Oruç Tutmanın Yasak ve Mekruh Olduğu Günler Hangileridir?
Bayram günleri, teşrik günleri, şek günü, yalnız cuma veya cumartesi orucu ve visal orucu: Hangi günlerde oruç tutmak haram veya mekruhtur, hikmeti nedir?
- Bayram Günleri
- Teşrik Günleri
- Şek Günü
Yılda beş gün oruç tutmak yasaktır: Ramazan Bayramı’nın birinci günü ile Kurban Bayramı’nın dört günü. Hanefî mezhebine göre bu günlerde oruç tutmak tahrîmen mekruh, diğer mezheplere göre haramdır. Bunların dışında şek günü, yalnız cuma veya yalnız cumartesi günü, iftar etmeksizin peş peşe tutulan visal orucu ve yıl boyu aralıksız oruç da mekruh görülmüştür.
Bayram Günleri
Ebû Saîd el-Hudrî (r.a.), Hz. Peygamber’in (s.a.v.) Ramazan Bayramı ve Kurban Bayramı günlerinde oruç tutmayı yasakladığını nakleder (Buhârî, Savm 66; Müslim, Sıyâm 141). Hz. Ömer (r.a.) de bir bayram hutbesinde şöyle demiştir: “Bu iki günde Resûlullah oruç tutmayı yasakladı: Biri orucunuzu bitirip bayram ettiğiniz gün, diğeri kurbanlarınızdan yediğiniz gündür” (Buhârî, Savm 66; Müslim, Sıyâm 138).
Hikmeti açıktır: Bayram günleri Allah’ın kullarını ağırladığı, yeme içme ve sevinç günleridir. Bu günlerde oruç tutmak, ilahî ikramdan yüz çevirmek anlamına gelir.
Teşrik Günleri
Kurban Bayramı’nın ikinci, üçüncü ve dördüncü günlerine (Zilhicce’nin 11, 12 ve 13’ü) teşrik günleri denir. Resûlullah bu günler hakkında “Teşrik günleri yeme, içme ve Allah’ı anma günleridir” buyurmuştur (Müslim, Sıyâm 144). Dolayısıyla Kurban Bayramı’nın dört gününde de oruç tutulmaz. Ramazan Bayramı’nda ise yasak yalnız birinci gündür; ikinci ve üçüncü günler oruç tutulabilir.
Bu günlerde oruç tutmayı adayan kimse, Hanefî mezhebine göre adağını başka günlerde yerine getirir.
Şek Günü
Şaban ayının 29’unu takip eden ve hava kapalı olduğu için hilâlin görülemediği, dolayısıyla Ramazan’ın başlayıp başlamadığında şüphe edilen güne “şek günü” denir. Ammâr b. Yâsir (r.a.), “Kim şek gününde oruç tutarsa Ebü’l-Kâsım’a (Hz. Peygamber’e) isyan etmiştir” demiştir (Tirmizî, Savm 3; Ebû Dâvûd, Savm 10). Ayrıca Efendimiz, “Ramazan’ı bir veya iki gün önceden oruç tutarak karşılamayın. Ancak âdeti olan orucu tutan kimse tutabilir” buyurmuştur (Buhârî, Savm 14; Müslim, Sıyâm 21).
Buna göre o günü “belki Ramazan’dır” düşüncesiyle ihtiyaten oruçlu geçirmek mekruhtur. Fakat pazartesi-perşembe gibi düzenli orucu o güne denk gelen kimse orucunu tutabilir. Günümüzde Ramazan’ın başlangıcı astronomik hesapla önceden ilan edildiği için ülkemizde şek günü uygulamada pek söz konusu olmamaktadır.
Yalnız Cuma veya Yalnız Cumartesi Günü
Hz. Peygamber, “Sizden biri, öncesinde veya sonrasında bir gün tutmadıkça yalnız cuma günü oruç tutmasın” buyurmuştur (Buhârî, Savm 63; Müslim, Sıyâm 147). Cuma, müminlerin haftalık bayramıdır. Bu günü oruçla özelleştirmek tenzîhen mekruh görülmüştür. Perşembe veya cumartesi ile birlikte tutulursa yahut arefe, aşure gibi bir güne denk gelirse kerahet kalkar.
Yalnız cumartesi gününü oruca tahsis etmek de, Yahudilerin kutsal gününe tazim görüntüsü taşıyabileceği için hoş karşılanmamıştır (Tirmizî, Savm 43; Ebû Dâvûd, Savm 51). Bu rivayetin sıhhati hadis âlimleri arasında tartışmalıdır; Ebû Dâvûd hadisin mensuh olduğunu belirtmiştir. Hanefî âlimleri yine de yalnız cumartesiyi özellikle seçmeyi tenzîhen mekruh saymıştır. Aynı gerekçeyle Nevruz ve Mihrican gibi başka dinlerin özel günlerini oruçla tazim etmek de uygun görülmemiştir.
Visal Orucu
Visal orucu, akşam iftar etmeden iki veya daha fazla günü birbirine ekleyerek oruç tutmaktır. Resûlullah ashabını bundan men etmiştir. “Ama siz yapıyorsunuz” denildiğinde, “Ben sizin gibi değilim; Rabbim beni yedirir ve içirir” buyurmuştur (Buhârî, Savm 48; Müslim, Sıyâm 55-57). Âlimler visal orucunun Hz. Peygamber’e özgü olduğunu, ümmeti için mekruh olduğunu belirtmiştir. Oruçta fazilet süreyi uzatmakta değil, iftarı vaktinde yapıp sahura kalkmaktadır.
Yalnız Aşure Günü
Muharrem’in onuncu günü olan Aşure’de oruç tutmak sünnettir. Ancak Efendimiz, Yahudilere benzememek için “Gelecek yıla ulaşırsam dokuzuncu günü de tutacağım” buyurmuştur (Müslim, Sıyâm 134). Bu sebeple Hanefî âlimleri Aşure orucunu bir gün öncesi veya sonrasıyla birlikte tutmayı tavsiye etmiş, yalnız onuncu günü tutmayı tenzîhen mekruh saymıştır. Tek gün tutan kimsenin orucu geçerlidir ve sevabı vardır.
Diğer Durumlar
- Hacıların Arefe orucu: Arafat’ta vakfe yapan hacıların, ibadete güç yetirebilmek için Arefe günü oruç tutmaması daha uygundur. Hac yapmayanlar için ise Arefe orucu müstehaptır.
- Kocasının izni olmadan kadının nafile orucu: Eşi yanında olan kadının onun rızası olmadan nafile oruç tutması mekruhtur (Buhârî, Nikâh 84). Farz ve kaza oruçları bu hükmün dışındadır.
- Şaban’ın ikinci yarısı: Şâfiî mezhebinde, önceden alışkanlığı olmayanın Şaban’ın on beşinden sonra nafile oruca başlaması mekruh görülmüştür. Hanefîlerde böyle bir kerahet yoktur.
- Zayıf düşürecek oruç: Kişiyi farz görevlerinden alıkoyacak veya sağlığını bozacak nafile oruç tutmak doğru değildir.
Yasak Günde Tutulan Oruç Geçerli mi?
Hanefî mezhebine göre bayram günü oruca başlayan kimse günaha girer ve orucunu derhal bozması gerekir; bu durumda kaza da gerekmez. Şâfiî mezhebine göre ise bu günlerde tutulan oruç hiç geçerli olmaz. Her iki görüşte de sonuç aynıdır: Bu günlerde oruç tutulmaz, kaza borcu da ödenmez.
Sık Sorulan Sorular
Kaza orucumu bayramın ikinci günü tutabilir miyim?
Ramazan Bayramı’nın ikinci ve üçüncü günlerinde tutabilirsiniz. Kurban Bayramı’nın dört gününde ise kaza orucu tutulmaz.
Arefe günü cumaya denk gelirse yalnız o gün oruç tutmak mekruh olur mu?
Olmaz. Mekruh olan, cuma gününü sırf cuma olduğu için oruca tahsis etmektir. Arefe, Aşure gibi faziletli bir güne denk geldiğinde oruç tutulur.
Yılbaşı veya doğum günü gibi günlerde oruç tutmak yasak mıdır?
Hayır. Bu günlerde oruç tutmayı yasaklayan bir hüküm yoktur. Yasak günler yalnızca yukarıda sayılan beş gündür.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Buhârî, Savm 66; Müslim, Sıyâm 138, 141; Müslim, Sıyâm 144; Tirmizî, Savm 3; Ebû Dâvûd, Savm 10; Buhârî, Savm 14; Müslim, Sıyâm 21; Buhârî, Savm 63; Müslim, Sıyâm 147; Buhârî, Savm 48; Müslim, Sıyâm 55-57; Müslim, Sıyâm 134
Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- Buhârî, Savm 66; Müslim, Sıyâm 138, 141
- Müslim, Sıyâm 144
- Tirmizî, Savm 3; Ebû Dâvûd, Savm 10
- Buhârî, Savm 14; Müslim, Sıyâm 21
- Buhârî, Savm 63; Müslim, Sıyâm 147
- Buhârî, Savm 48; Müslim, Sıyâm 55-57
- Müslim, Sıyâm 134
İlgili Yazılar
Mübarek ZamanlarYolculukta Oruç Tutulur mu? Seferîlik Ruhsatı ve Şartları
Yolcu oruç tutmak zorunda mı? Seferîlik mesafesi, yola çıkılan gün orucun durumu, uçak yolculukları ve tutmak mı tutmamak…
Mübarek ZamanlarYeni Müslümanın İlk Ramazanı: Oruç İçin Bilinmesi Gerekenler
İlk kez oruç tutacak yeni Müslümanlar için sahur, iftar, orucu bozan şeyler, iş ve aile hayatında oruç ve…
Soru – CevapKusmak Orucu Bozar mı? İsteyerek ve İstemeden Kusmanın Hükmü
Oruçluyken kusmak orucu bozar mı? Kendiliğinden gelen kusma ile bilerek kusma arasındaki fark, ağız dolusu ölçüsü, mide bulantısı…
Mübarek ZamanlarEyyâm-ı Biyz Orucu Nedir? Her Ay Üç Gün Oruç Tutmanın Fazileti
Hicrî ayların 13, 14 ve 15. günlerinde tutulan eyyâm-ı biyz orucu nedir, fazileti hangi hadislere dayanır, günleri nasıl…
Mübarek ZamanlarSahurun Fazileti Nedir? Sahura Kalkmanın Bereketi ve Sünneti
Sahur yemeği sünnet midir, bereketi nedir, sahura kalkmayan orucunu tutabilir mi? Hadisler ışığında sahurun fazileti ve sahur vaktini…
Mübarek ZamanlarOruç Fidyesi Nedir, Kimler Verir? Fitre ve Kefaretten Farkı
Oruç tutamayan yaşlı ve sürekli hastalar fidyeyi nasıl öder? Fidyenin miktarını, kimlere verileceğini, fitre ve kefaretle farkını bu…