🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Abdülganî en-Nablusî Kimdir? Ta’tîrü’l-Enâm ve Rüya Tabiri

Âlimler ve MutasavvıflarGüncelleme: 15 Eylül 20267 dk okuma

Dımaşklı âlim ve mutasavvıf Abdülganî en-Nablusî'nin hayatı, eserleri ve alfabetik tabirnamesi Ta'tîrü'l-enâm hakkında bilgiler.

Abdülganî en-Nablusî (1641–1731), Osmanlı dönemi Dımaşk’ında yaşamış Hanefî fakihi, mutasavvıf ve şairdir. Türkiye’de en çok alfabetik rüya tabirnamesiyle bilinir.

Hayatı

Dımaşk’ta âlim bir ailede doğdu. Küçük yaşta babasını kaybetti, Emeviye Camii çevresindeki hocalardan okudu ve genç yaşta ders vermeye başladı. Kudüs, Mısır, Hicaz ve Lübnan’a seyahatler yaptı, gezi notlarını kitaplaştırdı. Uzun ömrünün sonuna dek Dımaşk’ta yazıp okuttu ve burada vefat etti.

İlmî kişiliği

Fıkıh, tefsir, hadis, tasavvuf ve edebiyatta yüzlerce eser kaleme aldı. İbn Arabî’nin görüşlerini savunan şerhleri ve dinî meselelerde hoşgörülü yaklaşan risaleleriyle tanındı.

Ta’tîrü’l-enâm

Eser, rüya sembollerini harf sırasına dizer ve önceki tabir geleneğini bir araya getirir. Bu pratik düzen sayesinde yaygınlaştı, Türkçe dahil birçok dile aktarıldı. Bugünkü A’dan Z’ye rüya sözlüklerinin çoğu doğrudan ya da dolaylı olarak bu eserden etkilenmiştir.

Nasıl okunmalı?

Kitaptaki tabirler derleme niteliğindedir; dinî hüküm değil, geleneksel yorumdur. Yorum, rüyayı görenin haline göre değişir. Türkçe baskıların çoğu serbest uyarlama olduğundan, internetteki “Nablusî’ye göre” ifadelerine de temkinle yaklaşılmalıdır. Tabir geleneğinin önceki halkası için İbn Sîrîn yazısına bakabilirsiniz.

Doğum yılı ve yetiştiği ortam

Kaynaklarda doğumu hicrî 1050 (1641), vefatı hicrî 1143 (1731) olarak verilir. Dımaşk, o dönemde Osmanlı yönetimine bağlı, medreseleri, tekkeleri ve kütüphaneleriyle zengin bir ilim şehriydi. Nablusî’nin ailesi Nablus kökenli olduğu için adının sonunda bu nisbe yer alır; ilk eğitimini ailesinden ve Dımaşk’taki hocalardan aldı. Fıkıhta Hanefî mezhebine bağlıydı, tasavvufta ise Kâdirî ve Nakşibendî yollarıyla ilişkisi vardı.

Eserleri

Eserleri tek tek sayılamayacak kadar çoktur. Bunlar arasında Birgivî’nin et-Tarîkatü’l-Muhammediyye adlı eserine yazdığı el-Hadîkatü’n-nediyye şerhi, Seyyid Şerîf Cürcânî’nin de aralarında bulunduğu kelam ve mantık eserlerine dair incelemeler, tasavvufî şiir mecmuaları ve seyahatnameler öne çıkar. Seyahatnamelerinde Şam, Mısır, Hicaz ve Kudüs yolculuğunu gördüğü yerler, tanıştığı âlimler ve ziyaret ettiği kabirler üzerinden anlatır; bu eserler 17.–18. yüzyıl Arap dünyasını anlamak için başvuru kaynağıdır.

Ta’tîrü’l-enâm’ın kaynakları

Tam adı Ta’tîrü’l-enâm fî ta’bîri’l-menâm olan eser, daha önceki tabir kitaplarından, özellikle İbn Sîrîn ve diğer eski tabircilere atfedilen yorumlardan derlenmiştir. Nablusî kendi yorumunu da ekler; rüyadaki sembolleri alfabetik sıraya koyarak okuyucunun aradığını bulmasını kolaylaştırır. Adının “güzel koku saçmak” anlamındaki ta’tîr kökünden geldiği, yani insanları rüyaların anlamı konusunda rahatlatmayı hedeflediği şeklinde yorumlanır.

Osmanlı’da ve sonrasında tesiri

Eserin Türkçe tercümeleri ve uyarlamaları, Osmanlı’dan günümüze rüya tabirnamelerinin temelini oluşturur. Ancak her baskı, birbirinden farklıdır; kimi tercümeler kısaltılmış, kimi ek yorumlarla genişletilmiştir. Bu yüzden internette “Nablusî’ye göre” diye aktarılan bir cümlenin asıl kitapta bulunup bulunmadığını kontrol etmek mümkün olmayabilir.

Tartışmalı yönler ve dengeli bakış

Nablusî, İbn Arabî’nin düşüncelerini savunan bir tasavvuf şârihi olarak bazı çevrelerde eleştirilmiş, bazı çevrelerde ise büyük saygı görmüştür. Bu yazıda amaç hüküm vermek değil, bir tarihî şahsiyeti ve eserini tanıtmaktır. Okuyucunun rüya yorumu konusunda ondan yararlanırken, tabirlerin dinî hüküm olmadığını unutmaması yeterlidir.

Dımaşk’ta ilmî hayat

Nablusî, Emeviye Camii’nde ders verdi, Dımaşk’ta bir tekke ve kütüphane çevresinde öğrenci yetiştirdi. Evinde ve camide yaptığı dersler çevresinde yetişen öğrenciler, onun eserlerinin yayılmasında rol oynadı. Dönemin Osmanlı yönetimi ile ilişkisi genellikle saygılıydı ve Anadolu’ya da etkisi oldu; eserleri Osmanlı medreselerinde okundu.

Şiir ve tasavvuf

Dîvân-ı İlâhiyyât adıyla anılan şiirleri, tasavvufî duygu ve ahlakî öğütler taşır. Nablusî’nin şiirlerinde ilahi aşk, kul olma bilinci ve nefis terbiyesi öne çıkar. Bu yönüyle sadece rüya tabirnamesiyle değil, edebiyatıyla da hatırlanması gereken bir şahsiyettir.

Kitabın günümüzdeki okunuşu

Bugün Nablusî adıyla satılan kitaplar çoğunlukla modern uyarlamalardır. Dinî açıdan önemli olan, bu kitaplardaki yorumların kesin hüküm olmadığını, rüya sahibinin durumunu görmeden sembolü sabit anlamla eşleştirmenin yanıltıcı olabileceğini bilmektir. Hadislerde rüyanın tabirinde sınırlılık ve ihtiyat vurgusu vardır.

Rüya ve tabir hakkındaki genel yaklaşımı

Nablusî’nin kitabının girişinde, rüyanın Allah’tan gelen müjde, şeytandan gelen korku ve nefsin yansıması olmak üzere ayrıldığı klasik anlayış tekrarlanır. Ayrıca tabirin ilim, tecrübe ve takva gerektirdiği, yorumcunun rüya sahibinin hâlini dikkate alması gerektiği vurgulanır. Bu giriş kısmı, çoğu modern baskıda atlanır; oysa kitabın dinî çerçevesini veren bölüm odur.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi, "Nablusî, Abdülganî" maddesi; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Rüya" maddesi

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR1 görüntülenme · 5 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Nablusî, Abdülganî" maddesi
  2. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Rüya" maddesi

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.