🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Devir ve İskat Uygulaması: Tarihçesi, Kaynakları ve Eleştiriler

Miras Payları ve FerâizGüncelleme: 12 Ekim 20268 dk okuma

Devir ve iskat uygulaması nedir, nasıl ortaya çıktı? Hanefî fıkhındaki yeri, Osmanlı'daki yaygınlığı, delil tartışmaları ve çağdaş âlimlerin eleştirileri tarafsız anlatılıyor.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Kavramların açıklaması
  • Fıkhî arka plan: fidye hükmü
  • Tarihsel gelişim

Devir ve iskat, ölen kişinin kaza namaz ve oruç borçları için, bir miktar malın fidye niyetiyle birkaç kez fakirlere verilip geri alınması yoluyla borcun düşürülmesi amaçlanan bir uygulamadır. Hanefî fıkhının sonraki dönemlerinde ortaya çıkmış, Osmanlı coğrafyasında yaygınlaşmış, ancak delili bakımından ciddi eleştirilere konu olmuştur.

Kavramların açıklaması

İskat kelimesi, “düşürmek” anlamına gelir; fıkıhta ölenin namaz ve oruç borçlarının fidyeyle düşürülmesini ifade eder. Devir ise bu fidyenin elden ele dolaştırılması, yani “çevirme” anlamındadır. Uygulamada, borç miktarı çok olduğu için gerçek fidye ödemek zor görüldüğünde, belirli bir miktar para veya eşya (çoğunlukla Kur’an-ı Kerîm veya altın) bir fakire fidye niyetiyle verilir; fakir bunu kabul eder ve tekrar mirasçıya bağışlar; bu işlem, hesaplanan borç miktarı tamamlanıncaya kadar sürdürülür. Böylece tek bir maldan çok sayıda fidye ödenmiş gibi kabul edilir.

Fıkhî arka plan: fidye hükmü

Hanefî mezhebi, oruç borcunu ödeyemeden ölen kişi vasiyet etmişse her gün için bir fakire fitre miktarı fidye verilmesini kabul eder. Namaz için de oruca kıyasla benzer bir hükme varılmış ve her farz namaz karşılığı bir fidye gerekeceği ifade edilmiştir. Kur’an’da fidye, oruç tutmaya gücü yetmeyenler için öngörülmüştür (Bakara, 2/184). Namaz için fidye hükmü ise nasla değil içtihada dayanır. Mezhep içinde de bu konuda ihtiyatla yaklaşıldığı görülür; bazı kaynaklar “Allah’ın kabul etmesi umulur” ifadesini kullanır. Yani fakihler bile fidyenin namaz yerine geçtiğinden kesin olarak söz etmemiştir.

Tarihsel gelişim

Devir ve iskat uygulamasının kesin başlangıç tarihi hakkında kesin bilgi vermek zordur; kaynaklarda bu uygulamanın Hanefî fakihlerin sonraki dönemlerinde ortaya çıktığı ve özellikle Osmanlı döneminde yaygınlaştığı belirtilir. Osmanlı toplumunda cenaze törenlerinde, ölenin yakınlarının topluca bu ritüeli yapması bir gelenek hâline gelmiştir. Cenaze sonrasında camide veya evde yapılan iskat töreninde, bir yastık veya sofra etrafında oturulur, bir Kur’an veya para elden ele dolaştırılırdı. Bu uygulama, toplumda ölü ardından yapılan manevi görevlerden biri olarak kabul görmüştür.

Uygulamanın dayandığı gerekçeler

  • İhtiyat anlayışı: Ölenin ahirette sorumluluğunun hafiflemesini umma duygusu.
  • Kolaylık düşüncesi: Çok yıllık kaza borcu olan ölünün fidyesinin gerçek ödemeyle imkânsız olması.
  • Hile-i şer’iyye anlayışı: Güçlük karşısında, meşru yoldan bir çıkış arama yaklaşımı.
  • Toplumsal örf: Cenaze törenlerinin dinî ve sosyal bir parçası hâline gelmesi.

Eleştiriler

Çağdaş âlimlerin ve bazı klasik fakihlerin eleştirileri başlıca şu noktalarda toplanır. Birincisi, devir uygulamasının Kur’an ve sahih hadislerde bir dayanağı bulunmamasıdır. İkincisi, fidyenin gerçek bir tasadduk olması gerekirken, malın aynı kişilere dönmesi nedeniyle şeklî bir işleme dönüşmesi, fakire yarar sağlamaması ve hile görüntüsü vermesidir. Üçüncüsü, bu uygulamanın insanların ibadeti hayatta kazaya bırakmasına yol açabileceği endişesidir. Çünkü “ölünce iskat yapılır” düşüncesi, kişinin namazını kılma sorumluluğunu geciktirmesine neden olabilir. Bu nedenle uygulama, birçok ulema tarafından bidat veya en azından gereksiz olarak nitelendirilmiştir.

Savunanların görüşü

Uygulamayı savunanlar, bunun en azından bir ihtiyat tedbiri olduğunu, ölüye fayda sağlama niyetinin kötü olmadığını ve Hanefî mezhebinin bu konuda içtihat ettiğini söyler. Hanefî fıkıh kaynaklarında, uygulamanın yapılmasının hoş görüldüğüne dair ifadeler bulunur. Ancak bu kaynaklar da uygulamanın yerine getirilmesi gereken bir vacip olmadığını, yalnızca bir imkân sunduğunu belirtir. Ayrıca fakirin gerçekten fakir olması, malın gerçek anlamda tasadduk edilmesi gibi şartlar öne çıkarılmaktadır.

Diyanet ve günümüz yaklaşımı

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın kaynaklarında, iskat ve devir uygulamasının dinî bir dayanağı olmadığı, ölünün kaza namaz ve oruç borcu için yapılacak en güzel şeyin dua, istiğfar ve sadaka olduğu belirtilir. Fidyenin ise vasiyet edilmişse ve mezhep içi görüşe güvenerek verilmesi mümkündür. Günümüzde birçok cenaze törenlerinde iskat ritüeli kaldırılmış veya sembolik hale gelmiştir. Bu yaklaşım, İslam’ın ibadetleri insanın kendi sorumluluğu olarak görmesi ilkesiyle uyumludur. Konuyla ilgili hükümlerin temeli için ölenin kaza namaz ve oruç borçları yazısına bakılabilir.

Bugün için öneriler

Kişinin hayattayken kaza borçlarını gün gün planlayarak ödemesi, en doğru yoldur. Ölümden sonra ise dua, sadaka, Kur’an okuma ve vakıf yoluyla hayır yapmak tavsiye edilir. Borçların ödenmesi için ölenin borçları mirastan nasıl ödenir, hibe hükümleri için hibe ve hibeden dönmek, vakıf yoluyla süregelen hayır için vakıf nedir ve vakıf malı satılabilir mi yazıları okunabilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Devir ve iskat nedir?

Ölenin kaza namaz ve oruç borçları için bir malın fidye niyetiyle elden ele dolaştırılarak borcun düşürülmesi amaçlanan bir uygulamadır.

İskat ve devirin dinî dayanağı var mıdır?

Kur’an ve sahih hadislerde doğrudan dayanağı yoktur. Hanefî fakihlerin sonraki dönem içtihadına dayanır ve birçok âlim tarafından eleştirilmiştir.

Bu uygulama zorunlu mudur?

Hayır. Zorunlu değildir; en güvenilir yol kişinin hayattayken kaza borçlarını ödemesi, ölümden sonra dua ve sadaka yapılmasıdır.

Ölü için ne yapılması daha uygundur?

Dua, istiğfar, Kur’an okuyup sevabını bağışlama, sadaka ve vakıf gibi sağlam delillere dayalı hayırlar tercih edilir.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi, "İskât-ı Salât", "Devir" ve "Hîle-i Şer'iyye" maddeleri; İbn Âbidîn, Reddü'l-muhtâr; Kur'an-ı Kerîm, Bakara Suresi (2/184); Buhârî, Savm; Müslim, Sıyâm; Diyanet İşleri Başkanlığı, İlmihal

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 6 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. TDV İslâm Ansiklopedisi, "İskât-ı Salât", "Devir" ve "Hîle-i Şer'iyye" maddeleri
  2. İbn Âbidîn, Reddü'l-muhtâr
  3. Kur'an-ı Kerîm, Bakara Suresi (2/184)
  4. Buhârî, Savm; Müslim, Sıyâm
  5. Diyanet İşleri Başkanlığı, İlmihal

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.