🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Rahim Akrabası (Zevi’l-Erham) Kimlerdir? Miras Hakları

Miras Payları ve FerâizGüncelleme: 29 Ekim 20269 dk okuma

Zevi'l-erham yani rahim akrabası kimlerdir? Kızın çocukları, teyze, dayı, hala gibi akrabaların mirastaki yeri, Hanefî ve Şâfiî görüşleri ve sınıflandırma anlatılıyor.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Tanım ve delil
  • Zevi'l-erham sınıfları
  • Mezheplerin görüşleri

Zevi’l-erham, ashab-ı ferâiz ve asabeden olmayan kan akrabalarıdır; örneğin kızın çocukları, kız kardeşin çocukları, teyze, dayı ve hala. Hanefî ve Hanbelî mezheplerine göre ferâiz sahibi ve asabe mirasçı yoksa mal bu akrabalara kalır. Şâfiî ve Mâlikî mezheplerinde klasik görüş, mal beytülmale gider; sonraki dönemde ise zevi’l-erhama verilmesi benimsenmiştir.

Tanım ve delil

Zevi’l-erham, “rahim sahipleri” demektir; kan bağı olan ancak Kur’an’da belirlenmiş pay sahibi (ferâiz) veya erkek soyu yoluyla asabe olmayan akrabaları kapsar. Delil olarak Enfâl Suresi 75. ayet gösterilir: “Akrabalık bağı olanlar, Allah’ın kitabında birbirlerine daha yakındır.” Ahzâb Suresi 6. ayette de benzer bir ifade yer alır. Hz. Peygamber’in “Dayı, varisi olmayanın varisidir” hadisi de (Ebû Dâvûd, Ferâiz; Tirmizî, Ferâiz) bu görüşün dayanaklarından sayılır. Hz. Ömer, Hz. Ali ve İbn Mes’ûd gibi sahâbilerden bu akrabaların mirasçı olduğunu bildiren rivayetler bulunur.

Zevi’l-erham sınıfları

  • Birinci sınıf: Ölenin altsoyundan olan zevi’l-erham; kızın çocukları, oğulun kızının çocukları gibi.
  • İkinci sınıf: Ölenin ascendantları; anne tarafı dede (cedd-i fâsid) ve ninenin babası gibi.
  • Üçüncü sınıf: Ana baba bir kız kardeşin, ana bir kardeşin ve erkek kardeşin kız çocukları ile bunların çocukları.
  • Dördüncü sınıf: Ölenin ana babasının kollarından olan hala, teyze, dayı, ana bir amca ve bunların çocukları gibi akrabalar.

Sınıflar arasında önce birinci, sonra ikinci, üçüncü ve dördüncü sınıf gelir. Aynı sınıf içinde derece olarak yakın olan uzağı engeller. Bu sıralama, asabeye benzeyen bir sistemdir.

Mezheplerin görüşleri

Hanefî ve Hanbelî mezhepleri, ferâiz sahibi ve asabe bulunmadığında malın zevi’l-erhama verileceğini kabul eder. Şâfiî ve Mâlikî mezheplerinde klasik görüş, malın beytülmale gideceği yönündedir; fakat beytülmal düzeni bozulunca sonraki dönemde zevi’l-erhama verilmesine cevaz verilmiştir. Bu fark, o dönemlerde beytülmalin düzenli ve adil işleyip işlemediğiyle ilişkilidir. Günümüzde beytülmal kurumu bulunmadığı için çoğu çağdaş fetva da zevi’l-erham mirasçılığını esas alır. Hanefî fıkhında zevi’l-erham, eşlerle birlikte de mirasçı olabilir; çünkü eşlere redd yapılmaz.

Kızın çocukları örneği

Ölenin oğlu veya başka bir asabesi yoksa ve yalnızca kızının çocukları varsa, kızın çocukları mirasın tamamını alabilir. Oysa asabe varken, mesela amca hayatta ise, kızın çocukları zevi’l-erham olduklarından mirasa girmez. Bu durum, uygulamada çoğu zaman haksız görüldüğü için, bazı ülkelerde vasiyet-i vâcibe veya özel kanunlar çıkarılmıştır. Kızın çocuklarının mağdur olmaması için sağlıkta hibe veya vasiyet yoluna başvurulması ayrıca önerilir. Torunların durumu için torunların dededen miras alması yazısına bakılabilir.

Dayı ve teyze örneği

Ölenin hiç mirasçısı yoksa, hadise dayanarak dayı mirasçı sayılır. Hanefî fıkhında anne tarafı akrabalar, baba tarafı akrabalarla birlikte değerlendirilir; hangi tarafın önce geleceği ise sınıf ve derece kurallarıyla belirlenir. Dayı ile hala varsa, aynı derecede oldukları için pay eşit olabilir veya kardeşlik cinsinden hesaplanır. Bu ayrıntılı hesap ferâiz uzmanlarına bırakılmalıdır. Hesap yöntemi için miras hesaplama örnekleri yazısı temel bir çerçeve sunar.

Türk hukuku ve uygulama

Türk Medeni Kanunu’nda yasal mirasçılar zümre sistemiyle belirlenir ve kan bağı olan akrabalar belirli derecelere kadar mirasçı sayılır; zevi’l-erham kavramı yoktur. Hiç mirasçı yoksa miras devlete kalır. Dinî ölçüyü gözetmek isteyen kişiler, mirasçısı olmadığı takdirde malını vasiyet veya vakıf yoluyla hayra yönlendirebilir. Aile vakfı ve hayrî vakıf için aile vakfı ve hayrî vakıf arasındaki fark yazısı bilgi verir. Ana rahmindeki çocuk ve kayıp kişi gibi özel durumlar için ana rahmindeki çocuğun miras hakkı ve kayıp kişinin mirası yazıları ilgilidir.

Sahâbe ve tâbiûn dönemi görüşleri

Zevi’l-erham konusunda sahâbe arasında farklı uygulamalar rivayet edilir. Hz. Ömer, Hz. Ali, İbn Mes’ûd ve Muâz b. Cebel gibi isimlerin akrabaların mirasçı olması yönünde hüküm verdiği, Zeyd b. Sâbit’in ise beytülmale kalmasını tercih ettiği aktarılır. Bu iki ekol, sonraki fıkıh mezheplerinin görüşlerini şekillendirmiştir. Hanefî ve Hanbelî mezhepleri ilk gruba, klasik Şâfiî ve Mâlikî görüşü ikinci gruba yakındır. Bu ayrılık, ayetlerin genel ifadesinin yorumundan doğmuştur: Enfâl 75 akrabalığı genel olarak öne çıkarırken, Nisâ ayetleri belirli kişilere pay belirlemiştir.

Müteahhirîn dönemde Şâfiî ve Mâlikî âlimlerinin “beytülmal düzenli işlemiyorsa zevi’l-erhama verilmeli” yönündeki fetvaları, aslında görüş ayrılığını büyük ölçüde yumuşatmıştır. Bugün beytülmal gibi bir kurum bulunmadığı için, ana akım fetva zevi’l-erhama mirasçılık hakkı tanımaktadır.

Uygulamada dikkat edilecek noktalar

Zevi’l-erham mirasçılığı çoğu zaman az görülen bir durumdur; çünkü genellikle ashab-ı ferâiz veya asabeden biri bulunur. Ancak ailede tek çocuk kız olup erkek kardeşler, amcalar ve diğer asabe bulunmadığında kızın çocuklarının hakkı önem kazanır. Bu gibi hesaplamalarda sınıf ve derece sıralaması, anne tarafı mı baba tarafı mı olduğu ve cinsiyet farkı gibi ayrıntılar dikkate alınır. Aile içinde bu tür karışık durumlar için mutlaka bir ferâiz uzmanından destek alınmalıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

Zevi’l-erham kimlerdir?

Ferâiz sahibi ve asabe olmayan kan akrabalarıdır: kızın çocukları, teyze, dayı, hala gibi.

Zevi’l-erham ne zaman miras alır?

Hanefî ve Hanbelî mezheplerine göre ferâiz sahibi ve asabe yoksa. Şâfiî ve Mâlikîlerde klasik görüşe göre mal beytülmale gider.

Kızın çocukları mirasçı olur mu?

Asabe ve ferâiz sahibi mirasçı yoksa olurlar. Oğul veya amca gibi asabe varsa pay alamazlar.

Dayı mirasçı mıdır?

Hadise göre dayı, varisi olmayanın varisidir. Hanefî fıkhında diğer akrabalarla sıraya göre mirasçı olur.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Kur'an-ı Kerîm, Enfâl Suresi (8/75), Ahzâb Suresi (33/6); Ebû Dâvûd, Ferâiz; Tirmizî, Ferâiz; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Zevi'l-Erhâm" maddesi; el-Mevsılî, el-İhtiyâr; Diyanet İşleri Başkanlığı, İlmihal

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR1 görüntülenme · 6 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. Kur'an-ı Kerîm, Enfâl Suresi (8/75), Ahzâb Suresi (33/6)
  2. Ebû Dâvûd, Ferâiz; Tirmizî, Ferâiz
  3. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Zevi'l-Erhâm" maddesi
  4. el-Mevsılî, el-İhtiyâr
  5. Diyanet İşleri Başkanlığı, İlmihal

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.