Musafaha (Tokalaşma) Sünneti: Fazileti, Adabı ve Sınırları
Musafaha, karşılaşan iki Müslümanın el sıkışmasıdır ve günahların bağışlanmasına vesiledir. Tokalaşma, kucaklaşma ve el öpme adabını hadislerle okuyun.
- Musafahanın Fazileti
- Peygamberimiz Nasıl Musafaha Ederdi?
- Musafaha Adabı
Musafaha, karşılaşan iki Müslümanın selamlaştıktan sonra el sıkışmasıdır ve sahabenin yaygın uygulaması olan bir sünnettir. Katâde, Enes b. Mâlik’e “Resûlullah’ın ashabı arasında musafaha var mıydı?” diye sormuş, o da “Evet” cevabını vermiştir (Buhârî, İsti’zân 27). Peygamber Efendimiz (s.a.v.), “İki Müslüman karşılaşıp musafaha ederlerse, birbirlerinden ayrılmadan önce günahları bağışlanır” buyurmuştur (Ebû Dâvûd, Edeb 143; Tirmizî, İsti’zân 31; İbn Mâce, Edeb 15).
Musafahanın Fazileti
Yukarıdaki hadisi Tirmizî “hasen” olarak nitelemiştir. Âlimler burada bağışlanacağı bildirilen günahların küçük günahlar olduğunu, büyük günahların tövbe ve kul haklarının helalleşme gerektirdiğini belirtmişlerdir. Musafahanın asıl meyvesi kalplerde görülür: el sıkışmak, aradaki soğukluğu giderir ve güven verir. İmam Mâlik’in Muvatta’ında yer alan “Musafaha edin ki kin ortadan kalksın; hediyeleşin ki birbirinizi sevesiniz” rivayeti (Muvatta, Hüsnü’l-huluk 16) mürsel olmakla birlikte bu anlamı güzel özetler.
Musafahayı Medine’de yaygınlaştıranların Yemenliler olduğu rivayet edilir; Peygamberimiz Yemen heyeti geldiğinde “Size Yemen halkı geldi; musafahayı ilk getirenler onlardır” buyurmuştur (Ebû Dâvûd, Edeb 143).
Peygamberimiz Nasıl Musafaha Ederdi?
Enes b. Mâlik’in anlattığına göre Resûlullah biriyle musafaha ettiğinde, karşısındaki elini çekmedikçe elini çekmez; o yüzünü çevirmedikçe yüzünü çevirmezdi (Tirmizî, Kıyâmet 46; İbn Mâce, Edeb 21). Bu küçük ayrıntı, muhatabına değer vermenin nebevî ölçüsüdür: tokalaşırken başka yere bakmamak, aceleyle elini çekmemek, ilgiyi karşıdakine yöneltmek.
Musafaha Adabı
- Önce selam vermek, sonra el uzatmak.
- Sağ elle tokalaşmak.
- Güler yüzlü olmak ve göz teması kurmak.
- Eli incitecek kadar sıkmamak, ilgisizce ucundan da tutmamak.
- Karşıdaki bırakmadan eli çekmemeye özen göstermek.
- Hâl hatır sormak, Allah’a hamd etmek ve birbirine dua etmek.
- Kalabalıkta herkesle tek tek tokalaşmak zor ise genel bir selamla yetinmek; insanlara eziyet vermemek.
Kucaklaşma (Muânaka) ve Öpüşme
Enes b. Mâlik anlatır: Bir adam “Ey Allah’ın Resûlü, birimiz kardeşiyle karşılaştığında ona eğilsin mi?” diye sordu; “Hayır” buyurdu. “Sarılıp öpsün mü?” dedi; “Hayır” buyurdu. “Elini tutup musafaha etsin mi?” dedi; “Evet” buyurdu (Tirmizî, İsti’zân 31; İbn Mâce, Edeb 15). Buna göre gündelik karşılaşmalarda esas olan musafahadır. Öte yandan yolculuktan dönenlerle kucaklaşmak sahabe uygulamasıdır: Enes, “Sahabe karşılaştıklarında musafaha eder, yolculuktan döndüklerinde kucaklaşırlardı” der (Taberânî, el-Mu’cemü’l-Evsat). Peygamberimiz Habeşistan’dan dönen Ca’fer b. Ebû Tâlib’i kucaklayıp alnından öpmüştür (Ebû Dâvûd, Edeb 149). Âlimler bu rivayetleri, günlük karşılaşmalarda tokalaşmanın, uzun ayrılıklardan sonra ise kucaklaşmanın meşru olduğu şeklinde birleştirmişlerdir.
Eğilmek ve El Öpmek
- Eğilmek: Selamlaşırken rükû eder gibi eğilmek yukarıdaki hadisle hoş görülmemiştir; çünkü rükû ve secde yalnız Allah’a yapılır.
- El öpmek: Anne-babanın, âlimin, salih ve yaşlı kimselerin elini saygı ve şefkatle öpmek âlimlerin çoğuna göre caizdir. Bazı sahabîlerin Peygamberimizin elini öptüğü rivayet edilmiştir (Ebû Dâvûd, Edeb 148-149; Tirmizî, İsti’zân 33). Dünyalık beklentiyle, zenginliği veya makamı için birinin elini öpmek ise hoş görülmemiştir.
- Ayağa kalkmak: Gelen misafiri karşılamak, ikram ve sevgi için ayağa kalkmakta sakınca yoktur; Peygamberimiz kızı Fâtıma gelince ayağa kalkar, elinden tutar, onu öper ve yerine oturturdu (Ebû Dâvûd, Edeb 143-144; Tirmizî, Menâkıb 60). Hoş görülmeyen, insanların kendisi için ayakta durmasından hoşlanmaktır (Ebû Dâvûd, Edeb 152; Tirmizî, Edeb 13).
Karşı Cinsle Tokalaşma
Hz. Âişe, Peygamberimizin kadınlardan biat alırken sözle biat aldığını ve elinin hiçbir yabancı kadının eline değmediğini bildirir (Buhârî, Talâk 20; Müslim, İmâre 88). Kendisi de “Ben kadınlarla musafaha etmem” buyurmuştur (Nesâî, Bey’at 18; İbn Mâce, Cihâd 43). Dört mezhebin klasik görüşü, aralarında evlilik engeli bulunmayan yetişkin kadın ve erkeğin tokalaşmasının caiz olmadığı yönündedir; Hanefîler şehvet duyulmayacak derecede yaşlı kimselerle tokalaşmaya ruhsat vermiştir. Böyle bir durumla karşılaşan kimsenin, karşısındakini kırmadan, eli göğse koyarak veya güler yüzlü bir sözle selamlaşması uygun bir yoldur. Bu konuda hassasiyet gösterirken kaba ve küçük düşürücü davranışlardan kaçınmak da güzel ahlakın gereğidir.
Namazdan Sonra ve Bayramlarda Tokalaşma
Namazların ardından cemaatin birbiriyle tokalaşması Peygamberimiz döneminde düzenli bir uygulama olarak nakledilmemiştir. Âlimlerin bir kısmı bunu mubah bir âdet saymış, Nevevî gibi bazıları genel musafaha hadislerinin kapsamında görerek güzel bulmuştur. Doğru olan, bunu namazın bir parçası veya zorunlu bir sünnet gibi görmemek; el uzatanı da geri çevirmemektir. Bayramlarda ise sahabenin birbirine “Tekabbelallâhu minnâ ve minke” (Allah bizden ve senden kabul etsin) dediği nakledilir (Beyhakî, es-Sünenü’l-Kübrâ); bayramlaşmada tokalaşmak ve büyüklerin elini öpmek örfümüzde yerleşmiş, dinen sakıncası olmayan güzel bir âdettir.
Sık Sorulan Sorular
İki elle tokalaşmak sünnet midir?
İbn Mes’ûd, Peygamberimizin kendisine teşehhüdü öğretirken elini iki eli arasına aldığını söyler (Buhârî, İsti’zân 28). Hanefî âlimleri buna dayanarak iki elle musafahayı güzel görmüştür. Tek elle tokalaşmak da sünneti yerine getirir.
Musafahadan sonra eli göğse veya yüze sürmenin aslı var mıdır?
Hadislerde böyle bir uygulama yer almaz; yöresel bir saygı ifadesidir. Dinî bir gereklilik olarak görülmediği sürece sakıncası da yoktur.
Hastalık bulaşma endişesi varsa tokalaşmamak sünnete aykırı olur mu?
Hayır. Musafaha müstehap bir sünnettir; zarardan korunmak ise dinin temel ilkesidir. Salgın dönemlerinde veya hastalık hâlinde sözlü selamla yetinmek sünnete aykırı olmaz.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Buhârî, İsti'zân 27, 28; Talâk 20; Ebû Dâvûd, Edeb 143-144, 148-149, 152; Tirmizî, İsti'zân 31, 33; Kıyâmet 46; İbn Mâce, Edeb 15, 21; Müslim, İmâre 88; Nesâî, Bey'at 18; Mâlik, Muvatta, Hüsnü'l-huluk 16 (mürsel)
Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- Buhârî, İsti'zân 27, 28; Talâk 20
- Ebû Dâvûd, Edeb 143-144, 148-149, 152
- Tirmizî, İsti'zân 31, 33; Kıyâmet 46
- İbn Mâce, Edeb 15, 21
- Müslim, İmâre 88
- Nesâî, Bey'at 18
- Mâlik, Muvatta, Hüsnü'l-huluk 16 (mürsel)
İlgili Yazılar
Hadis ve SünnetSelam Verme Adabı: Kim Kime Önce Selam Verir, Nasıl Alınır?
Selam vermek sünnet, almak farz-ı kifâyedir. Kimin kime önce selam vereceğini, selamın nasıl alınacağını ve selam verilmeyen yerleri…
Hadis ve SünnetMisafir Ağırlama Sünneti: Ev Sahibinin ve Misafirin Adabı
Misafire ikram imanın gereğidir; misafirlik üç gündür. Ev sahibinin ve misafirin uyması gereken adabı, Hz. İbrahim örneğini ve…
Hadis ve SünnetSünnete Göre Su Nasıl İçilir? Üç Nefeste ve Oturarak İçmek
Peygamberimiz suyu besmeleyle, üç nefeste, kabın içine solumadan içer ve sonunda hamd ederdi. Ayakta su içmenin hükmünü ve…
Hadis ve SünnetAşure Günü Ailesine Bol Harcayana Bolluk Rivayeti Sahih mi?
Aşure günü aile fertlerine bol harcayanın bütün yıl bolluk göreceği rivayeti sahih mi? Hadisin yollarını, âlimlerin değerlendirmelerini ve…
Hadis ve SünnetRavi Kimdir? Hadis Ravisinde Aranan Adalet ve Zabt Şartları
Ravi, hadisi senediyle aktaran kişidir. Rivayetinin kabulü için adalet ve zabt sahibi olması gerekir. Bu şartların anlamını ve…
Hadis ve SünnetCerh ve Ta’dîl İlmi Nedir? Ravi Tenkidi Gıybet Sayılır mı?
Cerh ve ta'dîl, hadis ravilerinin güvenilir olup olmadığını inceleyen ilimdir. Doğuşunu, kullanılan ifadeleri, kitaplarını ve ahlaki ölçülerini öğrenin.