M Harfiyle Başlayan Dinî Terimler
98 terim; kısa tanımı, Arapça yazılışı ve geniş açıklamasıyla.
- Mâ-i MutlakBaşka bir maddeyle vasfı değişmemiş, temizlikte kullanılabilen tabii su.
- MağfiretAllah’ın günahları örtmesi ve bağışlaması.
- MahreçHarflerin ağız ve boğazda çıktığı yer.
- MahremKendisiyle evlenilmesi sürekli olarak yasak olan yakın akraba.
- MahşerKıyametten sonra insanların toplanacağı yer.
- Makâm-ı İbrâhimKâbe’nin yanında bulunan, Hz. İbrâhim’e nispet edilen taşın korunduğu yer.
- MaktûTâbiîne nispet edilen söz ya da fiil.
- Mâlikî Mezhebiİmam Mâlik b. Enes’e nispet edilen fıkıh mezhebi.
- Mâşallah“Allah’ın dilediği olmuştur” anlamında, beğeni ve takdir bildiren ifade.
- MaslahatDinin gözettiği fayda ve yarar; hükümlerin amacı olan iyilik.
- Mâtürîdiyyeİmam Ebû Mansûr el-Mâtürîdî’ye nispet edilen Ehl-i sünnet itikat ekolü.
- MazmazaAbdest ve gusülde ağza su alıp çalkalamak.
- MeâlKur’an âyetlerinin bir başka dile yaklaşık çevirisi.
- MedTecvidde bir harfin sesini belirli ölçüde uzatmak.
- MedenîHicretten sonra inen âyet ve sûreler.
- MedineHz. Peygamber’in hicret ettiği ve ilk İslam toplumunun kurulduğu şehir.
- Medreseİslam dünyasında eğitim ve öğretim yapılan kurum.
- MehdîAhir zamanda geleceği rivayet edilen, adaleti sağlayacak kişi.
- MehirNikâh sebebiyle kocanın eşine vermesi gereken mal veya para.
- Mekāsıd (Makāsıdü’ş-Şerîa)Dinin hükümlerle ulaşmayı hedeflediği genel amaçlar.
- MekkeHz. Peygamber’in doğduğu, Kâbe’nin bulunduğu mukaddes şehir.
- Mekke’nin FethiHicretin sekizinci yılında Mekke’nin savaşsız biçimde alınması.
- MekkîHicretten önce inen âyet ve sûreler.
- MekruhDinen hoş görülmeyen, terk edilmesi tercih edilen fiil.
- MelekAllah’ın nurdan yarattığı, emirlerini yerine getiren, gözle görülmeyen varlıklar.
- MendupŞâriin yapılmasını kesin olmayan bir dille istediği fiil; teşvik edilen davranış.
- MerfûDoğrudan Hz. Peygamber’e nispet edilen söz, fiil ya da onay.
- MerhametAcıma, şefkat gösterme ve iyilik etme duygusu.
- MescidSecde edilen yer; namaz kılmak üzere ayrılmış ibadet mekânı.
- Mescid-i AksâKudüs’te bulunan, Müslümanların ilk kıblesi ve üçüncü harem mescidi.
- Mescid-i HaramMekke’de Kâbe’nin bulunduğu mescid; Müslümanların en mukaddes mâbedi.
- Mescid-i NebîMedine’de Hz. Peygamber’in inşa ettiği ve kabrinin bulunduğu mescid.
- MeshIslak elle bir uzvun üzerinden sıvazlayarak geçmek; abdestte baş ve mest üzerine yapılır.
- Meşhur HadisHer tabakada en az üç râvinin naklettiği, yaygın olarak bilinen hadis.
- MestAyağı topuklarla birlikte örten, üzerine mesh yapılabilen deri ya da benzeri ayakkabı.
- Metin (Hadiste)Hadisin senedinden sonra gelen asıl söz kısmı.
- MevkufSahâbeye nispet edilen, Hz. Peygamber’e kadar yükselmeyen söz ya da fiil.
- MevlidDoğum; özellikle Hz. Peygamber’in doğumu ve bu vesileyle yapılan okuma merasimi.
- Mevzû (Uydurma) HadisHz. Peygamber’e ait olmadığı hâlde ona nispet edilen uydurma söz.
- MezhepBir müctehidin usul ve görüşleri etrafında oluşan fıkhî ya da itikadî ekol.
- MihrapMescidlerde kıble yönünü gösteren, imamın namaz kıldırdığı oyuk bölüm.
- MîkâilTabiat olaylarını ve rızıkların dağıtımını Allah’ın emriyle gözetmekle görevli büyük melek.
- MîkatHac ve umreye gidenlerin ihrama girmeden geçemeyecekleri belirlenmiş sınır yerleri.
- MinaMekke yakınında, şeytan taşlama ve kurban kesme işlemlerinin yapıldığı bölge.
- MinareCamilerde ezan okumak için yapılan yüksek kule.
- MinberCamilerde cuma ve bayram hutbelerinin okunduğu, basamaklı yüksek kürsü.
- MiraçHz. Peygamber’in Mescid-i Aksâ’dan yükseltilmesi hâdisesi.
- Miraç GecesiHz. Peygamber’in İsrâ ve Miraç hâdisesinin yaşandığı kabul edilen gece.
- Miras (Ferâiz)Vefat eden kimsenin malının, belirlenen paylara göre mirasçılara dağıtılması.
- MiskinHiçbir şeyi bulunmayan, temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamayan yoksul.
- MisvakDişleri temizlemek için kullanılan, erâk ağacından yapılan çubuk; ağız temizliği sünneti.
- MîzanAhirette amellerin tartılacağı ilâhî ölçü.
- MuallakSenedinin baş tarafından bir ya da birkaç râvi düşürülmüş hadis.
- Muallel (İlletli Hadis)Dışarıdan sağlam görünmekle birlikte gizli bir kusur taşıyan hadis.
- MuavvizeteynFelak ve Nâs sûreleri; sığınmayı konu edinen son iki sûre.
- MubahYapılması da terk edilmesi de serbest olan, dinen bir hüküm bağlanmamış fiil.
- MücâhedeNefsin kötü arzularına karşı sürekli mücadele etmek.
- MucizePeygamberin doğruluğunu göstermek üzere Allah’ın izniyle gerçekleşen, benzeri yapılamayan olağanüstü olay.
- Müctehidİctihad yapabilecek ilmî yeterliliğe sahip âlim.
- MudârebeBir tarafın sermaye, diğerinin emek koyduğu ve kârı paylaştığı ortaklık.
- MüdellesSenetteki bir kusurun kapalı ifadelerle gizlendiği rivayet.
- MüdrecRâvinin kendi sözünün hadis metnine karışmış olduğu rivayet.
- Müellefe-i KulûbKalpleri İslam’a ısındırılmak istenen kimseler; zekât verilecek sınıflardan biri.
- MüezzinEzan okuyan, cemaate namaz vaktini duyuran kimse.
- MüfsidBaşlanmış bir ibadeti bozan söz ya da davranış.
- MüftüDinî sorulara cevap vermekle görevli, fetva verme yetkisine sahip kişi.
- MuhacirMekke’den Medine’ye hicret eden Müslümanlar.
- MuhaddisHadis ilmiyle uğraşan, rivayetleri toplayan ve nakleden âlim.
- MuharremHicri yılın ilk ayı; haram aylardan biri ve aşure gününün bulunduğu ay.
- Muhasebe (Nefis Muhasebesi)Kişinin kendi davranışlarını gözden geçirip hesabını yapması.
- MuhkemManası açık, başka anlama ihtimali bulunmayan âyet.
- MükellefDinî hükümlerle yükümlü olan; akıllı ve ergenlik çağına ulaşmış kimse.
- Mülk Sûresi (Tebâreke)Kur’an’ın 67. sûresi; ilk kelimesi sebebiyle Tebâreke olarak da anılır.
- MültezemKâbe’nin kapısı ile Hacerü’l-Esved arasında kalan, dua için sarılınan bölüm.
- Müminİman eden kimse; Allah’a ve bildirdiklerine inanan kişi.
- MünafıkKalbinde inanmadığı hâlde dış görünüşte Müslüman gibi davranan kimse.
- MunkatıSenedinin ortasında bir râvisi düşmüş olan hadis.
- Münker ve NekirKabirde insana inancıyla ilgili soru sormakla görevli iki melek.
- MurâkabeAllah’ın her an gördüğü bilinciyle kendini gözetlemek.
- MüritTasavvufî terbiye almak isteyen, bir rehbere bağlanan kimse.
- MürselTâbiînin, sahâbeyi atlayarak doğrudan Hz. Peygamber’den naklettiği hadis.
- Mürtedİslam’dan sonra dinden dönen kimse; irtidat edenin adı.
- MushafKur’an âyetlerinin iki kapak arasında toplanmış yazılı hâli.
- Musibetİnsanın başına gelen sıkıntı, felaket ve dert.
- Muska (Tılsım)Koruyucu güç atfedilerek taşınan yazılı ya da nesne biçimindeki obje.
- Müslim (Sahîh-i Müslim)İmam Müslim’in derlediği, Buhârî ile birlikte en güvenilir iki hadis kitabından biri.
- Müslümanİslam’ı kabul edip Allah’a teslim olan kimse.
- MüsnedHadislerin konulara göre değil, nakleden sahâbîlere göre sıralandığı kitap türü.
- MüşrikAllah’a ortak koşan kimse; şirk inancını benimseyen kişi.
- MüstehapYapılması sevap, terk edilmesi günah olmayan; tavsiye edilen davranış.
- MütâbaatBir rivayetin başka bir senetle desteklenmesi.
- MüteşâbihManası kapalı olan ya da birden çok anlama gelebilen âyetler.
- MütevâtirYalan üzerinde birleşmeleri düşünülemeyecek kadar çok kişinin naklettiği haber.
- MutezileAklı öne çıkaran, erken dönemde ortaya çıkmış kelam ekolü.
- MuttasılSenedinde kopukluk bulunmayan, râvi zinciri kesintisiz olan hadis.
- Müttefekun AleyhBuhârî ve Müslim’in birlikte naklettiği hadis.
- Muvattaİmam Mâlik’in derlediği, hadis ve fıkhı birleştiren en erken tarihli eserlerden biri.
- MüzdelifeArafat ile Mina arasındaki bölge; hacıların bayram gecesini geçirdiği yer.
Tanımlar bilgilendirme amaçlıdır; fıkhî açıklamalarda Hanefî mezhebi esas alınmıştır. Kesin hüküm için müftülüğe veya Alo 190 hattına danışınız.