🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Cennete İlk Girecekler ve Hesapsız Girecek Yetmiş Bin Kişi

Ahiret, Kıyamet ve AlametleriGüncelleme: 27 Haziran 202610 dk okuma

Cennete ilk girecekler kimlerdir? Hesapsız girecek yetmiş bin kişi hadisi, vasıfları, tevekkül ve rukye meselesi, Peygamberimiz ve ümmeti, fakir muhacirler.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Cennete ilk girecek olanlar
  • Yetmiş bin kişi hadisi
  • Vasıfların yorumu

Cennete ilk girecek ümmet, Peygamberimizin ümmetidir. Hadise göre ümmetten yetmiş bin kişi hesapsız ve azapsız cennete girecektir. Bu kişiler tevekkül sahibi olup başkalarından rukye istemeyen, dağlama yapmayan ve uğursuzluğa inanmayanlar olarak tarif edilir.

Cennete ilk girecek olanlar

Hadis kaynaklarında cennete ilk girecek kişiler hakkında çeşitli rivayetler vardır. Peygamberimiz şöyle buyurur: “Kıyamet günü cennetin kapısına gelir ve açılmasını isterim. Bekçi ‘Sen kimsin?’ der. ‘Muhammed’ derim. ‘Senden önce hiç kimse için açmamakla emrolundum’ der” (Müslim, Îmân). Bu hadis, cennete ilk girecek kişinin Peygamberimiz olduğunu gösterir. Diğer ümmetler içinde ise cennete ilk girecek ümmet de onun ümmetidir.

Ebû Hüreyre’den gelen bir başka rivayette Peygamberimiz, “Biz son ümmetiz ama kıyamet günü ilk olanlarız; hesap görülmede ilk biziz; cennete de ilk biz gireceğiz” buyurur (Buhârî, Cuma; Müslim, Cuma). Bu rivayetler, bu ümmetin ahiretteki öncelikli konumunu gösterir.

Yetmiş bin kişi hadisi

İbn Abbas’tan rivayet edilen uzun hadiste Peygamberimiz, kendisine ümmetlerin gösterildiğini, bir ümmetin çokluğunun ufku kapladığını ve “Bu senin ümmetindir; bunlardan yetmiş bin kişi hesapsız ve azapsız cennete girecek” denildiğini bildirir. Bunların kimler olduğu sorulduğunda şöyle buyurur: “Onlar rukye yaptırmayan, uğursuzluğa inanmayan, dağlama yapmayan ve Rablerine tevekkül edenlerdir” (Buhârî, Tıb ve Rikāk; Müslim, Îmân). Bunun üzerine Ukkâşe b. Mihsan “Beni de onlardan kılması için Allah’a dua et” der; Peygamberimiz dua eder. Bir başkası aynı şeyi isteyince “Ukkâşe bu konuda senden önce davrandı” der.

Tirmizî ve Ahmed b. Hanbel’deki rivayetlerde, her bin kişiyle birlikte yetmiş bin daha ve ayrıca Allah’ın üç avucu kadar kişinin ekleneceği bildirilir. Bu ek rivayetler, sayının sembolik olabileceği veya rahmet çokluğunu gösterdiği şeklinde yorumlanmıştır.

Vasıfların yorumu

  • Rukye yaptırmayanlar: Şârihler, bunu yasak rukyenin değil, meşru rukyenin bile ihtiyaç duymayacak kadar tevekkül sahibi olmak olarak yorumlar. Müslim’deki rivayette bu ifade “rukye istemeyenler” şeklinde geçer; “rukye yaptırmayanlar” kelimesi bazı kaynaklarda ravi ilavesi olarak değerlendirilmiştir. Peygamberimiz hem rukye yapmış hem tavsiye etmiştir (Müslim, Selâm).
  • Uğursuzluğa inanmayanlar (tiyere): Kuş uçuşu ve benzeri işaretlerle uğur ya da uğursuzluk çıkarma inancını reddedenler. Hadiste tiyerenin şirk olduğu bildirilir (Ebû Dâvûd, Tıb; Tirmizî, Siyer).
  • Dağlama yapmayanlar: Dağlama tedavisi mübahtır; ancak tedavi çaresi olmadığı sürece başvurulmaması tevekkülün yüksek bir hâli olarak anlaşılır.
  • Tevekkül edenler: Gerekli sebeplere sarılıp sonucu Allah’tan bekleyenler. Tevekkül, sebepleri terk etmek anlamına gelmez; “Deveni bağla, sonra tevekkül et” hadisi (Tirmizî, Kıyâme) bunu açıklar.

Bu vasıfların tamamı, kalbin tamamen Allah’a bağlı olması ve sebeplere aşırı bağlanmaktan uzak durması ile ilgilidir. Bu nedenle bu müjde, tedaviyi veya tedbiri bırakmayı teşvik etmez.

Diğer ilk girecekler

Hadislerde başka gruplar da cennete ilk girenler arasında anılır. Müslim’de fakir muhacirlerin zenginlerden kırk yıl önce cennete girecekleri bildirilir (Müslim, Zühd). Ayrıca şehitler, adil yöneticiler ve ihlâslı müminler hakkında da öncelik müjdeleri bulunur. Peygamberimizin ümmetinden cennete girecek ilk topluluğun yüzlerinin dolunay gibi parlayacağı anlatılır (Buhârî, Bed’ü’l-halk; Müslim, Cennet). Cennete giriş kapıları ile ilgili bilgi için cennetin kapıları yazısına bakılabilir.

Hesabın kolaylaşması ve rahmet

Hesapsız girecek yetmiş bin kişi müjdesi, Allah’ın rahmetinin genişliğini gösterir. Genel kural ise hesap gününün adil ve titiz olmasıdır. Hesap safhası için hesap günü ilk sorulacak sorular, tartı safhası için mizan yazıları okunabilir. Bu bilgilerin amacı kişiyi ihlâslı bir tevekküle ve ameli çoğaltmaya yöneltmektir.

Müminin hedefi, bu zümreye girmeyi dilemek, ancak bunun kesin garantisi olmadığını bilmektir. Hz. Ukkâşe’nin örneği, bu zümreye dahil olmak için dua edilebileceğini gösterir; ardından Peygamberimizin ikinci kişiye verdiği cevap, bu fazilete sınırsız bir iddia ile yaklaşılmaması gerektiğine dair bir edep dersi olarak yorumlanır.

Tevekkülün anlamı ve sebeplere sarılma

Hadisteki tevekkül vurgusu, çoğu zaman yanlış anlaşılır. Tevekkül, çalışmayı bırakıp beklemek değil, sebeplere sarıldıktan sonra sonucu Allah’tan beklemektir. Bir bedevi Peygamberimize “Devemi bağlayıp tevekkül mü edeyim, salıverip tevekkül mü edeyim?” diye sorunca, “Bağla, sonra tevekkül et” cevabını almıştır (Tirmizî, Kıyâme). Bu hadis, tevekkül ile tedbirin birbirini tamamladığını gösterir. Peygamberimiz hasta olan kişilere tedaviyi emretmiş, kendisi de rukye yapmış ve hacamat yaptırmıştır. Dolayısıyla hesapsız cennet müjdesine sahip olanların vasfı, sebepleri bırakmak değil, kalbini sebeplere bağlamamaktır.

Hz. Ukkâşe olayının dersleri

Hadiste Ukkâşe b. Mihsan’ın duasıyla ilgili bölüm, ilmî edep bakımından öğretici bulunur. Peygamberimizin ikinci kişiye “Ukkâşe bu konuda seni geçti” demesinin sebepleri üzerinde şârihler durmuştur. İbn Hacer’e göre bu cevap, ya o kişinin vasıflara sahip olmadığı ya da Peygamberimizin bu kapıyı kapamak için nazik bir yol seçtiği anlamına gelir. Ayrıca bazı yorumlarda, bu ifadenin kişiyi kırmadan konuyu kapatmayı amaçlayan bir ifade olduğu belirtilir. Bu da müminin ahirete dair taleplerinde mütevazı ve ölçülü davranması gerektiğini hatırlatır.

Diğer rivayetler ve hesapsız cennet

Kur’an’da “Sabredenlere mükâfatları hesapsız olarak verilir” ayeti (Zümer, 39/10) hesapsız mükâfatın sabırla ilişkilendirildiğini gösterir. Şehitlerin, sabredenlerin ve Allah için sevenlerin farklı müjdeler aldıkları rivayetlerde yer alır. Ayrıca hesabın kolay olacağı, amel defterinin sağdan verileceği ve Allah’ın rahmeti ile kurtuluş bulunacağı rivayetleri de vardır: amel defterlerinin verilmesi. Yetmiş bin sayısı, hadiste hem sınırlama hem çokluk anlamında yorumlanır; Allah’ın lütfu bu sayıyla sınırlı kalmaz.

Sonuç

Cennete ilk girenler ve hesapsız girecekler müjdesi, müminin hedefini yükseltir. Ancak bu müjde, kibir veya iddia konusu yapılmamalıdır. Hedef, ihlâsla ibadet, tevekkül ve güzel ahlaktır. Hesap sürecinin genel çerçevesini görmek için hesap günü ilk sorulacak sorular yazısı da okunabilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Cennete hesapsız girecek yetmiş bin kişi kimlerdir?

Buhârî ve Müslim’deki hadise göre bunlar rukye yaptırmayan, uğursuzluğa inanmayan, dağlama yapmayan ve Rablerine tevekkül edenlerdir. Hadis, bu vasıfların manası ve sınırları konusunda şerhlerde ayrıntılı ele alınmıştır.

Cennete ilk girecek ümmet hangisidir?

Hadislere göre cennete girecek ilk ümmet Peygamberimizin ümmetidir. Peygamberimiz de cennetin kapısını ilk çalacak kişidir (Müslim, Îmân).

Rukye yaptırmak tevekküle aykırı mıdır?

Hayır. Peygamberimiz rukyeye cevaz vermiştir (Müslim, Selâm). Hadisteki ifade, rukye talep etmeyi bir meslek haline getirmek, ona aşırı bağlanmak ve tedaviden kaçınmak gibi yorumlanır; bazı âlimler ise “istemeyen” şeklinde anlamıştır.

Fakir muhacirler neden ilk girer?

Hadise göre fakir muhacirler, zenginlerden kırk yıl önce cennete girerler (Müslim, Zühd). Bu, dünyadan mahrum olanların ahirette öncelik kazanabileceğini gösterir.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Buhârî, Tıb, Rikāk ve Libâs; Müslim, Îmân; Tirmizî, Sıfatü'l-kıyâme; Ahmed b. Hanbel, Müsned; İbn Hacer, Fethu'l-bârî; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Cennet" maddesi

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 7 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. Buhârî, Tıb, Rikāk ve Libâs
  2. Müslim, Îmân
  3. Tirmizî, Sıfatü'l-kıyâme
  4. Ahmed b. Hanbel, Müsned
  5. İbn Hacer, Fethu'l-bârî
  6. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Cennet" maddesi

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.