🕌 Namaz Rehberi · Sünnet
Küsûf ve Husûf Namazı Nasıl Kılınır?
Güneş tutulmasında küsûf, ay tutulmasında husûf namazı kılınır. Hanefî mezhebinde iki rekât olarak, diğer namazlar gibi her rekâtta bir rükû ile kılınır; kıraat ve…
Özet tablo
| Hükmü | Sünnet |
|---|---|
| Rekât yapısı | 2 rekât küsûf / husûf |
| Vakti | Güneş tutulması (küsûf) veya ay tutulması (husûf) sırasında |
| Yaklaşık süre | 15 dakika |
| Adım sayısı | 18 adım |
Niyet
نَوَيْتُ أَنْ أُصَلِّيَ صَلَاةَ الْكُسُوفِ
Okunuşu: Neveytü en usalliye salâte’l-küsûf (ay tutulmasında: el-husûf)
Türkçesi: Niyet ettim Allah rızası için güneş tutulması namazını kılmaya.
Niyet esasen kalbin kararıdır; dille söylemek onu pekiştirmek içindir. Arapça söyleyemeyen kişi Türkçe niyet eder, namazı sahih olur.
Bu namaz hakkında bilinmesi gerekenler
Tutulmalar astronomik olaylardır; kimsenin ölümü veya doğumu için gerçekleşmez. Bu namazın anlamı, tabiattaki büyük bir olay karşısında insanı korkuya değil kulluğa yöneltmektir. Küsûf namazı camide cemaatle kılınabilir; ezan ve kamet okunmaz, hutbe de şart değildir. Husûf namazı ise genelde evlerde tek başına kılınır.
Adım adım anlatım
18 adım1. rekât
İftitah tekbiri
- Allahu ekber Elleri kaldırıp “Allahu ekber” diyerek namaza başlanır. Bu tekbirden sonra namaz dışı söz ve hareket kesilir.
Duruş: Kıbleye dönük, ayakta. Eller yukarı kalkar, sonra bağlanır.
Tekbirle birlikte kalpten niyet tazelenir; niyet dille de söylenebilir.
Sübhâneke
- Sübhâneke duası Sübhânekellâhümme ve bi-hamdik…
Duruş: Ayakta, eller bağlı; gözler secde yerinde.
Eûzü-Besmele ve Fâtiha
- Eûzü-Besmele Eûzü billâhi mine’ş-şeytâni’r-racîm · Bismillâhirrahmânirrahîm
- Fâtiha sûresi Namazın her rekâtında okunması Hanefî’de vâcip, Şâfiî’de rükündür.
Duruş: Ayakta, eller bağlı.
Bu namazda kıraat içten (gizli) yapılır.
Zamm-ı sûre
- Uzunca bir sûre Fâtiha’dan sonra kısa bir sûre veya en az üç âyet okunur.
Duruş: Ayakta, eller bağlı.
Ezberiniz azsa İhlâs, Kevser, Asr gibi kısa sûrelerle başlayabilirsiniz.
Rükû
- Sübhâne rabbiye’l-azîm En az üç kere söylenir.
Duruş: “Allahu ekber” denerek eğilinir; sırt ve baş aynı hizada, eller dizleri kavrar.
Kavme (doğrulma)
- Semiallâhü limen hamideh Rükûdan doğrulurken söylenir.
- Rabbenâ leke’l-hamd Ayağa kalkınca söylenir.
Duruş: Tam olarak dikilinir; acele edilip hemen secdeye gidilmez.
Her uzvun yerine oturmasını beklemek (ta’dîl-i erkân) namazın huzurunu belirler.
Birinci secde
- Sübhâne rabbiye’l-a’lâ En az üç kere söylenir.
Duruş: “Allahu ekber” denerek secdeye varılır; alın ve burun yere değer.
Celse (iki secde arası oturuş)
- Sessiz duruş Bir tesbih miktarı beklenir; dua şart değildir.
Duruş: Tekbirle doğrulup kısa süre oturulur.
İkinci secde
- Sübhâne rabbiye’l-a’lâ En az üç kere söylenir.
Duruş: Tekbirle tekrar secdeye varılır.
2. rekât
2. rekâta kalkış ve Fâtiha
- Besmele Secdeden “Allahu ekber” diyerek kalkılır, Sübhâneke okunmaz; doğrudan Besmele ile Fâtiha’ya geçilir.
- Fâtiha sûresi
Duruş: Ayakta, eller bağlı.
Zamm-ı sûre
- Uzunca bir sûre Fâtiha’dan sonra kısa bir sûre veya en az üç âyet okunur.
Duruş: Ayakta, eller bağlı.
Ezberiniz azsa İhlâs, Kevser, Asr gibi kısa sûrelerle başlayabilirsiniz.
Rükû
- Sübhâne rabbiye’l-azîm En az üç kere söylenir.
Duruş: “Allahu ekber” denerek eğilinir; sırt ve baş aynı hizada, eller dizleri kavrar.
Kavme (doğrulma)
- Semiallâhü limen hamideh Rükûdan doğrulurken söylenir.
- Rabbenâ leke’l-hamd Ayağa kalkınca söylenir.
Duruş: Tam olarak dikilinir; acele edilip hemen secdeye gidilmez.
Her uzvun yerine oturmasını beklemek (ta’dîl-i erkân) namazın huzurunu belirler.
Birinci secde
- Sübhâne rabbiye’l-a’lâ En az üç kere söylenir.
Duruş: “Allahu ekber” denerek secdeye varılır; alın ve burun yere değer.
Celse (iki secde arası oturuş)
- Sessiz duruş Bir tesbih miktarı beklenir; dua şart değildir.
Duruş: Tekbirle doğrulup kısa süre oturulur.
İkinci secde
- Sübhâne rabbiye’l-a’lâ En az üç kere söylenir.
Duruş: Tekbirle tekrar secdeye varılır.
Ka’de-i âhire (son oturuş)
Duruş: Oturarak, eller uyluk üzerinde.
Selâm
- Es-selâmü aleyküm ve rahmetullâh Önce sağa, sonra sola dönerek söylenir.
Duruş: Baş önce sağ omza, sonra sol omza çevrilir.
Selâmdan sonra tesbihat ve dua yapılabilir.
Erkek ve kadın duruş farkları
Erkeklere göre duruş
- İftitah tekbirinde eller kulak hizasına kadar kaldırılır, baş parmaklar kulak yumuşağına değecek kadar yaklaşır.
- Kıyamda eller göbek altında bağlanır; sağ el sol elin üzerindedir.
- Rükûda sırt ile baş aynı düzlemde tutulur, parmaklar açık şekilde dizleri kavrar.
- Secdede kollar yanlardan ayrı tutulur, dirsekler yere değmez, karın uyluklardan uzaktır.
- Oturuşta sol ayak yere yatırılıp üzerine oturulur, sağ ayak dikilir ve parmak uçları kıbleye çevrilir.
Kadınlara göre duruş
- İftitah tekbirinde eller omuz hizasına kadar kaldırılır; kollar örtünün dışına çıkarılmaz.
- Kıyamda eller göğüs üzerinde bağlanır.
- Rükûda daha az eğilinir, parmaklar bitişik hâlde dizlerin üzerine konur, dizler hafif bükülü kalır.
- Secdede kollar yanlara bitişik, dirsekler yere yakın, karın uyluklara yaklaştırılarak toparlanmış bir duruş alınır.
- Oturuşta her iki ayak sağ taraftan dışarı çıkarılıp sol kalça üzerine oturulur (teverrük).
- Namazda el ve ayak dışındaki her yerin örtülü olması gerekir; başörtüsünün saç ve boynu tam örtmesine dikkat edilir.
Bu farklar Hanefî mezhebinde tercih edilen duruşlardır. Duruş farkı namazın geçerliliğini değil edebini ilgilendirir.
Sık yapılan hatalar
- Tutulmayı uğursuzluk sayıp korkuya kapılmak.
- Tutulma bittikten sonra bu niyetle namaza başlamak; namaz tutulma süresi içinde kılınır.
- Küsûf namazında ezan ve kamet okumak.
Sık sorulan sorular
Şâfiî mezhebinde nasıl kılınır?
Şâfiî mezhebinde her rekâtta iki kıyam ve iki rükû bulunur; Hanefî’de ise namaz diğer nafileler gibi her rekâtta tek rükû ile kılınır.
Namazdan sonra ne yapılır?
Tutulma sona erene kadar dua, zikir ve istiğfarla meşgul olunması tavsiye edilmiştir.
Bu sayfadaki anlatım Hanefî mezhebi esas alınarak hazırlanmıştır; gerekli yerlerde Şâfiî mezhebindeki fark belirtilmiştir. Kendi durumunuza ait kesin hüküm için müftülüğe veya Diyanet Alo 190 hattına danışınız.
Kaynak: Güneş ve ay tutulmasında namaz kılınmasına dair rivayetler (Buhârî ve Müslim’in “küsûf” bahisleri). Hanefî fıkhı esas alınmış, Şâfiî farkı belirtilmiştir.