🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Namazda Türkçe Dua Edilir mi? Secdede ve Son Oturuşta Dua

Soru – CevapGüncelleme: 21 Eylül 20268 dk okuma

Unutarak Yemek İçmek Orucu Bozar mı? Hatırlayınca Ne Yapılır?

Namaz içinde Türkçe dua etmek namazı bozar mı? Secdede ve son oturuşta nasıl dua edilir, hangi dualar okunabilir? Mezheplerin görüşü ve pratik çözümler.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Namaz ile Duanın İlişkisi
  • Hadislerde Namaz İçinde Dua
  • Mezheplerin Görüşleri

Kısa cevap: Namaz içinde yapılacak duaların Kur’an ayetlerinden veya hadislerde geçen dualardan, Arapça olarak yapılması gerekir. Hanefi mezhebine göre namazda, insanların birbirinden isteyebileceği türden dünyevi ifadelerle ve Arapça dışında bir dille dua etmek namazı bozar veya en azından tahrîmen mekruhtur. Bu sebeple Türkçe dualar namazın içinde değil, selâmdan sonra yapılmalıdır. Namazın içinde dua etmek isteyen kişi, anlamını öğrendiği kısa Kur’an ve sünnet dualarını secdede (nafilelerde) ve son oturuşta okuyabilir. Namaz dışında ise her dilde dua edilir; Allah bütün dilleri bilir.

Namaz ile Duanın İlişkisi

Namazın Arapça adı olan “salât” kelimesinin sözlük anlamı duadır. Namaz baştan sona bir yakarıştır: Fâtiha’da “Bizi doğru yola ilet” diye dua edilir, rükû ve secdede Allah tesbih edilir, oturuşta salavat ve Rabbenâ duaları okunur. Yani namaz kılan kişi zaten dua etmektedir. Buradaki soru, bu belirli metinlerin dışında serbest dua yapılıp yapılamayacağıdır.

Hadislerde Namaz İçinde Dua

  • “Kulun Rabbine en yakın olduğu an secde hâlidir; öyleyse secdede çokça dua edin” (Müslim, Salât).
  • “Rükûda Rabbinizi ta’zim edin. Secdede ise duaya gayret edin; duanızın kabul edilmesi umulur” (Müslim, Salât).
  • Hz. Peygamber (s.a.v.) teşehhüdü öğrettikten sonra “Sonra kişi hoşuna giden duayı seçsin ve dua etsin” buyurmuştur (Buhârî, Ezân; Müslim, Salât).

Bu hadisler, secde ve son oturuşun dua yeri olduğunu açıkça gösterir. Mezheplerin farklılaştığı nokta, bu duanın içeriği ve dilidir.

Mezheplerin Görüşleri

Hanefi mezhebi

Hanefilere göre namazda yapılacak dua, Kur’an’da veya hadislerde geçen dualara benzer olmalı; insanlardan istenmesi mümkün olan şeyleri içeren gündelik konuşma kalıbında olmamalıdır. Gerekçe şu hadistir: “Bu namazda insan sözünden hiçbir şey uygun düşmez. O ancak tesbih, tekbir ve Kur’an okumaktır” (Müslim, Mesâcid). Buna göre “Allah’ım bana şu evi nasip et, şu kişiyle evlendir” gibi ifadeler insan sözüne benzediği için namazı bozar; “Allah’ım beni bağışla, bana merhamet et” gibi ancak Allah’tan istenebilecek şeyler ise bozmaz.

Arapça dışındaki dillerde dua konusunda Hanefi kaynaklarında, namaz içinde Arapça dışında bir dille dua etmenin tahrîmen mekruh olduğu belirtilir. Ayrıca Hanefilere göre farz namazlarda secde ve rükûda yalnızca bilinen tesbihler okunur; hadislerde geçen secde duaları nafile namazlara hamledilmiştir. Farzlarda dua yeri, son oturuşta salavatlardan sonrasıdır.

Şafii mezhebi ve diğerleri

Şafii ve Mâlikîlere göre namazda dünya ve ahiret ile ilgili her meşru şey istenebilir; farz namazın secdesinde de dua edilebilir. Ancak Şafii mezhebinde de tercih edilen görüşe göre Arapça bilen kişinin namazda başka dille dua etmesi namazı bozar; Arapçaya gücü yetmeyen kişi ise sünnette geçen (me’sûr) duaların anlamını kendi diliyle söyleyebilir, kendi uydurduğu duaları başka dille yapamaz.

Görüldüğü gibi mezheplerin ortak eğilimi, namazın içinin belirli ve korunmuş bir dil ve üslupla sınırlı tutulmasıdır. Bunun hikmeti, namazın dünyanın her yerinde aynı şekilde kılınan, değişmeyen bir ibadet olarak korunmasıdır.

Pratik Çözüm: Anlamını Bilerek Arapça Dua

İçinden geldiği gibi dua etmek isteyen kişinin önünde iki güzel yol vardır. Birincisi, selâmdan sonra ellerini açıp kendi diliyle, dilediği kadar dua etmesidir; farz namazların ardı duanın kabule yakın olduğu vakitlerdendir (Tirmizî, Deavât). İkincisi, aşağıdaki gibi kısa duaları anlamlarıyla ezberleyip namazın içinde okumasıdır:

  • Rabbenâ âtinâ fi’d-dünyâ haseneten ve fi’l-âhireti haseneten ve kınâ azâbe’n-nâr. “Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver ve bizi ateş azabından koru” (Bakara Suresi, 2/201). Enes b. Mâlik, bunun Hz. Peygamber’in en çok yaptığı dua olduğunu söyler (Buhârî, Deavât; Müslim, Zikir).
  • Rabbi’ğfir lî ve li-vâlideyye ve li’l-mü’minîne yevme yekûmü’l-hisâb. “Rabbimiz! Hesap gününde beni, anne babamı ve müminleri bağışla” (İbrâhîm Suresi, 14/41).
  • Rabbi zidnî ilmâ. “Rabbim, ilmimi artır” (Tâhâ Suresi, 20/114).
  • Rabbi’ğfir ve’rham ve ente hayru’r-râhimîn. “Rabbim, bağışla ve merhamet et; sen merhamet edenlerin en hayırlısısın” (Mü’minûn Suresi, 23/118).
  • Allâhümme innî zalemtü nefsî zulmen kesîran… Hz. Ebû Bekir, namazında okuyacağı bir dua istediğinde Resûlullah ona bu duayı öğretmiştir: “Allah’ım! Ben kendime çok zulmettim. Günahları ancak sen bağışlarsın. Katından bir mağfiretle beni bağışla, bana merhamet et. Şüphesiz sen çok bağışlayan, çok merhamet edensin” (Buhârî, Ezân; Müslim, Zikir).
  • İki secde arasında: “Rabbi’ğfir lî” (Rabbim beni bağışla) demek sünnette yer alır (Ebû Dâvûd, Salât; İbn Mâce, İkâme). Hanefiler bunu nafile namazlar için tavsiye ederler.

Bu duaların anlamını bilen kişi, Arapça söylerken kalbinden kendi ihtiyacını da geçirir; “dünyada iyilik” derken sağlığını, rızkını, evladını düşünür. Böylece hem namazın dili korunur hem de dua kişiselleşir.

Kalpten Geçirmek Namazı Bozar mı?

Hayır. Namazı bozan, dil ile söylenen sözdür. Secdedeyken veya ayetleri okurken kalpten Allah’a yönelmek, bir dileği içinden geçirmek namaza zarar vermez. Secdede “Sübhâne Rabbiye’l-a’lâ” derken gönlünden “Allah’ım, bana yardım et” diye geçiren kişi, dili ile hiçbir şey söylemediği için namazı tamdır.

Sık Sorulan Sorular

Daha önce namazda Türkçe dua ettim, o namazları yeniden kılmalı mıyım?

Bilmeden yapılan bu uygulama sebebiyle geçmiş namazların iadesi istenmez; konuda farklı mezhep görüşleri de bulunduğundan o namazlar geçerli kabul edilir. Öğrendikten sonra Türkçe duayı selâm sonrasına bırakmak yeterlidir.

Kunut dualarını ezberleyemedim, vitirde Türkçesini okuyabilir miyim?

Kunut dualarını henüz ezberleyememiş kişi, ezberleyinceye kadar “Rabbenâ âtinâ…” duasını okur veya üç defa “Allâhümme’ğfir lî” (Allah’ım beni bağışla) ya da “Yâ Rabbi” der. Türkçe çevirisini okumak yerine bu kısa Arapça ifadeler tercih edilir.

Namazdan sonra dua etmek bid’at midir?

Hayır. Farz namazların ardından tesbihat ve dua yapmak sünnette yeri olan bir uygulamadır. Hz. Peygamber, Muâz b. Cebel’e her namazın sonunda “Allah’ım! Seni anmak, sana şükretmek ve sana güzelce ibadet etmek için bana yardım et” duasını bırakmamasını tavsiye etmiştir (Ebû Dâvûd, Vitir; Nesâî, Sehv).

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Bakara Suresi (2/201); İbrâhîm Suresi (14/41); Tâhâ Suresi (20/114); Mü’minûn Suresi (23/118); Müslim, Salât; Müslim, Mesâcid; Buhârî, Ezân; Müslim, Zikir; Ebû Dâvûd, Salât; Ebû Dâvûd, Vitir; Diyanet İlmihali, c. 1; Din İşleri Yüksek Kurulu Fetvaları

YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 7 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Kaynakça

  1. Bakara Suresi (2/201); İbrâhîm Suresi (14/41); Tâhâ Suresi (20/114); Mü’minûn Suresi (23/118)
  2. Müslim, Salât
  3. Müslim, Mesâcid
  4. Buhârî, Ezân; Müslim, Zikir
  5. Ebû Dâvûd, Salât; Ebû Dâvûd, Vitir
  6. Diyanet İlmihali, c. 1
  7. Din İşleri Yüksek Kurulu Fetvaları

İlgili Yazılar