🕌 Namaz Rehberi · Nafile
İşrak Namazı Nasıl Kılınır?
İşrak namazı, sabah namazından sonra namaz yerinden kalkmayıp bir müddet oturduktan ve güneş doğup kerahet vakti çıktıktan sonra kılınan iki rekât nafiledir.
Özet tablo
| Hükmü | Nafile |
|---|---|
| Rekât yapısı | 2 rekât işrak |
| Vakti | Güneş doğduktan sonra kerahet vakti çıkınca, kuşluk vaktinden önce |
| Yaklaşık süre | 6 dakika |
| Adım sayısı | 18 adım |
Niyet
نَوَيْتُ أَنْ أُصَلِّيَ صَلَاةَ الْإِشْرَاقِ
Okunuşu: Neveytü en usalliye salâte’l-işrâk
Türkçesi: Niyet ettim Allah rızası için işrak namazını kılmaya.
Niyet esasen kalbin kararıdır; dille söylemek onu pekiştirmek içindir. Arapça söyleyemeyen kişi Türkçe niyet eder, namazı sahih olur.
Bu namaz hakkında bilinmesi gerekenler
“İşrâk” güneşin doğup ışığının yayılması demektir. Bu namazın kendine has yönü, sabah namazından sonra oturmaya devam edip zikir ve Kur’an ile vakti beklemektir. Güneş doğarken namaz kılınmaz; bu yüzden doğuştan sonra yaklaşık kırk beş dakika beklenir.
Adım adım anlatım
18 adım1. rekât
İftitah tekbiri
- Allahu ekber Elleri kaldırıp “Allahu ekber” diyerek namaza başlanır. Bu tekbirden sonra namaz dışı söz ve hareket kesilir.
Duruş: Kıbleye dönük, ayakta. Eller yukarı kalkar, sonra bağlanır.
Tekbirle birlikte kalpten niyet tazelenir; niyet dille de söylenebilir.
Sübhâneke
- Sübhâneke duası Sübhânekellâhümme ve bi-hamdik…
Duruş: Ayakta, eller bağlı; gözler secde yerinde.
Eûzü-Besmele ve Fâtiha
- Eûzü-Besmele Eûzü billâhi mine’ş-şeytâni’r-racîm · Bismillâhirrahmânirrahîm
- Fâtiha sûresi Namazın her rekâtında okunması Hanefî’de vâcip, Şâfiî’de rükündür.
Duruş: Ayakta, eller bağlı.
Bu namazda kıraat içten (gizli) yapılır.
Zamm-ı sûre
- Duhâ sûresi Fâtiha’dan sonra kısa bir sûre veya en az üç âyet okunur.
Duruş: Ayakta, eller bağlı.
Ezberiniz azsa İhlâs, Kevser, Asr gibi kısa sûrelerle başlayabilirsiniz.
Rükû
- Sübhâne rabbiye’l-azîm En az üç kere söylenir.
Duruş: “Allahu ekber” denerek eğilinir; sırt ve baş aynı hizada, eller dizleri kavrar.
Kavme (doğrulma)
- Semiallâhü limen hamideh Rükûdan doğrulurken söylenir.
- Rabbenâ leke’l-hamd Ayağa kalkınca söylenir.
Duruş: Tam olarak dikilinir; acele edilip hemen secdeye gidilmez.
Her uzvun yerine oturmasını beklemek (ta’dîl-i erkân) namazın huzurunu belirler.
Birinci secde
- Sübhâne rabbiye’l-a’lâ En az üç kere söylenir.
Duruş: “Allahu ekber” denerek secdeye varılır; alın ve burun yere değer.
Celse (iki secde arası oturuş)
- Sessiz duruş Bir tesbih miktarı beklenir; dua şart değildir.
Duruş: Tekbirle doğrulup kısa süre oturulur.
İkinci secde
- Sübhâne rabbiye’l-a’lâ En az üç kere söylenir.
Duruş: Tekbirle tekrar secdeye varılır.
2. rekât
2. rekâta kalkış ve Fâtiha
- Besmele Secdeden “Allahu ekber” diyerek kalkılır, Sübhâneke okunmaz; doğrudan Besmele ile Fâtiha’ya geçilir.
- Fâtiha sûresi
Duruş: Ayakta, eller bağlı.
Zamm-ı sûre
- İhlâs sûresi Fâtiha’dan sonra kısa bir sûre veya en az üç âyet okunur.
Duruş: Ayakta, eller bağlı.
Ezberiniz azsa İhlâs, Kevser, Asr gibi kısa sûrelerle başlayabilirsiniz.
Rükû
- Sübhâne rabbiye’l-azîm En az üç kere söylenir.
Duruş: “Allahu ekber” denerek eğilinir; sırt ve baş aynı hizada, eller dizleri kavrar.
Kavme (doğrulma)
- Semiallâhü limen hamideh Rükûdan doğrulurken söylenir.
- Rabbenâ leke’l-hamd Ayağa kalkınca söylenir.
Duruş: Tam olarak dikilinir; acele edilip hemen secdeye gidilmez.
Her uzvun yerine oturmasını beklemek (ta’dîl-i erkân) namazın huzurunu belirler.
Birinci secde
- Sübhâne rabbiye’l-a’lâ En az üç kere söylenir.
Duruş: “Allahu ekber” denerek secdeye varılır; alın ve burun yere değer.
Celse (iki secde arası oturuş)
- Sessiz duruş Bir tesbih miktarı beklenir; dua şart değildir.
Duruş: Tekbirle doğrulup kısa süre oturulur.
İkinci secde
- Sübhâne rabbiye’l-a’lâ En az üç kere söylenir.
Duruş: Tekbirle tekrar secdeye varılır.
Ka’de-i âhire (son oturuş)
Duruş: Oturarak, eller uyluk üzerinde.
Selâm
- Es-selâmü aleyküm ve rahmetullâh Önce sağa, sonra sola dönerek söylenir.
Duruş: Baş önce sağ omza, sonra sol omza çevrilir.
Selâmdan sonra tesbihat ve dua yapılabilir.
Erkek ve kadın duruş farkları
Erkeklere göre duruş
- İftitah tekbirinde eller kulak hizasına kadar kaldırılır, baş parmaklar kulak yumuşağına değecek kadar yaklaşır.
- Kıyamda eller göbek altında bağlanır; sağ el sol elin üzerindedir.
- Rükûda sırt ile baş aynı düzlemde tutulur, parmaklar açık şekilde dizleri kavrar.
- Secdede kollar yanlardan ayrı tutulur, dirsekler yere değmez, karın uyluklardan uzaktır.
- Oturuşta sol ayak yere yatırılıp üzerine oturulur, sağ ayak dikilir ve parmak uçları kıbleye çevrilir.
Kadınlara göre duruş
- İftitah tekbirinde eller omuz hizasına kadar kaldırılır; kollar örtünün dışına çıkarılmaz.
- Kıyamda eller göğüs üzerinde bağlanır.
- Rükûda daha az eğilinir, parmaklar bitişik hâlde dizlerin üzerine konur, dizler hafif bükülü kalır.
- Secdede kollar yanlara bitişik, dirsekler yere yakın, karın uyluklara yaklaştırılarak toparlanmış bir duruş alınır.
- Oturuşta her iki ayak sağ taraftan dışarı çıkarılıp sol kalça üzerine oturulur (teverrük).
- Namazda el ve ayak dışındaki her yerin örtülü olması gerekir; başörtüsünün saç ve boynu tam örtmesine dikkat edilir.
Bu farklar Hanefî mezhebinde tercih edilen duruşlardır. Duruş farkı namazın geçerliliğini değil edebini ilgilendirir.
Sık yapılan hatalar
- Güneş doğar doğmaz, kerahet vakti çıkmadan kılmak.
- Sabah namazının sünnetiyle karıştırmak; işrak ayrı bir nafiledir.
- Kılamadığı için kendini sorumlu saymak: nafilenin terkinde günah yoktur.
Sık sorulan sorular
Sabah namazından sonra uyudum, işrak kılabilir miyim?
Vakit içinde kalırsanız kılabilirsiniz; ancak bu namazın esası, namaz yerinden kalkmadan beklemektir.
Kerahet vakti ne kadar sürer?
Uygulamada güneşin doğuşundan itibaren yaklaşık kırk beş dakika esas alınır. Bulunduğunuz yerin namaz vakitleri çizelgesine bakmanız daha isabetli olur.
Bu sayfadaki anlatım Hanefî mezhebi esas alınarak hazırlanmıştır; gerekli yerlerde Şâfiî mezhebindeki fark belirtilmiştir. Kendi durumunuza ait kesin hüküm için müftülüğe veya Diyanet Alo 190 hattına danışınız.
Kaynak: Sabah namazından sonra oturup işrak vaktinde iki rekât kılmaya dair rivayetler; Hanefî fıkhında kerahet vakitleri bahsi.