🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Dede ve Kardeşlerin Birlikte Mirasçı Olması: Mezhep Görüşleri ve Hesap

Miras Payları ve FerâizGüncelleme: 8 Eylül 20268 dk okuma

Baba yokken dede ve kardeşler birlikte mirasçı olursa pay nasıl dağılır? Hz. Ebû Bekir ve Zeyd b. Sâbit görüşleri, Hanefî mukâsame tartışması ve örnek hesaplar anlatılıyor.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Meselenin ortaya çıkışı
  • Birinci görüş: dede babanın yerini tutar
  • İkinci görüş: dede ile kardeşler pay paylaşır

Ölenin babası yoksa ve geride dede ile kardeşleri varsa, mirasın nasıl paylaşılacağı sahâbe döneminden beri tartışmalıdır. Hz. Ebû Bekir’e nispet edilen görüş, dedeyi baba kabul eder ve kardeşleri mahcup eder; Hanefî mezhebinde Ebû Hanîfe bu görüştedir. Zeyd b. Sâbit’in görüşü ise dede ile kardeşlerin birlikte pay almasıdır ve çoğunluğun tercihi budur.

Meselenin ortaya çıkışı

Baba hayatta olduğunda kardeşler mirasçı olamaz; çünkü baba, ölenle kardeşler arasında doğrudan bir aracıdır ve onları mahcup eder. Baba vefat etmişse, dede babanın yerine geçer mi sorusu ortaya çıkar. Kur’an’da dede ile ilgili açık bir hüküm yoktur; ayetler kelâleyi anlatırken dede konusuna değinmez. Bu nedenle mesele içtihada kalmıştır. Hz. Ömer’in bu konuda tereddüt ettiği ve çeşitli kararlar verdiği rivayet edilir; bu durum meselenin güçlüğünü gösterir. Sahâbe arasında temel olarak iki görüş belirmiştir.

Birinci görüş: dede babanın yerini tutar

Hz. Ebû Bekir, İbn Abbâs, İbn Zübeyr ve Hz. Âişe gibi sahâbilere nispet edilen bu görüşe göre dede, baba yokken baba hükmündedir ve kardeşleri mahcup eder. Gerekçe, dedenin babanın babası olması, yani “baba” ifadesinin onu da kapsamasıdır; Kur’an’da “ebeveyn” kavramının dedeyi de içine aldığı örneklere dayanılır (Yûsuf, 12/38’de Hz. İbrahim, İshak ve Yakûb “babalarım” diye anılır). Ebû Hanîfe bu görüşü benimsemiştir; Hanefî mezhebinin ana görüşü budur. Buna göre ölenin dedesi ve kardeşleri varsa, mal dedeye gider; kardeşler pay alamaz.

İkinci görüş: dede ile kardeşler pay paylaşır

Hz. Ali, İbn Mes’ûd ve Zeyd b. Sâbit gibi sahâbilere nispet edilen bu görüşe göre dede, kardeşlerle birlikte mirasçı olur. Bu yaklaşıma “mukâsame” (paylaşma) denir. Çoğunluk Şâfiî, Mâlikî ve Hanbelî mezheplerinin görüşü budur; Hanefî mezhebinde Ebû Yûsuf ve Muhammed eş-Şeybânî de bu görüştedir. Hesap şöyle yapılır: dede, kardeşlerden biri gibi pay alır; fakat kardeş sayısı çoksa dedenin payı terekenin üçte birinden az olamaz. Bazı durumlarda ferâiz sahiplerinin payından sonra kalan maldan dedeye altıda bir, üçte bir veya mukâsame paylarından en yararlısı verilir.

Örnek hesaplar

  • Dede ve bir erkek kardeş: Mukâsameye göre dede yarısı, kardeş yarısı alır. Hanefî ana görüşte mal tamamen dedeye gider.
  • Dede ve iki erkek kardeş: Mukâsameye göre üç kişi eşit paylaşırsa her biri üçte bir alır. Bu, dedeye düşen asgari üçte biriyle aynıdır.
  • Dede ve üç erkek kardeş: Eşit paylaşım dörtte bir olurdu; fakat dede, üçte birden az almaz. Dede üçte bir, kardeşler kalan üçte ikiyi paylaşır.
  • Dede, bir kız kardeş: Dede erkek olduğu için iki pay, kız kardeş bir pay alır: dede 2/3, kız kardeş 1/3.

Bu örnekler basitleştirilmiş olup, eş, anne veya çocuk gibi diğer mirasçıların varlığında hesap karmaşıklaşır. Böyle durumlarda ferâiz uzmanından destek alınmalıdır.

Neden bu kadar tartışma?

Dedenin konumu, hem nesep bakımından babaya yakınlığı hem de kardeşlerle derece bakımından benzerliği nedeniyle iki yönlü yorumlanabilmektedir. Sahâbeden bazıları dedeyi babanın yerine koymuş, bazıları ise ölüye göre kardeşlerle aynı derecede görmüştür. Hz. Ömer’in “Dedenin mirası konusunu sorana, bu cesaret cehennem ateşine atlamak gibidir” şeklinde bir sözü rivayet edilir; bu, sahâbenin bu konuda ihtiyatlı davrandığını gösterir. Bu nedenle mezhepler arasındaki fark, kesin nasla değil, içtihat farkına dayanır ve her iki görüş de meşru kabul edilir.

Türk hukukunda durum

Türk Medeni Kanunu’nda kardeşler ikinci zümrede, büyükanne ve büyükbaba (dede ve nine) üçüncü zümrede yer alır. İkinci zümrede mirasçı varsa üçüncü zümre mirasçı olamaz. Dolayısıyla kardeşler hayattayken dede ve nine mirasçı olmaz. Bu sistem, Hanefî ana görüşünün tam tersi sonucu doğurur: İslam hukukunda dede kardeşleri engellerken, Türk hukukunda kardeşler dedeyi engeller. Bu farkın bilinmesi, miras hesabı yapılırken hangi hukuk sisteminin esas alındığını netleştirmek için önemlidir. Daha fazla bilgi için Medeni Kanun ile İslam miras hukuku farkları yazısı kullanılabilir.

İlgili yazılar

Kardeşlerin pay ve engel hâlleri için kardeşlerin mirasçı olduğu durumlar, torunların dededen mirası için torunların dededen miras alması, anne baba payları için anne ile babanın birlikte mirasçı olması, vasiyet imkânları için vasiyetin geçerlilik şartları ve hayır vasiyetleri için hayır için vasiyet yazıları okunabilir. Eşlerin payları için karısı ölen erkeğin mirastaki payı yazısı da faydalıdır.

Pratik tavsiye

Dede ile kardeşlerin birlikte bulunduğu mirasta hangi mezhebe göre hesap yapılacağı baştan belirlenmeli ve mirasçılara açıklanmalıdır. Aile bireyleri farklı mezhep ve hukuk ölçülerini bilmeden itiraza geçerse, kırgınlık doğabilir. Bu nedenle mümkünse tüm mirasçıların rızasıyla bir yöntem seçilmeli, hesap yazılı hâle getirilmelidir.

Sıkça Sorulan Sorular

Baba yokken dede ve kardeşler birlikte miras alır mı?

Çoğunluk mezheplere ve Hanefî mezhebinde Ebû Yûsuf ile Muhammed’e göre evet (mukâsame). Ebû Hanîfe’ye göre dede kardeşleri mahcup eder.

Mukâsame nedir?

Dedenin kardeşlerden biri gibi pay almasıdır; ancak dede terekenin üçte birinden az almaz.

Dede kardeşlerin payını azaltır mı?

Evet, mukâsame görüşünde kardeşlerle birlikte pay alır. Ebû Hanîfe görüşünde ise kardeşleri tamamen engeller.

Türk hukukunda dede ve kardeşler?

Kardeşler ikinci, dede ve nine üçüncü zümredir; kardeşler varken dede mirasçı olamaz.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Buhârî, Ferâiz; Dârimî, Ferâiz; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Ced" ve "Ferâiz" maddeleri; el-Mevsılî, el-İhtiyâr; İbn Kudâme, el-Muğnî

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 6 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. Buhârî, Ferâiz
  2. Dârimî, Ferâiz
  3. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Ced" ve "Ferâiz" maddeleri
  4. el-Mevsılî, el-İhtiyâr
  5. İbn Kudâme, el-Muğnî

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.