🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Habeşistan Hicreti ve Necaşi

Karşılaştırmalı KonularGüncelleme: 2 Ağustos 20269 dk okuma

Habeşistan hicreti ve Necâşî: ilk Müslümanların Habeşistan'a sığınması, Cafer b. Ebî Tâlib'in konuşması, Meryem Suresi okunuşu, Necâşî'nin tutumu ve gıyâben cenaze namazı hakkında bilgi.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Hicretin Nedenleri ve İlk Grup
  • Mekkelilerin Elçileri ve Necâşî'nin Huzurunda
  • Hz. İsa Sorusu

Habeşistan hicreti, Mekke’de müşriklerin baskısı altındaki bir grup Müslümanın, peygamberliğin beşinci yılı civarında (615), adil bir Hristiyan hükümdar olan Necâşî’nin ülkesine sığınmasıdır. Kaynaklara göre Necâşî Müslümanları korumuş, Mekkelilerin iade taleplerini reddetmiş ve Meryem Suresi’nin okunmasından etkilenmiştir.

Hicretin Nedenleri ve İlk Grup

Mekke’de Müslümanlar, özellikle köleler, zayıf kabile mensupları ve yeni müminler işkence ve baskıya maruz kalıyordu. Hz. Peygamber, “Habeşistan’da kimseye zulmedilmeyen bir kral vardır” diyerek bazı müminleri oraya gönderdi (İbn Hişâm, es-Sîre). İlk hicret, rivayetlere göre yaklaşık on bir erkek ve dört kadından oluşan bir grupla gerçekleşti; arkasından Cafer b. Ebî Tâlib başkanlığında daha büyük bir grup (seksen küsur kişi) gitti. Bu rakamlar kaynaklarda farklılık gösterir. Hicret edenler arasında Hz. Osman ve eşi Rukiyye, Ümmü Seleme ve eşi Ebû Seleme gibi isimler anılır. Bu olay, İslam tarihinde Medine’den önceki ilk hicret olarak bilinir.

Mekkelilerin Elçileri ve Necâşî’nin Huzurunda

Kureyşliler, Amr b. el-Âs ve Abdullah b. Ebî Rebîa’yı hediyelerle Necâşî’ye gönderip Müslümanların teslimini istedi. Necâşî, Müslümanları dinleyip karar vermek istedi. Ümmü Seleme’nin rivayetine göre Cafer b. Ebî Tâlib, Müslümanların cahiliyedeki durumunu, Hz. Peygamber’in öğretisini ve baskıları anlatan etkileyici bir konuşma yaptı (Ahmed b. Hanbel, Müsned). Necâşî Kur’ân’dan bir bölüm okumalarını istedi; Cafer Meryem Suresi’nin başlarını okudu. Rivayete göre Necâşî ve çevresindeki din adamları gözyaşı döktü ve “Bu söz ile İsa’nın getirdiği aynı kandilden çıkıyor” dedi. Necâşî Müslümanları teslim etmeyi reddetti. Bu olay, Meryem anlatısının iki din arasında ortak zemin oluşturması bakımından önemlidir (bkz. Hz. Meryem: Kur’ân’da ve İncil’de).

Hz. İsa Sorusu

Kureyş elçileri bir sonraki gün Necâşî’ye, Müslümanların Hz. İsa hakkında ağır sözler söylediğini ileri sürdü. Necâşî tekrar Müslümanları çağırdı. Cafer, “O, Allah’ın kulu ve elçisi, Allah’ın ruhu ve kelimesidir; Meryem’e ulaştırılmıştır” cevabını verdi. Necâşî yerden bir çöp alıp “Senin dediğin ile İsa arasında şu çöp kadar fark yok” dedi. Bu rivayet, Hristiyan hükümdarın Müslümanların İsa’ya bakışını kabul edilebilir bulduğunu gösterir; Hristiyan teolojisi açısından değerlendirmesi ise farklı olabilir. İsa’nın İslam ve Hristiyanlıktaki konumu için dinler arası diyalog yazısındaki ilkeler önemlidir.

Necâşî’nin Sonraki Tutumu ve İmanı

  • İsmi: Necâşî, Habeş hükümdarlarının unvanıdır; rivayetlerde adı Ashame b. Ebcer olarak geçer.
  • Müslümanlara koruma: Müslümanlar yıllarca Habeşistan’da güven içinde yaşadı.
  • İman edip etmediği: Birçok rivayete göre Necâşî sonradan Müslüman olmuş, fakat bunu ülkesinde gizlemiştir. Bu iddia kaynaklarda farklı değerlendirmeler almıştır.
  • Vefatı: Necâşî’nin vefatı üzerine Hz. Peygamber Medine’de sahabîlere haberi verdi ve gıyâben cenaze namazı kıldı (Buhârî, Cenâiz; Müslim, Cenâiz).

Gıyâben cenaze namazı konusunda fakihler arasında görüş ayrılığı vardır: Şâfiî ve Hanbelî mezhepleri caiz görürken, Hanefî ve Mâlikî mezhepleri bunu Necâşî’ye mahsus bir durum sayar.

Bölgedeki Hristiyan Hükümdarlarla İlişki

Habeşistan örneği, İslam’ın doğuşunda Hristiyan hükümdarlarla yapılan olumlu ilişkiye işaret eder. Hz. Peygamber daha sonra Bizans, Sâsânî ve Mısır hükümdarlarına da mektuplar göndermiştir. Habeşistan’daki Müslümanların bir kısmı Hayber’in fethi sırasında Medine’ye döndü. Bu geri dönüşte Cafer ve arkadaşları Hz. Peygamber tarafından sevinçle karşılandı. Olay, Müslümanlar ile Hristiyanlar arasındaki ilişkinin çatışma yanında karşılıklı saygı ve sığınma örneklerini de içerdiğini gösterir (bkz. Necran Hristiyanları ve Mescid-i Nebevî görüşmesi).

Tarihsel Değerlendirme ve Sonraki Anlayış

Habeşistan hicreti, modern dönemde mülteci hakları, sığınma ve dinî azınlıkların korunması bağlamlarında örnek gösterilir. Tarihçiler, Habeş krallığı (Aksum) ve onun Hristiyan kimliğinin ayrıntılarını incelerken, rivayetlerdeki aktarımların güvenilirliğini ve aktarım zincirini de değerlendirir. Kurtuba, Kudüs ve Medine gibi farklı mekânlarda din mensupları arasındaki ilişkiler için Hz. Ömer’in Kudüs ahitnamesi, Endülüs ve Haçlı Seferleri yazıları karşılaştırmalı okunabilir.

Hicretin Ahlaki ve Hukukî Dersleri

Habeşistan hicreti, zulüm altındaki müminlerin güvenli bir yere sığınabilmesinin dinen meşru olduğunu gösteren erken bir örnektir. Kur’ân’daki “Allah’ın arzı geniş değil mi? Orada hicret etseydiniz” (Nisâ, 4/97) ayeti hicret anlayışının dayanaklarından biri olarak anılır. Fakihler, dinî özgürlüğünü kullanamayan Müslümanın şartlar elverirse başka bir yere gitmesinin cevazını bu tür örneklere dayandırır. Aynı zamanda sığınılan ülkenin hükümdarına ve halkına karşı dürüst ve saygılı olmak ahlaki bir yükümlülüktür; Müslümanlar Habeşistan’da güven içinde yaşadıkları sürece ülkenin düzenine saygı göstermiştir. Bu tutum, modern göç ve sığınma tartışmalarında Müslüman azınlıkların ev sahibi toplumla ilişkisinin ahlaki zeminine örnek olarak gösterilir. Habeş topraklarındaki Hristiyan hükümdarın adil tutumu da, farklı dinlerin mensuplarının ortak insani değerlerde buluşabileceğini düşündürür.

Sıkça Sorulan Sorular

Habeşistan hicreti ne zaman oldu?

Peygamberliğin beşinci yılı civarında (yaklaşık 615) gerçekleşti; ilk grup yaklaşık on beş kişiden oluşuyordu.

Necâşî kimdir?

Habeşistan’ın adil Hristiyan hükümdarıdır; Müslümanlara sığınma hakkı tanıdı. Rivayetlerde adı Ashame b. Ebcer’dir.

Meryem Suresi neden okundu?

Cafer b. Ebî Tâlib, Necâşî’nin isteği üzerine Kur’ân’dan Meryem Suresi’nin başlarını okudu; Necâşî ve çevresindekiler etkilendi.

Necâşî’nin cenaze namazı kılındı mı?

Hz. Peygamber, Necâşî’nin vefat haberini alınca Medine’de gıyâben cenaze namazı kıldı (Buhârî; Müslim).

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: İbn Hişâm, es-Sîre; Ahmed b. Hanbel, Müsned (Ümmü Seleme rivayeti); Buhârî, Cenâiz (Necâşî'nin vefatı)

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR2 görüntülenme · 6 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. İbn Hişâm, es-Sîre
  2. Ahmed b. Hanbel, Müsned (Ümmü Seleme rivayeti)
  3. Buhârî, Cenâiz (Necâşî'nin vefatı)

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.