Uğursuzluk İnancı ve İslam: Teşe’üm Neden Yasaklandı?
Uğursuzluk inancı (teşe'üm, tıyara) İslam'da neden yasaklandı? Cahiliye dönemi örnekleri, "uğursuzluk yoktur" hadisi, fal ile fark, iyi niyet ve hüsn-i zan anlayışı.
- Cahiliye Dönemindeki Uygulama
- Kur'an'da Uğursuzluk İnancı
- Tıyara Şirktir Hadisi
Uğursuzluk inancı (tıyara, teşe’üm), bir olay, kuş, gün, sayı veya kişiyi kötü talihin sebebi saymaktır. İslam bu inancı reddeder; çünkü fayda ve zarar yalnız Allah’ın elindedir. Hz. Peygamber “Tıyara şirktir” buyurmuş ve bu inanca karşı tevekkül etmeyi öğütlemiştir. Güzel söz ve iyimserlik ise teşvik edilmiştir.
Cahiliye Dönemindeki Uygulama
Arap cahiliyesinde bir iş için yola çıkarken kuş uçurulur, sağa giderse hayır, sola giderse şer sayılırdı. “Tıyara” kelimesi “kuş uçurma”dan gelir. Ayrıca “safer” ayının uğursuz sayılması, baykuş ötmesinin ölüm habercisi kabul edilmesi gibi inançlar vardı. İslam bu uygulamaları kaldırdı. Hz. Peygamber’in “Bulaşıcılık yoktur, tıyara yoktur, baykuş yoktur, safer yoktur” hadisi (Buhârî, Müslim) bu inançları açıkça reddeder. “Bulaşıcılık yoktur” ifadesi, hastalığın Allah’ın izni olmadan kendiliğinden bulaştığı inancını reddetmek şeklinde yorumlanır; tedbirlerin geçerliliğini ortadan kaldırmaz.
Kur’an’da Uğursuzluk İnancı
Kur’an, geçmiş kavimlerin peygamberlerine karşı uğursuzluk iddiasında bulunduklarını anlatır. Yâsîn 18-19’da kavim, elçilere “Sizi uğursuz bulduk” der; elçiler “Uğursuzluğunuz kendinizdendir” diye cevap verir. A’râf 131’de Firavun’un kavmi, başlarına gelen kötülüğü Musa ve beraberindekilerine bağlar; Kur’an “Onların uğursuzluğu Allah katındadır” (yani kaderleri Allah’ın ilmindedir) buyurur. Bu ayetler, uğursuzluk iddiasının peygamberlere karşı bir bahane olarak kullanıldığını gösterir.
Tıyara Şirktir Hadisi
Ebû Dâvûd ve Tirmizî’de İbn Mes’ûd’dan rivayete göre Hz. Peygamber üç kez “Tıyara şirktir” buyurmuştur. İbn Mes’ûd şöyle ekler: “Bizden herkes bunu hisseder; fakat Allah tevekkül ile bunu giderir.” Bu ifade, insanın içinde bu tür vesveselerin doğabileceğini, ancak tevekkülle giderileceğini gösterir. Hadiste şirk ifadesi, uğursuzluğa bağımsız güç atfetmenin tevhide aykırılığını vurgular. Bir kimse uğursuzluk düşüncesine kapılsa bile, bu düşünceye göre hareket etmeyip Allah’a güvenerek işine devam etmelidir.
“Kadın, At ve Ev” Hadisi
Buhârî ve Müslim’de İbn Ömer’den rivayet edilen bir hadiste “Eğer uğursuzluk varsa üç şeyde vardır: At, kadın ve ev” buyrulur. Bu hadisin yorumu konusunda farklı yaklaşımlar vardır. Bir yoruma göre hadis, şart cümlesi olarak “eğer olsaydı” anlamındadır ve uğursuzluğun varlığını onaylamaz. Başka bir yoruma göre bu üç şeyde huzursuzluk yaşayan kimse, onlardan ayrılabilir; bu bir ruhsattır. Hz. Âişe’nin bu hadisi duyduğunda “Cahiliye ehli böyle derdi” şeklinde bir tepki verdiği rivayet edilir (Ahmed b. Hanbel, Müsned). Âlimler, hadisin kadınları uğursuz olarak niteleme amacı taşımadığını, kadını aşağılayıcı bir şekilde anlamanın yanlış olacağını belirtir.
Fa’l ve İyimserlik
Hz. Peygamber, güzel bir sözü duyup iyimser olmayı (fa’l) sevmiş, kötümserliği ise hoş görmemiştir (Buhârî, Müslim). Örneğin “Yâ Râşid, yâ Necîh” gibi isimler duyduğunda hoşlanırdı. Fa’l, uğursuzluktan farklıdır; çünkü Allah’a hüsn-i zan beslemenin bir ifadesidir. Fa’l ile fal birbirinden de ayrılır: Fa’l, güzel ifadelerle umut beslemektir; fal ise gaybî bilgi iddiasında bulunan bir uygulamadır. Hüsn-i zan konusu için Allah’a hüsn-i zan beslemek yazısı incelenebilir.
Duada Uğursuzluktan Korunma
Ebû Dâvûd’da bir kimse uğursuzluk hissettiğinde okuyacağı dua şöyle rivayet edilir: “Allah’ım! Hayırları ancak sen getirirsin, kötülükleri ancak sen giderirsin. Güç ve kuvvet ancak sendendir.” Bu dua, kişiyi uğursuzluk düşüncesinden kurtarır ve tevekkülünü yeniler. Ayrıca uğursuzluk hissiyle işi bırakmak yerine, Allah’a güvenerek devam etmek tavsiye edilir. Bu, tevekkül ve takdir arasındaki ilişkiyle uyumludur (tevekkül ve takdir).
Günümüzdeki Örnekler
- Cuma günü, 13 sayısı veya belirli tarihlerin uğursuz sayılması.
- Gece tırnak kesmenin uğursuz olduğu inancı.
- Kara kedinin yolu kesmesi, baykuşun ötmesi gibi olaylar.
- Yeni bir eve taşınırken veya yola çıkarken belirli işaretlere bakmak.
- Kırılan aynanın talihsizlik getireceği inancı.
Bu inanışların hiçbirinin dinî dayanağı yoktur. İnsan zaman zaman iyi veya kötü tecrübelerini sebeplere bağlama eğilimindedir; ancak sebep-sonuç ilişkisi kurulamayan durumlarda Allah’ın takdirine güvenmek en doğru tutumdur.
Hastalık ve Bulaşıcılık Meselesi
“Bulaşıcılık yoktur” hadisi, bazı kimseler tarafından hastalıkların bulaşmadığı şeklinde yanlış anlaşılmıştır. Oysa aynı Hz. Peygamber, “Cüzzamlıdan aslandan kaçar gibi kaç” (Buhârî) buyurmuş ve salgın bulunan yere girmeyi yasaklamıştır. Âlimler bu iki hadisi şöyle uzlaştırır: Hastalığın kendiliğinden, Allah’ın iradesinden bağımsız bulaştığı cahiliye inancı reddedilmiş; ancak sebeplerin etkisini yaratan Allah olduğundan, tedbir almak meşru kalmıştır. Hz. Ömer’in Şam’a girmemesi ve bu kararı “Allah’ın kaderinden Allah’ın kaderine kaçıyorum” diye açıklaması da bu dengeyi gösterir (tevekkül ve takdir).
Bu denge, bugün de hem sağlık tedbirlerini ciddiye almak hem de kaygıya kapılmadan Allah’a güvenmek şeklinde uygulanabilir. Uğursuzluk inancı ise, hiçbir sebebe dayanmayan boş korkuları besler ve bu yüzden reddedilir.
Safer Ayı ve Belirli Zamanlar
Halk arasında Safer ayının uğursuz olduğu inancı yaygındır. Oysa Hz. Peygamber “safer yoktur” buyurarak bu inancı reddetmiştir. Bazı âlimler, bu ifadeyi cahiliye döneminde haram ayları kaydırma uygulaması (nesî) ile ilişkilendirmiş, bazıları ise karnı ısıran bir hastalık kurdu inancına işaret ettiğini söylemiştir. Her iki yorumda da inanç batıl kabul edilmiştir. Hiçbir ay, gün veya saat kendiliğinden uğursuz değildir; her an Allah’ın yarattığı bir zaman dilimidir. Cuma ise haftanın en değerli günü olarak övülmüştür (Müslim).
Sonuç olarak İslam, insanı korkuların esiri olmaktan kurtarıp tevekkül, çalışma ve iyimserlikle yaşamaya çağırır. Gün, ay veya olaylara uğursuzluk yüklemek yerine, hayra yönelmek ve Allah’a güvenmek esastır. Bu bilinç, hem bireysel huzuru hem toplumsal ferahlığı artırır.
Özet ve İlgili Konular
İslam, uğursuzluk inancını tevhide aykırı bularak reddeder; iyimserlik, tevekkül ve hüsn-i zan anlayışını öğütler. Konu ile ilişkili olarak hurafe ve batıl inançlar, Allah’a hüsn-i zan ve tevekkül yazılarına bakılabilir. Ayrıca Kur’an’da tevhid delilleri başlığı, fayda ve zararın Allah’tan olduğu inancını güçlendirir.
Sıkça Sorulan Sorular
Tıyara (teşe’üm) ne demektir?
Bir kuşun uçuşuna, bir olaya, güne veya kişiye bakarak uğursuzluk çıkarmaktır. Arap cahiliyesinde yaygındı ve İslam tarafından reddedilmiştir.
“Uğursuzluk yoktur” hadisi ne anlatır?
Buhârî ve Müslim’de “Bulaşıcılık yoktur, tıyara yoktur, baykuş uğursuzluğu yoktur, safer uğursuzluğu yoktur” buyrulur. Bu, olayların kendiliğinden fayda veya zarar veren güçler olmadığını bildirir.
Ev, at, kadın uğursuzdur diye hadis var mı?
Buhârî ve Müslim’de “Uğursuzluk üç şeydedir: kadın, at ve ev” mealinde rivayet vardır. Âlimler bu hadisi, bu üçünde sıkıntı çeken kimsenin onlardan ayrılabileceği yönünde yorumlamıştır; Hz. Âişe bunu cahiliye inancının nakli olarak değerlendirmiştir.
İyi dilekte bulunmak (fa’l) yasak mıdır?
Hayır. Hz. Peygamber “güzel sözü” (fa’l) sevmiştir. Fa’l, iyimserlik ve hüsn-i zan ifadesi olup uğursuzluk çıkarmaya zıttır.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Buhârî, Tıb ve Edeb; Müslim, Selâm (tıyara hadisleri); Ebû Dâvûd, Tıb (tıyara şirktir hadisi); Kur'an-ı Kerîm, Yâsîn Suresi (36/18-19), A'râf Suresi (7/131); TDV İslâm Ansiklopedisi, "Tıyere" ve "Teşe'üm" maddeleri
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- Buhârî, Tıb ve Edeb; Müslim, Selâm (tıyara hadisleri)
- Ebû Dâvûd, Tıb (tıyara şirktir hadisi)
- Kur'an-ı Kerîm, Yâsîn Suresi (36/18-19), A'râf Suresi (7/131)
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Tıyere" ve "Teşe'üm" maddeleri
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.