🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Kendin İçin Sevdiğini Kardeşin İçin de Sev: Hadisin Açıklaması

İslam Ahlakı ve ErdemlerGüncelleme: 2 Ekim 20266 dk okuma

Enes b. Mâlik’ten rivayet edilen, imanın kemali için kendi sevdiğini kardeşi için de sevmeyi şart koşan hadisin anlamı ve günlük hayattaki uygulamaları.

Enes b. Mâlik’ten rivayet edilen bu hadiste Peygamberimiz, sizden biri kendisi için sevdiğini kardeşi için de sevmedikçe gerçek anlamda iman etmiş olmaz buyurur. Hadis, imanın kalpte bırakması gereken toplumsal sorumluluğu ve karşılıklılık ilkesini kısa bir cümleyle ortaya koyar.

Hadisin ifadesi ve kaynağı

Hadis Buhârî ve Müslim’de yer alır ve Enes b. Mâlik’e dayanır. Enes, Hz. Peygamber’e on yıl hizmet etmiş ve çok hadis rivayet etmiş bir sahabidir. Müslim’in rivayetinde “komşusu için veya kardeşi için” şeklinde şüpheli bir ifade bulunur. Nevevî bu hadisi Kırk Hadis’inin on üçüncüsü olarak seçmiştir. Hadis ilmi bakımından sahihtir ve ittifakla kabul edilmiştir.

“İman etmiş olmaz” ne demektir?

Âlimler bu tür ifadelerde imanın aslının değil, kemalinin kastedildiğini belirtir. Yani hadis, bu davranışı gösteremeyen kişiyi inanç dışı saymaz; imanın en yüksek ve en olgun hâlinden uzak olduğunu bildirir. Bu yorum, iman ve amel ilişkisine dair kelam görüşleriyle de uyumludur. Ehl-i Sünnet’e göre günah işleyen mümin imandan çıkmaz, ancak imanı zayıflar. Davranışlarla iman arasındaki bağ, hadislerde sıkça işlenir.

Uygulamada ne anlama gelir?

Hadisin uygulama alanı çok geniştir. Kişi kendi için hayırlı bir iş, sağlık, güvenlik, huzur, doğru bilgi ve hidayet istiyorsa aynısını başkaları için de istemelidir. Bu ilke ekonomik hayatta aldatmayı yasaklar: Kimse alışverişte kendisine yapılmasını istemediği bir muameleyi başkasına yapmamalıdır. Aile hayatında eşlere ve çocuklara adil davranmak, iş yerinde çalışanlara hak ettiğini vermek, komşuya yardımcı olmak hep bu ilkenin yansımalarıdır.

Haset ile gıpta arasındaki fark

Hadisin tersine hareket eden en tipik duygu hasettir. Haset, başkasındaki nimetin yok olmasını istemek ya da bunun için çalışmaktır. Dinimizde yasaklanmıştır ve iyilikleri yok eder. Gıpta ise başkasının sahip olduğu güzel bir şeye kendisinin de ulaşmayı dilemesidir; nimetin yok olması istenmez. Hadis, haset yerine gıptayı değil, bunun da ötesinde kardeşin hayrını kendi hayrı gibi görmeyi ister. Gıybet ve dedikodu da bu ilkeye aykırıdır; çünkü insan kendisi hakkında kötü söz edilmesinden hoşlanmaz. Bu konuda ayrıntı için gıybet ve dedikodu yazısına bakılabilir.

Altın kural ile benzerlik

Birçok kültürde karşılığı bulunan “altın kural”, başkasına, kendinize yapılmasını istemediğinizi yapmamak biçiminde özetlenir. Hadis bu ilkeyi olumlu biçimde, yani iyiliği paylaşmak olarak ifade eder ve iman şartına bağlar. Dolayısıyla sadece zarardan kaçınmak değil, başkasının iyiliğini istemek de ahlakî sorumluluktur. Bu açıdan hadis, İslam ahlakının temelleri arasında merkezi bir yere sahiptir.

Günlük hayattan bir değerlendirme

Bir meslektaşının terfi etmesi karşısında sevinebilmek, komşusunun ev sahibi olmasına içten mutlu olmak, arkadaşının sınav başarısını kıskanmadan tebrik etmek bu hadisin pratik sınavlarıdır. Hadis, bu alışkanlığı kazanmanın yolunu kalbin eğitiminde görür: Nefsin bencilliğini fark etmek, dua etmek ve karşıdaki kişiye hayır dilemek. Böylece toplumda güven ve dayanışma duygusu güçlenir.

Hadisin eğitsel boyutu

Bu hadis çocuklara ve gençlere ahlak eğitimi verirken sık kullanılan örneklerdendir. Kendi hakkında istediklerini başkası için de istemeyi öğrenen çocuk, paylaşmayı, empati kurmayı ve adil davranmayı öğrenir. Aile ortamında kardeşler arasında hakkaniyet, okulda arkadaşlık, sonra iş hayatında dürüstlük bu temel ilkeden beslenir.

Bu ilke, kişisel çıkar ile toplumsal yarar arasında bir denge de kurar. Kimse kendisi için istemediği zararı başkasına reva görmediğinde, haksız kazanç, aldatma ve zulüm gibi davranışlar kendiliğinden azalır. Aynı zamanda iyi bir şeyin başkasında görülmesi, ona karşı rekabet değil iş birliği duygusunu çağırır. Hadisin, ferdi imanı toplumun huzuruna bağlayan kısa ama güçlü bir formül sunduğu söylenebilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Bu hadis imanı tamamen yok sayar mı?

Âlimlere göre hadisteki “iman etmiş olmaz” ifadesi imanın kemalinin eksik olduğunu belirtir; kişiyi imandan çıkarmaz.

Kardeşten kastedilen kimdir?

Âlimler bu ifadenin yalnızca Müslümanları değil, genel olarak insanları kapsayacak biçimde yorumlanabileceğini belirtmiştir. Bazı rivayetlerde “komşusu için” kaydı da geçer.

Kıskançlık bu hadise aykırı mıdır?

Evet. Haset, bir kimsenin elindeki nimetin kaybolmasını istemektir ve hadisin ruhuna terstir. Gıpta ise o nimetin kendisine de verilmesini dilemektir ve caiz görülür.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Buhârî, Îmân; Müslim, Îmân; Nevevî, el-Erbaûn, on üçüncü hadis

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR1 görüntülenme · 5 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. Buhârî, Îmân
  2. Müslim, Îmân
  3. Nevevî, el-Erbaûn, on üçüncü hadis

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.