yasakladı ve Ahmed b. Hanbel’e itibarını iade etti. Ahmed b. Hanbel, kendisine eziyet edenlerden intikam alınmasını istemedi; Mu’tasım’a hakkını helal ettiği nakledilir. 855’te vefat ettiğinde cenazesine Bağdat’ta o güne dek görülmemiş bir kalabalık katıldı.

Mihnenin uzun vadeli sonuçları şunlar oldu:

  1. Mu’tezile, devlet gücüne yaslanmanın bedelini ağır ödedi; halk nezdinde itibarını kaybetti ve zamanla bağımsız bir mezhep olarak etkisini yitirdi.
  2. İnanç meselelerinde son sözü halifenin değil âlimlerin söyleyeceği anlayışı pekişti. Sünnî gelenekte yöneticinin akide belirleme yetkisi bir daha ciddi biçimde gündeme gelmedi.
  3. Tartışma, Eş’arî ve Mâtürîdî kelâmının doğuşuna zemin hazırladı; bu ekoller aklı ve nakli birlikte kullanan dengeli bir yol ortaya koydu.

Ahmed b. Hanbel’in Şahsiyeti

Onu halkın gözünde büyüten yalnızca direnişi değil, hayatının bütünüydü. Geçimini kendi emeğiyle sağlar, halifelerden ve devlet adamlarından gelen hediyeleri kabul etmezdi. Mütevekkil’in gönderdiği parayı da almadığı, yakınlarının almasına ise üzüldüğü nakledilir. Hadis öğrenmek için Yemen’e kadar yürüyerek gitmiş, yolda hamallık yaparak harçlığını çıkarmıştır.

Olayı Değerlendirirken Dikkat Edilecekler

Mihneyi “akıl ile nakil arasındaki savaş” diye sunmak isabetli değildir. Asıl sorun bir görüşün savunulması değil, devlet zoruyla dayatılmasıdır. Akılcılığıyla bilinen bir ekolün baskıya başvurması, fikir hürriyetinin hiçbir ekolün tekelinde olmadığını gösterir. Öte yandan Mu’tezile’nin dil, tefsir ve İslam’ı diğer dinlere karşı savunma alanındaki hizmetlerini de bütünüyle yok saymamak gerekir.

Sık Sorulan Sorular

Ehl-i Sünnet’e göre Kur’an yaratılmış mıdır?

Ehl-i Sünnet’e göre Kur’an Allah’ın kelâmıdır ve Allah’ın kelâm sıfatı ezelîdir, yaratılmış değildir. Mushaftaki yazı, mürekkep, kâğıt ve okuyan kişinin sesi ise yaratılmıştır. Mâtürîdî ve Eş’arî âlimler bu ayrımı yaparak meseleyi açıklamışlardır.

Baskı altında ruhsatı kullanan âlimler günahkâr mı oldu?

Hayır. İkrah (zorlama) altında kalbi imanla dolu olarak dille söylenen söz, kişiyi sorumlu kılmaz (Nahl Suresi, 16/106). Ahmed b. Hanbel’in tercihi azimet, yani daha faziletli ve zor olan yoldur; onun konumundaki bir âlimin susmasının doğuracağı sonuçları düşünerek bu yolu seçmiştir.

Mihne kaç yıl sürdü?

833’te Me’mûn’un emriyle başlamış, Mu’tasım ve Vâsiķ dönemlerinde devam etmiş, Mütevekkil’in ilk yıllarında, yaklaşık 848-849’da tamamen sona ermiştir. Toplamda on beş yıl kadar sürmüştür.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Nahl Suresi (16/106); TDV İslâm Ansiklopedisi, “Mihne” maddesi; TDV İslâm Ansiklopedisi, “Ahmed b. Hanbel” maddesi; TDV İslâm Ansiklopedisi, “Halku'l-Kur'an” maddesi; Zehebî, Siyeru a'lâmi'n-nübelâ

YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 6 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Kaynakça

  1. Nahl Suresi (16/106)
  2. TDV İslâm Ansiklopedisi, “Mihne” maddesi
  3. TDV İslâm Ansiklopedisi, “Ahmed b. Hanbel” maddesi
  4. TDV İslâm Ansiklopedisi, “Halku'l-Kur'an” maddesi
  5. Zehebî, Siyeru a'lâmi'n-nübelâ

İlgili Yazılar