Endülüs Emevîleri: Kurtuba Hilafetinin Yükselişi ve Çöküşü
Endülüs Emevîleri: Abdurrahman ed-Dâhil'den III. Abdurrahman'ın halifeliğine, Kurtuba'nın parlak dönemine, fitne yıllarına ve mülûkü't-tavâif'e uzanan tarih.
- Kuruluş: Abdurrahman ed-Dâhil
- Emirlik Dönemi (756-929)
- III. Abdurrahman ve Halifelik (912-961)
Endülüs Emevîleri, Abbâsîlerin 750’de Şam Emevîlerini yıkmasından sonra Abdurrahman ed-Dâhil’in 756’da İspanya’da kurduğu devlettir. Önce emirlik, 929’dan itibaren III. Abdurrahman’la halifelik olarak Kurtuba merkezli yönetim sürdürdü. 11. yüzyılın başında iç savaşlarla çözüldü ve 1031’de halifelik kaldırılarak taife krallıkları dönemi başladı.
Kuruluş: Abdurrahman ed-Dâhil
750’de Abbâsîler Şam’daki Emevî hanedanını devirdiğinde, hanedan mensuplarından Abdurrahman b. Muâviye (daha sonra ed-Dâhil, yani “içeri giren” lakabıyla anılır) Kuzey Afrika’ya kaçtı. Annesinin Berberî asıllı olması, bölgedeki Berberî çevrelerle bağlantı kurmasını kolaylaştırdı. Endülüs’teki Emevî mevâlîsinin (özgür kılınmış hizmetkâr ve destekçilerin) daveti üzerine 755’te Endülüs’e geçti. 756’da Guadalquivir kıyısında, o dönem Endülüs valisi Yûsuf el-Fihrî’nin güçlerini yenerek Kurtuba’ya girdi. Böylece Endülüs’te Emevî emirliği kuruldu. Kaynaklarda Abbâsî halifesi Mansûr’un ona “Kureyş’in Şahini” lakabını verdiği rivayet edilir; bu ifade rivayete dayanır ve tarihçiler arasında farklı aktarımlar vardır.
Emirlik Dönemi (756-929)
Abdurrahman ed-Dâhil, merkezî bir yönetim kurmaya çalıştı, ordu ve idare düzenini güçlendirdi; Kurtuba’da Ulu Camii’nin inşasını başlattı (bkz. Kurtuba Ulu Camii). Halefleri arasında I. Hişâm, I. Hakem ve II. Abdurrahman dönemlerinde sınır bölgelerindeki isyanlar, Hristiyan krallıklarla çatışmalar ve iç huzursuzluklar yaşandı. 9. yüzyılda Kurtuba’da Mozarabların (Müslüman idaresi altındaki Hristiyanlar) bir kısmının başlattığı “Kurtuba şehitleri” hareketi gibi toplumsal gerilimler görüldü. 9. yüzyılın sonlarında ve 10. yüzyılın başında ise Ömer b. Hafsûn isyanı Endülüs’ün güneyini uzun süre meşgul etti.
III. Abdurrahman ve Halifelik (912-961)
912’de tahta çıkan III. Abdurrahman, ilk yıllarında isyanları bastırdı ve ülkenin birliğini yeniden sağladı. 929’da kendisini halife ilan etti; unvanı “en-Nâsır li-dînillâh” oldu. Bu karar, o dönemde Kuzey Afrika’da güçlenen Fâtımîlerin halifelik iddiası ve Abbâsîlerin zayıflığı bağlamında anlaşılır. Kurtuba, bu dönemde Avrupa’nın en gelişmiş şehirlerinden biri hâline geldi: aydınlatılmış sokaklar, kamu hamamları, camiler, kütüphaneler ve saray şehri Medînetüzzehrâ’nın inşası (936’da başladığı kabul edilir) bu gelişimin işaretleridir. Yönetimde Hristiyan ve Yahudi topluluklar da görev aldı; örneğin Yahudi hekim ve devlet adamı Hasdai b. Şaprut halifenin hizmetinde önemli bir diplomat ve hekimdi.
II. Hakem ve Bilim Merkezi Kurtuba
961-976 arasında hüküm süren II. Hakem, ilim ve kitap sevgisiyle tanındı. Kaynaklara göre Kurtuba’daki saray kütüphanesi yüz binlerce cilt kitap barındırıyordu; bu rakamlar abartılı olabilir ve tarihçiler tahmini bir rakam olarak ele alır. Ancak kütüphanenin Avrupa’nın en zengin koleksiyonlarından biri olduğu kabul edilir. Dönemin bilim insanları arasında hekim ez-Zehrâvî (cerrahi alanında yazdığı et-Tasrîf ile tanınır), astronom Mesleme el-Mecrîtî ve tarihçi İbn Hayyân gibi isimler vardır. Kurtuba Ulu Camii’nin genişletilmesi ve mihrabın yapılması da bu döneme aittir.
Mansûr b. Ebî Âmir ve Âmirîler
976’da II. Hakem öldüğünde yerine çocuk yaştaki II. Hişâm geçti. Gerçek yönetim, hâcib (başvezir) Muhammed b. Ebî Âmir’in eline geçti; Hristiyan krallıklara karşı kazandığı seferlerle “el-Mansûr” lakabını aldı. Mansûr’un 1002’deki ölümüne kadar Endülüs güçlü bir askerî düzene kavuştu; Santiago de Compostela ve Barselona gibi hedeflere seferler düzenledi. Ancak yönetimde halifenin sembolik hâle gelmesi, devletin meşruiyetini zayıflattı. Oğulları döneminde iç gerilimler arttı.
Fitne Dönemi ve Halifeliğin Sonu
1009’dan itibaren Endülüs’te iç savaş (fitne) dönemi başladı. Berberî askerler, Arap-Endülüslü gruplar ve Slav kökenli saray görevlileri iktidar mücadelesine girdi. Kurtuba kuşatıldı, Medînetüzzehrâ yağmalandı ve kısmen tahrip edildi (1010 civarı). Kısa sürede birçok halife tahta çıktı ve indirildi. Son Emevî halifesi III. Hişâm 1031’de halifelikten uzaklaştırıldı; Kurtuba’da halifeliğin kaldırılması ilan edildi. Böylece Endülüs bağımsız şehir devletlerine bölündü.
Mülûkü’t-Tavâif (Taife Krallıkları)
Halifeliğin ardından Sevilla’da Abbâdîler, Gırnata’da Zîrîler, Toledo’da Zü’n-Nûnîler, Zaragoza’da Hûdîler gibi küçük krallıklar kuruldu. Bu dönemde siyasi parçalanmaya karşın kültürel üretim sürdü: şair-hükümdar el-Mu’temid b. Abbâd gibi isimler Endülüs edebiyatının önemli temsilcileridir. Ancak parçalanma, Hristiyan krallıkların güçlenmesine imkân verdi; 1085’te Toledo’nun Kastilya Kralı VI. Alfonso tarafından alınması bir dönüm noktasıdır. Müslüman beyler yardım için Kuzey Afrika’daki Murâbıtlar’a başvurdu (bkz. Murâbıtlar ve Muvahhidler).
Mirasın Değerlendirilmesi
Endülüs Emevîleri, İslam medeniyetinin Avrupa’ya aktarımında önemli bir rol oynamıştır. Tercüme faaliyetleri, tarım teknolojileri (sulama sistemleri, yeni bitkiler), mimari ve şiir alanında etkiler görülür. Bu etkiler tarih araştırmacıları arasında farklı biçimlerde değerlendirilir; bazıları dönemi “birlikte yaşama” örneği olarak görürken bazıları dönem içi gerilimlere de dikkat çeker. Endülüs’ün ilk fethi için Târık b. Ziyâd ve Endülüs’ün fethi, son dönemi için ise Gırnata’nın düşüşü yazısına bakılabilir. Aynı yüzyıllarda doğuda kurulan Selçuklu devletleri için Çağrı Bey ve Sultan Berkyaruk yazıları karşılaştırma imkânı verir.
Toplum Yapısı: Müslümanlar, Hristiyanlar ve Yahudiler
Emevî Endülüs’ünde toplum Arap kökenli aristokrasi, Berberî askerler, yerli kökenli Müslüman dönmeler (muvelledûn), Mozarab Hristiyanlar ve Yahudilerden oluşuyordu. Hristiyan ve Yahudiler “zımmî” statüsünde, cizye ödeyerek kendi din ve hukuk uygulamalarını sürdürüyordu. Bu düzen, çağdaş tarihçiler tarafından bazen “convivencia” (birlikte yaşama) kavramıyla anılır; bazı araştırmacılar ise bu kavramın dönemin gerilimlerini gölgelediğini savunur. Her iki görüş de kaynaklarda dayanak bulur: Hristiyan ve Yahudilerin saray hizmetinde yükselmesi gibi örnekler olduğu kadar, 9. yüzyılda Kurtuba’daki şehitler hareketi gibi çatışmalar da vardır.
Ekonomi ve Tarım
Endülüs’ün zenginliği büyük ölçüde tarım ve ticarete dayanıyordu. Doğu’dan getirilen pirinç, şeker kamışı, pamuk, narenciye, patlıcan ve ıspanak gibi ürünler, sulama kanalları ve su çarkları sayesinde yaygınlaştı. Kurtuba’nın ipek, deri ve silah üretimi Akdeniz ticaretine bağlıydı. Dirhem ve dinar sikkeleri dönemin ekonomik gücünün göstergesiydi. Bu zenginlik, hem saray şehri Medînetüzzehrâ’nın inşasını hem de ilim ve sanatın desteklenmesini mümkün kıldı.
Endülüs Emevîleri üzerine okumak isteyenler için TDV İslâm Ansiklopedisi’nin “Endülüs” ve “Kurtuba” maddeleri, İbn Hayyân’ın el-Muktebes’i ve el-Makkarî’nin Nefhu’t-tîb’i temel kaynaklardır; modern çalışmalardan Hugh Kennedy’nin Muslim Spain and Portugal kitabı da önerilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Endülüs Emevî devleti ne zaman kuruldu?
Abdurrahman ed-Dâhil tarafından 756’da, Kurtuba merkezli bir emirlik olarak kuruldu. Halifelik unvanı 929’da III. Abdurrahman tarafından ilan edildi.
Endülüs’te halifelik ne zaman sona erdi?
Son halife III. Hişâm’ın 1031’de uzaklaştırılmasıyla halifelik kaldırıldı ve taife krallıkları dönemi başladı.
Kurtuba neden önemli bir şehirdi?
Dönemin en gelişmiş ilim, kültür ve ticaret merkezlerinden biriydi; büyük camisi, kütüphaneleri ve saray şehri Medînetüzzehrâ ile tanınırdı.
Mülûkü’t-tavâif ne demektir?
Halifeliğin dağılmasından sonra ortaya çıkan, Endülüs’ün küçük bağımsız beyliklere bölünmesi dönemidir.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi, "Endülüs" ve "Emevîler (Endülüs)" md.; İbn Hayyân, el-Muktebes; el-Makkarî, Nefhu't-tîb; İbnü'l-Esîr, el-Kâmil fi't-târîh
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Endülüs" ve "Emevîler (Endülüs)" md.
- İbn Hayyân, el-Muktebes
- el-Makkarî, Nefhu't-tîb
- İbnü'l-Esîr, el-Kâmil fi't-târîh
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.