Bâbür ve Hint-Türk (Babürlü) İmparatorluğu | İslam Tarihinden Bilgiler
Bâbür ve Hint-Türk (Babürlü) İmparatorluğu: Panipat zaferiyle kuruluş, Ekber'in sulh-i kül siyaseti, Tac Mahal, Evrengzîb dönemi ve 1858'de sona erişi.
- Bâbür'ün Kökeni ve Mâverâünnehir Mücadelesi
- Panipat (1526) ve Kuruluş
- Bâbürnâme
Bâbür (1483-1530), Timur soyundan gelen Türk hükümdarı ve Babürlü (Hint-Türk) İmparatorluğu’nun kurucusudur. 1526’da Panipat Savaşı’nda Delhi Sultanı İbrahim Lodi’yi yenerek Hindistan’da yeni bir devlet kurdu. İmparatorluk Ekber, Şah Cihan ve Evrengzîb dönemlerinde zirveye çıktı; 1858’de İngiliz yönetimiyle fiilen sona erdi.
Bâbür’ün Kökeni ve Mâverâünnehir Mücadelesi
Zahîrüddin Muhammed Bâbür, 1483’te Fergana’da doğdu. Baba tarafından Timur’un, anne tarafından Cengiz Han’ın soyundan geliyordu (Timur ve Timurlular). On iki yaşında Fergana’nın hükümdarı olduğunda Timurlu prensleri arasında rekabet sürüyor, Özbek Şeybânîler güç kazanıyordu. Bâbür, Semerkant’ı iki kez aldı fakat tutamadı (1497, 1501); Şeybânî Han’a yenildi. 1504’te Kâbil’i alarak orayı üs yaptı. Bu yılların tecrübesi, ona hem mücadele azmi hem de siyasi deneyim kazandırdı.
Panipat (1526) ve Kuruluş
Bâbür, Kâbil’den Hindistan’a birkaç sefer düzenledi. Dönemin Delhi hükümdarı Lodi hanedanından İbrahim Lodi, Pencap valisi Devlet Han Lodi ile çekişme hâlindeydi. Bâbür’e davet gönderen Pencap beyleri vardı. 21 Nisan 1526’da Panipat’ta Bâbür’ün küçük ama disiplinli ordusu, top ve tüfek kullanarak çok daha kalabalık Lodi ordusunu yendi; İbrahim Lodi savaşta öldü. Bu zaferle Delhi ve Agra Bâbür’ün eline geçti. 1527’de Hanua Savaşı’nda Rajput konfederasyonunun lideri Rana Sanga’yı yenmesi ve 1529’daki Gogra zaferi hâkimiyetini pekiştirdi. Delhi Sultanlığı’nın sona ermesi hakkında Delhi Sultanlığı yazısına bakınız.
Bâbürnâme
Bâbür aynı zamanda önemli bir edebiyatçıdır. Çağatay Türkçesiyle yazdığı hatıra eseri Bâbürnâme (Vekâyi’), Orta Asya’dan Hindistan’a uzanan yaşam öyküsünü, coğrafya, bitki ve hayvan gözlemlerini, insan portrelerini ve duygusal anıları içerir. Eser, Türk edebiyatının otobiyografik türdeki en değerli örneklerinden sayılır. Türkçenin Hindistan’a girişinde ve Çağatay edebî dilinin yayılmasında etkili oldu. Bâbür ayrıca şiir yazdı ve bahçe sanatına meraklıydı; Kâbil’deki Bağ-ı Bâbür mezarı onun isteğiyle yapılmıştır.
Hümâyun ve Şîr Şah
Bâbür 1530’da Agra’da vefat etti. Oğlu Hümâyun, Gucerat ve Bengal seferleri sırasında Afgan komutan Şîr Şah Sûrî’ye yenildi (1539-1540) ve İran’a kaçtı. Safevî Şahı Tahmasb’ın desteğiyle 1555’te Delhi’yi geri aldı ve bir yıl sonra kaza sonucu öldü. Bu iniş çıkış, devletin kuruluş aşamasının kırılganlığını gösterir (Safevîler).
Ekber Dönemi (1556-1605)
Ekber, on üç yaşında tahta çıktı. Ikinci Panipat Savaşı’nda (1556) Hemu’yu yenerek devleti kurtardı. Askerî seferlerle Rajputana, Gucerat, Bengal, Keşmir ve Dekkan’ın bir kısmını birleştirdi. İdari reformlarıyla ünlüdür: mansabdarlık sistemi (askerî-idari rütbe düzeni), vergi düzenlemeleri (Todar Mal’ın katkısıyla), eyalet idaresi. Dinî siyaseti “sulh-i kül” (herkesle barış) ilkesine dayandı; gayrimüslimlerden cizyeyi kaldırdı ve ibadet yerlerine saygı gösterdi. İbadethane’de farklı din mensuplarıyla tartışmalar düzenlettirdi. “Din-i İlâhî” adlı bir sentez oluşturma girişimi tarihçiler arasında tartışmalıdır; bazıları bunu bir tarikat bazıları ise sarayın sadakat ilişkisi olarak yorumlar. Sünnî ulema Ekber’in bazı uygulamalarını eleştirmiştir. Fatehpur Sikri şehri onun döneminde yapıldı.
Cihangîr ve Şah Cihan
Cihangîr (1605-1627) döneminde sanat, özellikle minyatür, çok gelişti; Nur Cihan Begüm’ün siyasi etkisi büyüktü. Şah Cihan (1628-1658) döneminde Babürlü mimarisi zirveye çıktı: eşi Mümtaz Mahal anısına Agra’da Tac Mahal (1632-1653), Delhi’de Kızıl Kale ve Cuma Camii yapıldı. Şah Cihan’ın saltanatı ekonomik refah ile birlikte ağır vergi yükü ve oğulları arasında taht mücadelesiyle sonuçlandı; 1658’de oğlu Evrengzîb onu tahttan indirdi ve Agra Kalesi’nde hapsetti. Şah Cihan 1666’da orada öldü.
Evrengzîb (Âlemgîr) Dönemi (1658-1707)
Evrengzîb, imparatorluğu en geniş sınırlarına ulaştırdı; Dekkan’daki Bîcapûr ve Golkonda sultanlıklarını ilhak etti. Dinî açıdan sünnî-hanefi çizgide titiz bir yönetim sergiledi; Fetâvâ-yı Âlemgîrî adlı fıkıh derlemesini hazırlattı. 1679’da cizye vergisini yeniden uyguladı ve bazı tapınakların yıkılması gibi uygulamalar Hindu toplum arasında tartışma konusu oldu. Tarihçiler dönemi farklı yorumlar: Bazıları sert dinî politika ve uzun Dekkan savaşlarının imparatorluğu yorduğunu söylerken, bazıları bu eleştirilerin sonraki sömürge dönemi yazımının etkisini taşıdığını belirtir. Marathalar, Sikhler ve Rajputlarla çatışmalar sürdü.
Gerileme ve Sona Erişi
Evrengzîb’in ölümünden (1707) sonra merkezî otorite zayıfladı, eyalet valileri bağımsızlaştı. 1739’da Afşar hükümdarı Nadir Şah Delhi’yi yağmaladı. Avrupa ticaret şirketleri, özellikle İngiliz Doğu Hindistan Şirketi, giderek güçlendi. 1857 Hint Ayaklanması’ndan sonra son Babürlü padişah II. Bahadır Şah Zafer tahttan indirilip Burma’ya sürüldü (1858). Böylece imparatorluk tarihe karıştı.
Mirası
Babürlüler Hint alt kıtasında Fars ve Türk kültürünü Hint geleneğiyle birleştirdi: mimari, minyatür, bahçe sanatı, mutfak, dil (Urducanın gelişimi) ve müzik bu sentezin sonuçlarıdır. Osmanlı ve Safevîlerle birlikte “barut imparatorlukları”ndan biri sayılır. Mirasının bir kısmı bugün Hindistan, Pakistan ve Bangladeş’in kültürel hafızasında yaşar. Daha erken dönem İslam devletleri için Delhi Sultanlığı ve Anadolu Beylikleri yazıları da okunabilir.
Mimari ve Sanat: Babürlü Üslubu
Babürlü mimarisi Timurlu, Fars ve Hint unsurlarını birleştirdi. Hümâyun’un Delhi’deki türbesi (yaklaşık 1570), çift kubbeli ve bahçe planlı yapısıyla sonraki Tac Mahal’e ilham verdi. Ekber’in Fatehpur Sikri’si kırmızı kumtaşından yapılmış bir saray şehridir. Şah Cihan döneminde beyaz mermer ve değerli taş kakma (pietra dura) ön plana çıktı. Minyatür sanatında Fars ve Hint okulları birleşti; Cihangîr’in sarayında hayvan ve bitki tasvirleri son derece gerçekçi biçime ulaştı. Bu sanat, sonraki bölgesel Hint sanatlarını etkiledi.
Osmanlı ve Safevîlerle İlişkiler
Babürlüler hem Osmanlı hem Safevî ile diplomatik ilişki yürüttü. Hümâyun, Safevî Şahı Tahmasb’ın yanında sığınma buldu. Osmanlı Padişahı Kanunî Sultan Süleyman ile Ekber’in elçi alışverişi, Hint Okyanusu’nda Portekiz karşıtı iş birliği arayışlarını da içerir. Babürlülerin Osmanlı hilafetini nasıl algıladığı dönemlere göre değişir. Bu ilişkiler, 16. yüzyılda üç büyük İslam imparatorluğunun bir arada var olduğunu gösterir.
Kısa Kronoloji
1483 Bâbür’ün doğumu; 1504 Kâbil’in alınışı; 21 Nisan 1526 Panipat; 1527 Hanua; 1530 Bâbür’ün vefatı; 1556 Ekber’in tahta çıkışı; 1632-1653 Tac Mahal; 1658 Evrengzîb; 1707 Evrengzîb’in ölümü; 1739 Nadir Şah’ın Delhi’yi yağması; 1858 son padişahın sürgünü. Bu çizelge imparatorluğun üç yüzyılı aşkın ömrünü özetler. Bâbürnâme’nin Türkçe ve İngilizce basımları, dönemi birinci elden anlamak için başvurulabilecek temel kaynaktır.
Sıkça Sorulan Sorular
Babürlü İmparatorluğu’nu kim kurdu?
Timur soyundan Zahîrüddin Muhammed Bâbür, 1526 Panipat zaferiyle kurdu.
Tac Mahal’i kim yaptırdı?
Şah Cihan, eşi Mümtaz Mahal anısına 1632-1653 yılları arasında yaptırdı.
Ekber’in sulh-i kül siyaseti nedir?
Farklı din ve mezheplere eşit davranmayı hedefleyen, gayrimüslimlerden cizyeyi kaldıran barışçı yönetim anlayışıdır.
Babürlü İmparatorluğu ne zaman sona erdi?
1857 ayaklanmasının ardından son padişah II. Bahadır Şah Zafer 1858’de İngilizlerce sürgün edildi.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi, "Bâbür" ve "Babürlüler" md.; Bâbürnâme (Vekâyi); Ebü'l-Fazl, Ekbernâme ve Âyîn-i Ekberî; Stephen Dale, The Garden of the Eight Paradises
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Bâbür" ve "Babürlüler" md.
- Bâbürnâme (Vekâyi)
- Ebü'l-Fazl, Ekbernâme ve Âyîn-i Ekberî
- Stephen Dale, The Garden of the Eight Paradises
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.