🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Çerkesler Tarihi: Müslüman Kimliğinin Oluşumu ve Gelişimi

Balkan ve Kafkas MüslümanlarıGüncelleme: 3 Haziran 202611 dk okuma

Çerkeslerin (Adıgelerin) tarihi: Kafkasya'daki yaşam, Rus savaşları, 1864 sürgünü, Osmanlı topraklarına yerleşim, Çerkes Memlükler ve Sovyet sonrası dönem.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Kafkasya'da Erken Dönem ve Toplumsal Yapı
  • Kırım Hanlığı, Osmanlı ve İslam'ın Yayılışı
  • Çerkes Memlükler: Mısır'da Hanedan

Çerkesler (Adıgeler) tarihi; Kafkasya’nın kuzeybatısındaki dağlık yurtlarında yüzyıllar süren bağımsız yaşamı, Rusya ile yüz yılı aşkın savaşı, 1864’teki büyük sürgünü, Osmanlı ve Arap topraklarında yeni yurt edinişlerini, Sovyet dönemini ve Soğuk Savaş sonrasında yeniden canlanan kimlik arayışını kapsar. Bu tarih hâlâ tartışmalı yönler taşır.

Kafkasya’da Erken Dönem ve Toplumsal Yapı

Çerkesler antik çağlardan beri Karadeniz’in kuzeydoğusunda, Kuban ırmağı ve Kafkas dağları arasındaki bölgede yaşamıştır. Antik kaynaklarda Zikhoi, Kerketler ve Heniokhoi gibi adlarla anılan halkların Çerkes atalarıyla ilişkili olduğu düşünülür. Toplum, soylu aileler (pşı ve uork), serbest köylüler ve bağımlı tabakalardan oluşan feodal bir yapıya sahipti. Köyler arası ilişkiler akrabalık, misafirperverlik ve Adıge Habze gibi geleneksel ahlâk kuralları üzerine kuruluydu. Dağlık coğrafya, merkezî devlet kurulmasını zorlaştırdı; her bölge kendi beyleri ve meclisleriyle yönetilirdi.

Ortaçağ’da Çerkeslerin Bizans, Gürcü, Hazar ve Altın Orda ile ilişkileri vardı. Hristiyanlığın etkisi kıyı bölgelerinde kendini gösterdi; iç bölgelerde ise eski inançlar sürdü. Genovalılar ve Venedikliler Karadeniz kıyısında ticaret kolonileri kurdu. Bu temaslar Çerkeslerin dış dünyayla bağlantılarını güçlendirdi.

Kırım Hanlığı, Osmanlı ve İslam’ın Yayılışı

16. yüzyıldan itibaren Çerkesler Kırım Hanlığı ve Osmanlı ile yakın siyasi ve ticari ilişkiler kurdu. Kabardey beyleri Moskova Knezliği ile de ittifak yaptı (1557’de İvan IV ile evlilik bağı). Bu çok yönlü diplomasi, Çerkes bölgesini büyük güçlerin rekabet alanına çevirdi. İslam’ın yayılması bu dönemde hız kazandı. İslam’a geçişin ayrıntıları İslam’la tanışma yazısında anlatılmıştır. Osmanlı Devleti Anapa ve Soğucak gibi kaleleri inşa ederek bölgedeki etkisini güçlendirdi.

Çerkes Memlükler: Mısır’da Hanedan

Çerkes kökenli köle askerler Memlük ordusunda yükselerek 14. yüzyılda siyasi güç kazandı. Sultan Berkuk 1382’de tahta çıkarak Burcî (Çerkes) Memlükler hanedanını kurdu. Bu hanedan 1517’ye kadar Mısır ve Suriye’yi yönetti. Sultanlar arasında Kayıtbay (1468-1496) ve Kansu el-Gavri (1501-1516) en tanınmışlardır. Kahire’deki Berkuk, Kayıtbay ve Gavri külliyeleri bu dönemin mimari mirasıdır. 1517’de Yavuz Sultan Selim Memlük devletini ortadan kaldırınca Çerkes Memlük beyleri Osmanlı Mısır’ında varlığını sürdürdü.

Rus Fethi ve Kafkas Savaşları

Rusya, 18. yüzyılın ikinci yarısından itibaren Kafkasya’ya yöneldi. 1774 Küçük Kaynarca Antlaşması ile Kabardey bölgesinin “bağımsızlığı” tanındı, ancak Rus askerî varlığı artmaya devam etti. 1829 Edirne Antlaşması ile Osmanlı Devleti Çerkes kıyılarını Rusya’ya devretti; Çerkesler bu hakkı tanımadı. 1830’lardan 1864’e kadar süren savaşlarda Çerkes toplulukları Rus ordusuna karşı direndi. Direnişte Şapsuğ, Natuhay, Abzah ve Ubıh gruplarının meclisleri koordineli çalıştı. 1864’te Krasnaya Polyana (Qbaada) yakınlarında son direniş sona erdi.

1864 Sürgünü ve Muhacirlik

Savaşın sonunda Rus yönetimi Çerkesleri yurtlarından sürdü. Yüz binlerce kişi Karadeniz limanlarından gemilerle Osmanlı topraklarına gönderildi. Yolculuk sırasında hastalık, açlık ve gemi kazaları büyük can kayıplarına yol açtı. Tarihçiler toplam sürgün edilen ve ölenlerin sayısı konusunda farklı tahminlerde bulunur; sayılar yüz binlerden milyonlara kadar değişir. Bu olay bazı Çerkes örgütleri ve araştırmacılar tarafından soykırım olarak nitelendirilir; Rusya ise bu nitelendirmeyi kabul etmez. Gürcistan 2011’de parlamento kararıyla olayı soykırım olarak tanımıştır. Konu uluslararası kamuoyunda tartışmalıdır.

Osmanlı Topraklarında Yeni Yurt

Göçmenler Balkanlar’a (Bulgaristan, Dobruca, Kosova), Anadolu’ya (Samsun, Sakarya, Düzce, Kayseri-Uzunyayla, Eskişehir, Bursa, Balıkesir) ve Suriye ile Ürdün’e (Amman, Kuneytra, Cerâş) yerleştirildi. 1878’de Amman’ın yeniden kuruluşunda Çerkeslerin rolü büyüktür. Yerleşim sırasında yerel halklarla sorunlar da yaşandı. Osmanlı Devleti Çerkes muhacirlerini askerî ve idari hizmetlerde değerlendirdi. Zamanla Çerkes köyleri tarım, hayvancılık ve zanaatla geçimini sağladı.

Sovyet Dönemi ve Sonrası

Kafkasya’da kalan Çerkes toplulukları Sovyet döneminde Adıgey Özerk Bölgesi, Karaçay-Çerkes ve Kabardin-Balkar özerk birimleri arasında bölündü. Dil ve eğitim politikaları yoluyla Çerkes kimliği farklı adlarla (Adıge, Çerkes, Kabardey) tanımlandı. Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla Uluslararası Çerkes Birliği (1991) kuruldu, diasporadaki gruplar yeniden bağ kurmaya başladı. 2014 Soçi Kış Olimpiyatları, Çerkes soykırımı tartışmasını yeniden gündeme taşıdı.

Daha ayrıntılı bilgi için kültür ve gelenekler, âlimler ve mutasavvıflar, günümüz yazılarına bakabilirsiniz. Komşu bir Kafkas halkı için Çeçenler tarihi yazısı da yararlıdır. Rakamlar ve yorumlar kaynağa göre değişebilir.

Adıgey, Kabardey ve Karaçay-Çerkes: Bölünmüş Yurt

Sovyet yönetimi Çerkes halkını birbirinden ayrı idari birimlere böldü. Kabardeyler Kabardin-Balkar Özerk Cumhuriyeti’nde Balkarlarla, Çerkesler Karaçay-Çerkes Özerk Bölgesi’nde Karaçaylarla birlikte yönetildi, Adıgeler ise Krasnodar bölgesi içindeki küçük bir özerk bölgeye sıkıştırıldı. Aynı halkın farklı isimlerle (Kabardey, Çerkes, Adıge, Şapsuğ) kaydedilmesi, birlik bilincini zayıflatmayı amaçlayan bir politika olarak yorumlanır.

Bu bölünme, Sovyet sonrasında Çerkes örgütlerinin başlıca şikâyet konularından biri oldu. Birleşik bir Çerkes cumhuriyeti kurulması talepleri zaman zaman dile getirildi, ancak Rusya yönetimi bu talepleri onaylamadı. Bu konu Çerkes kimliğinin siyasi boyutunu oluşturur.

Osmanlı’da Çerkesler: Asker, Memur ve Köylü

Osmanlı Devleti, Çerkes muhacirleri sınır bölgelerinde iskân ederek hem güvenliği sağlamayı hem de boş toprakları işlemeyi amaçladı. Çerkesler Balkanlar’da, Anadolu’da ve Suriye’de askerî birliklerde görev aldı; Hamidiye Alayları ve başka düzenli birlikler içinde yer aldılar. Bazı Çerkes ailelerinden devlet adamları, paşalar ve subaylar çıktı.

Çerkes köyleri tarım ve hayvancılıkla geçindi. Yerli halkla toprak ve otlak anlaşmazlıkları zaman zaman yaşandı. Zamanla Çerkesler komşu topluluklarla kaynaşarak bölgelerin sosyal dokusuna katıldı. Bu süreç hem uyum hem kimlik kaybı tartışmalarını beraberinde getirdi.

Cumhuriyet Dönemi ve Çerkes Ethem Meselesi

Millî Mücadele yıllarında bazı Çerkes grupları farklı saflarda yer aldı. Çerkes Ethem’in kuvvetleri önce Kuvâ-yı Milliye içinde faaliyet gösterdi, sonra Ankara hükümetiyle çatışarak 1921’de Yunanistan’a geçti. Bu olay Çerkes toplumuna yönelik genellemelere ve kimlik tartışmalarına yol açtı. Tarihçiler olayı farklı yorumlar; bazıları kişisel çatışmalara, bazıları ise siyasi ve ideolojik farklılıklara vurgu yapar. Çerkes toplumunun çoğunluğu ise Millî Mücadele’de Türk ordusunun yanında yer aldı.

Cumhuriyet döneminde Çerkes köylerinde nüfus kayıtları, iskân ve eğitim politikaları uygulandı. Kafkas dernekleri 1950’lerden itibaren kültürel faaliyetler yürüttü. 1990’larda Kafkas Dernekleri Federasyonu kuruldu ve Kafkasya ile ilişkiler yeniden canlandı.

Sıkça Sorulan Sorular

1864 sürgünü neden önemlidir?

Rus Çarlığı’nın Kafkasya fethinin son aşamasında yüz binlerce Çerkes’in yurtlarından sürülmesi, Çerkes tarihinin en büyük dönüm noktasıdır ve diasporanın temelini oluşturur.

Çerkes Memlükler kimdir?

Mısır’da 1382-1517 arasında hüküm süren Burcî Memlük hanedanı büyük ölçüde Çerkes kökenli sultanlardan oluşur; Berkuk bu sülalenin kurucusudur.

Çerkesler bugün nerelerde yaşıyor?

Rusya’daki Adıgey, Karaçay-Çerkes ve Kabardin-Balkar cumhuriyetlerinde; Türkiye, Ürdün, Suriye ve diğer ülkelerde geniş diasporalar halinde.

Sovyet döneminde Çerkeslere ne oldu?

Çerkes halkı farklı idari birimlere bölündü; Adıgey, Karaçay-Çerkes ve Kabardin-Balkar gibi özerk yapılar oluşturuldu. Bu bölünme kimlik tartışmalarına yol açtı.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi, "Çerkesler" md.; Walter Richmond, The Circassian Genocide (2013); Moshe Gammer, Muslim Resistance to the Tsar (1994)

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR1 görüntülenme · 8 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Çerkesler" md.
  2. Walter Richmond, The Circassian Genocide (2013)
  3. Moshe Gammer, Muslim Resistance to the Tsar (1994)

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.