🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Kur’an’da Sabrın Çeşitleri ve Sabr-ı Cemîl Ne Anlama Gelir?

Kur'an ve TefsirGüncelleme: 21 Eylül 20267 dk okuma

Kur’an’da Sabrın Çeşitleri ve Sabr-ı Cemîl Ne Anlama Gelir?

Kur'an'a göre sabır pasif bir bekleyiş değildir. İbadette, günaha karşı ve musibette sabrı, Hz. Yakub'un sabr-ı cemîlini ayetler ışığında ele alıyoruz.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Sabır kelimesi ne anlatır?
  • Âlimlerin tasnifiyle üç sabır
  • Sabr-ı cemîl: Hz. Yakub'un sabrı

Kur’an’da sabır; zorluk karşısında dağılmadan, şikâyeti insanlara taşımadan ve doğru yoldan ayrılmadan direnç göstermektir. Âlimler ayetlerden hareketle sabrı üçe ayırır: ibadete devamda sabır, günaha karşı sabır ve musibete sabır. Sabr-ı cemîl ise Hz. Yakub’un diliyle Kur’an’a giren, sızlanmadan ve ümidi kesmeden gösterilen “güzel sabır”dır.

Sabır kelimesi ne anlatır?

Sabır sözlükte tutmak, hapsetmek, alıkoymak demektir. Terim olarak nefsi taşkınlıktan, dili şikâyetten, organları yanlış davranıştan alıkoymayı ifade eder. Bu tanım, sabrın elini kolunu bağlayıp oturmak olmadığını gösterir. Sabreden insan çaba göstermeyi bırakmaz; yalnızca çabasını isyan, öfke ve ümitsizlikle kirletmez. Kur’an’da sabır ve türevleri yüzü aşkın yerde geçer ve çoğu zaman namaz, hak, takva ve şükür gibi kavramlarla yan yana anılır.

Âlimlerin tasnifiyle üç sabır

İbadet ve itaatte sabır

Bir iyiliği bir kez yapmak kolaydır; zor olan sürdürmektir. Kur’an, “Ailene namazı emret, kendin de ona sabırla devam et” (Tâhâ Suresi, 20/132) buyurarak ibadetin süreklilik isteyen yönüne dikkat çeker. Meryem Suresi’nde (19/65) de “O’na kulluk et ve O’na kullukta sabırlı ol” denilir. Sabah namazına kalkmak, orucun uzun günlerine dayanmak, yıllarca aynı özenle helal kazanç peşinde koşmak bu türe girer.

Günaha karşı sabır

Nefsin istediği fakat Allah’ın yasakladığı şeylerden uzak durmak da sabırdır. Hz. Yusuf’un, imkân ve baskı bir aradayken “Allah’a sığınırım” demesi (Yûsuf Suresi, 12/23) bu sabrın en parlak örneğidir. Nâziât Suresi (79/40-41), Rabbinin huzurunda durmaktan korkup nefsini heveslerden alıkoyan kimsenin varacağı yerin cennet olduğunu bildirir.

Musibet ve sıkıntıya sabır

Halk arasında sabır denince ilk akla gelen budur. Bakara Suresi (2/155-157) insanların korku, açlık, mal, can ve ürün eksikliğiyle deneneceğini haber verir ve şöyle devam eder: Başlarına bir musibet geldiğinde “Biz Allah’a aidiz ve O’na döneceğiz” diyen sabırlılara müjde vardır; Rablerinin bağışlaması ve rahmeti onların üzerinedir.

Sabr-ı cemîl: Hz. Yakub’un sabrı

Hz. Yakub, oğlu Yusuf’un kanlı gömleği getirildiğinde “Artık bana düşen güzel bir sabırdır” demiştir (Yûsuf Suresi, 12/18). Yıllar sonra ikinci bir oğlunun da alıkonulduğu haberi geldiğinde aynı sözü tekrarlamıştır (12/83). Müfessirler güzel sabrı, içinde insanlara şikâyet ve sızlanma bulunmayan sabır olarak açıklar. Dikkat çekici olan şudur: Hz. Yakub üzülmüş, hatta üzüntüden gözlerine ak düşmüştür (12/84). Kur’an bunu kınamaz. O, derdini insanlara değil Rabbine açmıştır: “Ben tasamı ve üzüntümü yalnız Allah’a arz ediyorum” (12/86). Ardından oğullarına “Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin” (12/87) diyerek onları aramaya göndermiştir.

Bu kıssadan güzel sabrın üç unsuru çıkar:

  • Üzüntüyü inkâr etmemek, fakat isyana çevirmemek.
  • Şikâyeti Allah’a arz etmek; dua ve niyazı artırmak.
  • Ümidi ve çabayı bırakmamak.

Sabredenlere vaat edilenler

Kur’an sabrın karşılığını başka hiçbir amelde görülmeyen ifadelerle anlatır. “Allah sabredenlerle beraberdir” (Bakara Suresi, 2/153) ayeti ilahi yardım ve desteği bildirir. “Sabredenlere mükâfatları hesapsız ödenecektir” (Zümer Suresi, 39/10) ayeti, ölçüye sığmayan bir karşılığı haber verir. Asr Suresi (103/1-3) ise insanı hüsrandan kurtaran dört şeyden birinin sabrı tavsiyeleşmek olduğunu söyler. Demek ki sabır yalnız bireysel bir erdem değil, müminlerin birbirine hatırlatması gereken ortak bir değerdir.

Hz. Peygamber (s.a.s.) de müminin hâlini şöyle özetlemiştir: Başına sevindirici bir şey gelirse şükreder, bu onun için hayır olur; bir sıkıntı gelirse sabreder, bu da onun için hayır olur (Müslim, Zühd 64).

Sabrı yanlış anlamamak

Sabır, haksızlığa ses çıkarmamak veya tedbiri terk etmek değildir. Hasta olan kimse tedavi arar, zulme uğrayan hakkını hukuk içinde savunur, borçlu olan çalışır. Kur’an’da Hz. Musa’nın kavmine “Allah’tan yardım isteyin ve sabredin” (A’râf Suresi, 7/128) demesi, zulme teslimiyet değil, mücadele içinde dayanıklılık çağrısıdır. Ağır bir kayıp veya uzun süren bir bunalım yaşayan kimsenin manevi destekle birlikte bir uzmandan yardım alması da sabra aykırı değil, sebeplere sarılmanın gereğidir.

Sabrı güçlendiren Kur’anî yollar

Kur’an sabrı emrederken onu kolaylaştıracak destekleri de gösterir. “Sabır ve namazla yardım dileyin” (Bakara Suresi, 2/45, 153) ayeti, namazın sabrın en yakın arkadaşı olduğunu bildirir. Peygamber kıssaları da aynı amaca hizmet eder; Hz. Peygamber’e “Azim sahibi peygamberlerin sabrettiği gibi sen de sabret” (Ahkâf Suresi, 46/35) buyurulmuş, geçmiş elçilerin yaşadıkları anlatılarak gönlü pekiştirilmiştir (Hûd Suresi, 11/120). Ayrıca İnşirâh Suresi’nde (94/5-6) iki kez tekrarlanan “Şüphesiz zorlukla beraber bir kolaylık vardır” müjdesi, sıkıntının kalıcı olmadığını hatırlatır. Sabreden kimse bu ayetleri okudukça yalnız olmadığını, kendisinden önce nice salih insanın aynı yoldan geçtiğini hisseder.

Sık Sorulan Sorular

Ağlamak sabra aykırı mıdır?

Hayır. Hz. Yakub’un üzüntüsü Kur’an’da kınanmadan anlatılır. Sabra aykırı olan; isyan içeren sözler, kadere öfke ve ölçüsüz davranışlardır. Gözyaşı merhametin ve insan olmanın tabii sonucudur.

Sabır dilemek doğru mudur, yoksa afiyet mi istenmeli?

Kur’an’da müminlerin “Rabbimiz, üzerimize sabır yağdır” diye dua ettikleri aktarılır (Bakara Suresi, 2/250; A’râf Suresi, 7/126). Bu dualar sıkıntı anında yapılmıştır. Sıkıntı yokken Allah’tan afiyet istemek, sıkıntı geldiğinde sabır dilemek uygun olandır.

Sabrın bir sınırı var mıdır?

Musibete sabrın sınırı yoktur; ancak sabır, giderilebilecek bir zarara katlanmayı gerektirmez. Meşru yollarla sıkıntıyı gidermeye çalışmak sabrın parçasıdır. Haksızlık karşısında susmak ise sabır değil, çoğu zaman ihmal olur.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Bakara Suresi (2/153, 155-157, 250); A'râf Suresi (7/126, 128); Yûsuf Suresi (12/18, 23, 83-87); Meryem Suresi (19/65); Tâhâ Suresi (20/132); Zümer Suresi (39/10); Nâziât Suresi (79/40-41); Asr Suresi (103/1-3); Müslim, Zühd 64

YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 6 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Kaynakça

  1. Bakara Suresi (2/153, 155-157, 250)
  2. A'râf Suresi (7/126, 128)
  3. Yûsuf Suresi (12/18, 23, 83-87)
  4. Meryem Suresi (19/65)
  5. Tâhâ Suresi (20/132)
  6. Zümer Suresi (39/10)
  7. Nâziât Suresi (79/40-41)
  8. Asr Suresi (103/1-3)
  9. Müslim, Zühd 64

İlgili Yazılar