🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Diyaliz Hastasının Orucu: Tutulur mu, Fidye Gerekir mi?

Modern Bilim ve TeknolojiGüncelleme: 22 Ağustos 20268 dk okuma

Diyaliz hastası oruç tutabilir mi? Böbrek yetmezliğinde hastalık ruhsatı, fidye hükmü, diyalizin oruca etkisi ve hekim görüşü hakkında fıkhî bilgiler.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Diyalizin oruca etkisi
  • Sağlık riski ve ruhsat
  • Kaza mı, fidye mi?

Diyaliz hastaları için oruç tutmak çoğu zaman sağlık açısından risklidir; bu nedenle hekimler genellikle tutulmamasını önerir. Dinen böyle hastalar oruçtan muaftır; iyileşme ümidi yoksa her gün için fidye verirler. Oruç tutmak isteyen hasta ise ancak hekim onayıyla bunu yapabilir.

Diyalizin oruca etkisi

Diyaliz, böbrekleri işlevini yitiren hastalarda kanın makine aracılığıyla temizlenmesidir. Hemodiyaliz, haftada üç gün, her seans birkaç saat sürecek şekilde uygulanır; periton diyalizi ise evde gün içinde birkaç kez yapılabilir. Diyaliz sırasında vücuttan sıvı ve atık maddeler çekilir; ayrıca damar yolu açılır ve hastaya ilaç ya da serum verilebilir. Bu işlemlerin orucu bozup bozmadığı, kan çekilip verilmesinin niteliği ve verilen sıvının gıda niteliği taşıyıp taşımamasına göre tartışılır.

Çağdaş fetva kuruluşlarının birçoğu, kanın dışarıya alınıp temizlendikten sonra tekrar verilmesini orucu bozan bir fiil olarak görmez. Ancak diyalizde verilen sıvıda şeker, elektrolit ve besleyici özellikte maddeler bulunuyorsa, bazı âlimler bunun orucu bozacağını söyler. Dolayısıyla kesin bilgi için seans içeriğinin hekimden öğrenilmesi gerekir.

Sağlık riski ve ruhsat

Böbrek yetmezliği olan kişilerde sıvı ve elektrolit dengesi hassastır. Uzun süre su içmemek, potasyum ve fosfor birikimi, tansiyon oynamaları gibi ciddi risklere yol açabilir. İslam hukuku, canı koruma esasına dayandığı için riskli durumda oruç tutmayı zorunlu kılmaz. Bakara Suresi’nde “Sizden kim hasta olur ya da yolculukta bulunursa tutamadığı günler kadar başka günlerde tutar. Oruca gücü yetmeyenlerin fidye vermesi gerekir” buyrulur (2/184-185). Bu ayet hastalara tanınan kolaylığın temel dayanağıdır.

Kaza mı, fidye mi?

Hastalık geçiciyse ve iyileşme bekleniyorsa oruç sonradan kaza edilir. Diyaliz hastalarının çoğunda hastalık kalıcıdır ve düzelme ümidi bulunmaz. Bu durumda her gün için bir fakiri bir gün doyuracak miktarda fidye verilir. Fidye miktarı Diyanet tarafından her yıl ilan edilir. Fidye, niyet ederek, ihtiyaç sahibi birine yemek yedirmek ya da bedelini vermek şeklinde ödenebilir. Daha sonra iyileşme olursa, verilen fidyenin yerine oruç kazası yapılması gerekir; çünkü fidye ancak iyileşme ümidi bulunmayanlar için geçerlidir.

Hekim onayıyla oruç tutmak

Bazı hastalar kendi sağlık durumlarını iyi kontrol edebiliyorsa nefrolog (böbrek uzmanı) gözetiminde oruç tutabilir. Böyle bir karar, diyaliz günü ve diyalizsiz gün ayrımı, ilaç saatleri, sıvı kısıtlaması ve beslenme planı ile birlikte düşünülmelidir. Karar tamamen hekime ait değildir; fakat tıbbi riskin tespitinde hekim sözü belirleyicidir. Fıkıh geleneğinde de “Güvenilir bir hekimin, orucun zarar vereceğini bildirmesi” ruhsat sebebi olarak kabul edilir.

Diğer oruç ve sağlık konuları

Diyabet hastalarının durumu için insülin iğnesi ve oruç, solunum ilaçları için astım spreyi ile oruç, gıda ve tatlandırıcılar için yapay tatlandırıcılar ve oruç, damla ve benzeri tedaviler için göz ve kulak damlası ile oruç yazıları incelenebilir. Ayrıca zararlı alışkanlıklarla ilgili elektronik sigara yazısı da bu kapsamda faydalıdır.

Bütün bunlar, hastalara tanınan kolaylığın gerçekten dinin bir parçası olduğunu gösterir. Hastayı zorlayarak oruç tutturmak ibadetin ruhuna uygun olmaz; fidye ve diğer sorumluluklar, hastanın içini rahatlatan bir hukuki çerçeve sunar. Hekim ve din görevlisi birlikte hastayı bilgilendirdiğinde, hem sağlık hem de ibadet konusu en doğru biçimde yönetilmiş olur.

Diyaliz hastalarının ailelerine de destek olmak, bakım vermek ve hastanın psikolojik durumunu gözetmek dinî ve insani bir sorumluluktur. Hasta ziyareti, hadislerde övülen güzel bir davranıştır (Buhârî, Merdâ).

Ailenin ve toplumun rolü

Ramazan ayında hasta bireylerin evde yemek yemesi ya da ilaç alması bazen sosyal baskı yaratır. Aile bireylerinin hastaya anlayış göstermesi, orucun şartlarını yerine getirememesinin kusur olmadığını anlatması önemlidir. Cami ve vaiz çevreleri, hastaların ruhsattan yararlanması konusunda bilgilendirici olmalıdır. Aksi takdirde hastalar, dinî sorumluluklarını yerine getiremedikleri düşüncesiyle moral bozukluğuna girebilir. Oysa sağlığı korumak, İslam’ın temel öncelikleri arasındadır.

Diyaliz merkezlerinde çalışan sağlık personeli de hastaların dinî hassasiyetine saygı göstermeli; seans saatleri, ikram edilen yiyecek ve içecekler konusunda esneklik sağlamaya çalışmalıdır. Bazı hastaneler Ramazan’da seans saatlerini iftardan sonraya kaydırarak oruç tutmak isteyen hastalara imkân tanır. Bu gibi uygulamalar, hastanın hem sağlığını hem de ibadet hakkını gözeten güzel örneklerdir.

Hastalığın seyri değiştikçe hüküm de değişebilir. Böbrek nakli yapılan veya diyalize girmeyi bırakan kişi, sağlığı elverdiğinde orucunu tutabilir; daha önce verilen fidye için ise bu hâlde kaza yoluna gidilmesi gerektiği belirtilir. Bu sebeple hastaların sağlık durumlarındaki değişiklikleri takip etmesi ve gerekirse yeniden danışması önerilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Diyaliz hastası oruç tutmak zorunda mı?

Hayır. Sağlık riski nedeniyle hekim tutulmamasını öneriyorsa hasta oruçtan muaftır.

İyileşme ümidi olmayan hasta ne yapar?

Her gün için bir fakiri doyuracak miktarda fidye verir (Bakara Suresi, 2/184).

Diyaliz orucu bozar mı?

Kanın temizlenip verilmesi çoğu fetvada orucu bozmaz; ancak seansta besleyici sıvı verilirse bazı âlimlere göre bozar. Hekimden bilgi alınmalıdır.

Fidye miktarı nasıl belirlenir?

Diyanet her yıl fidye miktarını ilan eder; bu miktar bir kişinin bir günlük yemeğine denk gelir.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi, "Savm" ve "Fidye" maddeleri; Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu kararları (kurul.diyanet.gov.tr); Bakara Suresi (2/184-185)

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR1 görüntülenme · 6 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Savm" ve "Fidye" maddeleri
  2. Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu kararları (kurul.diyanet.gov.tr)
  3. Bakara Suresi (2/184-185)

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.