Endülüs Müslümanları (Moriskolar) İslam’la Ne Zaman ve Nasıl Tanıştı?
Endülüs'e İslam'ın girişi (711), Emevî ve Nasrî dönemleri, Mudejarlar ve zorla vaftiz edilen Moriskolar: Endülüs Müslümanlarının İslam'la ilişkisi.
- 711: Fetih ve ilk yerleşim
- Emevî Endülüsü ve Kurtuba
- Taife devletleri ve Murâbıtlar-Muvahhidler
Endülüs Müslümanlarının İslam’la ilişkisi 711’de Tarık b. Ziyâd’ın Cebelitarık’tan Endülüs’e geçmesiyle başlayan yaklaşık sekiz yüzyıllık bir sürece dayanır. Moriskolar ise bu mirasın son kuşağıdır: zorla vaftiz edilen, kimliği ve dili baskı altında kalan, ancak İslam’ı gizlice yaşamayı sürdüren Müslümanların torunları.
711: Fetih ve ilk yerleşim
Rivayete göre Emevî Valisi Mûsâ b. Nusayr’ın komutanı Tarık b. Ziyâd, 711’de Cebelitarık Boğazı’nı geçerek Vizigot Kralı Rodrigo’yu Guadalete’de mağlup etti. Birkaç yıl içinde yarımadanın büyük kısmı fethedildi. Fatihler, Araplar ve ağırlıklı olarak Kuzey Afrika’dan gelen Berberîlerden oluşuyordu. Yerel halkın İslam’a geçişi kademeli olmuştur: kimileri vergi avantajı, kimileri siyasi ve toplumsal nedenlerle, kimileri ise inanç yoluyla Müslüman olmuştur. Fethin kesin tarihleri ve ayrıntıları kaynaklarda farklı aktarılır; bu nedenle ayrıntılarda ihtiyatlı olmak gerekir.
Emevî Endülüsü ve Kurtuba
756’da Abdurrahman b. Muâviye (ed-Dâhil), Emevîlerin Şam’daki yıkılışından sonra Endülüs’e gelerek Kurtuba merkezli bir Emevî emirliği kurdu. X. yüzyılda III. Abdurrahman döneminde halifelik ilan edildi (929). Kurtuba, kütüphaneleri, camileri ve bilim insanlarıyla Avrupa’nın en gelişmiş şehirlerinden biri hâline geldi. Kurtuba Ulu Camii bu dönemin simgesidir. İlim, edebiyat, tıp, matematik ve felsefe alanlarında parlak bir birikim oluştu. Bu birikimin âlim ve eserleri Endülüs Müslümanları arasından yetişen âlimler yazısında ele alınacaktır.
Taife devletleri ve Murâbıtlar-Muvahhidler
1031’de Kurtuba Halifeliği’nin dağılmasından sonra Endülüs, “mülûkü’t-tavâif” denilen küçük devletlere bölündü. Hristiyan krallıkların güneye ilerleyişi karşısında Kuzey Afrika’dan Murâbıtlar (XI. yüzyıl sonu) ve Muvahhidler (XII. yüzyıl) yardıma çağrıldı. 1212’deki Las Navas de Tolosa yenilgisinden sonra Muvahhid gücü zayıfladı, Kurtuba 1236’da, Sevilla 1248’de Kastilya’nın eline geçti.
Gırnata Nasrîleri ve 1492
Muhammed b. Yûsuf b. Nasr (İbnü’l-Ahmer), 1230’larda Gırnata merkezli Nasrî Emirliği’ni kurdu ve bu devlet yaklaşık iki buçuk yüzyıl varlığını sürdürdü. Elhamra Sarayı bu dönemin mimarî mirasıdır. Katolik Krallar Fernando ile Isabel’in ilerleyişi sonucunda 2 Ocak 1492’de Gırnata teslim edildi. Teslim anlaşması (Granada Anlaşması), Müslümanların dinî ve mülkî haklarını belirli ölçüde koruma altına alıyordu. Ancak bu güvenceler uzun sürmedi. Sonraki gelişmeler Endülüs Müslümanları tarihi yazısında ayrıntılı olarak ele alınır.
Mudejarlar: Hristiyan egemenliğinde Müslümanlar
Reconquista boyunca Hristiyan krallıklar fethettikleri bölgelerde yaşayan Müslümanlara belirli koşullarla dinî serbestlik verdi. Bu topluluklara “Mudejar” denir. Aragon, Kastilya ve Valensiya’da Mudejarlar kendi camilerini, kadılarını ve hukuk geleneğini korudu. Mimaride “Mudejar üslubu” bu birikimin bir yansımasıdır. Segovialı Mudejar müftüsü Îsâ b. Cabir, XV. yüzyılda İspanyolca olarak hazırladığı İslam esasları kitabıyla tanınır; bu kitap Hristiyan egemenliği altında bir Müslüman cemaatin dinî ihtiyaçlarına cevap verme çabasının örneğidir.
1499-1526: Zorla vaftiz
1499’da Kardinal Cisneros’un Gırnata’da uyguladığı baskı politikaları, Albaicín isyanına yol açtı. Bunun ardından 1502’de Kastilya Tacı’nda Müslümanlara ya vaftiz ya da sürgün seçeneği sunan bir fermanla zorla vaftiz uygulaması getirildi. Aragon Tacı’nda ise benzer uygulama 1525-1526 yıllarında yürürlüğe girdi. Böylece Müslümanlar hukuken Hristiyan sayıldı; bu topluluğa Moriskolar (Morisco) denir. Pek çoğu yine de gizlice İslam’ı yaşamaya devam etti.
İslam’ı gizli yaşama
Moriskolar, İslam’ı korumak için çeşitli yollar geliştirdi: gizli abdest, ramazanda oruç, domuz etinden kaçınma, Arapça isimleri evde kullanma ve Arap harfleriyle İspanyolca yazma (Aljamiado). Engizisyon bu uygulamaları takip etti; yakalananlar ağır cezalarla karşılaştı. Dinî bilgiyi koruma çabaları nedeniyle Aljamiado yazmaları günümüzde önemli tarihî kaynaklar olarak değerlendirilir.
Sonuç ve devam okuması
Endülüs Müslümanlarının İslam’la ilişkisi, fetihle başlayıp zorla vaftizle sonuçlanan, ancak kültürel mirasıyla yaşamayı sürdüren bir tarihtir. Sonraki dönem için Moriskoların dinî kültürü ve gelenekleri ve Moriskolar bugün yazıları okunabilir. Avrupa’daki diğer Müslüman toplulukların hikâyesi için ise Polonya-Litvanya Tatarlarının İslam’la tanışması yazısına bakılabilir.
Dil ve kültür katmanları
Endülüs’ün dil dünyası çok katmanlıydı. Halk arasında Endülüs Arapçası, yazı ve ilimde fasih Arapça, Hristiyan topluluklarda Romance diller kullanılırdı. Bu çok dillilik, Tolède Çeviri Okulu gibi çeviri hareketlerine zemin hazırladı: Arapça bilimsel ve felsefi eserler Latinceye çevrildi ve Avrupa’nın ilim hayatını etkiledi. Müslüman, Yahudi ve Hristiyan âlimlerin birlikte çalışması, Endülüs’ün entelektüel çeşitliliğinin bir yönüdür; ancak bu bir “kusursuz birlikte yaşama” olarak değil, dönemsel gerilimleriyle birlikte düşünülmelidir. Modern tarihçilik “convivencia” kavramını bu nedenle hem savunmakta hem tartışmaktadır.
Müslümanların gündelik hayatında ise Mâlikî mezhebi egemendi. Kadılar, fetva hizmetleri ve vakıf düzeni Endülüs şehirlerinin işleyişinin temelini oluşturdu. Camiler eğitim merkezi olarak da kullanıldı; şehirlerde kütüphaneler ve kitap pazarları gelişti.
Sıkça Sorulan Sorular
Endülüs’e İslam ne zaman girdi?
Tarık b. Ziyâd komutasındaki Müslüman ordu 711’de Cebelitarık’tan Endülüs’e geçti; Vizigot Krallığı’nın büyük bölümü birkaç yıl içinde fethedildi.
Moriskolar kimlerdir?
Katolik Krallıklar döneminde zorla vaftiz edilen ya da vaftiz edilmeye mecbur bırakılan Müslümanların ve onların torunlarının İspanyolca adıdır. Çoğu gizlice İslam’ı yaşamaya devam etti.
Mudejar ne demektir?
Hristiyan egemenliği altında yaşamaya devam eden ve dinini sürdürmesine izin verilen Müslümanlara verilen addır; Arapça ‘mudeccen’ (kalmasına izin verilen) sözcüğünden gelir.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi, "Endülüs" ve "Moriskolar" maddeleri; Taberî, Târîhu'l-ümem ve'l-mülûk; el-Makkarî, Nefhu't-tîb
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Endülüs" ve "Moriskolar" maddeleri
- Taberî, Târîhu'l-ümem ve'l-mülûk
- el-Makkarî, Nefhu't-tîb
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.