Kur’an’da Hikmet Nedir? “Hikmet Verilene Çok Hayır Verilmiştir”
Hikmet, isabetli bilgi ve onu yerli yerinde uygulamaktır. Kur'an'da hikmetin anlamlarını, Lokmân'ın öğütlerini ve hikmete ulaşma yollarını okuyun.
- Hikmet kelimesinin kökü
- Kur'an'da hikmetin kullanımları
- Hz. Lokmân ve hikmet
Kur’an’da hikmet; doğru ve yararlı bilgi, olayların iç yüzünü kavrayan derin anlayış ve bu bilgiyi yerli yerinde uygulayabilme yeteneğidir. Kur’an hikmeti en büyük nimetlerden sayar: “Allah hikmeti dilediğine verir. Kime hikmet verilmişse ona çok hayır verilmiştir. Bunu ancak akıl sahipleri düşünüp anlar” (Bakara Suresi, 2/269).
Hikmet kelimesinin kökü
Hikmet, “hüküm” ve “ihkâm” ile aynı köktendir. Kökün asıl anlamı engellemek, sağlamlaştırmaktır. Arapçada atın gemine “hakeme” denir; çünkü onu taşkınlıktan alıkoyar. Buna göre hikmet, insanı cehaletten, yanlış karardan ve taşkınlıktan alıkoyan sağlam bilgidir. Aynı kökten gelen el-Hakîm, Allah’ın güzel isimlerindendir: her işi yerli yerinde, amaçlı ve sağlam olan. Kur’an da “hikmetli kitap” (Yûnus Suresi, 10/1; Yâsîn Suresi, 36/2) diye nitelenir.
Klasik tanımlardan biri hikmeti şöyle özetler: “Her şeyi yerli yerine koymak.” Bu tanıma göre hikmet yalnız bilmek değildir; neyi, nerede, ne zaman ve nasıl söyleyip yapacağını da bilmektir. Bilgisi çok olup da onu yanlış yerde, yanlış üslupla kullanan kimse âlim olabilir ama hakîm değildir.
Kur’an’da hikmetin kullanımları
- Peygamberlere verilen anlayış ve sünnet: Hz. Peygamber’in görevi sayılırken “onlara kitabı ve hikmeti öğretir” buyurulur (Bakara Suresi, 2/129, 151; Cum’a Suresi, 62/2). İmam Şâfiî başta olmak üzere birçok âlim, kitapla birlikte anılan bu hikmeti sünnet olarak açıklamıştır.
- İsabetli hüküm verme yeteneği: Hz. Dâvûd’a “hikmet ve kesin hüküm verme yeteneği” verilmiştir (Sâd Suresi, 38/20).
- Ahlaki ilkeler bütünü: İsrâ Suresi 22-38. ayetlerde şirk koşmamak, anne babaya iyilik, israftan kaçınmak, cana kıymamak, zinaya yaklaşmamak, yetim malını korumak, ölçüyü tam tutmak, bilmediğinin peşine düşmemek ve kibirlenmemek sayılır; ardından “Bunlar Rabbinin sana vahyettiği hikmetlerdendir” buyurulur (17/39).
- Davet üslubu: “Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğütle çağır” (Nahl Suresi, 16/125).
Hz. Lokmân ve hikmet
“Andolsun, biz Lokmân’a ‘Allah’a şükret’ diye hikmet verdik” (Lokmân Suresi, 31/12). Âlimlerin çoğunluğuna göre Lokmân peygamber değil, hikmet sahibi salih bir kuldur. Dikkat çekici olan, hikmetin ilk meyvesinin şükür olarak bildirilmesidir: Nimetin kaynağını tanımak, hikmetin başıdır. Surenin devamında Lokmân’ın oğluna öğütleri aktarılır (31/13-19):
- Allah’a ortak koşma; şirk büyük bir zulümdür.
- Hardal tanesi kadar da olsa yapılan hiçbir şey Allah’tan gizli kalmaz.
- Namazı dosdoğru kıl.
- İyiliği emret, kötülükten alıkoy.
- Başına gelene sabret.
- İnsanları küçümseyip yüz çevirme, yeryüzünde böbürlenerek yürüme.
- Yürüyüşünde ölçülü ol, sesini alçalt.
Bu liste, hikmetin soyut bir felsefe değil; inanç, ibadet, sorumluluk ve görgüyü kapsayan bütüncül bir hayat bilgisi olduğunu gösterir. Öğütlerin “Yavrucuğum” hitabıyla başlaması da hikmetli üslubun bir parçasıdır.
İlim ile hikmet arasındaki fark
İlim bilmektir; hikmet ise bildiğini doğru yerde kullanmaktır. İlim ezberlenebilir; hikmet ise yaşanarak, tecrübe ve takva ile olgunlaşır. Bilgiye ulaşmanın bu kadar kolaylaştığı çağımızda asıl eksiklik çoğu zaman bilgi değil, hikmettir: Neyin öncelikli olduğunu, hangi sözün ne zaman söyleneceğini, hangi tartışmaya girilmeyeceğini bilmek. Hz. Peygamber yalnız iki kişiye gıpta edilebileceğini bildirmiştir: Allah’ın mal verip hak yolda harcamayı nasip ettiği kimse ile Allah’ın hikmet verdiği, onunla hükmeden ve onu öğreten kimse (Buhârî, İlim 15; Müslim, Müsâfirîn 268).
Hikmete ulaşma yolları
- Kur’an ve sünnetle sürekli temas: Hikmetin kaynağı vahiydir.
- Takva: “Allah’a karşı gelmekten sakınırsanız size furkan verir” (Enfâl Suresi, 8/29).
- Tefekkür ve tecrübe: Bakara 269. ayet hikmeti “akıl sahipleri” ile ilişkilendirir.
- Az konuşup çok dinlemek: Hikmet ehlinin ortak özelliği, sözü tartarak söylemeleridir.
- Hikmet sahipleriyle beraber olmak: Hz. Musa’nın ilim öğrenmek için çıktığı yolculuk (Kehf Suresi, 18/60-82), olayların görünen yüzünün ardındaki hikmeti kavramanın sabır istediğini öğretir.
- Dua: Hz. İbrahim “Rabbim! Bana hikmet ver ve beni salihler arasına kat” diye dua etmiştir (Şuarâ Suresi, 26/83).
Olayların hikmetini bilmek
Türkçede “Bunda bir hikmet vardır” derken kastedilen, olayların ardındaki ilahi amaçtır. Allah Hakîm olduğuna göre hiçbir işi boş ve amaçsız değildir (Mü’minûn Suresi, 23/115). Ancak insan her olayın hikmetini bilemeyebilir; Hz. Musa bile geminin delinmesinin, çocuğun ölümünün ve duvarın onarılmasının sebebini ancak açıklanınca anlamıştır. “Olur ki hoşlanmadığınız bir şey sizin için hayırlıdır” (Bakara Suresi, 2/216). Mümine düşen, hikmeti bilmediği yerde Hakîm olana güvenmektir. Bununla birlikte bir başkasının acısı karşısında “Vardır bir hikmeti” deyip geçmek yerine, önce acıyı paylaşmak da hikmetli davranışın gereğidir.
Sık Sorulan Sorular
“Hikmet müminin yitiğidir” sözü sahih midir?
Bu rivayet Tirmizî (İlim 19) ve İbn Mâce’de (Zühd 15) yer alır; ancak Tirmizî senedindeki ravinin zayıflığına kendisi işaret etmiştir. Hadis sened bakımından zayıftır. Anlamı, yani yararlı bilginin nereden gelirse gelsin alınabileceği ilkesi ise âlimlerce benimsenmiştir.
Hikmet sadece yaşlılara mı verilir?
Hayır. Hz. Yahya’ya “daha çocukken hikmet” verildiği bildirilir (Meryem Suresi, 19/12). Tecrübe hikmeti besler, fakat hikmet nihayetinde Allah’ın lütfudur ve yaşa bağlı değildir.
Felsefe ile Kur’an’daki hikmet aynı şey midir?
İslam düşünce tarihinde felsefeye “hikmet” denmiştir; ancak Kur’an’daki hikmet vahiy kaynaklı isabetli bilgi ve onunla amel etmeyi ifade eder. Akıl yürütme hikmetin bir aracıdır; ölçüsü ise vahye uygunluktur.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Bakara Suresi (2/129, 151, 216, 269); Enfâl Suresi (8/29); Yûnus Suresi (10/1); Nahl Suresi (16/125); İsrâ Suresi (17/22-39); Kehf Suresi (18/60-82); Meryem Suresi (19/12); Mü'minûn Suresi (23/115); Şuarâ Suresi (26/83); Lokmân Suresi (31/12-19); Yâsîn Suresi (36/2); Sâd Suresi (38/20); Cum'a Suresi (62/2); Buhârî, İlim 15; Müslim, Müsâfirîn 268; Tirmizî, İlim 19; İbn Mâce, Zühd 15 (zayıf)
Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- Bakara Suresi (2/129, 151, 216, 269)
- Enfâl Suresi (8/29)
- Yûnus Suresi (10/1)
- Nahl Suresi (16/125)
- İsrâ Suresi (17/22-39)
- Kehf Suresi (18/60-82)
- Meryem Suresi (19/12)
- Mü'minûn Suresi (23/115)
- Şuarâ Suresi (26/83)
- Lokmân Suresi (31/12-19)
- Yâsîn Suresi (36/2)
- Sâd Suresi (38/20)
- Cum'a Suresi (62/2)
- Buhârî, İlim 15; Müslim, Müsâfirîn 268
- Tirmizî, İlim 19; İbn Mâce, Zühd 15 (zayıf)
İlgili Yazılar
Kur'an ve TefsirKur’an’da İhsan Kavramı: Muhsinler Kimlerdir, Vasıfları Neler?
İhsan, iyiliği en güzel şekilde ve Allah'ı görüyormuşçasına yapmaktır. Kur'an'da ihsanın anlamını ve Allah'ın sevdiği muhsinlerin vasıflarını okuyun.
Kur'an ve TefsirKur’an’da Huşû Nedir? Kalbin Allah’a Saygıyla Boyun Eğmesi
Huşû, kalbin Allah karşısında saygı ve tevazu ile yumuşamasıdır. Kur'an'da huşûnun anlamını, huşû sahiplerinin vasıflarını ve artırma yollarını…
Kur'an ve TefsirRabbinin Yoluna Hikmetle Çağır: Nahl 125 Ayeti ve İletişim Adabı
Nahl Suresi 125. ayetin tefsiri: hikmet, güzel öğüt ve en güzel şekilde tartışma ilkeleri; aile, sosyal medya ve…
Kur'an ve TefsirKur’an’da Adalet ve Kıst: Aleyhimize de Olsa Adil Olmak
Kur'an adaleti yakınların aleyhine, düşmanın lehine bile olsa emreder. Adl, kıst ve mîzan kavramlarını ve adaletin hayattaki alanlarını…
Kur'an ve TefsirKur’an’da Ma’rûf ve Münker: İyiliği Emretmenin Ölçü ve Adabı
Ma'rûf dinin ve sağduyunun iyi bulduğu, münker ise çirkin gördüğü şeydir. Kur'an'da iyiliği emretme görevinin kapsamını ve üslubunu…
Kur'an ve Tefsirİnfak Nedir? Kur’an’da İnfak Kavramı, Zekât ve Sadakadan Farkı
İnfak ne demektir, zekât ve sadakadan farkı nedir? Kur'an'da infakın kime, neyden, ne kadar yapılacağını bildiren ayetleri ve…