🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Almanya’daki Türkler İslam’la Nasıl Tanıştı? Tarihî Süreç ve Kaynaklar

Avrupa ve Amerika MüslümanlarıGüncelleme: 12 Temmuz 202611 dk okuma

Almanya'da İslami hayatın tarihi: Osmanlı elçilik dönemi, Birinci Dünya Savaşı kampları, 1961 işçi anlaşması, avlu mescitleri ve Türk göçmenlerin dinî kurumları.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Osmanlı Elçileri ve Berlin'deki İlk İzler
  • Prusya Ordusunda Müslüman Askerler
  • Birinci Dünya Savaşı ve Wünsdorf

Almanya’da İslami hayat, 18. yüzyıldaki Osmanlı elçiliklerinden Birinci Dünya Savaşı kamplarına uzanan küçük izlerle başlamış, asıl kalıcı yapısını 1961 işçi anlaşmasıyla gelen Türk göçmenlerin kurduğu mescitler, dernekler ve vakıflarla kazanmıştır. Bu yazı sürecin ilk aşamalarını özetler. Bu yazı sürecin ilk aşamalarını özetler.

Osmanlı Elçileri ve Berlin’deki İlk İzler

Almanya topraklarında Müslüman varlığına dair ilk kayıtlar 17. ve 18. yüzyıllara uzanır. Osmanlı Devleti ile Prusya arasında diplomatik ilişkiler 1700’lerde gelişti. Berlin’e gelen elçilik heyetleri arasında 1763-64’te Ahmed Resmi Efendi ve 1797’de Ali Aziz Efendi vardır. Ali Aziz Efendi’nin 1798’de Berlin’de vefat etmesi üzerine Prusya Kralı, Tempelhof’ta Müslümanlar için bir mezarlık tahsis etti. Bu mezarlık Berlin’deki Şehitlik Mezarlığı’nın çekirdeğidir ve Almanya’daki en eski Müslüman mezarlığı olarak kabul edilir.

Prusya Ordusunda Müslüman Askerler

18. yüzyılda Prusya ordusu Büyük Friedrich döneminde Müslüman Tatar ve Boşnak süvarilere yer verdi. Bunlar için ibadet imkânları tanındığı belirtilir. Bu uygulama, Müslümanlara karşı görece açık bir tutumu gösterir. Yine de bu topluluklar küçük ve geçici kaldı. Kayıtlar sınırlı olduğundan sayılar kesin değildir.

Birinci Dünya Savaşı ve Wünsdorf

1914-1918 savaşı sırasında Almanya, Fransız ve İngiliz ordularında savaşan Müslüman esirleri (Cezayirli, Faslı, Hint ve Rus Müslümanlar) Wünsdorf ve Zossen’deki “Hilal Kampı”nda topladı. Kampta Almanya’daki ilk cami olan ahşap bir mescit 1915’te yapıldı. Amaç, esirleri Osmanlı’nın cihat çağrısına yakınlaştırmaktı. Savaş sonrası cami bakımsızlıktan yıkıldı. Bu olay Almanya’nın savaş dönemindeki Doğu politikasının bir parçasıdır ve Müslüman cemaat açısından geçici nitelikteydi.

Berlin-Wilmersdorf Camii

1924’te Ahmediyye cemaati Berlin’de bir cami yapmaya başladı; yapı 1928’de tamamlandı. Hint mimarisi tarzındaki bu cami Almanya’nın ilk kalıcı camisidir. Ahmediyye hareketi, Sünnî Müslümanlar tarafından genellikle İslam dışı bir fırka olarak değerlendirilir; bu nedenle cami Sünnî Türk cemaatinin tarihine doğrudan bağlı değildir. Yine de Almanya’da İslami mimarinin başlangıcı olarak anılır.

1961 İşgücü Anlaşması

30 Ekim 1961’de Türkiye ile Almanya Federal Cumhuriyeti arasında işgücü alım anlaşması imzalandı. Savaş sonrası ekonomik büyüme (Wirtschaftswunder) nedeniyle Almanya’nın işgücüne ihtiyacı vardı. Türkiye ise işsizliği azaltmak ve döviz girdisi sağlamak istiyordu. İlk yıllarda binlerce erkek işçi trenlerle Münih, Köln, Duisburg ve Berlin’e geldi. İşçilere geçici misafir olarak bakıldı; kalıcı yerleşme beklenmiyordu. Dinî ihtiyaçlar ise önemli bir gündem değildi.

Avlu Mescitleri ve İlk Dinî Hayat

1960’ların sonu ve 1970’lerde işçiler, cuma namazı ve ramazan ibadetleri için fabrika yakınlarındaki depolarda, bodrum katlarında ve avlu binalarında geçici mescitler kurdu. Bu yerler “Hinterhofmoschee” olarak anıldı. İmamlar çoğunlukla gönüllü işçiler veya Türkiye’den gelen din görevlileriydi. Bu mescitler yalnızca ibadet değil, çay ocağı, sohbet, Türkçe okuma ve sosyal destek merkeziydi. 1973’te petrol krizi nedeniyle işçi alımı durdu ancak aile birleşimi yoluyla göç sürdü, bu da kalıcı yerleşimi ve kurumsallaşmayı hızlandırdı.

Dernekler ve Cemaatler: Kuruluş Dönemi

1970’lerde Süleymancılar (Avrupa İslam Kültür Merkezleri Birliği, VIKZ, 1973), Milli Görüş hareketi (1970’lerin sonu) ve çeşitli cemaatler kuruldu. Alevi Türkler de kendi derneklerini 1980’lerde kurmaya başladı. 1984’te Köln’de Diyanet’e bağlı DİTİB (Türk-İslam Dinî İşler Birliği) kuruldu. Bu çeşitlilik, Almanya’daki Türk Müslüman topluluğunun ideolojik ve mezhepsel zenginliğini yansıtır. Her yapı kendi camilerini, kurslarını ve gençlik çalışmalarını yürütür.

Camilerin Görünür Hale Gelişi

1980’lerin sonu ve 1990’larda büyük camiler yapılmaya başladı: Mannheim Yavuz Sultan Selim Camii (1995), Duisburg-Marxloh Merkez Camii (2008) ve Köln Merkez Camii (2018) gibi. Berlin Şehitlik Camii (2005) Osmanlı mirasını yansıtan bir yapıdır. Bu camiler hem dinî hem kültürel merkezlerdir. Cami yapımı yerel tartışmalara, bazen itirazlara konu olmuş, hukuki süreçlerle çözülmüştür.

Sonraki Dönemler ve İlgili Konular

Almanya’daki Türklerin İslami hayatı, sonraki kuşaklarla birlikte yeni boyutlar kazandı. Tarihsel ayrıntılar için Almanya’daki Türkler tarihi, gelenekler için kültür ve gelenekler, ilim hayatı için âlimler ve ilim kurumları ve bugünkü durum için günümüz yazılarına bakabilirsiniz. Gürcistan Müslümanları için Gürcistan Müslümanları bugün yazısı da karşılaştırma sunar.

Kaynak Notu

Bu yazıdaki tarihlerin büyük kısmı Almanya Federal Göç ve Mülteci Dairesi (BAMF), TDV İslâm Ansiklopedisi ve akademik göç çalışmalarından derlenmiştir. Sayılar ve yorumlar kaynağa göre değişebileceğinden, rakamlar yaklaşık olarak değerlendirilmelidir.

Almanya’da İlk Türk Camileri

1970’lerin başında işçi göçü kalıcı hale geldikçe avlu mescitleri yetersiz kaldı. İlk müstakil Türk camileri, tipik olarak eski fabrika binalarının veya depoların camiye dönüştürülmesiyle açıldı. 1980’lerde kubbeli ve minareli cami projeleri gündeme geldi; ancak yerel itirazlar, imar izni ve minare yüksekliği tartışmaları süreci uzattı. Mannheim’daki Yavuz Sultan Selim Camii 1995’te açıldığında dönemin Almanya’daki en büyük camilerinden biriydi. Böylece Türk toplumu kendi dinî mimarisini Alman şehir dokusuna taşıdı.

Camilerin inşası genellikle gönüllü bağışlarla finanse edildi. İşçiler maaşlarından düzenli katkı yaptı; bazı camilerin yapımında Türkiye’den gelen ustalar çalıştı. Bu süreç, topluluğun aidiyet duygusunu ve kalıcı yerleşme kararını gösteren önemli bir göstergedir.

Kur’an Kursları ve Çocukların Dinî Eğitimi

İlk kuşak işçiler çocuklarının dinî bilgisiz büyümesinden endişe ediyordu. Bu nedenle 1970’lerin sonundan itibaren camilerde hafta sonu ve yaz Kur’an kursları açıldı. Çocuklar Arapça harfleri, sûreleri, namaz bilgisini ve temel ahlâk kurallarını öğrendi. Süleymancılar bu alanda özellikle aktifti ve yurt tipi yatılı kurslar işletti. Kurslar çocukların Türkçe ve Türk kültürüyle bağını koruma işlevi de görüyordu. Alman eğitim sisteminin gündelik yoğunluğu içinde bu kursların süresi ve niteliği ebeveynler için sürekli bir tartışma konusu oldu.

Almanya Toplumunun İslam’a Bakışı

Başlangıçta Alman toplumu Türk işçileri geçici misafir olarak gördüğü için dinî faaliyetlere büyük ilgi göstermedi. 1980’lerden itibaren camilerin görünür hale gelmesiyle birlikte kamuoyunda İslam’a yönelik ilgi ve çekince artmaya başladı. Kilise çevreleri ve bazı siyasetçiler dinler arası diyalog girişimleri başlattı. Aynı zamanda ayrımcılık ve önyargı vakaları da yaşandı. Bu çift yönlü ilişki, Almanya’da İslam’ın tanınması sürecinin temelini oluşturdu.

Sıkça Sorulan Sorular

Almanya’da ilk Müslümanlar kimlerdi?

18. yüzyılda Berlin’e gelen Osmanlı elçileri ve Prusya ordusundaki Müslüman askerler ilk bilinen Müslümanlardandır. Berlin’de 1798’de açılan Türk mezarlığı bu mirasın simgesidir.

İlk cami ne zaman yapıldı?

Birinci Dünya Savaşı sırasında Wünsdorf’taki esir kampı için 1915’te ahşap cami yapıldı. Almanya’da yapılan ilk kalıcı cami ise Berlin-Wilmersdorf’taki camidir (1928).

Türk işçi anlaşması ne zaman imzalandı?

30 Ekim 1961’de Almanya ile Türkiye arasında işgücü anlaşması imzalandı. 1973’te alım durduruldu ancak aile birleşimi yoluyla göç sürdü.

Avlu mescitleri nedir?

İşçi göçünün ilk yıllarında fabrika yakınındaki depo, garaj ve bodrum katlarında kurulan geçici ibadet yerleridir; Almanca “Hinterhofmoschee” olarak anılır.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi, "Almanya" md.; Rauf Ceylan, Die Prediger des Islam (2010); Federal Göç ve Mülteci Dairesi (BAMF), Muslimisches Leben in Deutschland (2009)

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR1 görüntülenme · 8 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Almanya" md.
  2. Rauf Ceylan, Die Prediger des Islam (2010)
  3. Federal Göç ve Mülteci Dairesi (BAMF), Muslimisches Leben in Deutschland (2009)

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.