🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Dünyanın En Eski Kuran Nüshaları Nerede?

Kütüphaneler, El Yazmaları ve Vakıf KurumlarıGüncelleme: 31 Mayıs 20268 dk okuma

Dünyanın en eski Kur'an nüshaları ve parçaları: Birmingham parçası, Sana'a palimpsestleri, Topkapı ve Taşkent mushafları, radyokarbon sonuçları ve bilimsel tartışmalar.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • "En Eski" Ne Demektir?
  • Birmingham Parçası
  • Sana'a El Yazmaları

Dünyanın en eski Kur’an nüshaları ve parçaları arasında İngiltere’deki Birmingham Üniversitesi’ndeki parşömen yapraklar, Yemen’deki Sana’a el yazmaları, İstanbul’daki Topkapı Sarayı ve Türk-İslam Eserleri Müzesi mushafları ile Taşkent’teki kûfî mushaf sayılır; hiçbiri için kesin yaş tek bir yöntemle belirlenemez ve tarihlemeler çoğunlukla bir aralık olarak verilir.

“En Eski” Ne Demektir?

Bir Kur’an nüshasının “en eski” olduğunu söylemek için iki ölçüt vardır: radyokarbon (karbon-14) testi parşömenin hayvanının öldüğü zamanı tahmin eder; paleografi (yazı bilimi) ise yazı biçimi, imla ve düzen gibi özelliklerden tarih tahmin eder. Radyokarbon sonucu bir aralık verir ve yazının, parşömenin hazırlandığı tarihten sonra gerçekleşmiş olma ihtimali vardır. Parşömenin yıkanıp yeniden kullanıldığı durumlar da görülür. Bu yüzden “en eski” ifadesi daima “bilinen en eski örneklerden biri” şeklinde okunmalıdır.

Ayrıca Kur’an’ın erken dönemde ezberle ve yazıyla birlikte aktarıldığı İslam kaynaklarında belirtilir. Hz. Peygamber döneminde vahiy katipleri tarafından yazılmış ve sahâbeler tarafından ezberlenmiş, Hz. Ebû Bekir döneminde bir araya getirilmiş, Hz. Osman döneminde ise mushaf nüshaları çoğaltılmıştır. Bu konudaki rivayetler için Hz. Osman Mushafı rivayetleri yazısına bakılabilir.

Birmingham Parçası

İngiltere’deki Birmingham Üniversitesi’nin Cadbury Araştırma Kütüphanesi’nde Mingana Koleksiyonu içinde bulunan iki parşömen yaprak, 2015’te yapılan radyokarbon testiyle %95 olasılıkla yaklaşık 568-645 yılları arasında bir döneme tarihlendirilmiştir. Parçalar Kehf, Meryem ve Tâhâ surelerinden bölümler içerir ve Hicâzî yazıyla yazılmıştır. Haberler dünya basınında “dünyanın en eski Kur’an’ı” olarak duyurulmuş, daha sonra bu parçaların Paris’teki BnF Arabe 328 numaralı yazmanın bir parçası olabileceği öne sürülmüştür.

Bu tarihlemenin Hz. Peygamber’in vefatı (632) öncesini de kapsayan bir aralığı içermesi, bazı yorumlarda “Peygamber döneminden kalma” şeklinde sunulmuştur. Ancak akademik çevrelerde aralığın alt ve üst sınırlarının dikkate alınması gerektiği, yazının hayvan öldükten sonra yazılmış olabileceği ve yazı özelliklerinin bir miktar sonraki döneme işaret edebileceği belirtilmiştir. Dolayısıyla kesin bir yaş iddiası yerine “çok erken dönem” demek daha isabetlidir.

Sana’a El Yazmaları

1972’de Yemen’in Sana’a şehrindeki Büyük Cami’nin tavan arasında yapılan bir onarım sırasında çok sayıda Kur’an parçası bulunmuştur. Bu parçalar arasında “palimpsest” olarak bilinen, yani yazısı silinip üzerine yeniden yazılmış olanlar vardır. Alt yazının (scriptio inferior) görüntülenmesi için çok bantlı görüntüleme yöntemleri kullanılmış, bu çalışma sonucunda erken dönem metinlerle ilgili bazı okuma farklılıkları saptanmıştır. Araştırmacılar bu farklılıkların çoğunun yazım ve okuma çeşitliliği (kıraat varyantları) düzeyinde olduğunu, genel metin yapısının korunduğunu belirtir; bazı yorumlar ise daha fazla yoruma gerek duyar.

Sana’a belgeleri üzerinde tartışmalar sürmektedir; bu alanda Gerd Puin, Behnam Sadeghi, Asma Hilali gibi araştırmacıların çalışmaları vardır. İslam kaynaklarında aktarılan geleneksel anlatı ile akademik analizler arasında bazı tartışmalı noktalar bulunur. Bu tartışmalara bilimsel sorular olarak yaklaşmak, sonuçları da yeni çalışmalara göre değerlendirmek önemlidir.

Hicâzî yazı

Erken Kur’an nüshalarının önemli bir kısmı Hicâzî olarak adlandırılan, hafif eğimli ve dikey harfleri uzun olan bir yazı türüyle yazılmıştır. Bu yazı Mekke ve Medine bölgesine nispet edilir. Daha sonra daha köşeli kûfî yazı yaygınlaşmıştır. Yazı türleri, yazma eserin tarihlenmesinde yardımcı bir ölçüttür.

İstanbul ve Taşkent’teki Mushaflar

Topkapı Sarayı Müzesi’nde ve İstanbul’daki Türk ve İslam Eserleri Müzesi’nde erken dönem Kur’an nüshaları bulunur. Bunların bazıları Hz. Osman’a nispet edilir. Taşkent’te Hast İmam Kütüphanesi’nde bulunan büyük boyutlu kûfî mushaf (Semerkand Kûfî Mushafı) halk arasında “Hz. Osman Mushafı” olarak bilinir; bu mushaf Timur tarafından Semerkand’a getirilmiş, daha sonra Rusya’ya, ardından Taşkent’e geçmiştir. Akademik çalışmalar bu nüshaların genellikle VIII-IX. yüzyıllara ait olabileceğini ileri sürer; kesin tarihlendirme için ek incelemeler gereklidir. Bu konunun ayrıntıları ilgili yazıda ele alınmıştır.

Kâhire’deki Mısır Millî Kütüphanesi’nde, Londra’da British Library’de, Paris’te BnF’de ve Kayrevan’daki Mavi Mushaf (altın yazılı ve mavi boyalı parşömen, IX-X. yüzyıllar) gibi nüshalar da erken dönem Kur’an nüshaları arasında sayılır. Bu koleksiyonlar yazı tarihinde ve Kur’an’ın aktarımının incelenmesinde önemlidir.

Sonuç ve Dikkat Edilmesi Gerekenler

Bu örnekler Kur’an’ın çok erken dönemden itibaren yazılı olarak da dolaşımda bulunduğunu gösteren somut malzemedir. Müslümanlar için asıl dayanak, yüzyıllar boyu sürekli ve çok sayıda kişi tarafından hem ezberle hem yazıyla aktarılan (tevâtür) metnin kendisidir. Maddi nüshaların tarihini belirlemek ise tarih ve bilim çalışmasıdır. Her iki bakışın birbirini tamamlayabileceği unutulmamalıdır. Yazma eserlere genel bakış için El yazması nedir?, nüshaların cilt ve süslemesi için Mushaf cilt sanatı, kitap üzerindeki kayıtlar için ise ferağ kaydı ve temellük notu yazısı okunabilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Dünyanın en eski Kur’an’ı hangisidir?

Tek bir kesin cevap yoktur; Birmingham parçası, Sana’a yazmaları ve Hicâzî mushaflar en eski örnekler arasında anılır.

Birmingham parçası ne zamana tarihlendirildi?

Radyokarbon testi, parşömenin yaklaşık 568-645 yılları arasına ait olabileceğini göstermiştir.

Sana’a yazmaları neden önemlidir?

Çok erken dönem Kur’an metinlerini ve yazım farklılıklarını göstermesi bakımından önemlidir.

Taşkent mushafı Hz. Osman’ın mı?

Halk arasında öyle bilinir; akademik çalışmalar genellikle daha geç bir tarihlendirme önerir.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi, "Mushaf" maddesi; François Déroche, Qur'ans of the Umayyads; University of Birmingham Cadbury Research Library duyuruları ve Sana'a el yazmaları üzerine akademik makaleler

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR2 görüntülenme · 6 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Mushaf" maddesi
  2. François Déroche, Qur'ans of the Umayyads
  3. University of Birmingham Cadbury Research Library duyuruları ve Sana'a el yazmaları üzerine akademik makaleler

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.