🤲 Benim İçin Dua Et Giriş
📅

Nafile, Sünnet ve Adak Oruçları

Şevval, Aşure, Arefe, üç aylar, adak ve yasak günler. 235 soru ve cevap.

Nafile, Sünnet ve Adak Oruçları

Nafile oruçlar, farz olan Ramazan orucu dışında sevap kazanmak amacıyla gönüllü tutulan oruçlardır; bunların bir kısmı Peygamber Efendimizin tuttuğu ve tavsiye ettiği sünnet oruçlar, adak oruçları ise kişinin kendisine vacip kıldığı oruçlardır. Bu bölüm, yıl boyunca tutulabilecek oruçları ve tutulması yasak olan günleri bir arada ele alır.

Ramazan'dan sonra Şevval ayında altı gün oruç tutmak, Peygamber Efendimizin müjdesiyle bütün yılı oruçlu geçirmiş gibi sevap kazandırır (Müslim). Muharrem ayının 10. günü olan Aşure orucunun, bir gün öncesi veya sonrasıyla birlikte tutulması tavsiye edilmiştir. Arefe günü orucunun geçmiş ve gelecek birer yılın günahlarına kefaret olacağı bildirilmiştir (Müslim). Ayrıca her ayın 13, 14 ve 15. günleri (eyyâm-ı bîd) ile pazartesi ve perşembe günleri oruç tutmak sünnettir.

Recep, Şaban ve Muharrem gibi mübarek aylarda oruç tutmak da güzel görülmüştür. Ancak belirli günlere özel faziletler yükleyen bazı rivayetler zayıftır; bu konuda sahih kaynaklara dayanmak gerekir. Adak orucu ise adandığı şekilde yerine getirilmesi gereken vacip bir oruçtur.

Ramazan Bayramı'nın birinci günü ile Kurban Bayramı'nın dört günü oruç tutmak haramdır. Yalnız cuma gününü oruç için ayırmak da mekruh görülmüştür. Bu bölümde nafile oruçların fazileti, niyeti, kaza ile birlikte tutulup tutulamayacağı ve adak hükümleri açıklanmaktadır. Nafile oruca başlayan kişi onu mazeretsiz bozmamalıdır; Hanefî mezhebine göre bozulan nafile orucun kazası gerekir. Nafile oruca niyet, farz oruçta olduğu gibi kuşluk vaktine kadar yapılabilir. Kaza borcu olanların önce borçlarını ödemesi daha uygundur. Bir günde hem kaza hem nafile niyeti ise yapılmaz; kaza niyetiyle tutulan oruç kaza yerine geçer, sevabı da Allah'ın lütfuna bırakılır.

  • Şevval'de altı gün oruç bütün yıl oruç sevabı kazandırır.
  • Aşure ve Arefe oruçları sünnettir.
  • Adak orucu vaciptir.
  • Bayram günlerinde oruç tutmak haramdır.

Sık Sorulan Sorular

Dâvûd orucu mu, pazartesi-perşembe orucu mu daha iyi?

Fazilet bakımından Dâvûd orucu üstündür; fakat herkes için en iyisi sürdürebileceği orucu seçmektir.

Hadiste Dâvûd orucu Allah’a en sevimli oruç olarak anılmıştır. Ancak pek çok kişi için bir gün aşırı oruç ağır gelir; iş, aile ve sağlık dengesi bozulabilir. Pazartesi-perşembe orucu ise hem sünnettir hem de daha kolay sürdürülür. Devamlı yapılan az amelin, bırakılan çok amelden daha makbul olduğu düşünülürse, kişi kendi gücünü dürüstçe değerlendirerek seçim yapmalıdır.

Soruya git ve paylaş →

Hacet orucu diye bir şey var mı?

Hacet (dilek) için özel bir oruç şekli sünnette yoktur; ancak dileğin kabulü için nafile oruç tutup dua etmek güzeldir.

Peygamberimiz, oruçlunun iftar vaktindeki duasının geri çevrilmeyeceğini bildirmiştir. Bu yüzden bir ihtiyacı olan kişinin nafile oruç tutup iftarda dua etmesi, duanın kabulüne vesile olabilir. Ancak “şu sayıda, şu günlerde, şu duayla tutulan hacet orucu” gibi belirli kalıplar sahih kaynaklara dayanmaz. Kişi dilediği nafile günlerde oruç tutup Allah’a samimiyetle yalvarabilir. Dileğin kabulü Allah’ın takdirindedir.

Soruya git ve paylaş →

Hicri yılbaşında (1 Muharrem) oruç tutmanın özel bir fazileti var mı?

Hayır, 1 Muharrem’e özgü sahih bir oruç fazileti bildirilmemiştir. “Yılın son günü ve ilk günü oruç tutan geçmiş yılı oruçla bitirmiş, yeni yılı oruçla başlatmış olur” şeklindeki sözler uydurmadır. Bununla birlikte Muharrem ayı haram aylardan biridir ve bu ayda oruç tutmak genel olarak faziletlidir. Yani 1 Muharrem’de tutulan oruç sevaplı bir nafile oruçtur, ama ona özel bir müjde yoktur.

Soruya git ve paylaş →

Yanlışlıkla birinin ölümüne sebep olan kişiye kefaret orucu gerekir mi?

Evet, hata ile bir mümini öldüren kişiye Kur’an’a göre kefaret gerekir; köle azat etme imkânı olmadığından günümüzde iki ay peş peşe oruç tutulur.

Nisâ Suresi’nde hata ile öldürmenin kefareti, bir köle azat etmek, buna imkân bulamayanın ise iki ay ara vermeden oruç tutması olarak bildirilmiştir. Hanefî mezhebine göre bu kefarette oruca güç yetmezse fakir doyurma seçeneği yoktur; kişi gücü yettiğinde orucu tutar. Bu kefaret, ölenin yakınlarına ödenmesi gereken diyetten ve hukuki sorumluluktan ayrıdır. Ayrıntılar için müftülüğe danışılmalıdır.

Soruya git ve paylaş →

Aşure gecesi özel olarak ihya edilir mi?

Aşure gecesine özel namaz, dua veya ihya şekli sahih hadislerle bildirilmemiştir. Bu geceye has olduğu iddia edilen belirli rekâtlı namazlar ve büyük vaatler içeren rivayetler uydurmadır. Bununla birlikte her gece olduğu gibi bu gece de teheccüd kılmak, Kur’an okumak, tövbe ve istiğfar etmek güzeldir. Ertesi gün oruç tutacak kişi sahura kalkmayı da ihmal etmemelidir.

Soruya git ve paylaş →

Dâvûd orucu tutan ayrıca eyyâm-ı bîd veya pazartesi-perşembe tutmalı mı?

Gerekmez; Dâvûd orucu tutan kişi ayda on beş gün civarında oruçlu olduğu için diğer sünnet oruçların sevabını büyük ölçüde zaten kapsar.

Dâvûd orucu, ayda üç gün orucu fazlasıyla karşılar. Oruç günleri pazartesi, perşembe veya beyaz günlere denk geldiğinde kişi o günün faziletine de niyet edebilir. Ancak Dâvûd orucunun sırasını bozup bu günleri de ekleyerek art arda oruç tutmak, Peygamberimizin “bundan fazlası yoktur” tavsiyesinin ruhuna uygun düşmez.

Soruya git ve paylaş →

Şükür orucu tutulur mu?

Evet, bir nimete kavuşan kişi şükür niyetiyle nafile oruç tutabilir; bu güzel bir davranıştır.

Hz. Mûsâ’nın Firavun’dan kurtuluşuna şükür olarak Aşure günü oruç tuttuğu ve Peygamberimizin de bu günü oruçla geçirdiği rivayet edilir. Pazartesi orucunun gerekçesi olarak da Peygamberimizin o gün doğduğunu ve vahyin indiğini söylemesi, oruçla şükretmenin güzel olduğunu gösterir. Çocuğu doğan, iyileşen, sınavı kazanan kişi şükür için oruç tutabilir. Bu oruç adak değildir; tutulması vacip olmaz, bozulursa Hanefîlere göre kaza edilir.

Soruya git ve paylaş →

Trafik kazasında ölüme sebep olan sürücü kefaret orucu tutmalı mı?

Kusuru bulunan sürücü, Diyanet’in açıklamalarına göre hata ile öldürme kefareti olarak iki ay peş peşe oruç tutmalıdır.

Hız, dikkatsizlik veya kurallara uymama gibi kusurlarla bir kişinin ölümüne sebep olan sürücü, hata ile öldürme hükmündedir. Kusurun bulunup bulunmadığı ve derecesi, bilirkişi ve mahkeme kararlarıyla belirlenen durumlar da dikkate alınarak değerlendirilir. Tamamen kusursuz olan, ölümün kaçınılmaz olduğu bir kazada ise kefaret gerekmeyebilir. Kefaret orucunun yanında ölenin yakınlarıyla helalleşmek ve hukuki yükümlülükleri yerine getirmek de gerekir. Kişisel durum için müftülüğe başvurulmalıdır.

Soruya git ve paylaş →

Aşure orucu tutmayan günah işlemiş olur mu?

Hayır. Aşure orucu bugün için nafile bir oruçtur; tutmayana günah yoktur. Ancak Hz. Peygamber’in özenle tuttuğu ve geçmiş bir yılın günahlarına kefaret olacağını müjdelediği bir oruç olduğundan, imkânı olanın bu fırsatı değerlendirmesi tavsiye edilir. Sağlık veya iş şartları uygun değilse gönül rahatlığıyla tutmayabilir, günü dua ve iyilikle geçirebilir.

Soruya git ve paylaş →

Dâvûd orucuna nasıl başlanır, önce neye dikkat etmeli?

Önce daha hafif sünnet oruçlarla alışmak, sağlık durumunu değerlendirmek ve kaza borcunu bitirmek tavsiye edilir.

Doğrudan bir gün aşırı oruca geçmek, özellikle uzun yaz günlerinde yorucu olabilir. Peygamberimizin Abdullah b. Amr’a önce ayda üç gün, sonra haftada birkaç gün tavsiye etmesi, aşamalı ilerlemenin güzel bir örneğidir. Kaza borcu olan kişinin önce onu ödemesi uygundur. Düzenli ilaç kullanan, kronik hastalığı olan, hamile veya emzikli kişiler bu yoğunlukta oruç için mutlaka hekime danışmalıdır.

Soruya git ve paylaş →

Hacda kurban kesemeyen kişinin tutacağı on gün oruç nedir?

Temettu veya kıran haccı yapıp şükür kurbanı kesmeye gücü yetmeyen hacı, üç günü hac sırasında, yedi günü döndükten sonra olmak üzere on gün oruç tutar.

Bu hüküm Bakara Suresi’nde açıkça bildirilmiştir. Hanefî mezhebine göre ilk üç gün, hac ihramına girdikten sonra ve Kurban Bayramı’ndan önce tutulmalıdır; en faziletlisi Zilhicce’nin yedi, sekiz ve dokuzuncu günleridir. Bu üç gün kaçırılırsa Hanefîlere göre oruç yeterli olmaz ve kurban kesmek gerekir. Kalan yedi gün ise hac bittikten sonra, memlekete dönünce veya dilerse orada tutulabilir.

Soruya git ve paylaş →

Üç aylar boyunca oruç tutmak sünnet mi?

Recep, Şaban ve Ramazan’ı kapsayan üç ayların tamamını oruçla geçirmek sünnette yoktur; Recep ve Şaban’da gün gün nafile oruç tutmak ise güzeldir.

Peygamberimiz Ramazan dışında hiçbir ayı tamamen oruçla geçirmemiş, en çok Şaban’da oruç tutmuştur. Halk arasında “üç ayları oruçlu geçirmek” diye bilinen uygulamanın sahih bir dayanağı bulunmaz. Ayrıca Ramazan’dan bir iki gün önce Ramazan’ı karşılamak için oruç tutmak hoş görülmemiştir. Bu yüzden Recep ve Şaban’da pazartesi-perşembe ve eyyâm-ı bîd gibi günlerde oruç tutmak, sünnete daha uygun bir yoldur.

Soruya git ve paylaş →

Ağır işte çalışan biri Dâvûd orucu tutmalı mı?

İşini ve sağlığını olumsuz etkileyecekse tutmaması daha doğrudur; nafile oruç, işin ve kul hakkının önüne geçmemelidir.

Çalışan kişi emeğinin karşılığını hakkıyla vermekle yükümlüdür. Nafile oruç sebebiyle işte verimsizlik, dikkat dağınıklığı veya iş kazası riski doğacaksa, bu oruç sevaptan çok sıkıntı getirir. Böyle kişiler hafta sonlarına veya daha hafif günlere denk gelen oruçlarla yetinebilir. Peygamberimizin yolculukta çalışanların oruçsuzları hizmet ederken “Bugün oruçsuzlar sevabı aldı” buyurması bu dengeyi gösterir.

Soruya git ve paylaş →

Aşure orucunu bozarsam kaza gerekir mi?

Hanefî mezhebine göre evet; başlanan nafile orucu bozan, yerine bir gün kaza eder, kefaret gerekmez. Kaza, Aşure günü olmasa da herhangi bir uygun günde tutulabilir. Şâfiî mezhebine göre ise kaza gerekmez, sadece müstehaptır. Unutarak yiyip içmek orucu bozmaz; hatırlayınca oruca devam edilir.

Soruya git ve paylaş →

Haram aylarda oruç tutmanın fazileti nedir?

Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Recep olan haram aylarda nafile oruç tutmak tavsiye edilmiştir.

Kur’an, Allah katında ayların sayısının on iki olduğunu ve bunlardan dördünün haram (hürmetli) aylar olduğunu bildirir. Bu aylarda iyiliklerin sevabının, kötülüklerin de vebalinin daha büyük olduğu kabul edilir. Ebû Dâvûd’daki bir rivayette Peygamberimiz, haram aylarda oruç tutmayı ve bırakmayı tavsiye etmiştir. Bu aylar içinde en faziletli oruç günleri Aşure ve Arefe günleridir. Kişi bu aylarda gücü nispetinde oruç tutabilir.

Soruya git ve paylaş →

İhramda bir yasağı mazeretle işleyen kişi oruçla fidye ödeyebilir mi?

Evet, hastalık gibi bir mazeretle ihram yasağını işleyen kişi, kurban kesmek, altı fakiri doyurmak veya üç gün oruç tutmak arasında serbesttir.

Bakara Suresi’nde başındaki bir rahatsızlık sebebiyle tıraş olmak zorunda kalan kişinin oruç, sadaka veya kurban ile fidye ödeyebileceği bildirilmiştir. Hadislerde bu oruç üç gün, sadaka ise altı fakire yarımşar sâ olarak açıklanmıştır. Bu seçenek yalnızca mazeret hâlinde geçerlidir; yasağı mazeretsiz işleyen kişi için ceza kurbanı gerekir. Oruç, hac sırasında veya sonrasında, her yerde tutulabilir.

Soruya git ve paylaş →

Âdem’in tövbesi, Nuh’un gemisi gibi olayların Aşure günü yaşandığı doğru mu?

Sahih olarak bildirilen, Hz. Musa’nın Firavun’dan kurtuluşunun Aşure günü gerçekleştiğidir. Bazı rivayetlerde Nuh’un gemisinin Cûdî dağına oturmasının da bu günde olduğu nakledilmiştir, ancak bu rivayet zayıftır. Hz. Âdem’in tövbesinin kabulü, Hz. İbrahim’in ateşten kurtuluşu, Hz. Yunus’un balığın karnından çıkışı gibi uzun listelerin sahih dayanağı yoktur; halk arasında yaygındır, sahih kaynağı yoktur.

Soruya git ve paylaş →

Doğum gününde oruç tutmak sünnet mi?

Doğum gününe özel bir oruç sünneti yoktur; ancak kişi o gün şükür niyetiyle nafile oruç tutabilir.

Peygamberimizin pazartesi orucunu “O gün doğdum” diye açıklaması, bazı kimselerin doğum günlerinde oruç tutmasına ilham vermiştir. Ne var ki Peygamberimiz yıllık doğum gününü değil, haftalık pazartesi gününü oruçla değerlendirmiştir. Bu nedenle doğum gününde oruç tutmak özel bir sünnet sayılmaz; fakat ömrün bir yılını daha ihsan eden Allah’a şükür niyetiyle tutulan nafile oruçta bir sakınca yoktur. Yeter ki o gün yasak günlere denk gelmesin.

Soruya git ve paylaş →

Hangi kefaret oruçları peş peşe tutulmak zorunda?

Hanefî mezhebine göre Ramazan, zıhar, hata ile öldürme ve yemin kefareti oruçlarının hepsi peş peşe tutulmalıdır; hacdaki fidye ve ceza oruçlarında ise ardışıklık şart değildir.

  • Ramazan orucunu bozma kefareti: Altmış gün peş peşe.
  • Zıhar kefareti: İki ay peş peşe.
  • Hata ile öldürme kefareti: İki ay peş peşe.
  • Yemin kefareti: Üç gün peş peşe (Şâfiîlerde şart değil).
  • Hacda temettu/kıran ve ihram fidyesi oruçları: Ardışıklık gerekmez.

Adak orucunda ise ardışıklık, ancak adakta şart koşulmuşsa gerekir.

Soruya git ve paylaş →

Üç aylar boyunca Dâvûd orucu tutmak uygun mu?

Recep ve Şaban’da gücü yetenin Dâvûd orucu tutması caizdir; ancak Ramazan’a yorgun girmemeye dikkat edilmelidir.

Üç ayların tamamını oruçlu geçirmek sünnette yer almazken, bir gün tutup bir gün yemek hem haram ayda ve Şaban’da çok oruç tutma faziletini yakalatır hem de ayın tamamını oruçla özelleştirme endişesini ortadan kaldırır. Ramazan’ın farz oruç olduğu unutulmamalı; Ramazan’dan hemen önceki bir iki günde âdeti olmayan yeni oruçlardan kaçınılmalıdır. Dâvûd orucuna zaten devam eden kişi için bu günler istisnadır.

Soruya git ve paylaş →

Adak orucumu Şevval’de tutarsam Şevval orucunun sevabını da alır mıyım?

Adak orucu Şevval günlerinde tutulursa adak borcu ödenmiş olur; Şevval orucunun ayrıca sevabına ulaşılacağı ise Allah’ın lütfuna kalmıştır.

Fıkıhçılar vacip bir oruçla nafile bir orucun niyetinin birleştirilmesi durumunda, orucun vacip olana sayılacağını belirtir. Bazı âlimler, o günlerin fazileti sebebiyle kişinin Şevval günlerini oruçla geçirmiş olmanın sevabından da mahrum kalmayacağını umar. Ancak hem adak borcunu ödemek hem de Şevval’in altı gününün müstakil sevabını kesin olarak kazanmak isteyen kişinin, bu oruçları ayrı günlerde tutması daha uygundur.

Soruya git ve paylaş →

Annem babam istemezse nafile oruç tutmalı mıyım?

Anne babanın haklı bir endişesi varsa, onları kırmamak için nafile oruç ertelenebilir; farz oruç için ise izin gerekmez.

Nafile ibadetler güzeldir, ancak anne babaya iyilik ve onları incitmemek Kur’an’da kesin bir emirdir. Anne baba sağlık, sınav veya iş gibi sebeplerle nafile oruca karşı çıkıyorsa, kişinin onları üzmemek için orucu başka bir zamana bırakması daha uygun olabilir. Onlara nazikçe bilgi vermek de faydalıdır. Ramazan orucu, kaza ve adak gibi borç oruçlarda ise anne babanın izni aranmaz; Allah’a isyan konusunda kimseye itaat edilmez.

Soruya git ve paylaş →

Aşure orucunun tarihini nasıl öğrenirim?

Aşure günü hicri takvime göre 10 Muharrem’dir; miladi takvimde her yıl yaklaşık on bir gün önce gelir. Türkiye’de kesin tarih, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yayımladığı dinî günler takviminden ve resmî internet sitesinden öğrenilebilir. Dokuzuncu günü birlikte tutmak isteyenler için takvimdeki bir önceki gün Tâsûâ olarak geçer. Oruç, o günün imsak vaktinden akşam ezanına kadar tutulur.

Soruya git ve paylaş →

Nafile oruçlar için haftalık, aylık ve yıllık bir plan nasıl yapılır?

Haftalık pazartesi-perşembe, aylık eyyâm-ı bîd, yıllık Şevval, Arefe ve Aşure şeklinde kademeli bir plan yapılabilir.

  • Haftalık: Pazartesi ve/veya perşembe.
  • Aylık: Hicrî ayın 13, 14 ve 15’i ya da herhangi üç gün.
  • Yıllık: Şevval’den altı gün, Zilhicce’nin ilk dokuz günü ve Arefe, Muharrem’in 9-10. veya 10-11. günleri, Şaban’da sık oruç.

Bu plan bir zorunluluk değil, rehberdir. Kaza borcu olan önce onu ödemeli; bayram ve teşrik günleri gibi yasak günler takvimden çıkarılmalıdır. Kişi gücüne göre bu listeden seçim yapmalıdır.

Soruya git ve paylaş →

Adak orucumu açlık nedeniyle gün ortasında bozabilir miyim?

Hayır, sadece zorlanma sebebiyle adak orucunu bozmak doğru değildir; ancak sağlığı tehdit eden bir durum varsa bozulabilir ve sonra kaza edilir.

Başlanmış bir vacip oruç, geçerli bir mazeret olmadan bozulmamalıdır. Normal açlık ve susuzluk hissi mazeret sayılmaz. Buna karşılık baş dönmesi, bayılma tehlikesi veya hastalığın artması gibi durumlarda oruç bozulabilir; bu durumda o günün kazası gerekir, kefaret gerekmez. Ardışık tutulması şart koşulmuş bir adakta bozulan gün ardışıklığı keseceği için baştan başlamak gerekebilir. Sağlık sorunlarında hekime danışılmalıdır.

Soruya git ve paylaş →

Nafile oruca dil ile niyet etmek şart mı?

Hayır; niyet kalbin işidir, dil ile söylemek şart değil ama güzeldir.

Oruçta niyet, kalben o günü oruçlu geçirmeye karar vermektir. Sahura kalkmak da niyet yerine geçer. Hanefî âlimleri, kalpteki niyetin dil ile de ifade edilmesini güzel görmüştür; örneğin “Niyet ettim Allah rızası için bugünkü nafile orucu tutmaya” denilebilir. Belirli bir nafileyi (Arefe, Aşure gibi) kastetmek o günün faziletine nail olmaya vesiledir. Adak orucunun ise diğer oruçlardan farklı olarak başta dil ile adanmış olması gerekir.

Soruya git ve paylaş →

Şaban ayında en çok hangi günlerde oruç tutulmalı?

Şaban’a mahsus belirli günler yoktur; pazartesi-perşembe, beyaz günler ve ayın genelinde sık sık oruç tutmak sünnete uygundur.

Peygamberimiz Şaban’da çok oruç tutmuş, fakat belirli bir güne özel sevap bildirmemiştir. Şaban’ın 15’i (Berat’ın ertesi günü) zaten eyyâm-ı bîd günlerinden biri olduğu için o gün tutulabilir; ancak ona özel bildirilen rivayetler zayıftır. Ayın sonuna doğru, âdeti olmayanların Ramazan’dan hemen önceki bir iki günü oruçla karşılamaması gerektiği de unutulmamalıdır.

Soruya git ve paylaş →

Aşure günü Sünnîler ve Şiîler arasında farklı mı değerlendirilir?

Evet, vurgu farklıdır. Ehl-i Sünnet’te Aşure günü, Hz. Peygamber’in sünnetine uyularak oruçla ve şükürle anılır; aynı zamanda Hz. Hüseyin’in şehadeti rahmetle hatırlanır. Şiî gelenekte ise bu gün ağırlıklı olarak Kerbelâ yası ve matemle anılır, orucun hükmüne dair değerlendirmeler de farklıdır. Alevi toplumunda ise Muharrem orucu ve aşure lokması özel bir yere sahiptir. Farklılıklara saygıyla yaklaşmak ve Ehl-i Beyt sevgisinde birleşmek esastır.

Soruya git ve paylaş →

Evli kadın eşinden izin almadan adak orucu tutabilir mi?

Evet, adak orucu vacip bir borç olduğu için kadın eşinin izni olmadan da tutabilir; ancak zamanı esnekse eşiyle uyum gözetmesi güzeldir.

Kadının eşi yanındayken izin almadan nafile oruç tutmaması tavsiye edilmiştir. Bu tavsiye nafile oruçlarla ilgilidir; Ramazan kazası, kefaret ve adak gibi vacip oruçlarda izin şartı yoktur. Bununla birlikte adak belirli bir güne bağlı değilse, aile düzenini gözeterek uygun günlerin seçilmesi ve eşlerin birbirine anlayış göstermesi uygun olur.

Soruya git ve paylaş →

Hz. Meryem’in “konuşmama orucu” bizde de var mı?

Hayır; İslam’da susarak tutulan bir oruç türü yoktur, oruç yeme-içme ve cinsel ilişkiden uzak durmaktır.

Kur’an’da Hz. Meryem’in “Rahmân’a oruç adadım, bugün hiçbir insanla konuşmayacağım” dediği anlatılır; bu, önceki şeriatlerde bulunan bir uygulamadır. Peygamberimiz, güneşte ayakta durup konuşmamayı ve oruç tutmayı adayan Ebû İsrâîl’e orucunu tamamlamasını, fakat konuşmasını, gölgeye geçmesini ve oturmasını emretmiştir. Oruçlu kişi elbette kötü sözden sakınır; ama tamamen susmak ibadet değildir.

Soruya git ve paylaş →

Nafile oruçlu olduğumu söylemek riya olur mu?

Gösteriş amacı yoksa oruçlu olduğunu söylemek riya değildir; ama nafile orucu gizli tutmak daha faziletlidir.

Riya, ibadeti insanlara göstermek ve övülmek için yapmaktır. Bir ikram teklif edildiğinde “Oruçluyum” demek bir bilgilendirmedir ve Peygamberimiz de davet edilen oruçlu kimsenin “Ben oruçluyum” demesini tavsiye etmiştir. Bununla birlikte kişi, nafile oruçlarını gereksiz yere anlatmaktan kaçınmalı, niyetini sürekli kontrol etmelidir. Hadiste orucun Allah için olduğu ve karşılığını bizzat Allah’ın vereceği bildirilir; bu da ihlasın önemine işaret eder.

Soruya git ve paylaş →

Adak orucu için sahura kalkmak sünnet mi?

Evet, sahur yalnız Ramazan için değil, adak, kaza ve nafile dahil bütün oruçlar için sünnettir.

Peygamber Efendimiz sahurda bereket olduğunu bildirmiş ve oruç tutacak kişileri az bir şeyle de olsa sahur yapmaya teşvik etmiştir. Adak orucu tutacak kişinin sahura kalkması hem sünneti yerine getirmesini hem de gün boyu daha rahat oruç tutmasını sağlar. Sahur yapılamaması orucun geçerliliğini etkilemez. Ancak geceden niyet gereken durumlarda, sahura kalkmanın niyet yerine geçtiği de unutulmamalıdır.

Soruya git ve paylaş →

Aşure orucu geçmiş yılın günahlarını affettirirse namaz borcum da düşer mi?

Hayır. Aşure orucunun geçmiş bir yılın günahlarına kefaret olacağı müjdesi, âlimlerin açıklamasına göre küçük günahlarla ilgilidir. Kılınmamış farz namazlar, tutulmamış Ramazan oruçları ve ödenmemiş zekât gibi borçlar oruçla düşmez; bunların kaza edilmesi veya ödenmesi gerekir. Kul hakları da ancak helalleşmeyle veya hakkı ödemekle affolunur. Nafile oruçlar, farz borçları tamamlayan değil, onlara ek olarak kazanılan sevaplardır.

Soruya git ve paylaş →

Peygamberimiz hangi nafile oruçları tutardı?

Peygamberimiz pazartesi-perşembe, her ay üç gün, Aşure, Arefe ve Şaban ayında çokça oruç tutardı.

Sahih rivayetlere göre Peygamberimizin düzenli tuttuğu veya teşvik ettiği nafile oruçlar şunlardır:

  • Pazartesi ve perşembe günleri
  • Her ay üç gün, özellikle eyyâm-ı bîd
  • Aşure (9-10 Muharrem) ve Arefe (9 Zilhicce)
  • Şevval’in altı günü
  • Şaban ayında çok sayıda gün

Bazen o kadar çok oruç tutardı ki hiç bırakmayacak sanılır, bazen de hiç tutmayacak sanılacak kadar ara verirdi. Bu, ibadette ölçülülüğün ve sürekliliğin güzel bir örneğidir.

Soruya git ve paylaş →

Recep ayında kaza orucu tutmak, haram ayda oruç tutma faziletini kazandırır mı?

Evet; haram ayda salih amel işlemenin fazileti farz oruç için de geçerlidir.

Haram aylarda iyiliklerin değerinin arttığı, günahların ise daha ağır olduğu âlimlerce ifade edilmiştir. Kaza orucu da farz bir ibadettir ve farzlar Allah katında nafilelerden daha sevimlidir. Dolayısıyla Recep’te kaza tutan kişi hem borcunu ödemiş hem de bu mübarek zamanda oruçlu olmanın bereketine erişmiş olur. Kaza borcunu Ramazan’dan önce bitirmek için üç aylar iyi bir fırsattır.

Soruya git ve paylaş →

← Tüm konular

Bu konuyla ilgili araçlar