Selamlaşma: Telefonda, Mesajda ve Gayrimüslimle Selam
Telefonda, mesajda ve gayrimüslimlerle selamlaşmanın hükmü: selamın alınması, "selamün aleyküm" yazmanın yeri ve farklı görüşler.
- Selamın temeli
- Telefonda selam
- Mesajla selam
Selam vermek sünnet, almak ise farzdır; bu hüküm telefonda ve yazılı iletişimde de geçerlidir. Mesajla gelen selam karşılıksız bırakılmaz. Gayrimüslimlerle selamlaşma konusunda âlimler iki görüşe ayrılır: bir kısmı önce selam vermeyi uygun bulmaz, bir kısmı ise toplumsal barış için iyi dilek ifadelerini serbest sayar.
Selamın temeli
Nisâ Suresi’nin 86. ayeti, bir selamla selamlandığınızda ondan daha güzeliyle ya da aynısıyla karşılık vermenizi emreder. Bu emir, selamın alınmasının ahlaki ve dinî bir sorumluluk olduğunu gösterir. Buhârî ve Müslim’de bir Müslümanın diğeri üzerindeki haklarının başında selamı almak sayılır.
Telefonda selam
Telefon görüşmesi, iki kişinin yüz yüze olmadığı ama ses kanalıyla karşılaştığı bir iletişimdir. Selam ile başlamak, karşı tarafa esenlik dilemektir. Çağrıyı açan kişi önce “Selamün aleyküm” der, kendini tanıtır ve görüşmenin amacını kısaca belirtir. Meşgul ya da toplantıda olan biri çağrıyı açarken ayrıntıya girmek zorunda değildir; ama selamı tamamen atlamamak güzel bir alışkanlıktır.
Telesekreter ya da sesli mesaj bırakırken de aynı nezaket sürer: kısa bir selam, isim, konu ve geri dönüş isteği yeterlidir.
Mesajla selam
Yazılı selam, karşı tarafa ulaştığında karşılık verilmesi gereken bir iletidir. Fıkıhta selamın hükmü sözlü olduğunda en açık hâldedir; yazılı selamın da aynı manayı taşıdığı kabul edilir. Nitekim Peygamberimiz hükümdarlara yazdığı mektuplara “selam, doğru yolu izleyene olsun” gibi ifadelerle başlamıştır. Bu nedenle bir mesaj grubunda gelen selamı en az bir kişinin karşılaması, kifâî bir sorumluluğu yerine getirmek açısından yeterli görülür.
Yazarken dikkat edilecekler
- “Selamün aleyküm” veya “Es-selâmü aleyküm ve rahmetullah” şeklinde tam ifade yazmak tercih edilir.
- “Sa”, “as” gibi kısaltmalar yaygın olsa da ifadenin dua niteliğini kaybettirir.
- Kalabalık gruplarda her mesajda selam tekrarlanmaz; ilk mesajda verilir.
- Sesli ve yazılı karşılık arasında tercih yoktur; önemli olan karşılık vermektir.
Gayrimüslimle selamlaşma
Bu konuda iki rivayet öne çıkar. Müslim’de geçen bir hadiste Yahudi ve Hıristiyanlara selama ilk başlanmaması, yolda karşılaşılınca en dar tarafa sıkıştırılmaması öğütlenir. Başka rivayetlerde ise Yahudilerin “es-sâmü aleyküm” (ölüm size olsun) diyerek selamı çarpıttığı olaylar anlatılır ve karşılığın “ve aleyküm” olduğu bildirilir. İbn Hacer gibi şârihler, bu hadislerin özel bir tarihî bağlama dayandığını belirtir.
Günümüz âlimlerinden bir kısmı, barış içinde yaşayan gayrimüslimlere “günaydın”, “merhaba”, “iyi günler” diyerek nezaket göstermeyi caiz görür; “selamün aleyküm” ifadesini ise Müslümanlara özel bir tebrik olarak tutar. Diğer bir kısım ise aynı toplumda yaşayan komşu ve iş arkadaşlarına selam vermeyi, İslam’ın barış ve adalet ilkesine aykırı bulmaz. Bu farklılık, delillerin yorumundan kaynaklanır. Pratikte, Diyanet’in genel yaklaşımı kamusal ve komşuluk ilişkilerinde güzel muameleyi öne çıkarır.
Karşılaştırma tablosu
| Durum | Genel yaklaşım |
|---|---|
| Müslümana yüz yüze selam | Vermek sünnet, almak farz |
| Telefonla selam | Vermek güzel, karşılık vermek gerekir |
| Mesajla selam | Karşılık verilmesi uygundur |
| Gayrimüslime selam | İlk selam konusunda görüş ayrılığı; iyi dilek ifadeleri serbest sayılır |
| Gayrimüslimden gelen selam | “Ve aleyküm” veya “sana da” denilebilir |
Örnek senaryo: Apartmanda Hıristiyan komşu
Sabah asansörde Hıristiyan komşunuzla karşılaşıyorsunuz. “Günaydın, hayırlı sabahlar” demek hem nezaket hem de komşuluk hakkıdır. Komşunuz “selamün aleyküm” derse “ve aleyküm” diyerek karşılık verirsiniz. Böylece hem fıkhî temkin hem de toplumsal barış korunur.
Selamın şekli ve karşılığı
Selam verirken “Es-selâmü aleyküm” yeterlidir; “ve rahmetullâhi ve berekâtüh” eklemek daha çok sevap getirir. Karşılık olarak “ve aleyküm selâm” denir, daha güzeli de “ve aleyküm selâm ve rahmetullâh” demektir. Namazda olan biri selamı sözle almaz; el veya baş işaretiyle karşılık verebilir. Hutbe sırasında ve ezan okunurken selam verilmez. Kur’an okuyan kişiye selam konusunda da yaygın görüş, okuyanın sözlü karşılık yükü taşımaması için kısa tutmaktır. Bu ayrıntılar selamın gelişigüzel değil, yerinde ve zamanında verilmesini sağlar.
Topluluğa selam ve kifâî hüküm
Bir topluluğa selam verildiğinde içlerinden birinin karşılık vermesi hepsi adına yeterlidir; bunun hükmü kifâîdir. Gruplarda selam veren kişi çoğunlukla sözlü olarak herkese hitap eder. Dijital sohbet gruplarında da ilk mesajı gönderen bir selam verirse, grup içinden en az birinin karşılık vermesi yeterli sayılır. Ancak bireysel olarak size yönelik selamı yanıtsız bırakmak, nezaket ve hak ihlali olur. Sessiz kalmanın bu şekilde alışkanlık haline gelmesi, selamın yayılması hedefine zarar verir.
Selamın amacı: esenlik yaymak
Selam, “Allah’ın esenliği üzerinize olsun” duasıdır; bu sebeple tanıdığınız ve tanımadığınız herkese verilebilecek bir iyilik kapısıdır. Hadiste “İslam’ın hangi hâli hayırlıdır?” sorusuna yemek yedirmek ve tanıdığına tanımadığına selam vermek cevabı verilir (Buhârî, Müslim).
Bu Konuda Ayrıca Okuyun
- Selam Verme Adabı: Kim Kime Önce Selam Verir, Nasıl Alınır?
- Gayrimüslim Komşunun Bayramını Kutlamak
- Müslüman Olmayan Komşuya Karşı Sorumluluklar: Hediye, Ziyaret
- Es-Selâm İsminin Anlamı: Esenlik Kaynağı Allah ve Kulun Payı
Sıkça Sorulan Sorular
Mesajla gelen selam alınmalı mı?
Alınması uygun olur. Yazıyla gelen selamı sözle veya yazıyla karşılamak, selamın hakkını vermek anlamına gelir.
Gayrimüslime “selamün aleyküm” denir mi?
Âlimler arasında görüş ayrılığı vardır. Bazıları önce selam vermeyi caiz görmez, bazıları ise “günaydın” gibi iyi dilek ifadeleriyle karşılık vermeyi uygun bulur.
Telefonda selam mı yoksa alo mu denir?
Selam ile başlamak güzeldir. Ardından kim olduğunuzu söylemek karşı tarafın işini kolaylaştırır.
Selam kısaltmaları (sa, as) yazılır mı?
Kısaltmalar selamın tam anlamını taşımaz. Mümkünse tam ifade yazmak daha uygundur.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Nisâ Suresi (4/86); Buhârî, İsti'zân; Müslim, Selâm; Ebû Dâvûd, Edeb; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Selâm" maddesi
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- Nisâ Suresi (4/86)
- Buhârî, İsti'zân
- Müslim, Selâm
- Ebû Dâvûd, Edeb
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Selâm" maddesi
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.