🤲 Benim İçin Dua Et Giriş
🌙

Ramazan ve Oruca Giriş

Orucun farziyeti, niyet, imsak, sahur ve iftar. 237 soru ve cevap.

Ramazan Orucu Nedir, Nasıl Tutulur?

Ramazan orucu, akıllı, ergenlik çağına girmiş ve sağlıklı her Müslümana farz olan; imsak vaktinden iftar vaktine kadar niyetle birlikte yemek, içmek ve cinsel ilişkiden uzak durmaktan ibaret bir ibadettir. Kur'an-ı Kerim'de "Ey iman edenler! Oruç sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de farz kılındı" buyrularak orucun hükmü açıkça bildirilmiştir (Bakara Suresi 2/183). Ramazan ayı aynı zamanda Kur'an'ın indirilmeye başlandığı aydır (Bakara Suresi 2/185).

Orucun geçerli olması için niyet şarttır. Hanefî mezhebine göre Ramazan orucuna gece başlayarak ertesi gün kuşluk vaktine (dahve-i kübrâ) kadar niyet edilebilir. Niyetin kalben yapılması yeterlidir; sahura kalkmak da niyet yerine geçer. Sahur yemek sünnettir ve Peygamber Efendimiz sahurda bereket bulunduğunu haber vermiştir (Buhârî; Müslim). İftarı vakit girince geciktirmeden açmak da sünnettir.

İmsak, tan yerinin ağarmasıyla başlar; iftar ise güneşin batmasıyla girer. Kur'an bu sınırı "tan yerinin beyaz ipliği siyah iplikten ayırt edilinceye kadar" ifadesiyle tarif eder (Bakara Suresi 2/187). Günümüzde bu vakitler Diyanet İşleri Başkanlığı'nın yayımladığı imsakiyelere göre takip edilir.

Bu bölümde orucun farziyeti, kimlere farz olduğu, niyetin vakti ve şekli, sahur ile iftarın adabı gibi Ramazan'a dair temel soruların cevaplarını Diyanet İlmihali ve Din İşleri Yüksek Kurulu kararları çerçevesinde bulabilirsiniz. Oruç tutmakla yükümlü olmanın şartları; Müslüman olmak, akıllı ve ergen olmak, oruca engel bir hastalık veya yolculuk halinin bulunmamasıdır. Kadınlar için ayrıca adet ve lohusalık halinde olmamak şarttır. Bu şartları taşıyan kimse mazeretsiz olarak orucu terk ederse büyük bir sorumluluk altına girer ve tutmadığı günleri kaza etmesi gerekir. Oruç, İslam'ın beş temel esasından biridir ve Müslümanın kulluk bilincini her yıl yeniden tazelediği bir ibadettir.

  • Ramazan orucu, şartlarını taşıyan her Müslümana farzdır.
  • Niyet şarttır; Hanefîlere göre ertesi gün kuşluk vaktine kadar yapılabilir.
  • Sahur yemek ve iftarı geciktirmemek sünnettir.
  • İmsak ve iftar vakitleri için güncel imsakiye esas alınır.

Sık Sorulan Sorular

İftar yemeğinden sonra hangi dua okunur?

Yemekten sonra Allah’a hamd etmek sünnettir; en kısa şekli “Elhamdülillâh” demektir. Peygamber Efendimiz yemeği bitirince Allah’a hamd eden sözler söylerdi. Bunlardan biri “Bizi yediren, içiren ve Müslüman kılan Allah’a hamdolsun” anlamındaki duadır. Türk geleneğinde yaygın olan sofra duası da güzel bir uygulamadır; sofrayı hazırlayanlara, rızık verenlere ve ihtiyaç sahiplerine dua edilir. Sofra duasının belli bir kalıbı zorunlu değildir, samimiyet esastır.

Soruya git ve paylaş →

İmsaktan sonra teheccüd veya nafile namaz kılınır mı?

Hanefî mezhebine göre imsak vakti girdikten sonra sabah namazının iki rekât sünneti dışında nafile namaz kılmak mekruhtur. Bu sebeple teheccüd namazının imsaktan önce bitirilmesi gerekir. Kaza namazları ise bu vakitte kılınabilir; yasak olan nafilelerdir. Şâfiî mezhebinde ise kerahet sabah namazının farzı kılındıktan sonra başlar; farzdan önce nafile kılmak mekruh sayılmaz. Hanefî çizgide olan birinin, sahurdan önce veya sahurla imsak arasında teheccüdünü tamamlaması uygun olur.

Soruya git ve paylaş →

Nafile oruca niyet ederken “sünnet oruç” diye belirtmek gerekir mi?

Hayır, gerekmez; nafile oruç için mutlak olarak “oruç tutmaya” niyet etmek yeterlidir. Pazartesi, Arefe veya Şevval gibi faziletli bir güne denk getirilen oruç için o günün adını anmak güzel olsa da şart değildir. Kişi o gün oruç tuttuğu sürece o günün faziletine ermesi umulur. Ancak kaza, adak ve kefaret gibi borç oruçlarda türün belirtilmesi gerekir; aksi hâlde oruç nafile sayılır.

Soruya git ve paylaş →

Sabah ezanı okunurken ağzımdaki lokmayı yutsam orucum olur mu?

Hayır; imsak vakti girdiği anda ağızdaki lokmayı çıkarmak gerekir. Vaktin girdiğini bilerek lokmayı yutan kişinin orucu geçerli olmaz ve o günü kaza etmesi gerekir. Ezanın imsak vaktinde okunduğu yerlerde ezanı duyunca yemeyi hemen bırakmak zorunludur. Bazı kişiler “ezan bitene kadar yenebilir” diye düşünür; bu doğru değildir. Ebû Dâvûd’daki “kabı elinde iken ezan duyan ihtiyacını gidermeden bırakmasın” rivayeti, âlimlerce vakit girmeden okunan ezana veya ihtiyata göre yorumlanmıştır. En güvenlisi sahuru birkaç dakika önce bitirmektir.

Soruya git ve paylaş →

Hangi oruçlara gündüz niyet edilebilir, hangilerine edilemez?

Hanefî mezhebine göre oruçlar niyet vakti bakımından iki gruba ayrılır.

  • Gündüz (dahve-i kübrâdan önce) niyet edilebilenler: Ramazan orucu, belirli bir güne adanmış adak orucu ve nafile oruçlar.
  • Mutlaka geceden niyet edilmesi gerekenler: Ramazan kazası, kefaret orucu, gün belirtilmemiş adak orucu ve bozulan nafile orucun kazası.

Gündüz niyet için o güne kadar orucu bozan hiçbir şey yapılmamış olması şarttır. Şâfiî mezhebinde ise yalnız nafile oruca gündüz niyet edilebilir.

Soruya git ve paylaş →

İftar sofrasında yeme içme adabı nelerdir?

Besmeleyle başlamak, sağ elle yemek, önünden yemek ve sonunda hamd etmek başlıca sünnetlerdir. Peygamber Efendimiz bir çocuğa “Allah’ın adını an, sağ elinle ye ve önünden ye” diye öğüt vermiştir. Bunlara ek olarak şu adaplar tavsiye edilir:

  • Yemeği ayıplamamak, beğenmediğini bırakmak,
  • Aşırı doymadan kalkmak, midenin bir kısmını boş bırakmak,
  • Sofradakilerle güzel sohbet etmek,
  • Artan yemeği ve ekmeği israf etmemek.

Bu adaplar iftarı ibadet bilinciyle tamamlanmış bir sofra hâline getirir.

Soruya git ve paylaş →

Ramazan’ın başlangıcı nasıl belirlenir?

Ramazan, hilalin (yeni ayın) görülmesi veya görülebilecek konuma geldiğinin tespitiyle başlar. Peygamber Efendimiz “Hilali görünce oruç tutun, onu görünce bayram yapın; hava bulutlu olursa Şaban’ı otuza tamamlayın” buyurmuştur. Günümüzde Diyanet İşleri Başkanlığı, 2016 İstanbul Uluslararası Hicri Takvim Birliği Kongresi kararlarına dayanarak astronomik hesaplamalarla hilalin dünyanın herhangi bir yerinde görülebilir olmasını esas alır. Böylece Ramazan ve bayram tarihleri yıllar öncesinden takvimde ilan edilir.

Soruya git ve paylaş →

Sahurdan sonra imsak girer girmez sabah namazını kılabilir miyim?

Evet, imsak vakti girince sabah namazının vakti de girmiş olur ve namaz geçerlidir. Hanefî mezhebinde sabah namazını ortalık biraz aydınlandıktan sonra kılmak normalde daha faziletli kabul edilir. Ancak Ramazan’da sahurdan sonra uyuyup namazı kaçırma riski bulunduğundan, vakit girer girmez kılmak daha uygun olabilir. Diyanet camilerde Ramazan’da sabah namazının imsaktan makul bir süre sonra kılınmasını uygulamaktadır. Kişi evde kılacaksa imsakın girdiğinden emin olduktan sonra kılmalıdır; vakitten önce kılınan namaz geçersizdir.

Soruya git ve paylaş →

İftarda ayakta su içmek mekruh mu?

Oturarak içmek daha faziletlidir; ayakta içmek ise haram değildir. Peygamber Efendimizden hem oturarak içmeyi tavsiye eden hem de zemzemi ayakta içtiğini bildiren sahih rivayetler vardır. Âlimler bu rivayetleri birleştirerek oturarak içmenin sünnet ve edebe uygun, ayakta içmenin ise caiz olduğunu söylemiştir. İftar vaktinde mutfakta çalışan veya yolda olan kişi ayakta su içerek orucunu açabilir. İmkân varsa oturup besmeleyle, üç yudumda içmek sünnete daha uygundur.

Soruya git ve paylaş →

Nafile niyetiyle başladığım orucu gün içinde kazaya çevirebilir miyim?

Hayır, çeviremezsiniz. Kaza orucunun geçerli olması için niyetin imsak vaktinden önce yapılması gerekir. Sabah nafile olarak başlanan veya gündüz niyet edilen oruç, sonradan niyet değiştirilse de kaza yerine geçmez ve nafile olarak devam eder. Kaza borcunuzu ödemek için başka bir gün geceden kaza niyetiyle oruç tutmalısınız. Başladığınız nafile orucu da tamamlamanız güzel olur.

Soruya git ve paylaş →

Ramazan hilali hesapla mı belirlenmeli, gözle mi?

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın ve Din İşleri Yüksek Kurulu’nun görüşüne göre, kesinlik kazanmış astronomik hesaplarla hilalin görülebilirliğini tespit etmek caizdir ve bu yöntem esas alınır. Hadislerdeki “görme” şartı, o dönemde ayın başlangıcını tespit etmenin en güvenilir yolu olarak anlaşılmıştır. Klasik âlimlerin çoğu çıplak gözle rüyeti esas almış, bazı âlimler ise hesabı da kabul etmiştir. Günümüzde bazı ülkeler hâlâ gözle rüyete itibar ettiği için İslam dünyasında başlangıç günleri farklılaşabilmektedir. Türkiye’de yaşayanlar Diyanet takvimine uyar.

Soruya git ve paylaş →

Sahurdan sonra yatıp sabah namazını kaçırmak orucu etkiler mi?

Hayır, sabah namazını kaçırmak orucu bozmaz; oruç ile namaz ayrı ibadetlerdir. Ancak namaz farz olduğundan, kaçırılan sabah namazını en kısa zamanda kaza etmek gerekir. Sahurdan sonra hemen yatılacaksa, vakit girmişse namazı kılıp öyle yatmak veya güvenilir bir alarm kurmak yerinde olur. Namazı düzenli olarak ihmal etmek, orucun manevî değerini ve hedeflediği takva bilincini zayıflatır. Oruç ve namaz birbirini tamamlayan ibadetler olarak düşünülmelidir.

Soruya git ve paylaş →

Gündüz kaza niyetiyle tuttuğum oruç nafile oldu, bozarsam yine kaza gerekir mi?

Hanefî mezhebine göre evet. Gündüz niyet edildiği için nafileye dönüşen bu oruç artık başlanmış bir nafile oruçtur; Hanefîlerde başlanan nafile ibadeti tamamlamak gerekir. Mazeretsiz bozulursa bir gün kaza edilmesi gerekir; kefaret ise gerekmez. Şâfiî mezhebinde başlanan nafile orucu bozmak mekruh sayılsa da kaza gerekmez. Asıl Ramazan kazası borcu da ayrıca yerinde durur.

Soruya git ve paylaş →

Hicri takvim birliği nedir?

Hicri takvim birliği, bütün Müslümanların Ramazan, bayram gibi dinî günleri aynı günde başlatabilmesi için ortak bir kamerî takvim kullanılması amacıdır. 2016 yılında İstanbul’da düzenlenen Uluslararası Hicri Takvim Birliği Kongresi’nde, hilalin dünyanın herhangi bir yerinde belirli astronomik kriterlere göre görülebilir olması hâlinde yeni ayın tüm dünyada başlamış sayılması kabul edilmiştir. Türkiye bu kararı uygulamaktadır. Amaç ümmet arasında birliği güçlendirmek ve farklı günlerde bayram yapılmasının doğurduğu karışıklığı önlemektir.

Soruya git ve paylaş →

Oruçlunun iki sevinci nedir?

Biri iftar anındaki sevinç, diğeri Rabbine kavuştuğu andaki sevinçtir. Peygamber Efendimiz, oruçlunun iki sevinci olduğunu; iftar ettiğinde orucunu tamamlamanın ve nimete kavuşmanın, Rabbine kavuştuğunda ise orucunun karşılığını görmenin sevinci yaşayacağını bildirmiştir. Bu hadis, iftar sofrasındaki mutluluğun da ibadetin bir parçası olduğunu gösterir. İftarda hissedilen huzur, şükür ve paylaşma duygusu küçümsenmemelidir. Ahiretteki sevinç ise orucun Allah için tutulmasının asıl mükâfatıdır.

Soruya git ve paylaş →

Ramazan’da sabah namazından sonra uyumak mekruh mu?

Hayır, haram veya kesin mekruh değildir; ihtiyaç hâlinde sabahtan sonra uyumak caizdir. Peygamberimizin sabah namazından sonra güneş yükselinceye kadar yerinde oturup zikirle meşgul olduğu rivayet edilir; bu vakti bereketli saymak bu yüzdendir. Ancak Ramazan’da gece sahura kalkan, işe veya okula gidecek olan kişinin sabahtan sonra dinlenmesinde bir sakınca yoktur. İmkânı olanlar kısa bir süre zikir, dua veya Kur’an okumayla meşgul olup sonra uyuyabilir.

Soruya git ve paylaş →

İftar ezanını beklerken ne yapmak güzeldir?

Dua, zikir ve Kur’an okumakla vakit değerlendirilebilir. İftardan önceki dakikalar, oruçlunun duasının makbul olduğu bildirilen değerli bir zamandır. Bu vakitte yapılabilecekler şunlardır:

  • Aile ile birlikte kısa bir dua etmek,
  • İstiğfar ve salavat getirmek,
  • Birkaç ayet veya kısa sure okumak,
  • Komşuya, yalnız yaşayana iftarlık götürmek.

Sofra telaşı içinde bu anları tamamen yemek hazırlığına veya ekran başına harcamamak, iftarın manevi yönünü güçlendirir.

Soruya git ve paylaş →

Ramazan’da niyet etmediğim gün yemek yersem kefaret gerekir mi?

Hanefî mezhebine göre kefaret gerekmez, sadece o günün kazası gerekir. Kefaret, geceden niyet edilerek başlanmış bir Ramazan orucunun kasten bozulmasının cezasıdır; niyet yoksa bozulan bir oruç da yoktur. Ancak mazeretsiz oruç tutmamak büyük bir günahtır ve tövbe gerektirir. Ayrıca Ramazan’ın hürmetine aleni olarak yiyip içmemek gerekir. Bu durum, niyeti bilerek terk etmeyi hafife almak için bir gerekçe değildir.

Soruya git ve paylaş →

Türkiye ile Suudi Arabistan Ramazan’a farklı günde başlarsa hangisi doğru?

Kişi yaşadığı yerdeki güvenilir dinî kurumun veya Müslüman topluluğun ilan ettiği tarihe uyar. Oruç ve bayram toplu yaşanan ibadetlerdir; Peygamber Efendimiz orucun insanların oruç tuttuğu gün, bayramın da insanların bayram yaptığı gün olduğunu bildirmiştir (Tirmizî). Türkiye’de yaşayanlar Diyanet takvimine uyar. Yurt dışında yaşayanlar ise bulundukları ülkedeki Diyanet müşavirliği, din hizmetleri kuruluşu ya da yerel cami cemaatinin kararına göre hareket edebilir. Ramazan 29 günde biterse ve kişi 28 gün tutmuşsa, bir gün kaza etmesi gerekir.

Soruya git ve paylaş →

Vitir namazını sahura bırakmak daha mı faziletli?

Gece sonunda uyanacağından emin olan kişinin vitri gecenin son kısmına, yani sahur vaktine bırakması daha faziletlidir. Uyanamamaktan korkan kişinin ise yatmadan önce kılması tavsiye edilir. Bu ölçü bir hadiste açıkça bildirilmiştir. Ramazan’da sahura kalkmak kesin olduğu için bu fırsat değerlendirilebilir; ancak teravihten sonra imamla cemaatle vitir kılmak da ayrı bir fazilettir. Vitri sahura bırakan kişinin onu mutlaka imsak girmeden kılması gerekir; aksi hâlde kazaya kalır.

Soruya git ve paylaş →

İftarda aşırı doyuncaya kadar yemek mekruh mu?

Evet, midenin kaldıramayacağı kadar yemek israfa ve orucun hikmetine aykırıdır. Kur’an’da “Yiyiniz, içiniz, israf etmeyiniz” buyrulur. Peygamber Efendimiz de insanın doldurduğu en kötü kabın mide olduğunu, midenin üçte birinin yemeğe, üçte birinin suya, üçte birinin nefese ayrılmasını tavsiye etmiştir. Gün boyu aç kalıp akşam aşırı yemek, orucun kazandırdığı ölçülülük terbiyesini zayıflatır ve teravihe, ibadete isteksizlik doğurabilir. Beslenme konusunda özel durumu olanlar hekime danışmalıdır.

Soruya git ve paylaş →

Ramazan orucuna gündüz niyet edip sonra bozan kefaret öder mi?

Hanefî mezhebinin tercih edilen görüşüne göre hayır; bu kişiye yalnızca kaza gerekir. Kefaretin gerekmesi için orucun geceden niyet edilerek tutulmuş olması şart görülmüştür; gündüz niyetle başlanan oruçta bu şart eksik kaldığından kefaret düşer. Yine de mazeretsiz oruç bozmak ağır bir günahtır ve samimi tövbe gerektirir. Bu hüküm kefaretle ilgilidir; orucu bozmanın meşru olduğu anlamına gelmez.

Soruya git ve paylaş →

Sahura kalkan kişi sabah namazını camide cemaatle kılmalı mı?

İmkânı olan erkekler için sabah namazını camide cemaatle kılmak çok faziletlidir ve Ramazan bunun için güzel bir fırsattır. Hanefî mezhebinde erkekler için farz namazları cemaatle kılmak müekked sünnettir. Hadiste sabah ve yatsı namazlarını cemaatle kılmanın büyük sevabına dikkat çekilmiştir. Ramazan’da birçok camide sabah namazı imsaktan kısa bir süre sonra kılındığından, sahurdan sonra camiye gitmek kolaylaşır. Kadınlar ise dilerlerse camiye gidebilir veya namazlarını evde kılabilir.

Soruya git ve paylaş →

Şek günü nedir, o gün oruç tutulur mu?

Şek günü, hilalin görülüp görülmediğinin şüpheli olduğu durumda Şaban’ın otuzuncu günüdür; yani Ramazan’ın başlayıp başlamadığı kesin olmayan gündür. Bu günde “Ramazan ise Ramazan orucu olsun” diyerek ihtiyaten oruç tutmak mekruh görülmüştür. Ammâr b. Yâsir’den gelen rivayette şek gününde oruç tutanın Peygamber’e karşı gelmiş olacağı bildirilir. Ancak o güne denk gelen âdet edinilmiş nafile oruç (örneğin pazartesi orucu) tutulabilir. Takvimlerin önceden belirlendiği günümüzde şek günü uygulamada nadiren söz konusu olur.

Soruya git ve paylaş →

İftarı camide açmak caiz mi?

Evet, caizdir; özellikle yolcu, yalnız yaşayan ve ihtiyaç sahipleri için camide iftar etmek eski bir gelenektir. Peygamber Efendimiz döneminde Mescid-i Nebevî’de yemek yenildiği bilinmektedir. Camide iftar ederken temizliğe dikkat etmek, halıları kirletmemek, yüksek sesle konuşup namaz kılanları rahatsız etmemek ve artıkları toplamak gerekir. Birçok camide iftar çadırları veya avlu düzenlemeleri bu amaçla yapılır. Cami yönetiminin koyduğu kurallara uymak da bu adabın parçasıdır.

Soruya git ve paylaş →

Ramazan kaç gün sürer, 29 mu 30 mu?

Ramazan ayı, kamerî bir ay olduğu için 29 veya 30 gün sürer. Peygamber Efendimiz ayın bazen 29, bazen 30 gün olduğunu elleriyle işaret ederek göstermiştir. Hangi yılın kaç gün olacağı, bir sonraki ay olan Şevval hilalinin görülebilirliğine göre belirlenir. Türkiye’de bu süre Diyanet takviminde önceden ilan edilir. Oruç sevabı gün sayısıyla eksilmez; 29 gün süren Ramazan da tam bir Ramazan’dır ve ayrıca bir gün eklemek gerekmez.

Soruya git ve paylaş →

Seher vakti neden faziletli sayılır?

Seher vakti, gecenin son üçte biri olup duaların kabulüne en yakın vakitlerden biri olarak bildirilmiştir. Hadiste Allah’ın rahmetiyle her gece son üçte birde dünya semasına tecelli ettiği, “Bana dua eden yok mu, kabul edeyim; benden isteyen yok mu, vereyim; bağışlanma dileyen yok mu, bağışlayayım” buyurduğu haber verilir. Ramazan’da sahura kalkmak, insanı zaten bu kıymetli vakitte uyanık kılar. Bu nedenle sahur sofrasından önce veya sonra birkaç dakika dua, istiğfar ve namaz için ayırmak güzel bir alışkanlıktır.

Soruya git ve paylaş →

Âdetinden gece temizlenen kadın gusül yapmadan oruca niyet edebilir mi?

Evet, edebilir; guslü imsaktan sonraya bırakması orucuna engel değildir. Ancak Hanefî mezhebinde şu ayrıntı vardır: Kan on günden önce kesildiyse, imsak vaktinden önce gusül yapıp tekbir alacak kadar bir süre kalmış olmalıdır; aksi hâlde o günün orucu geçerli olmaz ve kaza edilir, ama gün boyu oruçlu gibi davranılır. Kan tam on günde kesildiyse imsaktan bir an önce bile temizlenmek yeterlidir. Namaz vakitlerini kaçırmamak için guslü geciktirmemek gerekir.

Soruya git ve paylaş →

İftarı yalnız açmak mı, toplu açmak mı daha faziletli?

Toplu iftar etmek daha faziletlidir, ancak yalnız iftar etmek de hiçbir eksiklik doğurmaz. Peygamber Efendimiz, birlikte yemeyi ve yemeğin üzerine Allah’ın adını anmayı bereket vesilesi olarak tavsiye etmiş; dağınık yiyenlerin bereketten mahrum kaldığını belirtmiştir. Aile, komşu ve dostlarla kurulan iftar sofraları sevgi ve dayanışmayı güçlendirir. Yalnız yaşayanları iftara davet etmek bu yüzden ayrıca güzel bir davranıştır. İş veya yolculuk sebebiyle yalnız açmak zorunda kalan kişi de aynı sevabı niyetine göre alır.

Soruya git ve paylaş →

Orucun fazileti nedir?

Oruç, Allah’ın mükâfatını bizzat kendisinin vereceğini bildirdiği özel bir ibadettir. Bir kudsî hadiste “Oruç benim içindir, onun mükâfatını ben veririm” buyrulur. Hadislerde ayrıca oruçlunun ağız kokusunun Allah katında misk kokusundan daha güzel olduğu, oruçlu için iki sevinç bulunduğu (iftar anı ve Rabbine kavuştuğu an) ve orucun bir kalkan olduğu bildirilir. İnanarak ve sevabını Allah’tan umarak Ramazan orucunu tutanın geçmiş günahlarının bağışlanacağı da sahih hadiste yer alır.

Soruya git ve paylaş →

Seher vaktinde istiğfar etmenin özel bir değeri var mı?

Evet, Kur’an-ı Kerim’de takva sahipleri anlatılırken “seher vakitlerinde bağışlanma dileyenler” diye övülmüşlerdir. Zâriyât Suresi’nde de onların geceleri az uyudukları ve seherlerde istiğfar ettikleri bildirilir. Sahura kalkan kişi, yemekten önce veya sonra kısa bir istiğfarla bu övgüye nail olmayı umabilir. “Estağfirullah” demek ya da Seyyidü’l-istiğfar duasını okumak bunun için uygundur. Belirli bir sayı şart değildir; önemli olan kalpten pişmanlık ve samimiyettir.

Soruya git ve paylaş →

Cünüp olan kişi gusül abdesti almadan oruca niyet edebilir mi?

Evet, edebilir. Cünüplük orucun sıhhatine engel değildir; kişi cünüp olarak niyet edip sahur yapabilir ve guslü imsaktan sonraya bırakabilir. Hz. Âişe ve Hz. Ümmü Seleme, Peygamber Efendimiz’in bazen cünüp olarak sabahladığını, sonra gusledip oruç tuttuğunu bildirmişlerdir. Ancak sabah namazını kaçırmamak için guslü geciktirmemek gerekir. Niyet için abdestli olmak da şart değildir.

Soruya git ve paylaş →

İftar vakti girdi ama aile büyüğü gelmedi; beklemek mi gerekir?

Hayır, orucunuzu vakitte bir hurma veya bir yudum suyla açın; yemek için beklemek ise nezaketin gereğidir. İftarda acele etmek sünnet olduğundan, orucu açmayı birinin gelmesine bağlamak doğru değildir. Ancak ana yemeği aile büyüğü veya misafir gelince birlikte yemek, saygı ve sevginin güzel bir ifadesidir. Böylece hem sünnete uyulmuş hem de aile bağları gözetilmiş olur. Gelmeyen kişi de oruçluysa kendi bulunduğu yerde vaktinde iftar etmelidir.

Soruya git ve paylaş →

Orucun hikmeti nedir, neden oruç tutarız?

Orucun temel amacı takvadır; Bakara Suresi’nde orucun farz kılınışı “umulur ki sakınırsınız” ifadesiyle bağlanır. Başlıca hikmetleri şöyle sıralanabilir:

  • Allah’a itaat ve kulluk bilincini güçlendirmek,
  • nefsi terbiye edip sabır ve irade kazandırmak,
  • açlık çekenlerin hâlini anlayıp merhamet ve yardımlaşmayı artırmak,
  • nimetlerin kıymetini bilmek ve şükretmek,
  • dili, gözü ve kalbi kötülüklerden korumaya alıştırmak.

Oruç bu hikmetler için değil, Allah emrettiği için tutulur; hikmetler ise bu emrin güzelliğini anlamamıza yardımcı olur.

Soruya git ve paylaş →

Sahur ile seher aynı şey mi?

İkisi aynı kökten gelir ama farklı anlamlar taşır. Seher, gecenin sonu ile tan yerinin ağarması arasındaki vakittir. Sahur ise bu vakitte oruç için yenen yemeğin adıdır; “sahûr” kelimesi yenen yiyeceği, “suhûr” ise yeme eylemini ifade eder. Türkçede ikisi de genellikle “sahur” diye kullanılır. Kısacası seher bir zaman dilimi, sahur ise o zaman diliminde yapılan bir ibadet ve sünnettir. Sahur yemeğine “sahurluk” da denir.

Soruya git ve paylaş →

Gece hasta olduğum için niyet etmedim, sabah iyiyim; oruca niyet edebilir miyim?

Evet, edebilirsiniz. İmsak vaktinden sonra hiçbir şey yememiş, içmemiş, orucu bozan bir şey yapmamışsanız, dahve-i kübrâ vaktinden önce niyet ederek o günün Ramazan orucunu tutabilirsiniz. Bu Hanefî mezhebine göre geçerlidir. Ancak sabah ilaç almış veya bir şey içmişseniz o günün orucu tutulamaz; akşama kadar sağlığınızın izin verdiği ölçüde Ramazan’a saygı gösterip günü sonra kaza edersiniz. Sağlık durumunuz için hekiminize danışın.

Soruya git ve paylaş →

İftar davetini geri çevirmek ayıp veya günah mı?

Günah değildir, ancak mazeret yoksa davete icabet etmek sünnettir. Peygamber Efendimiz Müslümanın Müslüman üzerindeki haklarından birinin davete icabet etmek olduğunu bildirmiştir. Hastalık, önceden verilmiş söz, yol uzaklığı veya davette haram bir şey bulunması gibi mazeretlerle davet nazikçe geri çevrilebilir. Reddederken ev sahibini kırmamak, teşekkür edip dua etmek güzeldir. Aynı akşama birden fazla davet gelirse önce davet edene veya kapısı daha yakın olana gitmek tavsiye edilmiştir.

Soruya git ve paylaş →

Ramazan’da cennet kapıları açılır mı?

Evet, sahih hadiste Ramazan girdiğinde cennet kapılarının açıldığı, cehennem kapılarının kapandığı ve şeytanların bağlandığı bildirilmiştir. Âlimler bu ifadeyi, Ramazan’da hayır işlemenin kolaylaştığı, rahmet ve bağışlanma fırsatlarının arttığı şeklinde açıklamıştır. Oruç, teravih, Kur’an okuma, sadaka ve dua ile geçen bu ay, cennete götüren amellerin çoğaldığı bir mevsimdir. Bu müjde, Müslümanı ibadet ve iyiliğe teşvik etmek içindir.

Soruya git ve paylaş →

Sahurda bereket vardır hadisi sahih mi?

Evet, “Sahur yapınız, çünkü sahurda bereket vardır” hadisi sahihtir ve Buhârî ile Müslim’in eserlerinde yer alır. Âlimler bu bereketi birkaç yönden açıklamıştır: sünnete uymanın sevabı, gün boyu oruca güç kazanmak, seher vaktinde uyanık bulunup dua ve istiğfara fırsat bulmak ve niyeti tazelemek. Bu yüzden iştahı olmayan kişinin bile birkaç lokma veya bir yudum su ile sahur yapması tavsiye edilir. Bereket, yenen miktarın çokluğuna değil, sünnete uygunluğa bağlıdır.

Soruya git ve paylaş →

İftara davet eden ev sahibine hangi dua edilir?

Peygamber Efendimizin iftar ettiği evin sahibine “Yanınızda oruçlular iftar etsin, yemeğinizi iyiler yesin, melekler size dua etsin” anlamında dua ettiği nakledilmiştir. Arapçası “Eftara indekümü’s-sâimûn, ve ekele taâmekümü’l-ebrâr, ve sallet aleykümü’l-melâike” şeklindedir. Bu dua, iftar ettiren kişinin sevabını ve ev sahibine teşekkürü bir arada ifade eder. Arapçasını bilmeyen kişi Türkçe olarak “Allah bereket versin, ettiğiniz iftarı kabul etsin” gibi içten bir dua ile de teşekkür edebilir.

Soruya git ve paylaş →

Ramazan’da şeytanlar bağlıysa insanlar neden günah işliyor?

Çünkü günahın tek kaynağı şeytan değildir; insanın nefsi, kötü alışkanlıkları ve çevresi de insanı günaha sevk eder. Âlimler, şeytanların bağlanmasını şeytanların vesvesesinin zayıflaması, azgın şeytanların kısıtlanması veya orucun şartlarına riayet edenler üzerinde etkilerinin azalması olarak yorumlamışlardır. Nitekim bazı rivayetlerde bağlananların “azgın şeytanlar” olduğu belirtilir. Ramazan’da günahların genel olarak azaldığı gözlenir; ama tamamen ortadan kalkmaması nefsin sorumluluğunu gösterir.

Soruya git ve paylaş →

Sahur bizim orucumuzu öncekilerin orucundan ayırır mı?

Evet, Peygamberimiz “Bizim orucumuz ile Ehl-i kitabın orucu arasındaki fark sahur yemeğidir” buyurmuştur. Bu hadis, sahurun Müslümanlara ait bir özellik ve bir kolaylık olduğunu gösterir. Önceki dönemlerde uyuduktan sonra yemek içmenin yasak olduğu bir uygulama bulunduğu, İslam’da ise tan yeri ağarıncaya kadar yiyip içmeye izin verildiği bilinmektedir. Böylece sahur, hem sünnet hem de Allah’ın kullarına bir rahmeti olarak görülür.

Soruya git ve paylaş →

Yolcu gündüz memleketine varınca oruca niyet edebilir mi?

Evet. Yolcu, imsaktan sonra hiçbir şey yememiş ve dahve-i kübrâ vakti geçmemişken yerleşik olacağı yere varırsa Ramazan orucuna niyet etmesi gerekir; bu oruç geçerli olur. Eğer yolda yemek yemişse o günün orucu tutulamaz; varınca akşama kadar yememesi (imsak) Ramazan’ın hürmeti gereğidir ve o gün sonra kaza edilir. Varış saati dahve-i kübrâdan sonraysa da imsak edip günü kaza eder.

Soruya git ve paylaş →

“Allah ve melekleri sahur yapanlara rahmet eder” hadisi var mı?

Evet, bu anlamda bir rivayet Ahmed b. Hanbel’in Müsned’inde ve İbn Hibbân’ın eserinde geçer; hadis âlimlerinin önemli bir kısmı bunu hasen (makbul) kabul etmiştir. Rivayette sahurun bereket olduğu, bir yudum su ile bile olsa terk edilmemesi ve Allah’ın ve meleklerinin sahur yapanlara salât ettiği bildirilir. Allah’ın salâtı rahmet, meleklerin salâtı ise dua ve istiğfar anlamına gelir. Bu rivayet, sahurun fazileti hakkındaki sahih hadislerle de uyumludur.

Soruya git ve paylaş →

İftar vaktinde hâlâ iş yerindeysem nasıl iftar etmeliyim?

Vakit girince yanınızdaki su veya hurmayla kısaca orucunuzu açabilir, ardından işinize devam edebilirsiniz. Orucu açmak için özel bir ortam veya sofra gerekmez. İşveren ve iş arkadaşlarıyla önceden konuşarak iftar anında birkaç dakikalık ara almak çoğu zaman mümkündür. Akşam namazının vakti yatsıya kadar sürse de sonlara bırakmak mekruh olduğundan, uygun bir fırsatta namazı da kılmak gerekir. Masada bir şişe su ve birkaç hurma bulundurmak pratik bir hazırlıktır. İşin aksamaması ve başkalarının hakkının gözetilmesi de ahlaki bir sorumluluktur.

Soruya git ve paylaş →

Ramazan’da sevaplar kat kat artar mı?

Evet, Ramazan’da yapılan ibadetlerin değerli ve sevabının fazla olduğu genel olarak kabul edilir. Sahih hadislerde Ramazan’da yapılan umrenin hac sevabına denk olduğu ve bu ayda Peygamber Efendimiz’in cömertliğinin en üst düzeye çıktığı bildirilir. Ancak halk arasında yaygın olan “Ramazan’da bir nafile farz, bir farz yetmiş farz sevabındadır” rivayeti zayıftır (Beyhakî, Şuabü’l-Îmân). Anlamı teşvik edici olsa da kesin bir hadis gibi aktarılmamalıdır. Sevabın ölçüsünü Allah bilir; önemli olan ihlasla ibadete yönelmektir.

Soruya git ve paylaş →

Sabah yola çıkacak kişi gece oruca niyet etmeli mi?

Evet, imsak vaktinde hâlâ evinde (mukim) olacaksa niyet etmesi gerekir. Yolculuk ruhsatı, imsak vaktinde yolcu olan kişi içindir. İmsak vaktinde mukim olup sonra yola çıkan kişi o gün oruç tutmakla yükümlüdür. Uzun ve zor bir yolculuk öngörülüyorsa, Hanefî mezhebine göre bu kişi orucu mazeretle bozarsa sadece kaza gerekir, kefaret gerekmez. Yolculuk kolaysa oruç tutmak daha faziletlidir.

Soruya git ve paylaş →

Gündüz âdetten temizlenen kadın o gün için oruca niyet edebilir mi?

Hayır, o günün orucu geçerli olmaz. İmsak vaktinde âdetli olan kadının o gün orucu tutması mümkün değildir, çünkü orucun sabahtan başlaması gerekir. Hanefî mezhebine göre temizlendiği andan itibaren Ramazan’ın hürmeti için akşama kadar yiyip içmemesi uygun olur; Şâfiî mezhebinde bu gerekli görülmez. Her iki görüşte de o gün sonra kaza edilir. Ertesi gün için ise akşamdan itibaren niyet edebilir.

Soruya git ve paylaş →

İftardan sonra dişleri fırçalamak veya misvak kullanmak sünnet mi?

Evet, ağız temizliği her zaman olduğu gibi iftardan sonra da sünnettir. Peygamber Efendimiz misvakı çok sever, özellikle namazdan ve uykudan önce kullanmayı tavsiye ederdi. İftardan sonra yemek artıkları ağızda kalacağından dişleri fırçalamak veya misvak kullanmak, teravihte ve camide başkalarını kötü kokuyla rahatsız etmemek açısından da önemlidir. Diş fırçası ve macun misvakın yerini tutan temizlik araçlarıdır. Gündüz oruçluyken dikkatli olmak şartıyla fırçalamak ayrı bir konudur; iftardan sonra ise hiçbir sakıncası yoktur.

Soruya git ve paylaş →

Reyyan kapısı nedir?

Reyyan, cennetin oruç tutanlara özel kapısının adıdır ve “suya kanmış” anlamına gelir. Sahih hadiste cennette Reyyan adında bir kapı bulunduğu, kıyamet günü oruçluların buradan gireceği, onlardan başka kimsenin buradan girmeyeceği ve oruçlular girdikten sonra kapının kapanacağı bildirilmiştir. Oruçta çekilen susuzluğa karşılık, kapının adının kanmayı ifade etmesi dikkat çekici bir incelik olarak yorumlanır. Bu müjde, farz ve nafile oruçları tutanları kapsar.

Soruya git ve paylaş →

Sahur yemeği yemekten sevap alınır mı?

Evet, sahur Peygamberimizin tavsiye ettiği bir sünnettir ve sünnete uyma niyetiyle yenen sahur yemeği sevap kazandırır. Normalde mübah olan yeme içme, ibadete güç kazanmak ve sünneti yaşatmak niyetiyle yapıldığında ibadet değeri kazanır. Bu yüzden sahura kalkarken “sünnete uymak ve oruca güç bulmak için” niyet etmek güzeldir. Ancak sahurun sevabı yenen yemeğin çokluğuna bağlı değildir; aşırı yemek hem sağlığa hem de orucun hikmetine aykırıdır.

Soruya git ve paylaş →

İftar yemeği yüzünden akşam namazını geciktirmek mekruh mu?

Yemek için biraz geciktirmek caizdir; ancak yıldızlar iyice belirecek kadar geciktirmek mekruhtur. Peygamber Efendimiz, yemek hazır olduğunda önce yemeğin yenmesini tavsiye etmiştir; bu, namazda zihnin yemekle meşgul olmaması içindir. Diğer yandan akşam namazının vakti kısa kabul edildiğinden, Hanefî âlimleri gökte yıldızlar çoğalıncaya kadar ertelemeyi mekruh saymıştır. En güzeli, hafif bir iftarla orucu açıp namazı kılmak, sonra ana yemeğe geçmektir. Uzun sofralar yüzünden namazın kaçırılmasına veya kazaya kalmasına izin verilmemelidir.

Soruya git ve paylaş →

Oruç tutamayan biri Ramazan’da açıktan yiyip içebilir mi?

Hastalık, yolculuk veya kadınların özel hâlleri gibi meşru bir mazereti olan kişinin oruç tutmaması günah değildir. Ancak oruçluların arasında, toplum içinde açıktan yiyip içmek Ramazan’ın saygınlığına aykırı görülmüş ve âlimler bunun edebe uymadığını belirtmiştir. Mazeretli kişilerin mümkün olduğunca gözlerden uzak yemesi hem oruçlulara saygı hem de Ramazan ayına hürmettir. Mazeretsiz yere oruç tutmamak ise büyük günahtır; bunu bir de açıktan yapmak, günahı ilan etmek anlamına gelir.

Soruya git ve paylaş →

Ramazan’da gündüz Müslüman olan kişi o gün oruca niyet eder mi?

O günün orucu kendisine farz olmaz ve kaza da gerekmez; çünkü günün başında Müslüman değildi. Hanefî mezhebine göre Ramazan’ın hürmetine akşama kadar yiyip içmemesi güzel olur. Ertesi günden itibaren ise diğer Müslümanlar gibi geceden niyet ederek oruç tutar. Yeni Müslüman olan kişiye niyetin ne olduğu sade bir dille anlatılmalı ve zorluk çıkarılmadan kolaylık gösterilmelidir.

Soruya git ve paylaş →

Sadece bir bardak su içmek sahur sayılır mı?

Evet, sahur vaktinde bir yudum su içmek veya birkaç lokma yemek de sahur sünnetini yerine getirmek için yeterlidir. Hadiste sahurun bir yudum su ile bile olsa terk edilmemesi tavsiye edilmiştir. Bu, iştahı olmayan, geç yatan veya mide rahatsızlığı nedeniyle çok yiyemeyen kişiler için bir kolaylıktır. Ancak uzun yaz günlerinde oruca dayanabilmek için dengeli bir sahur yapmak daha faydalıdır. Sağlık sorunu olan kişiler, sahurda ne yiyeceklerini hekimleriyle konuşmalıdır.

Soruya git ve paylaş →

İftar sofrasında televizyon izlemek adaba aykırı mı?

Haram değildir, ancak iftarın dua, şükür ve aile sohbeti yönünü zayıflatıyorsa uygun olmaz. İftar anı, oruçlunun duasının kabule yakın olduğu ve ailenin bir arada bulunduğu değerli bir zamandır. Ezanı takip etmek veya faydalı bir program izlemek için televizyon açılabilir. Ancak ekranın sofradaki sohbeti, duayı ve birbirine ilgiyi tamamen engellemesi, iftarın ruhuna yakışmaz. İçeriği gıybet, müstehcenlik veya israf özendiren programlardan uzak durmak ayrıca gerekir. Telefonlar için de aynı ölçü geçerlidir.

Soruya git ve paylaş →

Namaz kılmayanın orucu kabul olur mu?

Evet, fıkhî açıdan geçerlidir. Her ibadet ayrı bir farzdır; namaz kılmamak orucu fıkhen bozmaz, o kişinin oruç borcu düşer. Ancak namazı terk etmek büyük bir günahtır ve orucun manevi olgunluğunu, sevabını eksiltir. “Namaz kılmıyorum, bari oruç da tutmayayım” düşüncesi yanlıştır; bir farzı terk etmek diğerini de terk etmeyi haklı çıkarmaz. Ramazan, namaza başlamak için de en güzel fırsatlardan biridir. Kabul konusunda son söz Allah’a aittir.

Soruya git ve paylaş →

Sahurda hurma yemek sünnet mi?

Sahurda hurma yemek güzel görülmüştür; Peygamberimizin “Müminin sahurda yediği hurma ne güzeldir” anlamında bir sözü rivayet edilir. Bu hadis Ebû Dâvûd’un Sünen’inde yer alır. Ancak sahurda hurma yemek zorunlu değildir; sünnet olan sahur yapmaktır, yenecek yiyecek kişinin imkânına bırakılmıştır. Hurma, o dönemin Medine’sinde en yaygın ve besleyici yiyecekti. Şeker hastalığı gibi sağlık durumu olanlar, hurma miktarı konusunda hekimlerine danışmalıdır.

Soruya git ve paylaş →

Yolculuğa niyet ettiğim hâlde imsaktan sonra yola çıktım, orucu bozabilir miyim?

Hanefî mezhebine göre imsak vaktinde mukim olan kişinin, yola çıktı diye o günkü orucunu bozması uygun değildir; orucu tamamlaması gerekir. Buna rağmen bozarsa, yolculuk şüphesi bulunduğundan kefaret gerekmez, sadece kaza gerekir. Şâfiî mezhebinde de gün içinde yola çıkan kişinin o günkü orucunu bozmaması esastır. Yolculuğun ağır bir meşakkat doğurduğu durumlarda hüküm için müftülüğe danışılabilir.

Soruya git ve paylaş →

Başkaları görsün diye oruç tutmak niyeti bozar mı?

Fıkhî açıdan oruç geçerlidir ve borç düşer; ancak sırf gösteriş (riya) için yapılan ibadetin sevabı zayi olur. Oruç, kulla Allah arasında gizli kalmaya en elverişli ibadettir; bu yüzden bir kudsî hadiste “Oruç benim içindir, onun mükâfatını ben veririm” buyrulmuştur. Niyete sonradan riya karışması hâlinde kişi bunu fark edip ihlasını tazelemeli, istiğfar etmelidir. İnsanların bilmesi değil, niyetin Allah rızası olması önemlidir.

Soruya git ve paylaş →

İftarı sigara ile açmak olur mu?

Vakit girdikten sonra sigara içmek orucu sona erdirir, ancak iftarı sigarayla açmak sünnete aykırı ve sağlığa zararlı bir alışkanlıktır. Oruç güneşin batmasıyla zaten biter; bu yüzden iftardan sonra içilen sigara orucu bozmaz. Fakat Peygamber Efendimizin iftarı hurma veya su ile açması sünnettir ve oruçlu için en uygun ilk lokma budur. Diyanet, sigaranın sağlığa verdiği ciddi zarar sebebiyle kullanımının dinen caiz olmadığını belirtmektedir. Ramazan, bu bağımlılıktan kurtulmak için değerli bir fırsattır; bırakmak isteyenler Alo 171 Sigara Bırakma Danışma Hattı’ndan destek alabilir.

Soruya git ve paylaş →

Orucun farzları nelerdir?

Orucun iki farzı (rüknü ile birlikte temel unsuru) vardır:

  1. Niyet: Hangi orucun tutulduğunu kalben bilmek ve tutmaya karar vermek.
  2. İmsak: Fecr-i sâdıktan (imsak vaktinden) güneşin batışına kadar yeme, içme ve cinsel ilişkiden uzak durmak.

Bunlara ek olarak orucun farz olmasının şartları (Müslüman, akıllı ve bâliğ olmak) ile edasının şartları (sağlıklı ve mukim olmak, kadınlar için âdet ve lohusalık hâlinde bulunmamak) ayrıca sayılır. Niyet olmadan aç durmak oruç sayılmadığı gibi, niyet edip gündüz yemek de orucu geçersiz kılar.

Soruya git ve paylaş →

Peygamberimiz sahuru bitirdikten ne kadar sonra sabah namazını kılardı?

Rivayetlere göre Peygamberimizin sahuru ile sabah namazı arasında yaklaşık elli ayet okunacak kadar bir süre bulunurdu. Bu bilgiyi, Peygamberimizle birlikte sahur yapan sahâbî Zeyd b. Sâbit aktarmıştır. Elli ayetlik süre, orta hızla okunduğunda birkaç dakikalık bir zamana karşılık gelir. Bu hadis, sahurun imsaka yakın yapılmasının sünnet olduğunu, ama son saniyeye de bırakılmadığını gösterir. Sahuru gece yarısı yapıp yatmak yerine, imsaka makul bir süre kala bitirmek bu sünnete uygundur.

Soruya git ve paylaş →

Hem ibadet hem zayıflamak niyetiyle oruç tutmak sevabı azaltır mı?

Asıl niyet Allah rızası olduğu sürece orucunuz geçerlidir ve sevabınızı alırsınız; kilo vermek gibi dünyevi bir faydayı da umut etmek ibadeti iptal etmez. Ancak esas amaç diyet olur, ibadet ikinci plana düşerse ihlas zayıflar ve sevap eksilebilir. Bu yüzden niyeti sık sık tazelemek güzeldir. Ayrıca orucun tıbbi bir zayıflama yöntemi olarak sunulması doğru değildir; sağlık ve beslenme konusunda hekiminize danışın.

Soruya git ve paylaş →

İftarı ilaç içerek açmak sünnete aykırı mı?

Hayır, hekimin önerdiği saatte ilacını su ile içerek iftar eden kişi hem sağlığını korumuş hem de su ile iftar etmiş olur. Oruç güneş batınca biter; ilk yutulan şeyin ilaç olması iftarı geçersiz kılmaz. Sünnet, hurma veya su ile açmaktır; ilacı su ile içen kişi bu sünneti de yerine getirmiş sayılabilir. İlacın aç veya tok karnına alınması gerekip gerekmediği ve Ramazan’da doz saatlerinin nasıl düzenleneceği mutlaka hekime danışılmalıdır. Kendi kendine doz atlamak veya saat değiştirmek sağlık açısından risk oluşturabilir.

Soruya git ve paylaş →

Orucun sünnetleri ve adabı nelerdir?

Orucun sevabını artıran sünnet ve edeplerin başlıcaları şunlardır:

  • Sahur yapmak ve sahuru imsaka yakın geciktirmek,
  • güneşin battığı kesinleşince iftarı geciktirmemek,
  • hurma veya su ile iftar etmek ve iftarda dua etmek,
  • dili yalan, gıybet ve kötü sözden korumak,
  • Kur’an okumayı, zikri, sadakayı ve teravihi artırmak,
  • oruçluya iftar ettirmek,
  • öfkelenince “Ben oruçluyum” diyerek tartışmadan uzak durmak.

Bu edepler orucu yalnızca aç kalmaktan çıkarıp bütün benliği kuşatan bir ibadete dönüştürür.

Soruya git ve paylaş →

Peygamberimiz döneminde sahur için ayrı bir ezan okunur muydu?

Evet, Peygamberimiz döneminde sabah için iki ezan okunurdu. Hz. Bilal geceleyin, fecirden önce ezan okur; bu ezan uyuyanları sahura kaldırmak, namaz kılanları da sahura hazırlamak içindi. Abdullah b. Ümmi Mektûm ise fecr-i sâdık doğunca ezan okurdu. Peygamberimiz, “Bilal gece ezan okur; İbn Ümmi Mektûm ezan okuyuncaya kadar yiyin için” buyurmuştur. Bu uygulama, oruç için esas alınacak vaktin fecr-i sâdık olduğunu ve sahura uyandırma geleneğinin köklü olduğunu gösterir.

Soruya git ve paylaş →

Hasta olduğu için oruç tutamayan ama çok isteyen sevap alır mı?

Evet, rahmet ümidi vardır. Peygamber Efendimiz, bir kul hastalandığında veya yolculuğa çıktığında sağlıklı ve evindeyken yaptığı amellerin sevabının ona yazılmaya devam edeceğini bildirmiştir. Bu müjde, mazereti yüzünden ibadetini yapamayan ama kalben istekli olan herkes içindir. Bununla birlikte tutulamayan Ramazan günleri, iyileşince kaza edilir; iyileşme ümidi yoksa fidye verilir. Niyet sevap kazandırır, borcu ise kaza veya fidye düşürür.

Soruya git ve paylaş →

İftarı çay veya kahve ile açmak caiz mi?

Evet, caizdir; oruç helal olan herhangi bir yiyecek veya içecekle açılabilir. Hurma veya su ile açmak sünnet olduğu için daha faziletlidir. Çay veya kahve ile iftar etmek orucun sevabını azaltmaz, sadece sünnetteki ideal uygulama yerine başka bir tercihte bulunulmuş olur. Gün boyu susuz kalan vücut için önce su içmek, ardından diğer içeceklere geçmek genellikle daha uygun görülür; kişisel sağlık durumu için hekime danışılabilir.

Soruya git ve paylaş →

Kaç çeşit oruç vardır?

Hanefî fıkhında oruçlar hükmü bakımından şöyle gruplandırılır:

  • Farz: Ramazan orucu, kazası ve kefaret oruçları.
  • Vacip: Adak oruçları ve bozulan nafile orucun kazası.
  • Nafile (sünnet, müstehap): Şevval’in altı günü, Aşure, Arefe, pazartesi-perşembe gibi oruçlar.
  • Mekruh: Sadece Aşure veya yalnız cuma günü tutulan oruç gibi.
  • Tahrîmen mekruh (yasak): Ramazan Bayramı’nın birinci günü ile Kurban Bayramı’nın dört günü tutulan oruç.

Bu ayrım, hangi orucun kaza veya kefaret gerektirdiğini anlamak için önemlidir.

Soruya git ve paylaş →

Sahur vakti ne zaman başlar?

Fakihlerin çoğuna göre sahur vakti gece yarısından sonra başlar ve imsaka kadar devam eder. En faziletli vakit, imsaka yakın olan gecenin son kısmıdır. Burada gece yarısı, saat 24.00 değil, güneşin batışı ile imsak arasındaki sürenin ortasıdır. Gece yarısından önce yenen yemek akşam yemeği hükmündedir; oruca güç verir ama sahur sünnetinin sevabını tam olarak kazandırmaz. Bu nedenle mümkün olduğunca gece sonunda kalkıp sahur yapmak tavsiye edilir.

Soruya git ve paylaş →

Camide veya televizyonda hep birlikte edilen toplu niyet geçerli mi?

Evet, geçerlidir; yeter ki kişi söylenenleri kalben benimsesin. Sahur programlarında veya teravih sonrasında imamın niyet cümlesini okuması ve cemaatin tekrar etmesi, niyeti hatırlatan güzel bir uygulamadır. Ancak niyet her kişinin kendi kalbiyle yaptığı bir iştir; sadece dinlemiş olmak veya dalgın bir hâlde tekrar etmek değil, oruç tutma kastı esastır. Toplu niyet, bireysel niyetin yerine değil, ona yardımcı olarak düşünülmelidir.

Soruya git ve paylaş →

Haram veya şüpheli bir yiyecekle iftar eden kişinin orucu geçerli mi?

Oruç güneş battığında tamamlandığı için geçerlidir; ancak haram yiyecekle iftar etmek ayrıca günahtır. Orucun sahih olması gündüzün şartlarına uymaya bağlıdır, iftar edilen yiyeceğe bağlı değildir. Fakat gün boyu helal olanlardan bile uzak durup akşam haram bir şeyle orucu açmak, orucun terbiye amacıyla çelişir. Kur’an, helal ve temiz olanlardan yemeyi emreder. Kaynağı belirsiz, gasp veya hırsızlık malı, alkollü ya da domuz ürünü içeren yiyeceklerden sakınmak gerekir. Şüpheli olanı terk etmek takvanın gereğidir.

Soruya git ve paylaş →

Oruçluyken gıybet etmek orucun sevabını götürür mü?

Gıybet ve yalan orucu fıkhen bozmaz, kaza gerekmez; ancak orucun sevabını büyük ölçüde azaltır. Peygamber Efendimiz “Yalan söylemeyi ve yalanla amel etmeyi bırakmayanın yemesini içmesini bırakmasına Allah’ın ihtiyacı yoktur” buyurmuştur. Başka bir hadiste nice oruçlunun orucundan elinde açlıktan başka bir şey kalmadığı bildirilir. Bu nedenle oruç sadece mideyle değil; dil, göz, kulak ve kalple de tutulmalıdır. Gıybet her zaman haramdır, oruçluyken işlenmesi ise daha çirkindir.

Soruya git ve paylaş →

Sahur yemeğini hazırlayana da sevap var mı?

Evet, oruçlunun ibadetine yardımcı olmak sevaba vesiledir. Peygamberimiz, bir oruçluya iftar ettiren kişiye, oruçlunun sevabından hiçbir şey eksilmeden onun kadar sevap verileceğini bildirmiştir. Âlimler bu müjdeyi oruca destek olan her türlü hizmeti kapsayacak şekilde yorumlamıştır. Sahur sofrasını hazırlayan anne, eş veya aile bireyi de bu hayra ortak olur. Bu hizmetin bir kişinin üzerine yıkılmaması, aile içinde paylaşılması ise hem adalete hem de Ramazan’ın ruhuna daha uygundur.

Soruya git ve paylaş →

Biri oruçluyken benimle kavga ederse ne yapmalıyım?

Karşılık vermeden “Ben oruçluyum” demek sünnettir. Peygamber Efendimiz orucun bir kalkan olduğunu, oruçlunun kötü söz söylemeyip bağırıp çağırmaması gerektiğini, biri kendisine söver veya kavga ederse “Ben oruçlu bir kişiyim” demesini tavsiye etmiştir. Bu söz hem kişinin kendi öfkesini dizginlemesine hem de karşı tarafın yatışmasına yardımcı olur. Açlığın sinirleri gerdiği saatlerde sabırlı olmak orucun asıl terbiyesidir. Tartışmak orucu bozmaz, fakat sevabını eksiltir.

Soruya git ve paylaş →

İftar vaktinde uyuyakaldım ve sahura kadar uyudum; orucum geçerli mi?

Evet, o günkü orucunuz geçerlidir; oruç güneş batınca sona erer ve iftar etmemek orucu bozmaz. Uyuyakalan kişi günahkâr da olmaz. Ancak kaçırdığınız akşam ve yatsı namazlarını uyandığınızda kaza etmeniz gerekir. Ertesi günün orucu için niyetinizi sahurda veya imsaktan sonra da (Hanefî mezhebine göre öğleye yakın bir vakte kadar) yapabilirsiniz. Sahur yapma imkânı varsa bir şeyler yiyip su içmeniz, ertesi günkü orucu daha rahat tutmanızı sağlar.

Soruya git ve paylaş →

Sahura kalkamam diye sabaha kadar uyumamak doğru mu?

Dinen yasak değildir; ancak her gün uykusuz kalmak sağlığa ve ibadet verimine zarar verebileceğinden tavsiye edilmez. Özellikle sabah namazından sonra uzun süre uyuyup öğle namazını kaçırma, iş ve derste verimsizlik gibi sonuçlar doğabilir. İslam, insanın bedenine karşı da sorumlu olduğunu hatırlatır. Daha dengeli bir yol, teravihten sonra erkenden yatıp alarmla sahura kalkmak, ardından sabah namazını kılıp kısa bir dinlenme yapmaktır. Gece ibadeti niyetiyle uyanık kalınacaksa, bunun sürekli değil ara sıra olması uygundur.

Soruya git ve paylaş →

Her gece oruca niyet etmeyi unutmamak için ne yapılabilir?

Birkaç basit alışkanlık bu endişeyi giderir:

  • İftardan sonra veya teravih çıkışında ertesi günün orucuna niyet etmek.
  • Sahur için kalkarken ve yerken “yarın oruçluyum” bilincini canlı tutmak.
  • Ramazan’ın ilk gecesi bütün ay için ayrıca niyet etmek; bu, Mâlikî görüşe göre ay boyunca yeterli olup unutulan geceler için bir ihtiyattır.
  • Hanefî mezhebinde Ramazan orucuna dahve-i kübrâdan önce niyet imkânını bilmek.

Unutkanlık vesveseye dönüşmemeli; oruç tutacağını bilen kişi zaten niyet etmiştir.

Soruya git ve paylaş →

Ramazan’a nasıl hazırlanılır?

Ramazan’a hem manevi hem pratik hazırlık yapmak ayın bereketinden daha çok istifade ettirir:

  • Varsa önceki yıllardan kalan kaza oruçlarını tamamlamak,
  • Şaban ayında bir miktar nafile oruç tutarak bedeni alıştırmak,
  • tövbe etmek, kırgınlıkları gidermek, helalleşmek,
  • Kur’an okuma veya hatim için bir plan yapmak,
  • fitre, zekât ve sadaka için bütçe ayırmak,
  • kronik hastalığı olanların oruç konusunda önceden hekime danışması.

Peygamber Efendimiz Şaban ayında diğer aylardan daha çok oruç tutardı.

Soruya git ve paylaş →

Sahurda “gün boyu aç kalmayayım” diye çok yemek doğru mu?

Hayır, sahurda aşırı yemek hem sünnete hem de orucun hikmetine uygun değildir. Kur’an-ı Kerim “Yiyin için fakat israf etmeyin” buyurur; Peygamberimiz de midenin üçte birinin yemeğe, üçte birinin suya, üçte birinin nefese ayrılmasını tavsiye etmiştir. Aşırı yemek gün içinde ağırlık, susuzluk ve uyku hâli yapabilir. Orucun amacı nefsi terbiye etmek ve açlığı biraz tatmaktır. Sahurda doyacak kadar ve dengeli beslenmek yeterlidir. Beslenme konusunda sağlık sorunu olanlar hekime danışmalıdır.

Soruya git ve paylaş →

Vakit girince orucu açmak farz mı, açmazsam günah olur mu?

Farz değildir, sünnettir; mazeretsiz geciktirmek ise sünnete aykırıdır. Oruç, güneşin batmasıyla kişi bir şey yesin ya da yemesin kendiliğinden sona erer. Bu yüzden iftarı birkaç dakika geciktiren kişi günaha girmez ve orucunu uzatmış da olmaz. Bununla birlikte Peygamber Efendimiz iftarda acele etmeyi hayır alameti saymış, bilerek gece boyu aç kalıp günleri birleştirmeyi ise yasaklamıştır. İftarı özellikle geciktirmeyi ibadet saymak doğru değildir.

Soruya git ve paylaş →

Ramazan başı rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennemden kurtuluş mu?

Bu ifade halk arasında çok yaygındır; ancak dayandığı rivayet zayıftır. İbn Huzeyme ve Beyhakî’nin naklettiği uzun hutbe rivayetinde geçen bu taksim, senedindeki râvi sebebiyle hadis âlimlerince zayıf, hatta bazılarınca çok zayıf kabul edilmiştir. Sahih hadislerde ise Ramazan’ın tamamının rahmet ve bağışlanma ayı olduğu, her gece Allah’ın kullarını cehennemden azat ettiği bildirilir. Dolayısıyla rahmet, mağfiret ve kurtuluş ayın belli bir bölümüyle sınırlı değildir; ay boyunca bunlara talip olmak gerekir.

Soruya git ve paylaş →

Sahur yedim ama oruç tutmayı düşünmüyordum; oruçlu sayılır mıyım?

Hayır, oruç tutma kastı olmadan yenilen yemek niyet yerine geçmez. Sahurun niyet sayılmasının sebebi, genellikle oruç tutmak amacıyla kalkılmasıdır. Siz tutmamaya kararlıysanız bu yemek sıradan bir gece yemeğidir. Ancak Ramazan’daysanız ve geçerli bir mazeretiniz yoksa, dahve-i kübrâdan önce ve imsaktan sonra hiçbir şey yememişken niyet ederek o günün orucunu tutabilirsiniz. Mazeretsiz tutmamak büyük günahtır.

Soruya git ve paylaş →

Sahur yemeğinin adabı nelerdir?

Sahurda da genel yemek adabı geçerlidir; bunun yanında bazı güzel davranışlar tavsiye edilir.

  • Sünnete uyma ve oruca güç bulma niyetiyle kalkmak.
  • Besmele ile başlamak, sağ elle ve önünden yemek.
  • Az ve dengeli yemek, israftan kaçınmak.
  • Sonunda Allah’a hamd etmek.
  • Orucuna niyet etmek veya niyeti tazelemek.
  • İmsaktan birkaç dakika önce bitirip dua ve istiğfara vakit ayırmak.

Bu adaplar sahuru sıradan bir öğün olmaktan çıkarıp ibadete dönüştürür.

Soruya git ve paylaş →

İftardan önce abdest almak sünnet mi?

İftar için abdest şart veya özel bir sünnet değildir; ancak akşam namazına hazırlık olarak vakit girmeden abdest almak güzeldir. Yemekten önce ve sonra elleri yıkamak ise yemek adabındandır. İftardan hemen önce abdest almanın pratik bir faydası da vardır: Kişi kısa bir iftarın ardından vakit kaybetmeden akşam namazını kılabilir. Oruçluyken abdest alırken ağza ve buruna su verirken abartmamak, suyun boğaza kaçmasına dikkat etmek gerekir.

Soruya git ve paylaş →

Oruç niyeti gece yarısından sonra mı yapılmalı?

Hayır, böyle bir şart yoktur. Halk arasında niyetin gece saat on ikiden sonra yapılması gerektiği düşünülse de fıkıhta niyetin vakti güneşin batmasıyla başlar. Akşam ezanından sonra yapılan her niyet, saat kaç olursa olsun, ertesi günün orucu için geçerlidir. “Gece” kavramı fıkıhta takvim gününe göre değil, güneşin batışından imsaka kadar olan süreye göre belirlenir.

Soruya git ve paylaş →

Ramazan’da ölen kişi kabir azabı görmez mi?

Bu konuda halk arasında yaygın bir inanış vardır; ancak Ramazan’da ölenin kabirde sorguya çekilmeyeceğini veya azap görmeyeceğini bildiren sahih bir hadis yoktur. Cuma günü veya gecesi ölen Müslümanın kabir fitnesinden korunacağına dair Tirmizî’deki rivayet de senet bakımından zayıf kabul edilmiştir. Mübarek bir zamanda vefat etmek hayırlı bir alamet olarak görülebilir ve ümit verir; ama kurtuluşun ölçüsü kişinin imanı ve amelleri ile Allah’ın rahmetidir. Kesin hüküm vermekten kaçınmak, ölüler için dua etmek en doğrusudur.

Soruya git ve paylaş →

Uyuyakalan eşimi sahura uyandırmazsam günaha girer miyim?

Kasıtlı bir ihmal yoksa günah olmaz; ancak uyanmak isteyen birini uyandırmak güzel bir yardımlaşmadır. Sahur sünnet olduğundan kaçırılması orucu etkilemez ve günah değildir. Bununla birlikte eşinizin sahura kalkmak istediğini biliyorsanız onu uyandırmanız, iyilikte yardımlaşma kapsamında sevaba vesiledir. Peygamberimizin de Ramazan gecelerinde ailesini ibadete uyandırdığı rivayet edilir. Eşinizin uyandırılmak istemediğini söylediği durumlarda ise bu tercihe saygı göstermek gerekir.

Soruya git ve paylaş →

İftar ile sahur arasında eşlerin birlikte olması caiz mi?

Evet, caizdir; Ramazan gecelerinde eşlerin birlikteliği ayetle helal kılınmıştır. Bakara Suresi’nde oruç gecelerinde eşlere yaklaşmanın helal olduğu, eşlerin birbirleri için bir elbise gibi oldukları bildirilmiştir. Bu hüküm, iftardan imsak vaktine kadar olan süreyi kapsar. Cünüp olan kişi guslü imsaktan sonraya bırakabilir; bu orucuna zarar vermez. Ancak sabah namazını kaçırmamak için guslü geciktirmemek gerekir. İtikâfta bulunan kişi için ise bu durum farklıdır ve ayette ayrıca belirtilmiştir.

Soruya git ve paylaş →

Mazeretsiz oruç tutmamanın günahı nedir?

Geçerli bir mazeret olmadan Ramazan orucunu tutmamak büyük günahtır. Farziyetine inanan kişi bununla dinden çıkmaz, fakat Allah’ın açık bir emrini çiğnemiş olur; tövbe etmesi ve tutmadığı her gün için bir gün kaza etmesi gerekir. Oruca niyet edip gündüz kasten yiyip içerek bozmak ise daha ağır sayılır ve şartları varsa kefaret gerektirir. Hadislerde mazeretsiz terk edilen bir Ramazan gününün ömür boyu tutulan oruçla tam karşılanamayacağı ifade edilir; bu rivayetin senedi tartışmalı olsa da günahın ağırlığına dikkat çeker. Ayrıntı için müftülüğe veya Alo 190 hattına danışabilirsiniz.

Soruya git ve paylaş →

Niyet ederken günün tarihini veya sırasını yanlış söylemek orucu bozar mı?

Hayır, bozmaz. Örneğin Ramazan’ın on ikinci günü olduğu hâlde “on birinci günün orucuna” diye niyet etmek orucun geçerliliğine zarar vermez. Niyette esas olan, o günün orucunu tutmayı kastetmektir; tarih veya gün sayısında yapılan hata önemsizdir. Aynı şekilde “pazartesi” yerine “salı” demek de bir şey değiştirmez. Bu tür küçük hatalar üzerinde durup vesveseye kapılmamak gerekir.

Soruya git ve paylaş →

Sahurda gürültü yapıp komşuyu rahatsız etmek kul hakkı mı?

Evet, komşuyu rahatsız edecek şekilde yüksek sesle televizyon izlemek, bağırmak veya gürültü yapmak kul hakkına girer. Peygamberimiz, komşusu kendisinden emin olmayan kişinin gerçek anlamda iman etmiş olamayacağını bildirmiştir. Sahur saatinde komşuların bir kısmı oruç tutmuyor, hasta veya çalışıyor olabilir. Bu yüzden sahurda sesi kısık tutmak, kapıları sessiz kapatmak ve apartmanda gürültüden kaçınmak gerekir. İbadet niyetiyle yapılan bir şey, başkasına eziyet vermemelidir.

Soruya git ve paylaş →

Gece uçakta uyuyacağım; oruca niyeti nasıl yapmalıyım?

Uçağa binmeden önce veya bindikten sonra, bulunduğunuz yerde güneş battıktan sonra ertesi günün orucuna niyet edebilirsiniz; uyumanız niyetinize zarar vermez. Yolculuk sebebiyle oruç tutmama ruhsatınız da vardır; ancak tutmaya karar verdiyseniz niyetinizi geceden yapmanız, uçuşta saat dilimleri karışacağı için pratik olur. İmsak ve iftar vaktini, o anda bulunduğunuz yerin güneş durumuna göre belirlersiniz.

Soruya git ve paylaş →

Kaza orucunda da iftar duası okunur mu?

Evet, iftar duası her türlü oruç için okunabilir. Peygamber Efendimizden nakledilen iftar duaları Ramazan orucuna özel değildir; kaza, nafile, adak veya kefaret orucu tutan kişi de iftar ederken bu duaları okur. Oruçlunun iftar anındaki duasının makbul olduğunu bildiren rivayetler de genel ifadelidir. Bu yüzden kaza orucunu tutan kişi de iftar vaktini dua ve şükürle değerlendirmelidir. İftar adabı, sünnetleri ve vakti de Ramazan’daki gibidir.

Soruya git ve paylaş →

Kur’an Ramazan ayında mı indirildi?

Evet. Bakara Suresi’nde “Ramazan ayı, insanlara yol gösterici olan Kur’an’ın indirildiği aydır” buyrulur. Kadir Suresi’nde ise Kur’an’ın Kadir gecesinde indirildiği bildirilir. Âlimler bunu, Kur’an’ın Ramazan’daki Kadir gecesinde indirilmeye başlandığı ve daha sonra yaklaşık yirmi üç yıl boyunca parça parça nazil olduğu şeklinde açıklar. Cebrâil (a.s.) her Ramazan Peygamber Efendimiz ile Kur’an’ı karşılıklı okurdu; mukabele geleneği buna dayanır. Bu yüzden Ramazan’a “Kur’an ayı” da denir.

Soruya git ve paylaş →

Sahura misafir davet etmek veya sahur davetine gitmek sünnet mi?

Sahura özel bir davet sünnet olarak bildirilmemiştir; ancak caizdir ve güzel bir ikramdır. Peygamberimizin bazı sahâbîleri sahura davet ettiği ve “bereketli yemeğe gel” dediği rivayet edilir. Oruçlu birine yedirip içirmenin sevabı iftarla sınırlı olmayıp oruca destek olan her ikramı kapsar. Ancak geç saatte yapılan davetlerin misafire ve komşulara zahmet vermemesi, gösteriş ve israfa dönüşmemesi gerekir. Sade bir sofra etrafında dostlarla sahur yapmak Ramazan’ın güzelliklerindendir.

Soruya git ve paylaş →

Akıl hastası veya demans hastasına oruç farz mı?

Hayır; aklî melekesini kaybetmiş kişiye oruç farz değildir. Peygamber Efendimiz akıl hastası iyileşinceye kadar, uyuyan uyanıncaya kadar ve çocuk ergenliğe erinceye kadar kalemin kaldırıldığını bildirmiştir. İleri demans (bunama) hastaları da bu kapsamdadır; onlar için kaza veya fidye gerekmez. Ramazan içinde kısa süreli akıl sağlığına kavuşan kişinin durumu ise ayrıntılıdır; böyle durumlarda müftülüğe veya Alo 190 hattına danışmak uygun olur. Hastanın tedavisi ve bakımı hekime danışılarak sürdürülmelidir.

Soruya git ve paylaş →

Gece çalışıp sabah uyuyan kişi oruca ne zaman niyet etmeli?

Gece vardiyasında çalışan kişi, iftardan sonra ile imsak vakti arasında herhangi bir anda niyet edebilir; en uygunu işe başlamadan önce veya sahur yemeği sırasında niyet etmektir. Sabah uyuyacak olması niyetini etkilemez. Uyanması öğleden sonrayı bulacağı için gündüz niyet imkânına güvenmemeli, niyetini mutlaka geceden yapmalıdır. İş yükü ağır olanlar orucu tutma konusundaki özel durumlarını müftülüğe danışabilir.

Soruya git ve paylaş →

Sahurda televizyon veya telefonla vakit geçirmenin sakıncası var mı?

Mübah içerikler için dinen bir sakıncası yoktur; ancak seher vaktinin kıymetini kaçırmamak gerekir. Sahur, duaların kabule yakın olduğu seher vaktinde yapılır. Bu vakti tamamen ekran başında geçirmek, sahurun manevî bereketinden mahrum kalmaya sebep olabilir. Haram veya uygunsuz içerikler ise zaten her zaman olduğu gibi Ramazan’da da uzak durulması gereken şeylerdir. Sahurda birkaç dakikayı dua, istiğfar veya Kur’an okumaya ayırmak, ekran kullanımını da sınırlı tutmak güzel bir denge sağlar.

Soruya git ve paylaş →

← Tüm konular

Bu konuyla ilgili araçlar