🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Akşemseddin Kimdir? Hayatı, Tasavvuf Anlayışı ve Eserleri

Sufiler ve Tasavvuf BüyükleriGüncelleme: 22 Nisan 20269 dk okuma

Akşemseddin kimdir? Hacı Bayrâm-ı Velî'nin halifesi, Fatih Sultan Mehmed'in hocası, İstanbul'un fethindeki manevi rolü, Eyüp Sultan'ın kabrinin bulunması, tıp ve tasavvuf eserleri anlatıldı.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Hayatı
  • Fatih Sultan Mehmed ile İlişkisi
  • Eyüp Sultan'ın Kabrinin Bulunması

Akşemseddin (yaklaşık 1389-1459), Osmanlı döneminde yaşamış, Hacı Bayrâm-ı Velî’nin halifesi, Fatih Sultan Mehmed’in hocası ve İstanbul’un fethinde manevi rehberlik yapan sufi ve âlimdir. Tıp ve tasavvuf alanında eserler vermiş, Göynük’te vefat etmiştir.

Hayatı

Muhammed Şemseddin, kaynaklara göre Şam’da doğdu; babası Hamza adlı bir âlimdi. Bazı kaynaklar doğum yeri olarak Osmancık veya Anadolu’yu gösterir. Küçük yaşta Anadolu’ya geldi ve Amasya, Osmancık, Kayseri gibi şehirlerde eğitim gördü. Kur’an, fıkıh, kelam, tıp ve tabiat ilimleri öğrendi. Gençliğinde Ankara’ya gidip Hacı Bayrâm-ı Velî’nin sohbetlerine katıldı ve ona intisap etti (Hacı Bayrâm-ı Velî). Hacı Bayram’ın en yakın talebelerinden oldu ve vefatından sonra tarikatın başına geçti. Akşemseddin, Hacı Bayram’ın cenaze namazını kıldırdı. Sonra Göynük’e yerleşti ve ömrünün sonuna kadar orada yaşadı. Bu bilgilerin çoğu Osmanlı kronikleri ve tabakāt kitaplarına dayanır.

Fatih Sultan Mehmed ile İlişkisi

II. Murad döneminde şehzade Mehmed’in eğitimi için Amasya’ya gönderilen hocalar arasında Akşemseddin’in de bulunduğu belirtilir. Şehzade Mehmed’in ona saygı duyduğu ve onu manevi hocası kabul ettiği anlatılır. İstanbul kuşatmasında (1453) Akşemseddin’in orduyla birlikte olduğu, kuşatma sırasında ordunun morali için dualar ettiği, hatta Fatih’e moral veren mektuplar gönderdiği rivayet edilir. Kuşatma sırasında bir noktada ordu arasında tereddüt belirdiğinde Akşemseddin’in sultana güç verdiği menkıbelerde yer alır. Bu anlatıların bir kısmı tarihî kaynaklarda, bir kısmı sonraki kaynaklarda bulunur; kesin detaylar tartışmalıdır.

Eyüp Sultan’ın Kabrinin Bulunması

Osmanlı kaynaklarına göre Akşemseddin, fetihten sonra Hz. Peygamber’in sahabisi Halid b. Zeyd Ebû Eyyûb el-Ensârî’nin (Eyüp Sultan) kabrinin bulunmasını sağladı. Ebû Eyyûb, Emevî ordusunun İstanbul kuşatması sırasında (669 civarı) vefat etmiş ve surların yakınına gömülmüştü. Akşemseddin’in manevi işaretlerle veya araştırmalarla mezarı bulduğu, üzerinde türbe yapıldığı anlatılır. Bu olay, Osmanlı’da fetihle ilgili en bilinen anlatılardan biridir. Ancak olayın ayrıntıları menkıbe niteliğindedir. Eyüp Sultan Türbesi bugün İstanbul’un önemli ziyaret mekânlarındandır; bunun tarihi ayrıca incelenmelidir. Olaya dair en erken anlatılar Fatih dönemine uzansa da, ayrıntılarda kaynaklar farklıdır.

Tasavvuf ve Tıp

Akşemseddin, hem sufi hem tabip olarak tanınır. Maddetü’l-hayât adlı eserinde hastalıkların bulaşıcı olabileceğini, küçük canlıların hastalık nedeni olduğunu sezdiren ifadeler kullandığı söylenir. Bu ifadeler “mikrop” teorisinin öncüsü şeklinde sunulur; ancak bu yorum sonradan yapılmış olabilir, ifadelerin modern mikrobiyoloji anlamında değerlendirilmesi konusunda tarihçiler ihtiyatlıdır. Risâle-i Nûriyye adlı tasavvuf eserinde zikir, nefis terbiyesi ve tasavvufî mertebeler işlenir. Defʻu metâʻini’l-evliyâ ise evliyaya yöneltilen eleştirilere karşı yazdığı bir savunmadır. Eserlerinde şeriata bağlılığı vurgular ve Kur’an-sünneti esas alır.

Osmanlı’nın Yükseliş Döneminde Tasavvuf

15. yüzyıl, Osmanlı Devleti’nin Ankara Savaşı’nın (1402) yol açtığı fetret devrinden çıkıp güçlendiği ve İstanbul’u fethederek bir imparatorluğa dönüştüğü çağdır. Bu süreçte tasavvuf ehli, hem halkın manevi hayatında hem devletin meşruiyet anlatısında önemli rol oynadı. Hacı Bayram ve Akşemseddin çizgisi, çalışmayı ve şeriata bağlılığı vurgulayan, devlete yakın ama mesafeli duran bir tarz benimsedi. Akşemseddin’in Fatih’le ilişkisi, ulema ve mutasavvıfların devlet adamlarına danışmanlık yapması geleneğinin örneğidir. Fatih’in ilme ve ulemaya verdiği önem, onu yetiştiren hocaların etkisiyle de ilişkilendirilir.

Akşemseddin’in hem tabip hem sufi olması, Osmanlı’da tıp ve tasavvufun iç içe geçtiği ilk dönem şahsiyetlerinden biri olmasını sağlamıştır. Şeyhlerin aynı zamanda şifahane ve darüşşifa faaliyetlerine katılması geleneği, sonraki yüzyıllarda da sürdü. Amasya Darüşşifası, Edirne Sultan II. Bayezid Külliyesi’ndeki tıp merkezi ve Süleymaniye Darüşşifası bu anlayışın örnekleridir. Akşemseddin’in tıp bilgisi, bu geleneğin erken halkası olarak anlam taşır.

Akşemseddin’in yetiştirdiği talebeler arasında Hamdullah Hamdi (oğlu), Koca Kemâl ve diğer Bayrami dervişleri bulunur. Bu talebeler Osmanlı’nın çeşitli şehirlerinde ilim ve tasavvuf faaliyetini sürdürdü.

Akşemseddin’in Maddetü’l-hayât eseri üzerine yapılan çağdaş çalışmalar, onun tıp bilgisinin dönemin Arapça ve Farsça tıp kaynaklarına dayandığını ve kendi gözlemleriyle zenginleştirdiğini göstermektedir.

Akşemseddin hakkındaki bilgiler, onun bir yandan ilim ve tıp, diğer yandan tasavvuf ve siyasi danışmanlık alanlarında faaliyet gösterdiğini ortaya koyar. Bu çok yönlülük, Osmanlı’nın erken dönem entelektüel kültürünün tipik bir özelliğidir.

Vefatı ve Etkisi

Akşemseddin, 1459’da Göynük’te vefat etti ve burada defnedildi. Göynük, onun adıyla anılır olmuş, türbe ve cami külliyesi ziyaret merkezine dönüşmüştür (Akşemseddin Türbesi). Oğlu Hamdullah Çelebi (Hamdî) de Osmanlı şairlerindendir. Bayramiyye tarikatı Akşemseddin sayesinde Osmanlı’nın yükselme dönemlerinde etkili oldu. Sözleri için Akşemseddin: Meşhur Sözleri, Öğretileri ve Etkisi yazısına bakılabilir. Aynı dönemin diğer mutasavvıfı Somuncu Baba için Somuncu Baba yazısı okunabilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Akşemseddin ne zaman yaşadı?

Yaklaşık 1389’da Şam’da doğdu (bazı kaynaklara göre Osmancık), 1459’da Göynük’te (Bolu) vefat etti.

Fatih ile ilişkisi nasıldı?

Fatih Sultan Mehmed’in hocalarından biridir; İstanbul’un fethi sırasında orduyla birlikte bulunduğu, manevi destek verdiği ve fetihten sonra Eyüp Sultan’ın kabrinin yerini tespit ettiği rivayet edilir.

Hangi tarikata mensuptu?

Bayramiyye tarikatına; Hacı Bayrâm-ı Velî’nin en tanınmış halifesidir.

Eserleri nelerdir?

Maddetü’l-hayât (tıp ve mikrop benzeri fikirler içeren), Risâle-i Nûriyye (tasavvuf), Defʻu metâʻini’l-evliyâ (velilere yönelik eleştirilere cevap) ve diğer risaleleri.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Akşemseddin, Maddetü'l-hayât ve Risâle-i Nûriyye; Akşemseddin, Defʻu metâʻini'l-evliyâ; Aşıkpaşazâde, Tevârih-i Âl-i Osman; Taşköprîzâde, eş-Şakā'iku'n-nu'mâniyye

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 6 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. Akşemseddin, Maddetü'l-hayât ve Risâle-i Nûriyye
  2. Akşemseddin, Defʻu metâʻini'l-evliyâ
  3. Aşıkpaşazâde, Tevârih-i Âl-i Osman
  4. Taşköprîzâde, eş-Şakā'iku'n-nu'mâniyye

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.