🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Sühreverdî (Ebû Hafs) Kimdir? Hayatı, Tasavvuf Anlayışı ve Eserleri

Sufiler ve Tasavvuf BüyükleriGüncelleme: 13 Eylül 20269 dk okuma

Ebû Hafs Şihâbüddîn Sühreverdî kimdir? Bağdat'taki yetişmesi, Abdülkâdir Geylânî ve amcasından aldığı terbiye, Avârifü'l-meârif eseri, Halife en-Nâsır'ın elçiliği ve Sühreverdiyye tarikatı anlatıldı.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Hayatı
  • Halife en-Nâsır ve Fütüvvet
  • Sühreverdiyye Tarikatı

Ebû Hafs Şihâbüddîn Ömer es-Sühreverdî (yaklaşık 1145-1234), Bağdat’ta yaşamış, Avârifü’l-meârif adlı eseriyle tanınan, Sühreverdiyye tarikatının kurucusu ve Abbâsî halifesi en-Nâsır’ın elçisi olarak da görev yapmış sufi ve âlimdir. İşrâk filozofu Şihâbüddîn Yahyâ Sühreverdî ile karıştırılmamalıdır.

Hayatı

Ömer b. Muhammed, İran’ın Zencan yakınlarındaki Sühreverd’de doğdu. Soyunun Hz. Ebû Bekir’e dayandığı söylenir. Amcası Ebü’n-Necîb es-Sühreverdî’nin (öl. 1168) Bağdat’taki mektebine geldi ve ondan tasavvuf terbiyesi aldı. Fıkıh ve hadis alanında Ebü’l-Fütûh İbnü’l-Hısn, Abdülkâdir Geylânî ve diğer hocalardan ders gördüğü belirtilir (Abdülkâdir Geylânî). Bağdat’ta Şâfiî fıkhı eğitimi aldı; ilim, tasavvuf ve vaaz alanlarında şöhret kazandı. Hayatı boyunca Bağdat’ta yaşadı ve orada 1234’te, ileri yaşta vefat etti. Doğum ve ölüm tarihleri kaynaklarda küçük farklılıklarla verilir.

Halife en-Nâsır ve Fütüvvet

Abbâsî halifesi en-Nâsır-lidînillah (1180-1225), halifeliğin siyasi nüfuzunu yeniden kurmak için fütüvvet teşkilatını (genç ahlak ve dayanışma birlikleri) kendi çatısı altında toplamak istedi. Bu girişimde Sühreverdî’yi başlıca danışman ve temsilci olarak görevlendirdi. Sühreverdî, halifenin elçisi olarak Selçuklu hükümdarı I. Alâeddin Keykubad’a gitti (1220 civarı). Konya’da Anadolu Selçuklularının fütüvvet teşkilatıyla ilgilendi ve Anadolu’da Ahilik geleneğinin gelişimine etkili olduğu düşünülür. Bu bilgiler dönemin kaynaklarında yer alır, ancak etkinin boyutu araştırmacılar arasında tartışılır. Sühreverdî ayrıca Şam’da Eyyûbî hükümdarı el-Melikü’l-Âdil ve Mısır’daki yöneticilerle de görüştü.

Sühreverdiyye Tarikatı

Amcası Ebü’n-Necîb’in başlattığı terbiye silsilesi, Ebû Hafs’ın çabalarıyla tarikat olarak sistemleşti. Sühreverdiyye, Sünnî ve şeriata bağlı bir tasavvuf yolu olarak tanınır. Hindistan’da Bahâeddîn Zekeriyyâ Multânî (öl. 1262) bu tarikatı yaydı; Pakistan’ın Multan ve Sind bölgelerinde, Hindistan’da ve Bengal’de Sühreverdî şeyhleri etkili oldu. Anadolu’da da Sühreverdî çizgisinden gelen şeyhler bulunmaktaydı. Sühreverdiyye’nin ayırıcı özelliği, mürşid-mürid ilişkisinde edebe, ilme ve şeriata bağlılığa verdiği önemdir.

Avârifü’l-Meârif

Ebû Hafs’ın başlıca eseri olan Avârifü’l-meârif, 63 bölümde tasavvufun mahiyetini, sufilerin ahlakını, mürşid-mürid ilişkisini, zikir ve halveti, tasavvufî makam ve hâlleri anlatır. Eser, Kuşeyrî’nin Risâle’si ve Gazzâlî’nin İhyâ’sından sonra Sünnî tasavvufun üçüncü temel metni sayılır (Kuşeyrî, İmam Gazzâlî). Kitap, 13. yüzyıldan itibaren Doğu ve Batı İslam dünyasında okunmuş, Farsçaya ve Osmanlı Türkçesine çevrilmiş, şerhler yazılmıştır. Eserin tasavvufu şeriatla uzlaştıran bir çerçeve sunması, onun yaygınlığında etkili olmuştur. Diğer eserleri arasında Aceâibü’l-kalb, Gunyetü’l-beyân ve Reşefâtü’n-nâsıha bulunur.

Fütüvvet ve Ahilik Bağlantısı

Fütüvvet, Arapça “genç adam olmak, civanmertlik” anlamına gelen ve cömertlik, yiğitlik, dürüstlük ve yardımseverlik gibi ahlaki değerlere dayanan bir toplumsal teşkilat geleneğidir. Orta Çağ İslam dünyasında esnaf ve genç kesimler arasında yayılan bu teşkilatlar, tasavvufla da bağlantı kurmuştur. Halife en-Nâsır’ın fütüvvet teşkilatını merkezileştirme girişiminde Sühreverdî’nin görevlendirilmesi, onun hem tasavvuf hem de toplumsal örgütlenme konusundaki saygınlığını gösterir. Sühreverdî, fütüvvete dair Kitâbü’l-fütüvve gibi bir risale yazdığı veya fütüvvet esaslarını Avârif’te işlediği belirtilir. Bu esaslar arasında ikram, doğruluk, sır saklama, öfke karşısında yumuşaklık ve hizmet yer alır.

Anadolu’da Ahilik teşkilatının Ahi Evran ve diğerleri tarafından geliştirilmesinde bu fütüvvet geleneğinin payı büyüktür. Sühreverdî’nin 1220 civarında Konya’ya gelişi ve Alâeddin Keykubad’a yaptığı elçiliğin bu süreci hızlandırmış olabileceği ileri sürülür. Ancak bu iddianın kaynakları sınırlıdır; Ahiliğin kökenleri hakkında araştırmacılar farklı tezler savunur. Ahilik ve Anadolu’daki esnaf ahlakı, Hacı Bayrâm-ı Velî gibi sufilerin çalışmayı ve kazancı ibadet saymasıyla da ilişkilendirilir.

Sühreverdî’nin Şam, Kudüs, Hicaz ve Mısır seyahatleri sırasında yazdığı veya yönlendirdiği risalelerin bir kısmı günümüze ulaşmıştır. Bu mektuplar, halifelik ile bölgesel emirlikler arasındaki ilişkilerin yanı sıra, sufi şeyhlerin dönemin diplomasisindeki rolünü gösteren değerli belgelerdir. Tarihçiler Sühreverdî’yi, tasavvufun siyasi ve toplumsal hayatla bağını kurabilen nadir şahsiyetlerden biri olarak değerlendirir.

Sühreverdî hakkında yazılan klasik biyografilerde onun mütevazı yaşantısı, vaazlarının etkisi ve halifelik makamı ile ilişkisinde bağımsız kalmaya çalışması vurgulanır. Halifeden aldığı hediyeleri yoksullara dağıttığı anlatılır; bu bilgi menkıbe karakterlidir ancak tasavvufta dünya malıyla ilişkinin nasıl olması gerektiğine dair ideal bir portre çizer.

Etkisi ve Sonrası

Sühreverdî’nin öğrencileri arasında Sa’dî-i Şîrâzî, İbn Fârız ve Bahâeddîn Zekeriyyâ gibi isimlerin adı anılır; ancak bunların bir kısmı için kaynaklar farklı bilgi verir. Sa’dî’nin Bağdat’ta Sühreverdî’nin sohbetlerine katıldığı rivayet edilir. Sözleri için Sühreverdî (Ebû Hafs): Meşhur Sözleri, Öğretileri ve Etkisi, kabri için Sühreverdî (Ebû Hafs) Türbesi yazılarına bakılabilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Ebû Hafs Sühreverdî ile Şihâbüddîn Yahyâ Sühreverdî aynı kişi mi?

Hayır. Ebû Hafs Sühreverdî Bağdatlı sufi ve şeyhtir; Yahyâ Sühreverdî (maktul) ise İşrâk felsefesinin kurucusu olan ve 1191’de Halep’te idam edilen ayrı bir kişidir. İki isim sıkça karıştırılır.

Ne zaman yaşadı?

Yaklaşık 1145’te İran’ın Sühreverd şehrinde doğdu, 1234’te Bağdat’ta vefat etti.

Avârifü’l-meârif nedir?

Tasavvuf ilkeleri, şeyh-mürid ilişkisi ve ahlak konularını anlatan Arapça klasik tasavvuf kitabıdır. Osmanlı medrese ve tekke çevrelerinde de okunmuştur.

Halife en-Nâsır ile ilişkisi nedir?

Abbâsî halifesi en-Nâsır-lidînillah, fütüvvet teşkilatlarının reorganizasyonunda ona görev verdi ve onu diplomatik görevlerle çeşitli yerlere gönderdi.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Sühreverdî, Avârifü'l-meârif; İbn Hallikân, Vefeyâtü'l-a'yân; Zehebî, Siyer-i a'lâmi'n-nübelâ; Eflâkî, Menâkıbü'l-ârifîn

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR1 görüntülenme · 6 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. Sühreverdî, Avârifü'l-meârif
  2. İbn Hallikân, Vefeyâtü'l-a'yân
  3. Zehebî, Siyer-i a'lâmi'n-nübelâ
  4. Eflâkî, Menâkıbü'l-ârifîn

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.