Ömer b. Abdülazîz Kimdir? İki Buçuk Yıllık Adalet Dönemi
Ömer b. Abdülazîz kimdir, neden beşinci râşid halife diye anılır? Kısa hilafetinde yaptığı ıslahatlar, sade hayatı ve bugüne bıraktığı dersler.
- Hayatı ve Yetişmesi
- Halife Oluşu
- Başlıca Islahatları
Ömer b. Abdülazîz (ö. 101/720), 717-720 yılları arasında yaklaşık iki buçuk yıl halifelik yapan sekizinci Emevî halifesidir. Haksız alınan malları sahiplerine iade etmesi, Müslüman olanlardan cizyeyi kaldırması, hadislerin derlenmesini emretmesi ve son derece sade yaşaması sebebiyle birçok âlim tarafından “beşinci râşid halife” olarak anılmıştır. Anne tarafından Hz. Ömer’in torununun oğludur.
Hayatı ve Yetişmesi
Medine’de doğduğu veya çocukluğunu orada geçirdiği kabul edilen Ömer b. Abdülazîz, babası Mısır valisi Abdülazîz b. Mervân’ın isteğiyle ilim tahsili için Medine’ye gönderildi. Orada sahâbe çocuklarından ve tâbiîn büyüklerinden ders aldı. Genç yaşta Medine valiliğine getirildiğinde ilk işi, şehrin önde gelen on fakihinden bir danışma meclisi kurmak oldu ve onlara danışmadan karar vermeyeceğini bildirdi. Mescid-i Nebevî’nin genişletilmesi de onun valiliği sırasında yapılmıştır.
Halife Oluşu
Halife Süleyman b. Abdülmelik, vefatından önce âlim Recâ b. Hayve’nin tavsiyesiyle kendisinden sonra Ömer b. Abdülazîz’in halife olmasını vasiyet etti. Kaynakların aktardığına göre Ömer bu görevi istememiş, halka hitaben kendisine biat etme konusunda serbest olduklarını söylemiş; halk ise onu tercih ettiğini bildirmiştir. Hilafet bineklerini ve gösterişli merasimleri reddedip kendi katırına binerek evine dönmesi, döneminin nasıl geçeceğinin ilk işareti sayılmıştır.
Başlıca Islahatları
- Mezâlimin iadesi: Hanedan mensuplarının haksız yere edindiği arazi ve malları işe kendi ailesinden başlayarak hazineye veya sahiplerine geri verdi. Eşi Fâtıma’nın mücevherlerini de beytülmâle teslim ettiği nakledilir.
- Mevâlîye adalet: Arap olmayan Müslümanlardan alınmaya devam edilen cizyeyi kaldırdı. Gelirlerin azalacağını söyleyen valilere Hz. Peygamber’in vergi toplayıcı değil hidayet rehberi olarak gönderildiğini hatırlattı.
- Hutbelerde hakaretin kaldırılması: Bazı minberlerde Hz. Ali aleyhine söylenen sözleri yasaklattı; yerine Nahl Suresi’nin 90. ayetinin okunması geleneğinin onun zamanında yerleştiği rivayet edilir.
- Hadislerin tedvini: İlmin kaybolmasından endişe ederek Medine valisi Ebû Bekir b. Hazm’a ve İbn Şihâb ez-Zührî gibi âlimlere hadisleri toplayıp yazmaları için talimat verdi.
- Sosyal yardım: Yolcular için hanlar yaptırdı, borçluların borçlarını, fakirlerin ihtiyaçlarını hazineden karşılattı.
- Davet mektupları: Komşu hükümdarlara ve henüz Müslüman olmamış topluluklara İslam’a davet mektupları gönderdi; onun döneminde Kuzey Afrika’da ve Mâverâünnehir’de İslamlaşma hız kazandı.
“Şüphesiz Allah adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara yardım etmeyi emreder; hayâsızlığı, fenalığı ve azgınlığı yasaklar. Düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor.” (Nahl Suresi, 16/90)
Sade Hayatı
Halife olmadan önce zengin ve şık giyimli bir vali olan Ömer, halifelikle birlikte hayatını bütünüyle değiştirdi. Devlet işi görürken hazineye ait kandili, şahsi işine geçince kendi kandilini yaktığına dair meşhur anlatı, kamu malı karşısındaki hassasiyetini simgeler. Bu tür menkıbelerin ayrıntılarında rivayet farklılıkları bulunsa da kaynaklar onun kamu malı konusundaki titizliğinde birleşir.
Onun döneminde zekât verecek fakir bulmakta zorlanıldığı da nakledilir. Bu anlatımı, iki buçuk yılda bütün yoksulluğun bittiği şeklinde değil; adil dağıtımın ve toplumsal güvenin kısa sürede ne kadar etkili olabildiğinin ifadesi olarak anlamak daha isabetlidir.
Valilere Mektupları ve Yönetim Anlayışı
Ömer b. Abdülazîz’in yönetim anlayışı en iyi, valilerine yazdığı mektuplardan anlaşılır. Şehrin surlarını tamir için ödenek isteyen bir valiye, şehri adaletle koruma altına almasını ve yollarını zulümden temizlemesini, asıl tamirin bu olduğunu yazdığı nakledilir. Göreve getireceği kişilerde ehliyet ve dürüstlük arar, zulmüyle tanınan valileri görevden alırdı. Halkın şikâyetlerini doğrudan kendisine ulaştırabilmesi için kapısını açık tutmuş, haksızlığa uğrayanın izin almadan huzuruna girebileceğini duyurmuştur.
Devrin âlimleriyle sürekli istişare halindeydi. Hasan-ı Basrî’den adil yöneticinin vasıflarını anlatan bir mektup istediği, Hasan-ı Basrî’nin de ona adil yöneticiyi çocuğuna şefkat gösteren bir anneye ve sürüsünü gözeten bir çobana benzeten meşhur mektubunu yazdığı aktarılır. Hâricîlerle savaşmak yerine onlarla oturup konuşmayı tercih etmesi de, iç huzuru kuvvetle değil ikna ve adaletle sağlamaya çalıştığını gösterir.
Vefatı
Ömer b. Abdülazîz 720 yılında, henüz kırk yaşına varmadan Humus yakınlarındaki Deyrüsem’ân’da vefat etti. Islahatlarından rahatsız olan çevrelerce zehirlendiği yolunda rivayetler vardır; ancak bu kesin değildir. Vefatından sonra uygulamalarının önemli bir kısmı terk edilmiş, fakat hatırası bütün İslam dünyasında adaletin sembolü olarak yaşamıştır.
Bugüne Bıraktığı Dersler
- Islahat, önce kişinin kendisinden ve en yakınlarından başlar.
- Yönetici âlimlere danışmalı, âlim de yöneticiye doğruyu söylemekten çekinmemelidir.
- Kısa bir ömür ve kısa bir görev süresi, kalıcı iz bırakmaya engel değildir.
Sık Sorulan Sorular
Ömer b. Abdülazîz’e neden “beşinci halife” denir?
Bu resmî bir unvan değil, âlimlerin bir takdir ifadesidir. Süfyân es-Sevrî gibi erken dönem âlimlerinden, onun adalet ve takvada dört halifenin yolunu sürdürdüğü için bu şekilde anıldığı nakledilir. Bazı âlimler ise beşinci râşid halife olarak Hz. Hasan’ı sayar.
Ömer b. Abdülazîz ile Hz. Ömer’in akrabalığı nedir?
Annesi Ümmü Âsım, Hz. Ömer’in oğlu Âsım’ın kızıdır. Dolayısıyla Hz. Ömer, onun annesinin dedesidir. Hz. Ömer’in süte su katmayan kızı gelin olarak seçmesiyle ilgili meşhur kıssa, bu soy bağıyla ilişkilendirilerek anlatılır.
Hadislerin yazılmasını ilk o mu başlattı?
Hadisler sahâbe döneminden itibaren şahsi sayfalarda yazılıyordu. Ömer b. Abdülazîz’in yaptığı, bu işi devlet eliyle ve sistemli biçimde başlatmak, yani resmî tedvini emretmektir. Bu sebeple hadis tarihinde dönüm noktası kabul edilir.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Nahl Suresi (16/90); TDV İslâm Ansiklopedisi, “Ömer b. Abdülazîz” maddesi; İbn Sa'd, et-Tabakâtü'l-kübrâ; İbnü'l-Cevzî, Sîretü Ömer b. Abdilazîz
Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- Nahl Suresi (16/90)
- TDV İslâm Ansiklopedisi, “Ömer b. Abdülazîz” maddesi
- İbn Sa'd, et-Tabakâtü'l-kübrâ
- İbnü'l-Cevzî, Sîretü Ömer b. Abdilazîz
İlgili Yazılar
Kur'an ve TefsirAllah Adaleti ve İhsanı Emreder: Nahl 90 Ayeti Ne Anlatır?
Nahl Suresi 90. ayetin meali, tefsiri ve günlük hayata mesajları: adalet, ihsan, akrabaya yardım ve hutbelerin sonunda okunan…
AileAnne Babası Boşanmış Evlat: İkisine Karşı Adil Olmanın Yolu
Anne babası boşanmış çocuk ve yetişkin evlat nasıl davranmalı? Taraf tutmamak, ikisine de iyilik, yeni eşlerle ilişki ve…
Soru – CevapRüşvet ile Hediye Arasındaki Fark Nedir? Memura Hediye Olur mu?
Hediye ne zaman rüşvete dönüşür? Memura, doktora, öğretmene hediye vermek caiz mi? Rüşvetin hükmünü ve hediyenin ölçülerini hadislerle…
Siyer ve İslam Tarihiİslam’da Bayramların Tarihçesi: Medine’de Başlayan İki Bayram
Ramazan ve Kurban bayramları ne zaman ve nasıl başladı, ilk bayram namazı nerede kılındı, Osmanlı’da bayramlar nasıl kutlanırdı?…
Siyer ve İslam TarihiKur’an’a Nokta ve Hareke Ne Zaman Kondu? Mushafın Yazı Tarihi
Kur'an'a nokta ve hareke kim tarafından, ne zaman kondu? Ebü'l-Esved ed-Düelî'den Halîl b. Ahmed'e mushaf yazısının gelişimi ve…
Kur'an ve TefsirKur’an’da Adalet ve Kıst: Aleyhimize de Olsa Adil Olmak
Kur'an adaleti yakınların aleyhine, düşmanın lehine bile olsa emreder. Adl, kıst ve mîzan kavramlarını ve adaletin hayattaki alanlarını…