🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Torunların Dededen Miras Alması ve Mahcup Olma Kuralı

Miras Payları ve FerâizGüncelleme: 19 Mayıs 20269 dk okuma

Torunlar dedelerinden miras alır mı? Oğul torunu ile kız torunu arasındaki fark, mahcup olma (engellenme) kuralı, vasiyet-i vâcibe uygulaması ve örnekler.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Mahcup olma (haceb) nedir?
  • Oğulun çocuklarının durumu
  • Kızın çocuklarının durumu

Torun, dedesinin mirasından ancak kendisi ile dede arasında vasıta olan baba veya anne hayatta değilse pay alabilir. Oğulun çocukları, oğul hayattaysa mahcup olur. Kız çocuğunun çocukları ise klasik hukukta zevi’l-erhamdandır ve daha sonra mirasa girer. Bu kurala “yakın uzağı engeller” ilkesi denir.

Mahcup olma (haceb) nedir?

Fıkıhta haceb, bir mirasçının, daha yakın bir mirasçı sebebiyle mirastan kısmen veya tamamen mahrum kalmasıdır. Tamamen mahrum bırakmaya “hacb-i hırmân”, payın azalmasına ise “hacb-i nuksân” denir. Mahcup olma, mirasçının kendi şahsından değil, mirasa daha yakın bir kişinin varlığından kaynaklanır. Örneğin ölen kişinin oğlu varsa, oğulun çocukları mirastan pay alamaz; çünkü oğul, torunlarla ölen arasında aracıdır ve onları engeller. Ayetteki “çocuklar” ifadesi de en yakın derecedeki çocuğu esas alır.

Oğulun çocuklarının durumu

Ölen kişinin oğlu önceden vefat etmişse, oğulun çocukları yani oğul torunları, dedenin mirasçısı olur. Oğul torunu, çocuk (veled) hükmündedir; bu nedenle erkek torun asabe olarak, kız torun ise oğulun kızı olarak ferâiz sahibi sayılır. Ölenin hiç çocuğu yoksa, oğul torunu çocuk gibi muamele görür; yani kız torun için yarım pay, iki kız torun için üçte iki pay, erkek ve kız torun beraberse erkeğe iki kadın payı kuralı uygulanır. Oğul torunlarının çocuk gibi miras alması, bütün mezheplerce kabul edilir.

Kızın çocuklarının durumu

Ölen kişinin kızı önce vefat etmişse, kızın çocukları klasik hukukta ashab-ı ferâiz ve asabeden değildir. Onlar rahim akrabası, yani zevi’l-erhamdandır. Ferâiz sahibi ve asabe mirasçı varsa, zevi’l-erham mirasa girmez. Bu nedenle ölen kişinin oğlu veya başka asabesi varsa, kızın çocukları hiçbir pay alamaz. Bu sonuç, bazı kişiler tarafından haksız görülmüş ve çağdaş uygulamalarda farklı çözümler aranmıştır. Rahim akrabalarının hakları için rahim akrabası kimlerdir yazısı ayrıntı verir.

Vasiyet-i vâcibe uygulaması

Dedesi vefat ettiğinde babası ya da annesi önceden ölmüş torunların mağdur olması sorununu çözmek için bazı Müslüman ülkelerde “vasiyet-i vâcibe” kanunları çıkarılmıştır. Mısır’da 1946’da kabul edilen düzenleme bunun ilk örneğidir. Bu kanunlara göre, dedenin ölümünde mirasçı olamayan torunlar için, ölmüş babanın alacağı pay kadar bir vasiyet varmış gibi kabul edilir ve üçte biri aşmayacak şekilde torunlara verilir. Bu yaklaşım klasik mezheplerde yoktur, fakat modern içtihadın örneği olarak gösterilir. Türk hukukunda ise böyle bir düzenleme yoktur.

Yaygın örnekler

  • Dede, hayatta olan oğul ve ölmüş oğlun çocukları: Hayattaki oğul malın tamamını (diğer mirasçı yoksa) alır; ölmüş oğlun çocukları mahcup olur.
  • Dede, ölmüş oğlun çocukları, hiç oğul yok: Torunlar, babalarının yerine mirasa girer.
  • Dede, kızın çocukları, hiç oğul yok: Kızın çocukları zevi’l-erhamdır; ferâiz sahibi ve asabe bulunmuyorsa mirasa girerler.
  • Dede, hayatta olan kız ve ölmüş oğlun çocukları: Kız yarım alır, torunlar asabe olarak kalanı alır.

Aile içi çözümler ve gönül rızası

Torunların dededen pay alamaması, birçok ailede duygusal ve ekonomik sorun oluşturur. Bu durumda mirasçılar, gönül rızasıyla payın bir kısmını torunlara bırakabilir veya dede sağlığında hibe, vasiyet ya da vakıf yoluyla yetim torunlarını destekleyebilir. Vasiyet, mirasçı olmayan akrabalar için geçerlidir ve malın üçte biriyle sınırlıdır; bu sebeple dedenin ölmüş çocuğunun yetim bıraktığı torunlar lehine vasiyet yapması fıkhen mümkündür. Vasiyet ile ilgili ayrıntı için asabe yazısına ve anne babanın miras payı yazısına bakılabilir.

Dikkat edilecek hususlar

Mirasın doğru hesaplanması için ailenin soy kütüğü ve tüm mirasçıların durumu tespit edilmelidir. Hesaplamada hata yapılması kul hakkına neden olabilir. Kardeşler arasında mirasın paylaşımı için kardeşlerin mirasçı olduğu durumlar yazısı faydalıdır. Pay fazlası veya eksikliği halinde ise avl ve redd kuralları uygulanır.

Hz. Peygamber döneminden bir örnek

Torunun mirasçılığı konusunda sahâbe döneminde de uygulamalar görülür. Rivayetlere göre Hz. Peygamber, kızın payı olan yarıdan sonra, oğulun kızına altıda bir vererek üçte iki sayısını tamamlamıştır (Buhârî, Ferâiz). Bu uygulamaya dayanarak fakihler, ölenin kızı ve oğlunun kızı varsa, kızın yarım, oğulun kızının altıda bir alacağına hükmetmiştir. Bu örnek, torunların da belirli şartlarda ferâiz sahibi olduğunu gösterir.

Bu rivayet aynı zamanda, kızlar için üçte iki paya ulaşıldığında artık oğulun kızlarının pay alamayacağı sonucunu da doğurur; ancak onların yanında bir erkek torun varsa, kalan mal asabe olarak “erkeğe iki kadın payı” ölçüsüyle paylaşılır. Böylece torun mirasının bütün ayrıntıları, çocukların mirasındaki ilkelerin bir uzantısı olarak anlaşılabilir.

Uygulamada dikkat edilecekler

Torun mirasında önce dedenin hayatta olan çocuklarının tespiti yapılır. Hayatta oğul varsa torunların hakkı doğmaz. Aile bu sonucu adil bulmuyorsa, bağış ve vasiyet imkânları değerlendirilmelidir. Vasiyet yapılacaksa yazılı olması, tanıkların bulunması ve üçte bir sınırının aşılmaması gerekir; ayrıntı için vasiyet yazılarına başvurulabilir. Mirasçıların hepsi rıza gösterirse, bu sınırlar dışında da paylaşım yapılabilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Torun dedesinden miras alır mı?

Aradaki baba veya anne hayatta değilse ve dedenin oğlu yoksa, oğul torunu mirasçı olur. Oğul hayatta ise torun mahcup olur.

Kızın çocukları dededen miras alır mı?

Klasik hukukta zevi’l-erhamdırlar; ferâiz sahibi ve asabe yoksa mirasa girerler. Asabe varsa pay alamazlar.

Vasiyet-i vâcibe nedir?

Dedenin ölümüyle mirasçı olamayan torunlara, babalarının alacağı pay kadar zorunlu vasiyet tanıyan modern bir uygulamadır. Mısır’da 1946’da yasalaşmıştır.

Mahcup olmak ne demektir?

Yakın mirasçının varlığı nedeniyle uzak mirasçının mirastan tamamen veya kısmen mahrum kalmasıdır.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Kur'an-ı Kerîm, Nisâ Suresi (4/11); Buhârî, Ferâiz; Müslim, Ferâiz; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Ferâiz", "Haceb" ve "Vasiyet" maddeleri; el-Mevsılî, el-İhtiyâr; Diyanet İşleri Başkanlığı, İlmihal

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 6 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. Kur'an-ı Kerîm, Nisâ Suresi (4/11)
  2. Buhârî, Ferâiz; Müslim, Ferâiz
  3. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Ferâiz", "Haceb" ve "Vasiyet" maddeleri
  4. el-Mevsılî, el-İhtiyâr
  5. Diyanet İşleri Başkanlığı, İlmihal

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.