Abhazlar İslam’la Nasıl Tanıştı? Tarihî Süreç ve Kaynaklar
Abhazların İslam'la tanışması: Hristiyanlık mirası, Osmanlı'nın Sohum kalesi, Çerkes komşuluğu, 16.-19. yüzyıl yayılışı ve 1864-1877 muhacirlikleri.
- Abhazlar ve Abhazya Coğrafyası
- İslam Öncesi: Hristiyanlık ve Geleneksel İnançlar
- Osmanlı ve Sohum-Kale
Abhazlar Kuzeybatı Kafkasya’da Karadeniz kıyısında yaşayan eski bir halktır. Orta Çağ’da Hristiyanlığı kabul etmişler, Osmanlı etkisinin arttığı 16. yüzyıldan itibaren ve özellikle 18.-19. yüzyıllarda toplumun bir bölümü İslam’ı benimsemiştir. Bugün Abhazlar arasında Müslüman, Hristiyan ve geleneksel inançlı gruplar birlikte yaşar.
Abhazlar ve Abhazya Coğrafyası
Abhazlar kendilerine “Apsua” derler. Yurtları Karadeniz’in doğu kıyısında, Büyük Kafkas Dağları ile deniz arasındaki dar şeritte yer alır. Başlıca şehirler Sohum, Gagra, Gudauta ve Gal’dır. Abhaz dili Kuzeybatı Kafkas dil ailesine mensuptur ve Çerkesçe ile akrabadır. Abaza halkı, Karaçay-Çerkes bölgesinde yaşayan yakın akrabalarıdır. Tarih boyunca Abhazya, Yunanlar, Romalılar, Bizanslılar, Gürcüler, Osmanlılar ve Ruslar arasında stratejik bir geçiş bölgesi olmuştur.
Toplum geleneksel olarak soylular (aristokratlar), serbest köylüler ve bağımlı tabakalardan oluşuyordu. “Apsuara” adı verilen geleneksel ahlâk ve onur sistemi toplumsal hayatın temel kurallarını belirliyordu. Misafirperverlik, büyüklere saygı ve verilen söze bağlılık bu sistemin esaslarıdır.
İslam Öncesi: Hristiyanlık ve Geleneksel İnançlar
Abhaz kıyıları Antik çağda Yunan koloni şehirlerine (Dioskuria, bugünkü Sohum) ev sahipliği yaptı. Roma ve Bizans dönemlerinde bölge Hristiyanlığı benimsedi; 6. yüzyılda Bizans İmparatoru Justinianus döneminde kilise örgütü güçlendi. Orta Çağ’da Abhaz Krallığı (8.-11. yüzyıl) Gürcü krallıklarıyla birleşerek Gürcistan’ın temelini oluşturdu. Pitsunda Katedrali ve Yeni Athos manastırı bu Hristiyan mirasın simgeleridir. Bununla birlikte dağlık bölgelerde geleneksel çok tanrılı inançlar ve doğa kültleri varlığını sürdürdü.
Abhaz geleneksel inancında yüce tanrı Antsua, ata ruhları ve kutsal ormanlar önemliydi. Bu inançlar Hristiyanlık ve İslam’ın yayılmasından sonra da halk gelenekleri içinde yaşamaya devam etti. Bu çok katmanlı dinî yapı, Abhaz kimliğinin özelliklerinden biridir.
Osmanlı ve Sohum-Kale
16. yüzyılın ikinci yarısında Osmanlı Devleti Karadeniz’in doğu kıyısında etkisini artırdı. 1578 civarında Sohum’da (Sohum-Kale) kale inşa edilerek Abhazya’daki ilk Osmanlı askerî varlığı kuruldu. Kale ve çevresinde Müslüman garnizon, tüccarlar ve din adamları yerleşti. Osmanlı kaleleri Abhaz prensleriyle (Şervaşidze ailesi) ilişkiler kurdu. Bu ilişkiler siyasi, ticari ve dinî etkileşimi artırdı. Abhaz prensleri zaman zaman Osmanlı’ya bağlandı, zaman zaman Rus ve Gürcü krallıklarıyla ittifak yaptı.
Osmanlı döneminde Abhaz kıyısı köle ticaretinin ve esir alımının da merkezlerinden biriydi. Bu karanlık yön, Osmanlı ve Abhaz toplumlarının ilişkilerinin karmaşıklığını gösterir. Tarafsız bir değerlendirme bu çelişkili yönleri birlikte ele alır.
Çerkes Komşuluğu ve Batıdan Doğuya Yayılış
Abhazya’da İslam’ın yayılmasında komşu Çerkes toplumlarının (özellikle Şapsuğlar ve Ubıhlar) rolü büyüktü. Abhaz-Adıge akrabalığı, ticari ve siyasi ilişkiler yoluyla dinî etkileşimi kolaylaştırdı. İslam daha çok kuzeybatıdaki Abhaz bölgelerinde, özellikle Gudauta, Gagra ve Sohum çevresinde yayıldı. Güneydeki Samurzakan bölgesi ise Gürcü ve Ortodoks etkisinde kaldı. Bu nedenle Abhazya’nın dinî haritası bölgelere göre farklılık gösterir.
Müslüman Abhazlar arasında ulema, mektepler ve camiler görece sınırlıydı. İslam daha çok halk İslam’ı biçiminde, yerel gelenekler ve Çerkes etkisiyle yaşanırdı. Nakşibendî çevrelerin etkisi dolaylı olarak hissedilirdi.
Rus Fethi ve Muhacirlik
Abhazya 1810’da Rus himayesine girdi. 1864’te Kafkas Savaşları’nın sona ermesiyle Rus yönetimi Abhazya’ya yerleşti. Müslüman Abhazlar (Abhaz muhacirliği) sürgün veya göç yoluyla Osmanlı topraklarına gönderildi. Abhaz Ayaklanması (1866) ve ardından 1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı sırasında yaşanan olaylar, Abhazların büyük bir kısmının Osmanlı’ya göç etmesine yol açtı. Tarihçiler Abhazların yaklaşık yarısından fazlasının bu dönemde yurdundan ayrıldığını belirtir. Bu göç, Abhaz kimliğinin bugünkü diaspora temelini oluşturur.
Abhaz muhacirler Anadolu’da Sakarya, Düzce, Bolu, Samsun ve diğer illerde, ayrıca Suriye, Ürdün ve Balkanlar’da yerleşti. Zamanla yerel toplumlarla kaynaşmakla birlikte kültürel bağlarını korumaya çalıştılar.
Bugünkü Dinî Dağılım
Bugünkü Abhazya’da Abhazların çoğunluğu Ortodoks Hristiyan, bir kısmı Müslüman, bir kısmı ise geleneksel inançlara bağlıdır. Güney Abhazya’da Ortodoks, kuzeybatıda Müslüman nüfus daha yoğundur. Abhazya’nın siyasi statüsü tartışmalıdır; Gürcistan toprak bütünlüğünü savunur, Rusya ve birkaç ülke Abhazya’yı tanır. Bu siyasi durum nedeniyle bölgeye ilişkin bilgiler farklı kaynaklarda farklı değerlendirilir.
Daha ayrıntılı bilgi için Abhazlar tarihi, kültür ve gelenekler, âlimler ve mutasavvıflar ve günümüz yazılarına bakabilirsiniz. Komşu Çerkesler için Çerkeslerin İslam’la tanışması yazısı yararlıdır.
Kaynaklar Üzerine Not
Abhazya’nın İslamlaşmasına dair kaynaklar sınırlıdır. Osmanlı arşivleri, Rus seyyah anlatıları ve sözlü gelenek başlıca belgelerdir. Bu belgeler farklı bakış açıları taşıdığından, okurun tarafsız akademik çalışmalara başvurması önerilir. Tarihler ve olaylar kaynaklara göre farklılık gösterebilir.
Abhaz Şeyhleri ve Halk İnançları
Abhazya’daki Müslüman topluluklarda halk İslam’ı geleneksel inançlarla birleşmiş durumdadır. Kutsal ağaçlar, kaynaklar ve ziyaret yerleri hem Müslüman hem Hristiyan Abhazlar için saygı konusudur. Antsua (Tanrı) ve yerel tanrıların izleri duada ve yeminlerde sürer. Bu karışık yapı, tek bir dinin saf biçimde yaşanmadığı, katmanlı bir inanç dünyasını gösterir. Dinî otoriteler bu karışımı farklı biçimlerde değerlendirir.
Müslüman Abhazlar arasında şeyh veya molla olarak anılan kişiler çocuklara okuma-yazma ve dua öğretirdi. Bu kişilerin çoğu Çerkes veya Osmanlı çevresinden gelmişti. Köylerde mescit sayısı az olduğundan ibadet çoğu zaman evlerde yapılırdı.
Karşılaştırmalı Bakış: Abhazlar ve Çerkesler
Abhazların İslam’la tanışması, yakın akrabaları olan Çerkeslerinkiyle benzerlikler gösterir, ancak önemli farklar da vardır. Çerkesler Kırım Hanlığı ve Osmanlı ile daha yoğun ilişki kurduğu ve toplumsal yapıları İslam’ı daha geniş çapta benimsediği için, bölgede Müslüman nüfus çoğunluğa ulaştı. Abhazlarda ise Hristiyan miras daha güçlü kaldı ve İslam azınlık bir din olarak yayıldı. Bu fark, bugünkü Abhazya’nın dinî haritasını belirleyen temel etkenlerden biridir. Çerkeslerle karşılaştırma için Çerkesler tarihi yazısına bakılabilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Abhazlar ne zaman Müslüman oldu?
Abhaz toplumunda İslam, 16. yüzyıldan itibaren Osmanlı ve Çerkes etkisiyle yayıldı; özellikle 18.-19. yüzyıllarda belirginleşti. Bugün Abhazlar arasında Hristiyan, Müslüman ve geleneksel inançlara bağlı kesimler birlikte yaşar.
Abhazya’da Osmanlı’nın önemi nedir?
Osmanlı Devleti 16. yüzyılda Sohum (Sohum-Kale) kalesini inşa ederek Abhaz kıyılarında askerî ve ticarî varlık kurdu; bu da İslami etkileşimi artırdı.
Abhazlar Hristiyan mıydı?
Evet, Orta Çağ’da Bizans etkisiyle Hristiyanlığı kabul etmişlerdi. Pitsunda ve Yeni Athos gibi merkezlerde kilise ve manastır kalıntıları bu mirası gösterir.
Abhaz muhacirliği nedir?
1864 ve 1877-78’de Rus yönetimi sonrasında Abhazların büyük kısmının Osmanlı topraklarına göç ettirilmesidir. Bu göçler Abhaz nüfusunu önemli ölçüde azaltmıştır.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi, "Abhazlar" md.; George Hewitt, The Abkhazians: A Handbook (1999)
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Abhazlar" md.
- George Hewitt, The Abkhazians: A Handbook (1999)
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.