Hoşgörü ve Müsamaha: İslam’da Tolerans
Hoşgörü ve müsamaha İslam'da nasıl yer alır? Afv ve safh kavramları, Peygamber'in affedici tutumu, hoşgörünün sınırları, öfke yönetimi ve toplumda hoşgörü.
- Kur'an'da af ve hoşgörü
- Peygamberin affedici tutumu
- Affın faziletleri
İslam, hoşgörüyü ahlaki bir erdem olarak teşvik eder. Kur’an, kötülüğe iyilikle karşılık vermeyi ve affetmeyi över. Hoşgörü, haksızlığa boyun eğmek değil; öfkeyi yönetmek, kusurları bağışlamak ve farklılıklarla barış içinde yaşamaktır.
Kur’an’da af ve hoşgörü
A’râf Suresi’nin 199. ayeti şöyle buyurur: “Affı tut, iyiliği emret ve cahillerden yüz çevir.” Âl-i İmrân Suresi’nin 134. ayeti ise takva sahiplerinin özelliklerini sayarken öfkelerini yutanları, insanları affedenleri ve iyilik yapanları över. Şûrâ Suresi’nin 40. ayeti, kötülüğün karşılığının onun gibi bir kötülük olduğunu bildirir, ancak “kim affeder ve barışırsa, onun mükâfatı Allah’a aittir” diyerek affı teşvik eder. Fussilet 34 ise “Kötülüğü en güzel olanla sav; bir de bakarsın aranızda düşmanlık bulunan kişi sanki samimi bir dost oluvermiş” der. Bu ayetler hoşgörüyü pasif bir zayıflık değil, aktif bir ahlaki tercih olarak gösterir.
Peygamberin affedici tutumu
Hz. Âişe’den nakledilen bir rivayete göre Peygamber Efendimiz kendisine yapılan kötülük yüzünden hiçbir zaman intikam almamış, ancak Allah’ın haramları çiğnendiğinde Allah için öfkelenmiştir (Buhârî, Edeb; Müslim, Fezâil). Taif’te taşlanıp yaralandığında, dağların meleği “İstersen şu iki dağı üstlerine kapatırım” dediğinde, Peygamber “Hayır, ben onların soyundan Allah’a ibadet edecek kimseler çıkmasını ümit ediyorum” diye cevap vermiştir (Buhârî, Bed’ü’l-halk; Müslim, Cihâd). Mekke’nin fethinde ise yıllarca kendisine eziyet eden Kureyş’e genel af ilan ettiği rivayeti, İslam tarihi anlatılarının en meşhur örneklerinden biridir; ayrıntılarında kaynaklar arasında farklı rivayetler bulunur ancak genel af ilkesi kabul görür.
Affın faziletleri
Müslim’de geçen bir hadise göre sadaka malı eksiltmez, af kulun izzetini artırır, tevazu gösteren Allah tarafından yüceltilir. Başka bir hadiste insanlara merhamet edene merhamet edileceği, bağışlayan kimsenin bağışlanacağı bildirilir (Tirmizî, Birr; Ahmed b. Hanbel). Hz. Ebû Bekir, yakını Mistah’ın kendisine yönelik iftiralarına karışması üzerine ona yardımı kesmek istemiş, ancak Nûr Suresi 22. ayet gelince “Allah’ın sizi bağışlamasını istemez misiniz?” ifadesi karşısında yardımı sürdürmüştür. Bu olay, affın kişiyi de Allah’ın bağışlamasına yaklaştırdığını gösterir.
- Küçük kusurları büyütmemek, her hatayı mesele yapmamak.
- Yanlış yapana tövbe fırsatı vermek, sürekli hatırlatmamak.
- Öfke anında karar vermemek, sakinleşince hareket etmek.
- Hata yapan kişiyi aşağılamamak.
- Kırgınlık varsa ilk adımı atmaktan çekinmemek.
Hoşgörünün sınırları
Hoşgörü ile zulme rıza arasındaki fark önemlidir. Hz. Peygamber kişisel hakaretleri affetmiş, ancak Allah’ın hudutlarının çiğnenmesine karşı ise duyarlı davranmıştır. Kul hakkı, hukuki sorumluluk ve toplumsal düzen gerektiren durumlarda affın yeri farklıdır; örneğin mağdurun hakkını gözetmeden failin affedilmesi adalet açısından sorunludur. Hoşgörü, tavizkâr olmak değildir; kişi ilke ve inancından vazgeçmeden başkalarına anlayış gösterebilir. Bu denge, komşuluk ve gayrimüslimlerle ilişkiler gibi alanlarda da geçerlidir.
Öfke yönetimi ve hoşgörü
Hoşgörünün önündeki en büyük engellerden biri öfkedir. Hadiste “Güçlü kişi güreşte yenen değil, öfkelendiğinde kendine hâkim olandır” buyrulur (Buhârî, Edeb; Müslim, Birr). Öfke anında ayakta ise oturmak, oturuyorsa yatmak, abdest almak ve “eûzü billâhi mine’ş-şeytâni’r-racîm” demek tavsiye edilir (Ebû Dâvûd, Edeb). Bu pratik öğütler, öfkeyi yönetmenin yollarını gösterir. Yaşanan kırgınlıklarda ümitsizliğe kapılmamak, psikolojik destek almak gerektiğinde bunu ihmal etmemek de önemlidir. Aşırı öfke veya depresyon belirtileri ağırlaşmışsa uzman yardımı da hoşgörünün ve kendine merhametin bir parçasıdır; ayrıca hayatın kutsallığı ilkesi, en ağır krizlerde bile yardım aramayı gerektirir.
Toplumda hoşgörü kültürü
Hoşgörü, bireysel bir erdem olduğu kadar toplumsal bir kültürdür. Farklı etnik, mezhebî ve fikrî gruplar arasında barış içinde yaşamak, bu kültürün varlığına bağlıdır. Türkiye’de tarihî olarak Mevlânâ, Yunus Emre ve Hacı Bektaş-ı Velî gibi gönül önderlerinin hoşgörü vurgusu, kültürel hafızada önemli yer tutar; “Gel, ne olursan ol gel” şeklinde bilinen söz Mevlânâ’ya atfedilir, ancak bu ifadenin ona aidiyeti konusunda akademik tartışmalar bulunur. Yine de hoşgörü geleneği, toplumun ortak yaşam ahlakının bir parçasıdır. Aile ve okulda çocuklara farklılıklara saygı öğretmek, önyargıları azaltmak ve ortak değerleri vurgulamak bu kültürü besler.
Hoşgörüyü çocuklara öğretmek için de evdeki örnek belirleyicidir. Hata yapan çocuğa şiddet yerine açıklama ve ikinci bir fırsat sunmak, hatadan öğrenmeyi öğretir. Büyüklerin birbirine karşı affedici tavrı, çocukların sosyal ilişkilerde hoşgörü kazanmalarında en büyük etkendir.
Hoşgörü, kişinin kendi hatalarına karşı da gösterilmelidir: Hata yaptığında kendini sürekli suçlamak yerine tövbe edip düzeltmeye çalışmak, ruh sağlığı için de önemlidir.
Sıkça Sorulan Sorular
Hoşgörü nedir?
Başkalarının hata, kusur ve farklılıklarına karşı anlayışlı ve affedici olmaktır. İslam’da af, safh ve müsamaha kavramlarıyla ifade edilir.
Hoşgörü her şeye göz yummak mıdır?
Hayır. Hoşgörü, haksızlığa, zulme ve haram işlemeye onay vermek değildir. Kişisel kusurlara karşı hoşgörülü olmak, hakların çiğnenmesine razı olmak anlamına gelmez.
Peygamber Efendimiz Mekke’nin fethinde ne yaptı?
Rivayetlere göre fetihte Kureyş’e “Gidin, hepiniz serbestsiniz” buyurarak genel af ilan etmiştir. Bu olay İslam tarihinde affın en bilinen örneklerindendir. Bazı kişilerin istisna tutulduğu rivayetleri de vardır.
Affetmek zayıflık mıdır?
Hadise göre af, kişinin izzetini artırır (Müslim, Birr). Gücü olduğu hâlde affetmek, kuvvetin ve olgunluğun işareti sayılır.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Kur'an-ı Kerîm, Âl-i İmrân Suresi (3/134), A'râf Suresi (7/199), Şûrâ Suresi (42/40); Buhârî, Edeb ve Meğâzî; Müslim, Birr; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Hoşgörü", "Af" ve "Müsamaha" ile ilgili maddeler
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- Kur'an-ı Kerîm, Âl-i İmrân Suresi (3/134), A'râf Suresi (7/199), Şûrâ Suresi (42/40)
- Buhârî, Edeb ve Meğâzî
- Müslim, Birr
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Hoşgörü", "Af" ve "Müsamaha" ile ilgili maddeler
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.