🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Ashâb-ı Suffe Kimdir? Mescid-i Nebevî’deki İlk İslam Okulu

Siyer ve İslam TarihiGüncelleme: 21 Eylül 20268 dk okuma

Dârülerkam Nedir? İslam’ın İlk Eğitim ve Davet Merkezi

Ashâb-ı Suffe kimlerdi, Mescid-i Nebevî’nin gölgeliğinde nasıl yaşar, ne öğrenirlerdi? İslam’ın ilk yatılı okulu ve yetiştirdiği büyük sahabiler.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Suffe Nedir, Nerededir?
  • Suffe Ehlinin Sayısı ve Tanınmış İsimleri
  • Suffe’de Hayat: Açlık, Sabır ve İlim

Kısa cevap: Ashâb-ı Suffe, Mescid-i Nebevî’nin arka tarafındaki üstü örtülü gölgelikte (suffe) barınan; evi, ailesi ve düzenli geliri olmayan, vakitlerini Kur’an ve sünnet öğrenmeye adamış fakir sahabilerdir. Sayıları zamana göre değişmekle birlikte, burası doğrudan Hz. Peygamber’in (s.a.v.) gözetiminde eğitim verilen, İslam tarihinin ilk yatılı okulu olarak kabul edilir.

Suffe Nedir, Nerededir?

“Suffe”, sözlükte gölgelik, sundurma, sofa anlamına gelir. Kıble Kudüs’ten Kâbe’ye çevrilince Mescid-i Nebevî’nin eski kıble tarafı, yani kuzey duvarı boşta kalmış; Resûlullah’ın emriyle burası hurma dallarıyla örtülerek barınaksız Müslümanlar için ayrılmıştır. Bugün Mescid-i Nebevî’de, Hücre-i Saâdet’in kuzeyinde bulunan yükseltilmiş alan, Suffe’nin hatırası olarak bilinir.

Burada kalanlar arasında Mekke’den hicret edip yerleşecek yer bulamayanlar, Medine dışındaki kabilelerden gelip Müslüman olanlar ve ilim için bilerek dünya meşgalesini azaltan gençler vardı. Medine’de evi olduğu hâlde ilim sohbetlerine katılmak için gündüzleri Suffe’de bulunanlar da olurdu.

Suffe Ehlinin Sayısı ve Tanınmış İsimleri

Suffe’de kalanların sayısı sabit değildi; evlenenler, iş bulanlar veya bir göreve gönderilenler ayrılıyor, yerlerine yenileri geliyordu. Ebû Hüreyre, Suffe ehlinden yetmiş kişi gördüğünü söyler (Buhârî, Salât). Tarihçiler farklı dönemlerde burada kalanların toplamının dört yüzü bulduğunu belirtirler. Kaynaklarda Suffe ile ilişkilendirilen bazı sahabiler şunlardır:

  • Ebû Hüreyre: En çok hadis rivayet eden sahabi.
  • Bilâl-i Habeşî: Resûlullah’ın müezzini.
  • Selmân-ı Fârisî: Hendek kazma fikrinin sahibi.
  • Ebû Zer el-Gıfârî: Zühd ve doğru sözlülüğüyle tanınan sahabi.
  • Abdullah b. Mes’ûd: Kur’an ve fıkıh ilminde otorite.
  • Suheyb-i Rûmî, Habbâb b. Eret, Ammâr b. Yâsir: Mekke’de işkence görmüş ilk Müslümanlar.
  • Huzeyfe b. Yemân, Ebû Saîd el-Hudrî, Vâsile b. Eska’ ve daha niceleri.

Suffe’de Hayat: Açlık, Sabır ve İlim

Suffe ehli ciddi bir yokluk içinde yaşıyordu. Ebû Hüreyre, çoğunun üzerinde bedenini tam örtecek bir elbise bile bulunmadığını, tek parça bir örtüyü boyunlarına bağladıklarını anlatır (Buhârî, Salât). Yine kendisinden nakledildiğine göre açlıktan karnına taş bağladığı, bazen bayılacak hâle geldiği olurdu. Bir defasında Resûlullah ona bir kap süt ikram edileceği sırada önce Suffe ehlinin tamamını çağırtmış, hepsi doyana kadar içirmiş, en son Ebû Hüreyre ve ardından kendisi içmiştir (Buhârî, Rikâk).

Hz. Peygamber kendisine sadaka geldiğinde tamamını Suffe ehline gönderir, hediye geldiğinde ise onları çağırıp birlikte yerdi (Buhârî, Rikâk). Akşamları sahabilere, “Yanında iki kişilik yemeği olan üçüncü olarak, dört kişilik yemeği olan beşinci veya altıncı olarak Suffe ehlinden birini götürsün” buyurur; kendisi de bir grubu evine alırdı (Buhârî, Mevâkîtü’s-Salât; Müslim, Eşribe). Ensar, hurma salkımlarını mescidin direklerine asarak onların faydalanmasına sunardı.

Bununla birlikte Suffe ehli dilenen, toplumun sırtından geçinen kimseler değildi. İmkân buldukça odun toplayıp satar, su taşır, kazandıklarıyla hem kendilerine hem arkadaşlarına yiyecek alırlardı. Kur’an-ı Kerim’in şu ayetinin öncelikle onları tarif ettiği belirtilir: “(Sadakalar) kendilerini Allah yoluna adamış, yeryüzünde dolaşmaya güç yetiremeyen fakirler içindir. Hayâlarından dolayı bilmeyen onları zengin sanır. Sen onları simalarından tanırsın; insanlardan ısrarla istemezler” (Bakara Suresi, 2/273).

Ders Programı: Ne Öğreniyorlardı?

Suffe’nin baş öğretmeni Hz. Peygamber’di. Onun yanında Ubâde b. Sâmit gibi sahabiler Suffe ehline Kur’an ve yazı öğretmekle görevlendirilmişti (Ebû Dâvûd, Büyû’). Bedir esirlerinden okuma yazma bilenlerin, fidye karşılığında Medineli çocuklara yazı öğretmesi de aynı eğitim seferberliğinin parçasıdır. Suffe’de öğrenilenler başlıca şunlardı:

  1. Kur’an-ı Kerim’in okunması, ezberlenmesi ve anlaşılması,
  2. Resûlullah’ın söz ve uygulamalarının, yani sünnetin belletilmesi,
  3. Okuma ve yazma,
  4. İbadet ve ahlak eğitimi; gece namazı, zikir ve sohbet.

Suffe, aynı zamanda bir öğretmen yetiştirme merkeziydi. Yeni Müslüman olan kabileler kendilerine dini öğretecek kimse istediğinde, Resûlullah çoğunlukla buradan “kurrâ” denilen Kur’an hocalarını gönderirdi. Hicretin dördüncü yılında Bi’r-i Maûne’de pusuya düşürülüp şehit edilen yaklaşık yetmiş kurrânın önemli bir kısmı Suffe ehlindendi (Buhârî, Megâzî; Müslim, Mesâcid).

Ebû Hüreyre Neden Bu Kadar Çok Hadis Rivayet Etti?

Ebû Hüreyre, Hayber’in fethi sıralarında Müslüman olmuş ve Resûlullah’la yaklaşık dört yıl birlikte olmuştur. Buna rağmen binlerce hadis nakletmesini kendisi şöyle açıklar: “Muhâcir kardeşlerimizi çarşıdaki alışveriş, Ensar kardeşlerimizi bahçelerindeki işleri meşgul ederdi. Ben ise karın tokluğuna Resûlullah’ın yanından ayrılmaz, onların bulunmadığı meclislerde bulunur, ezberlemediklerini ezberlerdim” (Buhârî, İlim; Müslim, Fezâilü’s-Sahâbe). Bu söz, Suffe’nin nasıl yoğun bir ilim ortamı olduğunu gösterir.

Suffe’nin Bugüne Bıraktığı Miras

Suffe, caminin yanında veya içinde eğitim yapılması geleneğinin başlangıcıdır. Sonraki asırlarda cami çevresinde kurulan medreseler, külliyeler, Kur’an kursları ve öğrenci yurtları hep bu ilk örneğin devamı sayılır. İlim talebesini barındırmak, doyurmak ve giydirmek için kurulan vakıflar da Ensar’ın Suffe ehline gösterdiği ilginin kurumsallaşmış biçimidir. Suffe ayrıca şunu öğretir: İlim, maddi imkânların bolluğunu beklemez; hurma dalından bir gölgelik, samimi bir hoca ve istekli bir öğrenci medeniyet kurmaya yeter.

Sık Sorulan Sorular

Ashâb-ı Suffe kaç kişiydi?

Sayı sabit değildi. Aynı anda yetmiş civarında kişinin bulunduğu nakledilir; farklı zamanlarda burada kalanların toplamı için dört yüze varan rakamlar verilir.

Suffe ehli evlenmez miydi?

Suffe bir manastır değildi; İslam’da ruhbanlık yoktur. İmkân bulan Suffe ehli evlenir, iş tutar ve oradan ayrılırdı. Suffe’de bulunmak, geçici bir ilim ve hazırlık dönemiydi.

Tasavvuf kelimesi Suffe’den mi gelir?

Bazı mutasavvıflar “sûfî” kelimesini manevi bir bağ kurmak amacıyla Suffe ehline nispet etmiştir. Ancak Arap dili kuralları açısından “suffe”den “sûfî” türemez; dilcilerin çoğu kelimenin yün anlamındaki “sûf”tan geldiği kanaatindedir.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Bakara Suresi (2/273); Buhârî, Salât; Buhârî, Rikâk; Buhârî, İlim; Buhârî, Mevâkîtü’s-Salât; Müslim, Eşribe; Ebû Nuaym, Hilyetü’l-Evliyâ; TDV İslâm Ansiklopedisi, “Suffe” maddesi

YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 7 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Kaynakça

  1. Bakara Suresi (2/273)
  2. Buhârî, Salât; Buhârî, Rikâk; Buhârî, İlim
  3. Buhârî, Mevâkîtü’s-Salât; Müslim, Eşribe
  4. Ebû Nuaym, Hilyetü’l-Evliyâ
  5. TDV İslâm Ansiklopedisi, “Suffe” maddesi

İlgili Yazılar