🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Cemâleddîn Efgânî Kimdir? Hayatı, Eserleri ve Düşüncesi

İslam Düşünürleri ve BilginleriGüncelleme: 31 Mayıs 20268 dk okuma

Cemâleddîn Efgânî kimdir? 19. yüzyıl İslam dünyasında birlik ve yenilenme fikrini savunan düşünürün hayatı, seyahatleri, Urvetü'l-vüskâ'sı ve İstanbul yılları.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Hayatı
  • Fikirleri
  • Eserleri ve Faaliyetleri

Cemâleddîn Efgânî (1838/1839 – 1897), 19. yüzyılın ikinci yarısında İran, Afganistan, Hindistan, Mısır, Avrupa ve Osmanlı topraklarında dolaşarak Müslümanların birliği, ilim ve ıslahat konularında görüş bildiren düşünür ve siyasi aktivisttir. Doğum yeri bile tartışmalı olan Efgânî, öğrencisi Muhammed Abduh ile birlikte çıkardığı el-Urvetü’l-vüskâ dergisiyle tanınır.

Hayatı

Efgânî’nin doğum yeri hakkında iki farklı görüş vardır: Kendisi Afganistan’ın Kunar bölgesindeki Esedâbâd’da doğduğunu söylerken, birçok araştırmacı onun İran’ın Hemedan yakınlarındaki Esedâbâd’dan olduğunu ve Şiî kimliğini gizleyerek “Efgânî” (Afganlı) adını kullandığını ileri sürer. Bu tartışma henüz kesin biçimde çözülmemiştir. Gençliğinde İran, Irak (Necef) ve Hindistan’da dinî ve akli ilimler öğrendi. 1860’larda Afganistan’da siyasi görev aldığı, ardından Hindistan’a giderek İngiliz yönetimini yakından gözlemlediği bilinir.

1869’dan sonra İstanbul’a geldi, Darülfünun’da dersler verdi; fakat bir konuşması nedeniyle yargılandı ve 1871’de Kahire’ye gitti. Mısır’da Ezher çevresindeki gençlerle çalıştı; Muhammed Abduh bu dönemin öğrencisidir. 1879’da Mısır’dan sürüldü, Hindistan’a, ardından Paris’e geçti. 1883-84’te Paris’te Abduh ile birlikte el-Urvetü’l-vüskâ dergisini yayımladı. 1892’de II. Abdülhamid’in daveti üzerine İstanbul’a geldi ve Yıldız Sarayı çevresinde yaşadı; 1897’de İstanbul’da vefat etti. Naaşı 1944’te Afganistan’a nakledildi.

Fikirleri

Efgânî’nin düşüncesinin merkezinde, Müslümanların Batı’nın sömürgeci baskısına karşı birlik olması ve dinî-ilmî yenilenmeye yönelmesi vardır. Bu fikir “İslam birliği” (ittihâd-ı İslâm) olarak bilinir. Ona göre Müslümanların gerilemesinin nedeni din değil, onu yanlış anlamaları, bilimden uzak durmaları ve yönetimdeki istibdattır. Bu nedenle Kur’an’ın aklı ve ilmi teşvik eden ilkelerine dönülmesi, bilim ve teknolojinin öğrenilmesi gerekir. Efgânî’nin siyasi görüşleri, hem despotik yönetimleri eleştiren hem de sömürgecilikle mücadele eden bir yönelim gösterir.

Efgânî’nin dinî-felsefi görüşleri bazen farklı yorumlara açıktır. Bazı çevrelerce rasyonalist ve modernist bir çizgi temsil ettiği, bazılarınca ise siyasi hedeflerle dini araçsallaştırdığı söylenmiştir. Bu nedenle onun görüşleri iç tutarlılık ve dönemin şartları içinde değerlendirilmelidir.

Eserleri ve Faaliyetleri

  • el-Urvetü’l-vüskâ: Paris’te Abduh ile birlikte yayımlanan, sekiz ay süren ve on sekiz sayı çıkan dergi.
  • er-Red alâ’d-dehriyyîn (Materyalistlere Reddiye): Hindistan’da yayımlanan, materyalizm ve Seyyid Ahmed Han’ın görüşlerini eleştiren risale.
  • Makaleler ve mektuplar: Mısır, Hindistan ve İran’daki gazetelerde yayımlanan yazılar.

Efgânî’nin kitap yazmaktan çok konuşma, sohbet ve yazışma yoluyla etki bıraktığı söylenir. Bu nedenle fikirlerinin bir bölümü öğrencileri aracılığıyla yayıldı.

Etkisi

Efgânî’nin etkisi İslam dünyasında geniş bir alana yayıldı: Mısır’da Muhammed Abduh, Hindistan’da Seyyid Emir Ali ve Muhammed İkbal gibi isimler, onun fikirlerinden farklı biçimlerde etkilendi. Osmanlı’da II. Abdülhamid’in İslam birliği politikalarıyla ilişkisi tartışılır. Daha geniş değerlendirme için Efgânî’nin katkıları yazısına bakılabilir. Öğrencisi Muhammed Abduh ve sonraki kuşak Muhammed İkbal, benzer bir yenilenme çizgisini farklı yollarla sürdürdü. Bir önceki dönemden Fuat Sezgin‘in kaynak çalışması ise İslam bilim mirasını belgeleyerek bu yenilenme tartışmasına tarihî zemin sağlar.

Seyahatleri ve Yazışmaları

Efgânî’nin yolculuğu, 19. yüzyıl İslam dünyasının siyasi haritasını yansıtır: Hindistan’da İngiliz yönetimi, Mısır’da Hidiv hükümeti ve İngiliz nüfuzu, İran’da Kaçar yönetimi ve Osmanlı’da Tanzimat sonrası dönem. Gittiği her yerde siyasi ve ilmî çevrelerle ilişki kurdu, mektuplaştı ve konferanslar verdi. Bu faaliyetler nedeniyle çeşitli hükümetlerce sürgün edilmesi ya da gözetim altına alınması, onun etkisinin boyutunu gösterir.

İran’da Nasıreddin Şah’a karşı eleştirel tutumu nedeniyle sürülmesi ve daha sonra Şah’ın suikasta uğramasında (1896) öğrencilerinden birinin rol alması, Efgânî’nin siyasi etkisinin tartışmalı yönünü oluşturur. Bu olayda Efgânî’nin doğrudan sorumluluğu bulunduğuna dair kesin bir delil yoktur; ancak olay, onu istenmeyen bir figür yapan unsurlardan biri olarak anılır.

Osmanlı’daki Son Yılları

Efgânî, II. Abdülhamid’in daveti üzerine geldiği İstanbul’da bir tür gözetim altında yaşadı. Yıldız Sarayı yakınındaki bir konakta kaldı, maaş aldı, fakat serbestçe seyahat etmesi engellendi. Bu dönemde İslam birliği fikrinin Osmanlı siyasetine nasıl yansıdığı, tarihçiler arasında tartışmalıdır. Efgânî’nin bu süreçteki rolünün sınırlı olduğu, hatta yer yer hapis benzeri bir durumda olduğu yönünde görüşler vardır. Ölümü, kanser nedeniyle gerçekleşmiş kabul edilir; ancak zehirlenme iddiaları da dile getirilmiştir. Bu iddialar kesinlik taşımaz.

Efgânî’nin mezarı bugün Kabil Üniversitesi bahçesinde bulunmaktadır; bu nakil, onun Afganistan’da millî bir figür olarak benimsendiğini gösterir.

Efgânî’nin hayatı, 19. yüzyıl İslam dünyasında düşüncenin sınırları aşan bir hareketlilik taşıdığını gösterir.

Hayatının her aşamasında dolaşan, tartışan ve yazan bir figür olarak Efgânî, kalıcı bir kurum bırakmasa da fikirleriyle iz bıraktı.

Sıkça Sorulan Sorular

Cemâleddîn Efgânî kimdir?

19. yüzyılda İslam birliği ve yenilenme fikrini savunan, çeşitli ülkelerde dolaşan ve Muhammed Abduh’un hocası olan düşünür ve aktivisttir.

Efgânî nerede doğdu?

Kendisi Afganistan’da doğduğunu söylemiştir; birçok araştırmacı ise İran’ın Hemedan yakınlarında doğduğunu ileri sürer. Konu tartışmalıdır.

el-Urvetü’l-vüskâ nedir?

Efgânî ve Abduh’un 1884’te Paris’te çıkardıkları, İslam birliği ve sömürgecilik karşıtı yazılar yayımlayan dergidir.

Efgânî nerede öldü?

1897’de İstanbul’da vefat etti; naaşı 1944’te Afganistan’a nakledildi.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi, "Cemâleddîn-i Efgānî" maddesi; Urvetü'l-vüskâ; Nikki Keddie, Sayyid Jamal ad-Din al-Afghani: A Political Biography

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR1 görüntülenme · 6 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Cemâleddîn-i Efgānî" maddesi
  2. Urvetü'l-vüskâ
  3. Nikki Keddie, Sayyid Jamal ad-Din al-Afghani: A Political Biography

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.