Peygamberimiz Hac Mevsiminde Kabileleri İslam’a Nasıl Çağırdı?
Peygamberimiz Ukâz, Mecenne ve Zülmecâz panayırlarında kabileleri tek tek dolaşarak İslam'a çağırdı. Bu davetin yöntemi, verilen cevaplar ve sonucu.
- Panayırlar: O Günün İletişim Ağı
- Davetin Yöntemi
- Kabilelerin Verdiği Cevaplar
Peygamber Efendimiz (s.a.v.), Mekke halkının çoğunluğu daveti reddedince, her yıl hac mevsiminde ve haram aylarda kurulan Ukâz, Mecenne ve Zülmecâz panayırlarında Arabistan’ın dört bir yanından gelen kabilelerin konak yerlerini tek tek dolaşarak onlara İslam’ı anlatmış ve “Beni kavminize götürecek, Rabbimin mesajını tebliğ edebilmem için beni koruyacak kimse yok mu?” diye sormuştur. Yıllarca süren bu çabada çoğu kabile onu reddetti; ancak bu ısrarlı arayış sonunda Medineli altı gençle buluşmasına ve hicrete giden yolun açılmasına vesile oldu.
Panayırlar: O Günün İletişim Ağı
Câhiliye Arapları, savaşın yasak olduğu haram aylarda büyük panayırlar kurardı. Buralarda ticaret yapılır, şiir yarışmaları düzenlenir, kabileler arası meseleler görüşülürdü. Ardından herkes hac için Mekke’ye ve Mina’ya gelirdi. Bir haberin bütün yarımadaya yayılması için bundan daha elverişli bir ortam yoktu. Peygamberimiz bu imkânı sonuna kadar değerlendirdi.
Davetin Yöntemi
Câbir b. Abdullah anlatır: Resûlullah hac mevsiminde Arafat’ta duranlara kendisini arz eder ve şöyle derdi: “Beni kavmine götürecek biri yok mu? Çünkü Kureyş, Rabbimin kelamını tebliğ etmeme engel oluyor” (Ebû Dâvûd, Sünnet 20; Tirmizî, Fezâilü’l-Kur’ân 24; İbn Mâce, Mukaddime 13).
- Her kabilenin çadırına bizzat gider, reisleriyle görüşürdü.
- Önce Allah’ın birliğini anlatır, Kur’an’dan ayetler okurdu.
- Onlardan iki şey isterdi: iman etmeleri ve tebliğini yapabilmesi için kendisini korumaları.
- Dünyevi bir karşılık vaat etmezdi; vaadi cennetti.
- Çoğu zaman yanında soy bilgisi çok güçlü olan Hz. Ebû Bekir bulunur, kabileleri tanıyarak söze girmesine yardımcı olurdu.
Arkasından Yürüyen Gölge: Ebû Leheb
Rebîa b. Abbâd gençliğinde gördüğünü şöyle anlatır: Resûlullah’ı Zülmecâz panayırında “Ey insanlar! Lâ ilâhe illallah deyin, kurtulun” derken gördüm. Arkasında şaşı gözlü, parlak yüzlü bir adam yürüyor ve “Bu, dininden dönmüş bir yalancıdır, sakın ona uymayın” diyordu. Kim olduğunu sordum; “Amcası Ebû Leheb” dediler (Ahmed b. Hanbel, Müsned). İnsanlar, “Onu en iyi kendi ailesi tanır; onlar bile uymamış” diye düşünüyordu.
Kabilelerin Verdiği Cevaplar
Kaynaklarda on beşten fazla kabilenin adı geçer: Kinde, Kelb, Benî Hanîfe, Benî Âmir b. Sa’sa’a, Muhârib, Fezâre, Gassân, Benî Şeybân ve diğerleri.
Benî Âmir: “İktidar Kimin Olacak?”
Benî Âmir’den Beyhara b. Firâs, Peygamberimizin kişiliğinden etkilenerek “Bu genci elime geçirsem bütün Arapları yerdim” dedi ve pazarlığa girişti: “Sana uyarsak ve Allah seni üstün kılarsa, senden sonra yönetim bize kalacak mı?” Peygamberimiz, “Bu iş Allah’a aittir; onu dilediğine verir” buyurdu. Adam, “Biz göğsümüzü Araplara hedef yapacağız, sonra iş başkasına mı kalacak? İstemeyiz” dedi. Peygamberimiz, en çaresiz anında bile tutamayacağı bir söz vermemiş, daveti siyasi pazarlığa konu etmemiştir.
Benî Hanîfe
Kaynaklar, en çirkin cevabı verenlerin bu kabile olduğunu kaydeder.
Benî Şeybân: Nazik Ama Temkinli
Reisleri dinledi, sözlerini güzel buldu. Ancak Sâsânî İmparatorluğu ile anlaşmaları olduğunu, Arap tarafında koruyabileceklerini fakat İran tarafında güvence veremeyeceklerini söylediler. Peygamberimiz dürüstlüklerini takdir etti: “Doğruyu açıkça söylemekle kötü bir cevap vermiş olmadınız. Ancak Allah’ın dinine, onu her yönden kuşatan yardım edebilir.”
Tek Tek Kazanılan Gönüller
Kabileler toplu olarak reddetse de bu temaslar bireysel hidayetlere vesile oldu:
- Tufeyl b. Amr ed-Devsî: Yemenli şair ve reis. Kureyşliler onu öyle korkutmuştu ki Kâbe’ye kulaklarına pamuk tıkayarak girdi. Sonra “Ben akıllı bir adamım, iyiyi kötüyü ayırırım; neden dinlemeyeyim?” diyerek Peygamberimizi dinledi ve Müslüman oldu. Kabilesi Devs’in İslam’a girmesine vesile oldu; Ebû Hüreyre bu kabiledendir.
- Ebû Zer el-Gıfârî: Haberi duyup önce kardeşini gönderdi, sonra kendisi geldi. Hz. Ali’nin yardımıyla gizlice Peygamberimize ulaştı ve iman etti; ardından Kâbe’de imanını haykırdığı için dövüldü (Buhârî, Menâkıbü’l-ensâr 33; Müslim, Fezâilü’s-sahâbe 132-133). Kabilesi Gıfâr ve komşu Eslem kabilesi onun vesilesiyle Müslüman oldu.
- Dımâd el-Ezdî: Rukye yapan biriydi; Peygamberimizi “tedavi etmeye” geldi, ondan hutbe cümlelerini dinleyince “Bu sözler denizin derinliklerine ulaşır” diyerek iman etti (Müslim, Cum’a 46).
- Süveyd b. Sâmit ve İyâs b. Muâz: Medineli bu iki kişi Kur’an’ı dinleyip etkilendi; Medine’de İslam’ın ilk yankıları onlarla başladı.
Ve Akabe’de Altı Kişi
Peygamberliğin on birinci yılında, yine bir hac mevsiminde, Mina’da Akabe mevkiinde Hazrec kabilesinden altı kişiyle karşılaştı. “Biraz oturmaz mısınız, size bir şeyler anlatayım” dedi. Yıllarca kapı kapı dolaşmanın karşılığı bu küçük grupta ortaya çıktı.
Bu Dönemden Dersler
- Reddedilmek vazgeçme sebebi değildir: Yıllarca “hayır” cevabı almak onu durdurmamıştır.
- İnsanların olduğu yere gitmek: Davetçi, muhatabını beklemez; ona gider.
- İlkeden taviz vermemek: Destek karşılığında iktidar pazarlığı yapılmaz.
- Karalama kampanyası ters tepebilir: Tufeyl örneğinde olduğu gibi, aşırı propaganda merak uyandırmıştır.
Sık Sorulan Sorular
Ukâz panayırı nerede kurulurdu?
Tâif ile Nahle arasında, Mekke’ye yaklaşık üç günlük mesafede kurulur ve Zilkade ayında yaklaşık yirmi gün sürerdi.
Peygamberimiz kabilelerden neden himaye istedi?
Çünkü o günün şartlarında bir kabilenin koruması olmadan tebliğ yapmak, hatta hayatta kalmak mümkün değildi. Sebeplere sarılmak peygamberlerin sünnetidir.
Bu davetler kaç yıl sürdü?
Açık davetin başladığı dördüncü yıldan hicrete kadar, yaklaşık on yıl boyunca her hac mevsiminde devam etmiştir.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Ebû Dâvûd, Sünnet 20; Tirmizî, Fezâilü'l-Kur'ân 24; İbn Mâce, Mukaddime 13; Ahmed b. Hanbel, Müsned; Buhârî, Menâkıbü'l-ensâr 33; Müslim, Fezâilü's-sahâbe 132-133; Müslim, Cum'a 46; İbn Hişâm, es-Sîretü'n-Nebeviyye
Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- Ebû Dâvûd, Sünnet 20
- Tirmizî, Fezâilü'l-Kur'ân 24
- İbn Mâce, Mukaddime 13
- Ahmed b. Hanbel, Müsned
- Buhârî, Menâkıbü'l-ensâr 33
- Müslim, Fezâilü's-sahâbe 132-133
- Müslim, Cum'a 46
- İbn Hişâm, es-Sîretü'n-Nebeviyye
İlgili Yazılar
Kur'an ve TefsirRabbinin Yoluna Hikmetle Çağır: Nahl 125 Ayeti ve İletişim Adabı
Nahl Suresi 125. ayetin tefsiri: hikmet, güzel öğüt ve en güzel şekilde tartışma ilkeleri; aile, sosyal medya ve…
Siyer ve İslam TarihiSafâ Tepesinde Açık Davet: Peygamberimiz Kureyş’e Ne Söyledi?
Üç yıllık gizli davetten sonra Peygamberimiz önce akrabalarını yemeğe çağırdı, ardından Safâ tepesinden Kureyş'e seslendi. Konuşmanın içeriği ve…
Siyer ve İslam TarihiBirinci Akabe Biatı Nedir? Medineliler Neye Söz Verdi?
Birinci Akabe Biatı, peygamberliğin 12. yılında Medineli 12 kişinin Mina'da verdiği ahittir. Maddeleri, katılanlar ve hicrete etkisi bu…
Siyer ve İslam TarihiKarahanlılar ve Türklerin Müslüman Oluşu: İlk Türk-İslam Devleti
Türkler İslam'ı nasıl ve ne zaman kabul etti? Satuk Buğra Han, Karahanlıların din hayatı, Kutadgu Bilig ve Divanu…
Siyer ve İslam TarihiHilfü’l-Fudûl Nedir? Peygamberimizin Katıldığı Erdemliler Birliği
Hilfü'l-Fudûl, Mekke'de zulme uğrayanın hakkını almak için kurulan yeminli birliktir. Peygamberimiz gençliğinde katıldı ve ömür boyu övgüyle andı.
Siyer ve İslam TarihiRecî ve Bi’r-i Maûne Olayları: Şehit Edilen Muallim Sahabiler
Recî ve Bi’r-i Maûne olayları nedir? İslam’ı öğretmek için gönderilen sahabilerin tuzağa düşürülmesi, Hubeyb’in duruşu ve kunut duası…