🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Eski Türk İnançlarından İslam’a Geçiş

Dinlerin İbadet ve İnanç KarşılaştırmasıGüncelleme: 16 Nisan 20269 dk okuma

Gök Tanrı, şamanizm ve atalar kültünden İslam'a geçiş süreci; Karahanlılar, Talas Savaşı, Oğuzlar ve Selçuklular üzerinden tarafsız tarihî anlatım.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Eski Türk İnanç Sistemi
  • Diğer Dinlerle Karşılaşma
  • İslam'la Temas: Talas ve Sonrası

Türklerin İslam’a geçişi tek bir olay değil, VIII. yüzyıldan XI. yüzyıla uzanan, ticaret, sûfî faaliyetler, siyasi ilişkiler ve fetihlerle ilerleyen uzun bir süreçtir. Eski Türk inançları Gök Tanrı merkezli olup şamanik unsurlar, ata saygısı ve doğa kutsallığı barındırır, bu dinî miras İslam’la karşılaşınca yeni biçimlere dönüşmüştür.

Eski Türk İnanç Sistemi

Orhun Yazıtları (VIII. yüzyıl) Köktürklerin dinî dünyasına dair en önemli yazılı kaynaklardandır. Yazıtlarda “Tengri” (Gök Tanrı) devletin ve hakanın kaderini belirleyen yüce güç olarak anılır. Hakan, Tengri’nin yardımıyla başa geçtiğini söyler. Yer-Sub (yer ve su ruhları), Umay ve ata ruhları da inanç dünyasında yer alır. Bu yapıya genellikle “Gök Tanrı inancı” ve “Şamanizm unsurları” olarak değinilir; ancak akademisyenler arasında Şamanizmin tanımı ve Türk inancındaki yeri konusunda farklı görüşler vardır.

Şaman (kam), toplumda hasta iyileştiren, kurban sunan ve ruhlarla ilişki kuran bir aracı olarak görülürdü. Ölümden sonra hayat inancı, atalar kültü ve kurgan (mezar) geleneği de önemliydi. Bu çeşitlilik, Türklerin tek bir dinden değil, çok katmanlı bir inanç örgüsünden söz etmeyi gerektirir. İslam öncesi diğer inançlar için İslam öncesi Arap dinleri yazısı karşılaştırma açısından faydalıdır.

Diğer Dinlerle Karşılaşma

Türkler İslam’dan önce Budizm, Maniheizm, Nasturî Hristiyanlık ve Yahudilikle de tanışmıştır. Uygurlar VIII. yüzyılda Mani dinini devlet dini olarak benimsemiş, daha sonra Budizm de Uygur çevrelerinde yaygınlaşmıştır. Hazar Hakanlığı yönetici sınıfının Yahudiliği benimsediği kaynaklarda belirtilir. Bu çok dinli ortam, Türklerin Orta Asya’da bir din seçimi yapmak durumunda kaldığı bir dönemi yansıtır. Budizm hakkında genel bilgi için Budizm’de nirvana ve İslam’da kurtuluş yazısına bakılabilir.

İslam’la Temas: Talas ve Sonrası

Müslüman orduları Maveraünnehir’e VIII. yüzyılın başlarında ulaşmıştır. Türklerle ilk temaslar sınır boylarında, ticaret ve savaş yoluyla olmuştur. 751’deki Talas Savaşı’nda Abbâsî ordusu ile Çin Tang ordusu karşılaşmış, bu savaşın bölgedeki güç dengesini ve İslam’ın yayılmasını etkilediği tarihçilerce belirtilir. Türk boylarının bir kısmı Abbâsî ordusunda görev almış, özellikle IX. yüzyılda halifenin muhafızları arasında Türk komutanlar öne çıkmıştır.

Süreçte ticaret yolları (İpek Yolu), Samanî devleti ve tüccar-sûfî çevreler etkili olmuştur. Samanîler Maveraünnehir’de Sünnî İslam’ı pekiştirmiş ve çevre Türk boylarla ilişki kurmuştur. Bu temas, ani değil kademeli bir geçişe zemin hazırlamıştır.

Karahanlılar ve Toplu İslamlaşma

Türklerin devlet düzeyinde İslam’ı kabul etmesi Karahanlılar’la ilişkilendirilir. Rivayete göre Satuk Buğra Han (X. yüzyıl) İslam’ı kabul etmiş, oğlu Musa (Harun) Buğra Han döneminde (yaklaşık 960’lar) Karahanlılar resmen Müslüman olmuş ve yaklaşık iki yüz bin çadırın Müslüman olduğu İslam kaynaklarında aktarılmıştır. Kesin sayılar ve tarihler tartışmalıdır; “rivayete göre” ifadesi bu yüzden gereklidir. Karahanlı çağında yazılan Kutadgu Bilig (Yusuf Has Hacib) ve Divânü Lügati’t-Türk (Kâşgarlı Mahmud) Türk-İslam kültürünün erken ürünleridir.

Ahmed Yesevî gibi sûfîler (XII. yüzyıl) Türk halkına Türkçe hikmetlerle ulaşmış, tasavvufî yapılar halk arasında İslam’ın yayılmasında rol oynamıştır. Bu etkiyi Anadolu’daki zaviye ve tekke kültürüne kadar izlemek mümkündür.

Oğuzlar, Selçuklular ve Anadolu

Oğuz boylarından Selçuklu hanedanı X. yüzyıl sonunda İslam’ı kabul etmiştir. Tuğrul Bey 1055’te Bağdat’a girerek Abbâsî halifesinin koruyuculuğunu üstlenmiş; Selçuklular Sünnî İslam’ın siyasi ve kurumsal desteği olmuştur. 1071 Malazgirt Zaferi ile Anadolu’nun kapıları Türklere açılmıştır. Bu süreçte kurulan medreseler (Nizamiye ve diğerleri), eğitim ve kültürde önemli rol oynamıştır. Anadolu’daki medreseler hakkında Konya Karatay Medresesi ve diğer yazılara bakılabilir.

Sürekli Kalan Kültürel İzler

İslamlaşma sonrasında bazı eski gelenekler halk kültüründe yeni biçimlerde yaşamaya devam etmiştir: ata ocağı saygısı, adak ve ziyaret yerleri, Hızır inancı, bayramlarda ve baharda kutlamalar gibi. Bunların hangilerinin dinî, hangilerinin kültürel olduğu tartışmalıdır. Dinî açıdan ölçü Kur’an ve Sünnet olup, kültürel gelenekler bu ölçüye aykırı olmadığı müddetçe kabul edilebilir; aykırı olanlar ise âlimlerce eleştirilmiştir. Hint kökenli benzer dönüşümler için Hinduizm ve eşitlik ve Sihizm yazılarına, İran bağlamı için Zerdüştlük yazısına, ortak inanç mirası için Haniflik yazısına bakılabilir.

Hükümdarların Rolü ve Din Değiştirme Şekilleri

Türk tarihinde din değiştirme çoğu zaman önce hanedan veya boy beyleri düzeyinde başlamış, ardından halk arasına yayılmıştır. Hakanın kararı toplumsal bir işaret niteliği taşır ve boyun siyasi ittifaklarını da etkilerdi. Bununla birlikte İslam’ın temel ilkelerinden biri, dinde zorlama olmadığıdır (Bakara Suresi, 2/256); bu yüzden toplu geçişlerde siyasi ve toplumsal şartların etkisi ile bireysel vicdani kabul arasındaki dengeyi tarihçiler farklı biçimlerde yorumlar. Bazı boylar yüzyıllar boyunca eski inançlarını sürdürmüş, bazıları ise Budizm ya da Hristiyanlıkta kalmıştır.

Dil, hukuk ve yönetim alanında da değişimler yaşanmıştır. Türk devletleri İslam hukukunu esas almakla birlikte töre geleneğini bir süre sürdürmüştür. Zamanla Arapça ilim dili, Farsça edebiyat ve saray dili, Türkçe ise halk ve devlet dilidir. Kutadgu Bilig’in Türkçe yazılması bu çok dilli yapıya güzel bir örnektir.

Sıkça Sorulan Sorular

Türkler İslam’dan önce hangi dinlere mensuptu?

Büyük kısmı Gök Tanrı merkezli geleneksel inanca sahipti; Budizm, Maniheizm, Hristiyanlık ve Yahudilik gibi dinleri benimseyen Türk toplulukları da vardı.

Karahanlılar ne zaman Müslüman oldu?

Rivayetlere göre X. yüzyılın ortalarında, Satuk Buğra Han ve oğlu Musa Buğra Han döneminde Müslüman oldukları anlatılır; kesin tarihler tartışmalıdır.

Talas Savaşı İslamlaşmayı nasıl etkiledi?

751’de Abbâsîler ile Çin arasında yapılan savaş, bölgedeki güç dengesini Müslümanlar lehine değiştirmiş ve Orta Asya’da İslam’ın yayılmasının önünü açmıştır.

Ahmed Yesevî kimdir?

XII. yüzyılda Türkistan’da yaşamış, Türkçe hikmetleriyle halka hitap eden ve Yesevîliğin kurucusu kabul edilen bir sûfîdir.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi, "Türkler" ve "Karahanlılar" maddeleri; Orhun Yazıtları (Köktürk kitabeleri); Diyanet İşleri Başkanlığı, diyanet.gov.tr; Arap ve Fars kaynaklı tarih eserleri (örn. İbnü'l-Esîr)

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 7 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Türkler" ve "Karahanlılar" maddeleri
  2. Orhun Yazıtları (Köktürk kitabeleri)
  3. Diyanet İşleri Başkanlığı, diyanet.gov.tr
  4. Arap ve Fars kaynaklı tarih eserleri (örn. İbnü'l-Esîr)

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.