🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Müteşabih Sıfatlar: Allah’ın Eli, Yüzü ve İstiva Meselesi

İman Esasları ve TevhidGüncelleme: 13 Ekim 202610 dk okuma

Müteşabih sıfatlar nedir? Allah'ın eli, yüzü ve istiva ifadeleri hakkında selef ve halef yaklaşımları, tefviz ve tevil yöntemleri ile Ehl-i Sünnet'in tenzih ilkesi.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Muhkem ve Müteşabih Ayrımı
  • Temel İlke: Tenzih
  • Selef Yaklaşımı: Tefvîz

Müteşabih sıfatlar, Kur’an ve hadislerde geçen ve zahirî anlamı Allah’ı yaratılmışlara benzetme ihtimali taşıyan “el, yüz, göz, istiva” gibi ifadelerdir. Ehl-i Sünnet iki yöntem izler: selef anlamı Allah’a havale eder (tefvîz), halef ise dil kurallarına uygun makul bir anlam verir (tevil).

Muhkem ve Müteşabih Ayrımı

Âl-i İmrân 7. ayet, Kur’an’da muhkem (anlamı açık) ve müteşabih (anlamı kapalı) ayetler bulunduğunu bildirir. Kalplerinde eğrilik olanlar fitne çıkarmak ve tevil aramak için müteşabihe uyar; ilimde derinleşmiş olanlar ise “Biz ona inandık, hepsi Rabbimizdendir” der. Ayetteki duraklamanın nerede yapıldığı (Allah’tan sonra mı yoksa “ilimde derinleşenler”den sonra mı) selef ve halef yaklaşımlarının hareket noktalarından biridir.

Temel İlke: Tenzih

Şûrâ 11’de “O’nun benzeri hiçbir şey yoktur; O işiten ve görendir” buyrulur. Bu ayet, tenzih ilkesinin dayanağıdır. Allah’ın zâtı ve sıfatları yaratılmışlarınkine benzemez. Dolayısıyla “el” gibi bir ifade geçtiğinde, bunun insan eline benzetilmesi kabul edilmez. Hem selef hem halef, bu ilke üzerinde hemfikirdir; ayrım, anlam verip vermemede ortaya çıkar.

Selef Yaklaşımı: Tefvîz

Selef âlimlerine göre bu ifadeler Allah’ın gerçek sıfatlarıdır ancak keyfiyeti bilinmez. İmam Mâlik’e atfedilen meşhur söze göre “İstiva bilinmeyen değildir, keyfiyeti akılla kavranamaz, ona iman vâcibtir, hakkında soru sormak bid’attir.” Bu yaklaşım ifadeyi inkâr etmez, tevil etmez ve benzetmez; olduğu gibi kabul eder ve nasılını Allah’a bırakır.

Halef Yaklaşımı: Tevil

Halef dönemi kelamcıları (özellikle Eş’arî ve Mâtürîdî âlimler), insanlardaki yanlış anlamaları engellemek için tevile gitmiştir. Örneğin “el” kelimesi kudret veya nimet, “yüz” kelimesi zât, “istiva” ise hâkimiyet ve tasarruf anlamında yorumlanmıştır. Bu yorumlar Arap dilinin kullanım imkânlarına dayanır. Fetih Suresi 10’daki “Allah’ın eli onların ellerinin üzerindedir” ifadesi, biat sahnesinde Allah’ın desteğinin vurgulanması şeklinde anlaşılmıştır. Bu yaklaşım, Müslümanların değişik kültürel ortamlarda tecsim yanılgısına düşmesini önlemeyi amaçlar.

İstiva Meselesi

“Rahmân arşa istiva etti” ayeti (Tâhâ 20/5) birçok yerde tekrarlanır. Selefe göre istiva keyfiyeti bilinmeyen bir sıfattır. Halef âlimleri ise “istevlâ” (hâkim olmak) anlamını da verebilmiştir. Hanefî-Mâtürîdî ve Eş’arî çizgisinde, Allah’ın mekândan münezzeh olduğu vurgulanır. Bu açıdan konunun devamı olan Allah nerededir sorusuna Ehl-i Sünnet’in cevabı yazısı incelenebilir.

Aşırı Yorumlar: Teşbih ve Ta’til

İslam kelam tarihinde iki uç yaklaşım eleştirilmiştir. Birincisi teşbih ve tecsim, yani Allah’ı yaratılmışlara benzeterek insan gibi organlara sahip sayma; ikincisi ta’til, yani sıfatları tamamen inkâr etme. Ehl-i Sünnet bu iki ucun ortasında yer alır: sıfatları isbat eder, ama benzetme yapmaz. Bu denge, “ne teşbih ne ta’til” ilkesiyle özetlenir.

Hadislerdeki Müteşabih İfadeler

Müteşabih ifadeler yalnız Kur’an’da değil, hadislerde de geçer. “Allah her gece dünya semasına iner” (Buhârî ve Müslim) ve “Kalpler Rahmân’ın iki parmağı arasındadır” (Müslim) gibi rivayetler bu konuda sıkça anılır. Selef bu ifadeleri nasıl olduğunu sormadan kabul ederken, halef âlimler rahmet, yakınlık ve tasarruf gibi anlamlar verir. Örneğin “ineme” ifadesi, Allah’ın rahmetinin ve ikramının yakın olması şeklinde de yorumlanmıştır. Bu ifadelerde mecaz ve istiare gibi Arapça belagat kullanımları dikkate alınır.

Okuyucu için pratik kural şudur: Bu tür rivayetleri anlarken Şûrâ 11’deki tenzih ilkesi esas alınmalı, Allah’ın yaratılmışlara benzemediği akılda tutulmalıdır. Bunun dışında ayrıntılı spekülasyonlardan kaçınmak, ilimde derinleşmiş kişilerin yoluna uygundur.

Konuyla İlgili Önemli Eserler

Bu alanda Ehl-i Sünnet’in temel metinleri arasında Tahâvî’nin Akîde‘si, Nesefî’nin Akāid‘i ve Teftâzânî’nin şerhi, İbn Fûrek’in Müşkilü’l-hadis adlı eseri, Beyhakî’nin el-Esmâ ve’s-sıfât‘ı ile Gazzâlî’nin İlcâmü’l-avâm an ilmi’l-kelâm adlı risalesi sayılabilir. Gazzâlî’nin bu eserinde, halkın müteşabih konularda derin tartışmalara girmemesi, tenzih ilkesini koruyup susmayı seçmesi tavsiye edilir. Bu öneri, bugün de internet ortamında tartışmaların çoğalmasında önemli bir uyarı niteliği taşır. Ayrıca sıfatların genel çerçevesi için Esma-i Hüsna ile iman bağı yazısı da okunabilir.

Bu Konudaki Tavsiyeler

Kelam âlimlerinin genel tavsiyesi, sıradan Müslümanların bu tür konularda derin tartışmalara girmeden, “Allah’ın benzeri yoktur” ilkesiyle yetinmesidir. Çocuklara ve yeni öğrenenlere Allah’ı anlatırken, yaratılmışlara benzer tasvirlerden kaçınmak ve Allah’ın her yerde ilmiyle, kudretiyle hazır ve nazır olduğunu vurgulamak yeterli ve güvenli bir yoldur.

Kur’an’ın Dil Üslubu ve Mecaz

Arap dilinde mecaz ve istiare çok yaygındır. “Yüz” kelimesi bazen zât, “el” kelimesi bazen kudret ya da nimet için kullanılır. Kur’an kendi bağlamında bu kullanımları sergiler: “Her şey yok olacaktır, yalnız O’nun yüzü (zâtı) baki kalacaktır” (Kasas 28/88; Rahmân 55/27). Müfessirler bu ayetlerdeki “yüz” kelimesinin çoğu yerde Allah’ın zâtı veya rızası anlamına geldiğini belirtir. Bu dil bilgisi, tevil yaklaşımına destek sağlar.

Bununla birlikte selef, anlamı Allah’a havale ederek dilin sınırlarını zorlamamayı tercih eder. Her iki yaklaşım da ayetin ilahi kaynaklı olduğunu kabul eder ve Allah’a eksiklik nispet etmeyi reddeder.

Bu konuda öğrenciler için güvenli bir özet şudur: Allah vardır, bir ve eşsizdir; sıfatları kemal ifade eder; yaratılmışlara benzemez; naslarda geçen müteşabih ifadeler ya olduğu gibi kabul edilip nasıllığı Allah’a bırakılır ya da dil kuralları içinde uygun anlam verilir. Her iki yol da Ehl-i Sünnet içinde makbul sayılır.

Günümüzde Bu Konuya Yaklaşım

Günümüzde bu konular sıklıkla internette tartışılmakta, bazen sert polemiklere dönüşmektedir. Oysa Ehl-i Sünnet içinde hem selef hem halef yaklaşımı geçerli kabul edilir ve birbirini tekfir etme yoluna gidilmez. Bu nedenle okuyucunun konuya ilmî bir zeminde ve saygılı bir dille yaklaşması, kelam alimlerinin yöntemlerini anlamaya çalışması önemlidir. Ayrıca Allah’ın kelam sıfatı ve ru’yetullah gibi konuların da aynı çerçevede değerlendirilmesi gerekir.

Sonuç olarak müteşabih sıfatlar, Allah’ı tanımanın sınırlarını ve insan aklının yetersizliğini hatırlatan bir konudur. Mümin, bu sıfatlara iman ederken, Allah’ın yaratılmışlara benzemediğini unutmaz.

Sıkça Sorulan Sorular

Müteşabih sıfat ne demektir?

Anlamı kapalı olan, birden çok anlama gelebilen ayet ve hadislerdeki ifadelerdir. Allah’ın eli, yüzü, istiva etmesi gibi ifadeler bu gruba girer.

Tefvîz nedir?

Müteşabih ifadelerin anlamını Allah’a havale etmek, yani “Allah ne murat ettiyse odur” deyip detaya girmemektir.

Tevil nedir?

Müteşabih ifadeye, Allah’ın yaratılmışlara benzemediği ilkesiyle uyumlu, dil kurallarına uygun bir anlam vermektir. Örneğin “el” kelimesini kudret ya da nimet olarak yorumlamak.

Allah’ın eli var diyen kişi tecsim yapmış olur mu?

Hayır; nasılını belirtmeden, benzetmeden ve cisim vasfı yüklemeden naslarda geçen ifadeyi aynen kabul eden yaklaşım, selef çizgisinde tecsim sayılmaz.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Kur'an-ı Kerîm, Şûrâ Suresi (42/11), Tâhâ Suresi (20/5), Fetih Suresi (48/10), Âl-i İmrân Suresi (3/7); TDV İslâm Ansiklopedisi, "Müteşâbih" ve "İstivâ" maddeleri; Nesefî, Akāid; Teftâzânî, Şerhu'l-Akāid

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 7 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. Kur'an-ı Kerîm, Şûrâ Suresi (42/11), Tâhâ Suresi (20/5), Fetih Suresi (48/10), Âl-i İmrân Suresi (3/7)
  2. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Müteşâbih" ve "İstivâ" maddeleri
  3. Nesefî, Akāid
  4. Teftâzânî, Şerhu'l-Akāid

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.