Fitre, Zekât ve Sadaka
Fitre, Ramazan'da zekât, sadaka ve iftar ettirme. 226 soru ve cevap.
Fitre, Zekât ve Sadaka
Fitre (sadaka-i fıtr), Ramazan Bayramı'na ulaşan ve temel ihtiyaçları dışında nisap miktarı mala sahip olan Müslümanın kendisi ve velayeti altındakiler için verdiği vacip bir sadakadır; zekât, nisap miktarı mala sahip olanın yılda bir kez malının kırkta birini hak sahiplerine vermesi; sadaka ise her türlü gönüllü iyiliktir. Bu ibadetler, Ramazan'ın paylaşma ruhunu somut hale getirir.
Fitre, orucun eksikliklerini telafi etmek ve yoksulların da bayram sevincine katılmasını sağlamak amacıyla meşru kılınmıştır. Bayram namazından önce verilmesi faziletlidir; Ramazan'ın başından itibaren verilmesi de caizdir ki ihtiyaç sahibi bunu bayram hazırlığında kullanabilsin. Fitre miktarı, her yıl Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından bir kişinin günlük asgari gıda ihtiyacı esas alınarak ilan edilir.
Zekâtın verileceği yerler Kur'an'da sayılmıştır: fakirler, düşkünler, zekât toplamakla görevliler, kalpleri İslam'a ısındırılacak olanlar, köleler, borçlular, Allah yolunda olanlar ve yolda kalmışlar (Tevbe Suresi 9/60). Zekât ve fitre; anne, baba, dede, nine, çocuk, torun ve eşe verilemez; kardeşlere ve diğer akrabalara verilebilir, hatta bu daha faziletlidir.
Ramazan'da yapılan iyiliklerin sevabı kat kat artar. Peygamber Efendimiz, bir oruçluya iftar ettirenin, oruçlunun sevabından hiçbir şey eksilmeksizin onun kadar sevap kazanacağını bildirmiştir (Tirmizî). Bu bölümde fitre miktarı, zekât hesabı ve sadakanın çeşitleri açıklanmaktadır. Zekât, malı arındıran ve bereketlendiren bir ibadettir; Kur'an'da pek çok yerde namazla birlikte anılır. Zekât yılın herhangi bir zamanında verilebilir, ancak Ramazan'ın faziletinden yararlanmak için pek çok Müslüman zekâtını bu ayda öder. Sadaka ise yalnızca maddi yardımla sınırlı değildir; güler yüz, güzel söz ve yoldan eziyet veren bir şeyi kaldırmak da hadislerde sadaka olarak sayılmıştır.
- Fitre, bayrama ulaşan ve nisaba malik olana vaciptir.
- Zekât, nisap miktarı malın kırkta biridir.
- Zekât ve fitre usul, füru ve eşe verilemez.
- Oruçluya iftar ettirmek büyük sevaptır.
Sık Sorulan Sorular
Sadaka taşı nedir?
Sadaka taşı, Osmanlı döneminde cami avlularına ve mahalle aralarına konulan, üst kısmı çukur, insan boyunda taş sütunlardır. Varlıklı kişiler geceleyin bu çukura para bırakır, ihtiyaç sahipleri de yalnızca ihtiyacı kadarını alırdı. Böylece veren kimin aldığını, alan da kimin verdiğini bilmezdi. Bu gelenek, sadakayı gizli vermenin ve alanın onurunu korumanın güzel bir örneğidir. Bugün bazı şehirlerde bu taşlardan örnekler hâlâ görülebilir. Aynı ruh, günümüzde askıda ekmek gibi uygulamalarla yaşatılmaktadır.
Gelinime veya damadıma fitre verebilir miyim?
Evet, ihtiyaç sahibi olan gelin veya damada fitre ve zekât verilebilir. Gelin ve damat kişinin usûlü veya fürûu olmadığı için, yani kan bağıyla üst veya alt soyundan sayılmadığı için onlara fitre vermekte sakınca yoktur. Aynı şekilde kayınvalide ve kayınpedere de verilebilir. Ancak verdiğiniz fitrenin dolaylı olarak kendi çocuğunuzun ihtiyacına harcanacağı biliniyorsa, yani çocuğunuzun da nafakası sizde ise, başka bir ihtiyaç sahibine vermek daha ihtiyatlı olur.
Ramazan’da umrede olan kişi fitresini nerede vermeli?
Umrede olan kişi fitresini bulunduğu yerde, yani Mekke veya Medine’de verebileceği gibi, ülkesindeki bir yakınını vekil tâyin ederek orada da verdirebilir. Her iki yol da geçerlidir. Hanefî mezhebinde fitre verenin bulunduğu yer esas alındığı için Suudi Arabistan’daki fiyatlara göre hesaplamak isabetlidir; ancak Türkiye’de verdirecekse, iki miktardan yüksek olanı esas almak ihtiyata uygundur. Uygulamada pek çok kişi yolculuk öncesinde fitresini ailesine veya bir kuruma teslim ederek konuyu erkenden çözer.
Yaptığım yardımı sosyal medyada paylaşmak sevabı azaltır mı?
Övülmek amacıyla paylaşılırsa sevabı tehlikeye atar; yardım alanın yüzünü göstermek ise onurunu zedeler. Kur’an, sadakayı açıkça vermenin güzel, gizli vermenin daha hayırlı olduğunu bildirir. Başkalarını teşvik etmek amacıyla, kimliği gizleyerek ve gösterişten uzak bir paylaşım yapılabilir. Ancak ihtiyaç sahiplerinin fotoğraflarını izinsiz yayımlamak, onları mahcup eder ve başa kakma anlamı taşıyabilir. En güvenli yol, yardımı sağ elin verdiğini sol elin bilmeyeceği şekilde yapmaktır.
Fitre alan fakir onu satabilir veya başkasına verebilir mi?
Evet, verebilir. Fitre, fakirin eline geçtiği anda onun malı olur ve dilediği gibi kullanabilir. Gıda olarak aldığı fitreyi satıp başka bir ihtiyacını karşılayabilir, başka bir yoksula hediye edebilir veya kendi fitresi olarak başka birine verebilir. Hz. Peygamber’in, Berîre’ye sadaka olarak verilen etin kendisi için hediye olduğunu söylemesi de, sadakanın el değiştirince hükmünün değiştiğini gösterir. Fitre verenin, fakirin parayı nasıl kullandığına karışma hakkı yoktur.
Sadaka olarak eski veya işe yaramaz eşya verilir mi?
Sadaka olarak kullanılabilir durumdaki temiz eşyaları vermek güzeldir; ancak kişinin kendisinin almayacağı kötü ve işe yaramaz şeyleri sadaka diye vermesi uygun değildir. Bakara Suresi’nin 267. ayetinde, kendinizin göz yummadan almayacağınız kötü şeyleri Allah yolunda vermeye kalkışmamanız emredilir. Âl-i İmrân Suresi’nin 92. ayetinde ise sevdiğiniz şeylerden harcamadıkça iyiliğe erişemeyeceğiniz bildirilir. Temiz, bakımlı ve ihtiyaca uygun eşyalar vermek hem alanın onurunu korur hem de sevabı artırır.
Sadaka verirken okunacak özel bir dua var mı?
Hayır, sadaka verirken okunması gereken özel bir dua yoktur. Önemli olan Allah rızası için niyet etmektir. Kişi dilerse “Rabbimiz, bizden kabul buyur; şüphesiz sen işitensin, bilensin” anlamındaki Kur’an duasını okuyabilir. Kur’an, Hz. Peygamber’e zekât verenlere dua etmesini emretmiş ve bu duanın onlar için huzur kaynağı olduğunu bildirmiştir. Bu yüzden sadaka alanın verene dua etmesi de güzel bir sünnettir. Kendi dilinizle yapacağınız samimi dua da yeterlidir.
Zekât eşe verilir mi?
Hayır; Hanefî mezhebine göre eşler birbirine zekât veremez.
Eşler arasında menfaat birliği bulunduğundan, birinin diğerine verdiği zekât fiilen kendi malında kalmış sayılır. Bu yüzden koca karısına, Ebû Hanîfe’ye göre karı da kocasına zekât veremez. Ebû Yûsuf ve İmam Muhammed ile Şâfiîlerin bir kısmı, kadının fakir kocasına zekât verebileceğini söylemiştir; buna Hz. Zeyneb’in rivayeti delil gösterilir. Kesin hüküm için müftülüğe danışılabilir.
Fitre verdiğim fakir parayı bana geri hediye ederse ne olur?
Fitreniz geçerlidir; fakir onu gönül rızasıyla hediye etmişse kabul etmenizde de sakınca yoktur. Fitre fakire teslim edildiği anda onun mülkiyetine geçmiştir ve dilediği kişiye bağışlayabilir. Ancak parayı geri almak için önceden anlaşma yapmak, yani fitreyi göstermelik verip geri almak, fitrenin amacına aykırıdır ve hile sayılır. Bir fakirin mahcubiyet veya karşılık verme duygusuyla parayı geri vermeye kalkması durumunda, onu buna teşvik etmemek ve fitresini kabul etmesini sağlamak daha güzel bir davranıştır.
Sabahleyin sadaka vermenin özel bir fazileti var mı?
Sabah sadakası için özel bir farz veya sünnet yoktur; ancak güne infakla başlamayı teşvik eden sahih bir hadis vardır. Hz. Peygamber, her sabah iki meleğin indiğini, birinin “Allah’ım, infak edene karşılığını ver”, diğerinin “Allah’ım, cimriye telef ver” diye dua ettiğini bildirmiştir. Bu hadis, düzenli infakın bereketine işaret eder. Sabah sadakasının belayı kesin olarak engellediği gibi garantiler ise dinî dayanaktan yoksundur; sadaka her vakit sevaptır.
Zekât hesabı nasıl yapılır?
Zekât hesabı, zekât yılınızın dolduğu gün sahip olduğunuz zekâta tabi malların toplanmasıyla yapılır. Genel adımlar şöyledir:
- Nakit para, banka hesapları, altın, gümüş, döviz ve ticaret mallarının güncel değerini toplayın.
- Vadesi gelmiş borçlarınızı düşün.
- Kalan tutar nisabı (80,18 gram altın değeri) aşıyorsa yüzde 2,5’ini hesaplayın.
Oturduğunuz ev, eşyalar ve binek araç zekâta tabi değildir. Hisse senedi, kira geliri ve kredi borcu gibi özel durumlar için müftülüğe veya Alo 190’a danışınız.
Zekât toruna veya dedeye verilir mi?
Hayır; kişi kendi usulüne (anne, baba, dede, nine) ve fürûuna (çocuk, torun) zekât veremez.
Bu yakınların geçimi, ihtiyaç hâlinde kişinin zaten sorumluluğundadır. Bu yüzden onlara yapılan yardım zekât değil, nafaka ve sıla-i rahim olarak değerlendirilir; üstelik çok sevaplıdır. Kardeş, amca, dayı, hala, teyze, yeğen gibi diğer akrabalar ise ihtiyaç sahibiyse onlara zekât vermek hem zekât hem de akrabalık hakkı sevabı kazandırır.
Bayramda yolculukta olan kişi fitre verir mi?
Evet, verir. Yolculuk oruç tutmamayı mubah kılan bir ruhsat olsa da, fitre yükümlülüğünü kaldırmaz. Fitre, oruç tutmakla değil, bayram sabahına mali güce sahip olarak ulaşmakla ilgilidir. Bu nedenle Ramazan’ı veya bayramı yolculukta geçiren kişi, fitre şartlarını taşıyorsa kendisi ve küçük çocukları için fitresini verir. Yolda bulunduğu için vermekte zorlanacaksa, yola çıkmadan önce ödeyebilir veya ailesinden birini vekil bırakabilir. Günümüzde mobil bankacılık da bu konuda kolaylık sağlar.
Cimrilik günah mı, hiç sadaka vermeyenin durumu nedir?
Farz olan zekâtı ve vacip olan fitreyi vermemek büyük günahtır; gönüllü sadakayı vermemek günah değildir ama cimrilik kötü bir huydur. Kur’an, Allah’ın lütfundan verdiği şeyde cimrilik edenlerin bunun kendileri için hayırlı olduğunu sanmamalarını bildirir. Hadislerde cimrilikten sakınılması, çünkü önceki toplumları helake sürüklediği ifade edilir. Hz. Peygamber cimrilikten Allah’a sığınırdı. Az da olsa düzenli vermek, bu huydan kurtulmanın en iyi yoludur.
Kadının taktığı altınların zekâtı verilir mi?
Evet, Hanefî mezhebine göre kadının kullandığı ziynet eşyası olan altın ve gümüş takılar da zekâta tabidir; nisaba ulaşmış ve üzerinden bir yıl geçmişse kırkta biri zekât olarak verilir. Diyanet de bu görüşü esas alır. Şâfiî mezhebinde ise mubah ölçüler içinde kullanılan ziynet eşyalarından zekât gerekmez; ancak kullanılmayıp birikim amacıyla saklanan altınlar zekâta tabidir. Bu konuda kendi mezhebinize göre amel edebilir, tereddüt halinde müftülüğe danışabilirsiniz.
Zekâtımı yurt dışındaki ihtiyaç sahiplerine gönderebilir miyim?
Evet; daha muhtaç kişiler veya akrabalar için zekâtı başka ülkeye göndermek caizdir.
Asıl olan, zekâtın kişinin yaşadığı yerdeki ihtiyaç sahiplerine verilmesidir. Ancak Hanefî mezhebine göre akrabaya, daha muhtaç olanlara veya afet ve savaş bölgelerindeki insanlara göndermek mekruh değildir. Zekâtın güvenilir kanallarla, gerçekten ihtiyaç sahiplerinin eline ulaştığından emin olunmalıdır.
Fitre para veya gıda dışında bir eşya olarak verilebilir mi?
Hanefî mezhebine göre verilebilir. Hanefîler, fitrenin değerini karşılayan herhangi bir malın fitre olarak verilebileceğini kabul eder. Örneğin fitre tutarında bir ev eşyası, okul malzemesi veya battaniye, fitre niyetiyle ihtiyaç sahibine verilirse geçerli olur. Burada iki noktaya dikkat edilmelidir: Eşyanın piyasa değeri fitre miktarından az olmamalı ve fakirin gerçekten işine yarayacak bir şey olmalıdır. Kullanılmış veya değersiz eşyaları fitre olarak saymak doğru değildir. Şâfiî, Mâlikî ve Hanbelî mezheplerinde fitre sadece gıda olarak verilir.
Zekât vakıf veya dernek aracılığıyla verilebilir mi?
Evet; güvenilir kurumlara vekâlet vererek zekât ödemek caizdir.
Türkiye Diyanet Vakfı gibi güvenilir kuruluşlar, kendilerine vekâleten verilen zekâtları Tevbe suresinin 60. ayetinde sayılan ihtiyaç sahiplerine ulaştırır. Önemli olan, kurumun zekâtı ayrı bir hesapta tutması ve bu parayı bina, personel veya genel hizmet giderleri için değil, doğrudan ihtiyaç sahiplerine temlik etmesidir. Bağış yaparken bunun zekât olduğunun belirtilmesi uygun olur.
Dağıtmam için emanet edilen sadaka parasını bekletebilir miyim?
Makul bir süre bekletmek caizdir, ancak gereksiz yere geciktirmemek ve kendi işlerinde kullanmamak gerekir. Sadaka parasını size veren kişi sizi vekil kılmıştır; vekil, emanete sahibinin amacına uygun davranmakla yükümlüdür. Ramazan’da veya bayram öncesinde verilmesi istenen paraları zamanında ulaştırmak gerekir. Emanet parayı kendi harcamalarına katıp sonra yerine koymak doğru değildir. Belirtilen kişiye ulaştıramıyorsanız sahibinin iznini almadan başka yere vermeyin.
Fitre verecek ihtiyaç sahibi bulamazsam ne yapmalıyım?
Çevrenizde fitre alacak kimse bulamıyorsanız, fitrenizi ihtiyaç sahiplerine ulaştıran güvenilir kurumlar aracılığıyla vekâletle verebilirsiniz. Türkiye Diyanet Vakfı, müftülükler ve benzeri resmî kurumlar fitreyi yurt içinde ve yurt dışında ihtiyaç sahiplerine ulaştırır. Ayrıca başka bir şehirdeki ihtiyaç sahibi akrabalara veya tanıdıklara havale ile göndermek de mümkündür. Fitreyi hiç vermemek veya “fakir bulamadım” diyerek ertelemek doğru değildir. Hangi kuruma vereceğinizden emin değilseniz müftülüğe veya Alo 190’a danışabilirsiniz.
Verdiğim sadakayı geri isteyebilir miyim?
Hayır, Allah rızası için verilen sadakayı geri istemek ve almak uygun değildir. Sahih hadiste, verdiği sadakayı geri alan kişi, kustuğunu geri yiyen köpeğe benzetilerek bu davranışın ne kadar çirkin olduğu vurgulanmıştır. Sadaka, ihtiyaç sahibinin eline geçtiği anda onun malı olur. Aynı şekilde fitre ve zekât olarak verilen bir malın da geri alınması caiz değildir. Bu yüzden sadaka verirken acele etmeden karar vermek, verdikten sonra ise gönül hoşluğuyla bırakmak gerekir.
Zekât öğrenci bursu olarak verilebilir mi?
Evet; ihtiyaç sahibi öğrenciye burs olarak zekât vermek caizdir ve faziletlidir.
Nisap miktarı malı olmayan ve eğitim masraflarını karşılamakta zorlanan öğrenci, zekât alabilecek fakirler arasında yer alır. Zekât, öğrencinin eline doğrudan verilmeli veya onun adına açılan hesaba yatırılmalıdır. Okul binası yapımı gibi kişiye temlik edilmeyen harcamalar ise Hanefî mezhebine göre zekât yerine geçmez; bunlar sadaka ile desteklenebilir.
Akrabaya verilen sadakanın iki kat sevabı olduğu doğru mu?
Evet, hadiste yoksula verilen sadakanın bir sadaka, akrabaya verilenin ise hem sadaka hem de sıla-i rahim olmak üzere iki sevap olduğu bildirilmiştir. Hz. Peygamber, Abdullah b. Mes’ûd’un hanımı Zeyneb’in eşine ve yetimlerine yaptığı yardım için de iki ecir olduğunu söylemiştir. Ancak zekât ve fitre, bakmakla yükümlü olunan ana-baba, eş ve çocuklara verilmez; kardeş, amca, teyze gibi yoksul akrabalara verilebilir. Gönüllü sadaka ise bütün akrabaya verilebilir.
Evdeki altın ve gümüş süs eşyalarının zekâtı var mı?
Evet; altın veya gümüşten yapılmış süs eşyaları, tabak, çatal ve benzerleri zekâta tabidir.
Takı dışında kalan altın ve gümüş eşyaların kullanılması zaten hoş karşılanmamıştır; bunlar birikim hükmünde sayılır. İçindeki saf altın veya gümüş miktarı, diğer zekât mallarıyla toplanır ve nisaba ulaşıyorsa kırkta biri verilir. Yalnızca yaldızlı veya kaplama olan, altın miktarı ayrıştırılamayacak kadar az olan eşyalar zekât hesabına katılmaz.
Kısıtlı param varsa önce borcumu mu ödemeliyim, fitremi mi?
Vadesi gelmiş ve alacaklının istediği bir borcunuz varsa önce onu ödemeniz gerekir. Kul hakkı olan borç, ertelenmesi alacaklıya zarar verdiği için önceliklidir. Hanefî mezhebine göre borcu ödedikten sonra temel ihtiyaçlarınız dışında nisap miktarı malınız kalmıyorsa zaten fitre ile yükümlü olmazsınız. Borcunuz vadeli ve alacaklı acele etmiyorsa, fitre miktarı çoğu zaman küçük olduğundan her ikisini de yerine getirmek mümkündür. Durumunuz karışıksa, kesin hüküm için müftülüğe veya Alo 190 hattına danışabilirsiniz.
Sadaka vermek malı azaltır mı?
Hayır, sahih hadiste Hz. Peygamber sadakanın malı eksiltmeyeceğini bildirmiştir. Görünüşte cebinizden bir miktar para çıksa da, verilen sadaka Allah katında bereket ve karşılık olarak geri döner. Sebe Suresi’nin 39. ayetinde de Allah yolunda harcanan her şeyin yerine Allah’ın bir başkasını vereceği ifade edilir. Bu, mutlaka aynı miktar paranın geri geleceği anlamında bir hesap değil; malın bereketlenmesi, kişinin gönül huzuru ve ahiret sevabı şeklinde tecelli eden bir müjdedir. Cömertlik, cimrilik korkusunu yenmenin de en güzel yoludur.