🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Kuşeyrî Kimdir? Hayatı, Tasavvuf Anlayışı ve Eserleri

Sufiler ve Tasavvuf BüyükleriGüncelleme: 24 Mayıs 20269 dk okuma

Kuşeyrî kimdir? Nişabur'daki yetişmesi, Ebû Ali ed-Dekkak ile ilişkisi, Risâle-i Kuşeyriyye ve Letâifü'l-işârât eserleri, Selçuklu döneminde Eş'arî takibatı ve Sünnî tasavvuftaki yeri anlatıldı.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Hayatı
  • Selçuklu Döneminde Eş'arîlere Yönelik Baskı
  • Tasavvuf Anlayışı ve Risâle

Kuşeyrî (986-1072), Nişabur’da yaşamış, Şâfiî fakihi, Eş’arî kelamcısı, müfessir ve sufidir. Risâle-i Kuşeyriyye adlı eseri, tasavvufu Sünnî çerçevede sistemleştiren ilk büyük kaynaklardandır. Letâifü’l-işârât adlı tefsiri de işârî tefsir geleneğinin önemli örneğidir.

Hayatı

Ebü’l-Kâsım Abdülkerîm b. Hevâzin el-Kuşeyrî, Horasan’ın Ustuvâ bölgesinde doğdu. Arap Kuşeyr kabilesine mensuptur. Babasını erken yaşta kaybetti; çocuk yaşta Nişabur’a gelerek eğitim gördü. Başlangıçta devlet hizmeti için hesap ve idare bilgisi öğrenmek istiyordu. Ancak Ebû Ali ed-Dekkak’ın meclisine katıldıktan sonra tasavvufa yöneldi. Dekkak, onu hem yetiştirmiş hem de kızıyla evlendirmiştir. Kuşeyrî aynı zamanda fıkıhta Ebû Bekir Muhammed b. Ebû Bekir et-Tûsî’den, kelamda Ebû Bekir İbn Fûrek’ten, usûlde Ebû İshak el-İsferâyînî’den ders aldı. Bu geniş eğitim, onu hem fakih hem sufi olarak yetiştirdi. Hac yolculuğuna 1045 civarında çıktığı ve yolculukta Bağdat’ta ders verdiği belirtilir.

Selçuklu Döneminde Eş’arîlere Yönelik Baskı

Büyük Selçuklu Sultanı Tuğrul Bey’in veziri Amîdülmülk el-Kündürî, Hanefî ve Mu’tezilî eğilimli olduğu için Şâfiî-Eş’arî âlimlere karşı bir takibat başlattı. Eş’arîlerin minberlerde lanetlendiği ve bazı âlimlerin tutuklandığı bu dönemde Kuşeyrî de tutuklandı (1054 civarı). Hapisten çıktıktan sonra bir süre Bağdat ve Hicaz’da bulundu. Şikâyetü ehli’s-sünne adlı eserinde Eş’arîlere yönelik uygulamaları eleştirdi. Daha sonra Nizâmülmülk döneminde bu baskı hafifledi ve Kuşeyrî Nişabur’a döndü. Bu gelişmeler, Selçuklu dönemindeki mezhebî çekişmeleri gösterir.

Tasavvuf Anlayışı ve Risâle

Kuşeyrî’nin Risâle’si, tasavvuf tarihinin en önemli klasiklerindendir. Eser; sufilerin akidesi, hayat hikâyeleri, tasavvuf terimleri (hâl, makam, vecd, fenâ, bekâ, sahv, sükr vb.) ve mürid-şeyh ilişkisi gibi konuları kapsar. Kuşeyrî, tasavvufu Kitap ve Sünnet’in dışına çıkmayan bir terbiye olarak sunar. Risâle’de Cüneyd-i Bağdâdî, Bayezid-i Bistâmî, Hallâc gibi sufilerin sözlerine geniş yer verir (Cüneyd-i Bağdâdî, Bâyezîd-i Bistâmî). Eserin yazılış amacı, tasavvufa yönelik eleştirilere karşı onu Ehl-i Sünnet çerçevesinde savunmaktır. Giriş bölümünde tasavvufun zamanla bozulduğundan yakınır ve ilk dönem sufilerin yoluna dönmeyi önerir. Kuşeyrî ayrıca mürid-şeyh ilişkisinde edep, sohbet, hırka ve fütüvvet konularına değinir.

Diğer Eserleri

Letâifü’l-işârât, Kuşeyrî’nin işârî tefsiridir. Bu tefsir, Kur’an ayetlerinin tasavvufî inceliklerini ve manevi işaretlerini açıklar. Zahirî tefsirin yerini almaz; onu tamamlayan bir yorum olarak sunulur. Et-Tahbîr fi’t-tezkîr, Nahvü’l-kulûb, el-Mi’râc, Ahkâmü’s-semâ ve et-Teysîr fî ilmi’t-tefsîr gibi eserleri de bulunur. Kuşeyrî ayrıca Eş’arî akaidi üzerine kelamî risaleler yazmış, Şâfiî fıkhında da katkı sağlamıştır. Çocukları da âlim yetişmiştir: Oğulları Abdülvâhid, Abdullah, Abdurrahman, Abdülmün’im ve Abdürrahîm babalarının ilmi mirasını sürdürdü.

Kuşeyrî’nin Kelam ve Fıkıh Yönü

Kuşeyrî, yalnızca bir sufi değil, aynı zamanda Eş’arî kelamının önemli temsilcilerindendir. Allah’ın sıfatları, kader, ru’yetullah (ahirette Allah’ın görülmesi) ve imanın mahiyeti gibi konularda Eş’arî görüşünü savundu. Risâle’nin giriş bölümü, sufilerin akidesinin Ehl-i Sünnet’e uygun olduğunu göstermek için yazılmış bir akaid özetidir. Burada Allah’ı yaratılmışlara benzetmeye (teşbih) ve sıfatları büsbütün ortadan kaldırmaya (ta’tîl) karşı orta yol benimsenir. Bu yaklaşım, tasavvufun itikadi sapmalara kaynaklık ettiği yönündeki eleştirilere cevap niteliğindedir.

Fıkıhta Şâfiî mezhebine mensup olan Kuşeyrî, Nişabur’da ders verdi ve fetva yazdı. Şâfiî fıkhının Horasan ekolü onun yetiştiği ortamdır. Hocası İsferâyînî ve Cüveynî gibi âlimlerle aynı ilim çevresini paylaştı. Gazzâlî de Cüveynî’nin talebesi olduğundan, Kuşeyrî ile Gazzâlî arasında dolaylı bir ilmî bağ bulunur. Ayrıca Kuşeyrî’nin hadis rivayetinde de bir yeri olduğu, Nişabur’un hadis geleneğiyle ilişkisinin güçlü olduğu belirtilir.

Kuşeyrî’nin hayatındaki bir diğer önemli olay, 1045 yılı civarındaki hac yolculuğudur. Yolculukta Bağdat’ta Hatîb el-Bağdâdî gibi âlimlerle buluşmuş, Hicaz’da hadis rivayet etmiş ve bu seyahati ilim yaymak için fırsat bilmiştir. Hac dönüşünde Nişabur’daki ders halkasını yeniden canlandırmış ve Risâle’yi yazıya geçirmiştir. Bu yolculuk, onun Horasan’dan Irak ve Hicaz’a uzanan ilim ağının bir parçası olduğunu gösterir.

Kuşeyrî ayrıca Sünnî tasavvuf geleneğinin “kâmil sufi” ideali için ölçüt koymuştur: İlim sahibi, ibadete devam eden, ahlakı güzel, toplumla ilişkisini koruyan ve gösterişten kaçınan kimse. Bu ideal, sonraki Osmanlı ve Türk tasavvuf anlayışında da etkili olmuştur.

Kuşeyrî ayrıca hadis rivayetinde de bulunmuş, Nişabur’un hadis ilmi geleneğine katkı sağlamıştır. Eserlerinin Osmanlı medreselerinde okutulması, onun Sünnî çizgideki saygınlığının göstergesidir.

Etkisi

Kuşeyrî’nin Risâle’si, sonraki sufi eserlerinin ana kaynaklarından olmuştur. Gazzâlî (İmam Gazzâlî), Sühreverdî (Sühreverdî (Ebû Hafs)) ve diğer birçok müellif Kuşeyrî’nin sistematiğinden faydalandı. Osmanlı medreselerinde de okutuldu ve şerhi yapıldı (Zekeriyyâ el-Ensârî şerhi gibi). Kuşeyrî’nin sözleri için Kuşeyrî: Meşhur Sözleri, Öğretileri ve Etkisi, kabri için Kuşeyrî Türbesi yazılarına bakılabilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Kuşeyrî ne zaman yaşadı?

986’da Horasan’ın Ustuvâ bölgesinde doğdu, 1072’de Nişabur’da vefat etti.

Risâle-i Kuşeyriyye nedir?

1045 civarında yazılmış, tasavvufun temel kavramlarını, sufilerin hayat hikâyelerini, hâl ve makamları anlatan klasik Arapça eserdir; Sünnî tasavvufun temel kaynağıdır.

Hangi mezhepteydi?

Fıkıhta Şâfiî, akaidde Eş’arî çizgisindeydi.

Neden hapse atıldı?

Selçuklu veziri Amîdülmülk Kündürî döneminde Eş’arîlere yönelik takibat yürütüldü; Kuşeyrî de bu dönemde sıkıntı çekti ve Şikâyetü ehli’s-sünne adlı eseri bu olaylarla ilişkilendirilir.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Kuşeyrî, er-Risâle; Kuşeyrî, Letâifü'l-işârât; Kuşeyrî, Şikâyetü ehli's-sünne; İbn Asâkir, Tebyînü kizbi'l-müfterî

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR1 görüntülenme · 6 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. Kuşeyrî, er-Risâle
  2. Kuşeyrî, Letâifü'l-işârât
  3. Kuşeyrî, Şikâyetü ehli's-sünne
  4. İbn Asâkir, Tebyînü kizbi'l-müfterî

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.