Sicilya’da İslam: Ağlebîler ve Kelbîler Dönemi
Sicilya'da İslam: Ağlebî fethi, Palermo, Kelbîler emirliği, Norman fethi, II. Roger'ın Müslüman bilginleri, İdrîsî ve Lucera Müslümanları hakkında tarihî bilgi.
- Ağlebîler ve Fetih Hareketi (827-902)
- Fâtımîler ve Kelbîler (909-1053)
- Sosyal Yapı
Sicilya’da İslam hâkimiyeti (827-1091) Ağlebîlerin Tunus’tan çıkardığı seferlerle başladı, Fâtımî ve Kelbî emirleri döneminde sürdü ve Norman fethiyle son buldu. Müslüman idaresi altında Sicilya tarım, ticaret ve bilim alanlarında gelişti; Palermo dönemin büyük şehirlerinden biri oldu. Norman döneminde Arap kültürü etkisini kısmen korudu.
Ağlebîler ve Fetih Hareketi (827-902)
Ağlebîler, Kuzey Afrika’da (İfrîkıye) Abbâsîlere bağlı olarak yönetim kuran bir Arap-Berberî hanedanıydı; merkezi Kayrevan’dı. Sicilya, Bizans’ın elinde bulunan stratejik bir adaydı. 827’de Ağlebî emiri I. Ziyâdetullah, kadı Esed b. el-Furât komutasında bir donanma gönderdi. Ordu Mazara’ya çıktı. Bizans komutanı Euphemius’un isyanı ve Müslümanlardan yardım istemesi fetih sürecini tetikledi. 831’de Palermo (Arapça Belerm/Balarm) alındı ve adanın başkenti oldu. Fetih tamamlanana kadar yaklaşık 75 yıl sürdü: Enna (Kasr Yannî) 859’da, Siraküza 878’de, Taormina 902’de alındı. Bizans direnişi Sicilya’nın doğu ucunda uzun süre devam etti.
Fâtımîler ve Kelbîler (909-1053)
909’da Ağlebî hanedanı Fâtımîler tarafından yıkıldı ve Sicilya Fâtımî valileri tarafından yönetildi. 948’den itibaren Hasan el-Kelbî ile başlayan Kelbî ailesi, Fâtımîlere bağlı fakat fiilen özerk Sicilya emirliğini yönetti. Kelbîler döneminde adada tarım, şeker kamışı, narenciye, pamuk, dut ve ipek yetiştiriciliği gelişti; sulama kanalları (kanat), su değirmenleri ve tarla düzenleri Arap tekniğiyle geliştirildi. Palermo’nun nüfusu ve çarşıları dönemin gezginleri tarafından övüldü. İbn Hevkal (10. yüzyıl) Palermo’daki yüzlerce caminin varlığından söz eder; bu sayılar abartılı olabilir.
Sosyal Yapı
Sicilya’da Müslümanlar Arap, Berberî ve yerli Müslüman dönmelerden oluşurdu. Hristiyanlar (Rum Ortodoks ve Latin) ve Yahudiler zımmî statüsünde kendi cemaat düzenlerini sürdürdü. Dil olarak Arapça, Yunanca ve Latince birlikte kullanıldı. Adada kabile ve bölgesel çekişmeler de görülüyordu. 11. yüzyılda Kelbîlerin iç çekişmeleri ve Fâtımî otoritesinin zayıflaması adayı savunmasız bıraktı.
Norman Fethi (1061-1091)
Güney İtalya’da güçlenen Norman şövalyeleri Roger de Hauteville ve kardeşi Robert Guiscard, 1061’de Sicilya’ya çıktı. Müslüman emirlerin birbirleriyle mücadelesi Normanların işini kolaylaştırdı. Palermo 1072’de düştü. Siraküza 1086’da, Noto 1091’de alınarak fetih tamamlandı. Başlangıçta Normanlar Müslümanlara geniş din ve hukuk özgürlüğü tanıdı; cizye benzeri vergi uygulandı. Bu sürecin Müslüman halk açısından yarattığı dönüşüm tarihçiler arasında farklı yorumlanır.
Norman Sicilya’sında Arap Kültürünün Devamı
Kral II. Roger (1130-1154) döneminde saray, Latin, Yunan ve Arap kültürünü bir araya getirdi. Müslüman bürokratlar, hekimler, mimarlar ve sanatkârlar sarayda çalıştı. Coğrafyacı Muhammed el-İdrîsî, Roger’ın isteğiyle “Nüzhetü’l-müştâk” (Kitâb-ı Rucâr) adlı coğrafya eserini ve gümüş dünya haritasını hazırladı (1154). Palermo’daki Palatina Şapeli, Zisa Sarayı ve Cefalù Katedrali’nde Arap-Norman üslubu görülür: Arapça yazıtlar, mukarnas tavanlar, Fatımî tarzı işçilik. Roger’ın Müslümanlara ve doğu kültürlerine açık yaklaşımı, Orta Çağ Avrupası’nda bir kültürel köprü işlevi gördü. Aynı dönemde Endülüs’te ise İslam hâkimiyeti sürüyordu (Endülüs Emevîleri ve Murâbıtlar ve Muvahhidler).
Müslümanların Gerilemesi ve Lucera
Norman hanedanı zayıflayınca 12. yüzyılın sonunda Müslümanlara karşı baskı arttı. Sicilya Müslümanları isyan etti ve Hohenstaufen İmparatoru II. Friedrich 1220’lerde isyanı bastırıp Müslümanları adadan sürdü. Sürgün edilenlerin bir kısmı Güney İtalya’daki Lucera şehrine yerleştirildi. Lucera Müslüman kolonisi yaklaşık 70 yıl varlığını sürdürdü; 1300’de Napoli kralı II. Charles tarafından yıkılarak halkı dağıtıldı. Hristiyanlaşma ve sürgünle Sicilya’da İslam toplumu tarihe karıştı. Osmanlı dönemi gezginleri Sicilya’dan söz ettiğinde artık Müslüman izine rastlamaz. İbn Cübeyr 1184’te adayı ziyaret ettiğinde Müslümanların Norman yönetimi altındaki durumunu anlatır.
Mirası
Sicilya’daki Arap-İslam hâkimiyeti, adanın tarım teknikleri, yer adları, mutfak ve mimarisinde etki bıraktı. “Kalat”, “Gibellina”, “Marsala” gibi yer adları Arapçadan gelir. Sicilya lehçesinde Arapça kökenli sözcükler bulunur. Mimaride Arap-Norman üslup UNESCO Dünya Mirası olarak korunur (Palermo ve Cefalù-Monreale kompleksi). Bu miras, Akdeniz’de kültürlerin etkileşimini gösteren somut bir örnektir. Tarihçiler Sicilya İslam dönemini “birlikte yaşama” örneği olarak anarken, çatışmalar ve baskı yönlerini de belirtir. Benzer Akdeniz bağlamı için Endülüs’ün fethi ve Gırnata’nın düşüşü yazıları okunabilir.
Ekonomi ve Tarım Devrimi
Arap yönetimi altında Sicilya’ya yeni tarım ürünleri ve teknikleri getirildi: şeker kamışı, pamuk, narenciye (portakal, limon), pirinç, dut, kavun ve ipek böceği yetiştiriciliği. Sulama kanalları, su çarkları ve yeraltı galerileri (kanat/qanat) tarım alanlarını genişletti. Büyük toprak mülkiyetleri parçalandı ve küçük çiftçilik yaygınlaştı. Palermo, Mazara ve Trapani limanları Akdeniz ticaretine bağlandı. Bu ekonomik dönüşüm, Orta Çağ Avrupası’nda “Arap tarım devrimi” olarak tartışılan geniş sürecin bir parçası sayılır; tarihçiler bu kavramın kapsamı konusunda ihtiyatlıdır.
Dil, Bilim ve Edebiyat
Sicilya’da Arapça şiir, hukuk ve dilbilim çalışmaları gelişti. Müslüman şairler arasında İbn Hamdîs (1055-1133 civarı) öne çıkar; Siraküza doğumlu şair Norman fethiyle Sicilya’dan ayrılarak Endülüs ve Kuzey Afrika’da yaşadı ve Sicilya özlemini şiirlerinde dile getirdi. Bu eserler dönemin edebî zenginliğini yansıtır. Norman dönemi sarayında Arapça ve Yunanca belgeler hazırlanıyor, Arapça sikkeler basılıyordu. Bu çok dilli ortam, Latin Avrupa’ya bilgi aktarımını kolaylaştırdı; tercüme faaliyetleri Sicilya ve Toledo üzerinden Batı’ya ulaştı.
Kısa Kronoloji
800 Ağlebîlerin kuruluşu; 827 Mazara çıkarması; 831 Palermo; 859 Enna; 878 Siraküza; 902 Taormina; 909 Fâtımîler; 948 Kelbîler; 1061 Norman çıkarması; 1072 Palermo; 1091 Noto; 1130 II. Roger’ın krallığı; 1154 İdrîsî’nin haritası; 1184 İbn Cübeyr’in ziyareti; 1220’ler Lucera sürgünü; 1300 Lucera’nın sonu. Bu çizelge İslam hâkimiyetinin yaklaşık iki yüzyıllık seyrini ve sonrasındaki dönüşümü gösterir.
Sicilya İslam Tarihine Dair Kaynaklar
Sicilya’daki İslam dönemi için Arapça kaynaklar parçalıdır. İbn Hevkal, İbn Cübeyr, el-İdrîsî ve İbn Hamdîs’in şiirleri ana kaynaklardır. Latince ve Yunanca Norman vekayinameleri ise ayrı bir perspektif sunar. Modern çalışmalar arasında Aziz Ahmed’in A History of Islamic Sicily, Alex Metcalfe’in The Muslims of Medieval Italy ve Jeremy Johns’un Arabic Administration in Norman Sicily eserleri öne çıkar. Bu kaynaklar adada Arapça belgelerin Norman idaresinde de kullanıldığını göstermesi bakımından önemlidir. Bu bilgiler, dönemin çok dilli ve çok dinli yapısını ayrıntılı biçimde ortaya koyar.
Sıkça Sorulan Sorular
Müslümanlar Sicilya’yı ne zaman fethetti?
827’de Ağlebîler çıkarma yaptı; Palermo 831’de, adanın tamamı 902’ye kadar alındı.
Kelbîler kimdir?
948-1053 arasında Fâtımîlere bağlı olarak Sicilya’yı fiilen özerk yöneten Arap hanedanıdır.
İdrîsî Sicilya’da ne yaptı?
Norman Kralı II. Roger’ın sarayında coğrafya eserini ve dünya haritasını hazırladı (1154).
Lucera Müslümanları kimdir?
II. Friedrich’in 13. yüzyılda Sicilya’dan sürüp Lucera’ya yerleştirdiği Müslüman toplulukdur; 1300’de dağıtıldı.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi, "Sicilya" md.; İbn Cübeyr, Rihle; Aziz Ahmed, A History of Islamic Sicily; Alex Metcalfe, The Muslims of Medieval Italy
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Sicilya" md.
- İbn Cübeyr, Rihle
- Aziz Ahmed, A History of Islamic Sicily
- Alex Metcalfe, The Muslims of Medieval Italy
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.