Hz. Sâlih Hakkında Yanlış Bilinenler ve İsrâiliyat Rivayetleri
Devenin kayadan çıkışı, boyutları, Sâlih'in kabri, Semûd'un evleri ve helak şekli gibi yaygın bilgilerin kaynakları ve doğruluk dereceleri değerlendirildi.
- 1. "Deve Kayadan Çıktı"
- 2. "Devenin Yavrusu Kayaya Girdi"
- 3. "Semûd Dev Gibi Büyük İnsanlardı"
Hz. Sâlih ve Semûd kavmi hakkında anlatılan birçok bilgi, Kur’an ve sahih hadise dayanmaz. Devenin kayadan çıkışı ve yavrusuyla ilgili hikâyeler, kavmin yüzlerce metrelik evleri, Sâlih’in kabrinin Mekke’de olduğu, kavmin üç gün renk değiştirmesi gibi ayrıntılar çoğu zaman İsrâiliyat veya halk rivayetidir. Bu yazı bu yaygın bilgileri kaynaklarına göre ayrıştırır ve düzeltir.
1. “Deve Kayadan Çıktı”
Kur’an’da dişi deve için “Allah’ın devesi” (nâkatullâh) denir ve bu bir mucize (âyet) olarak sunulur (A’râf 7/73; Hûd 11/64). Mucizenin niteliği kavmin istediği bir delil olarak anlatılır, ancak kayadan çıktığı ayette belirtilmez. Tefsir kitaplarında Semûd’un Sâlih’ten bir kayanın yarılıp içinden on aylık gebe, kızıl, tüylü bir devenin çıkmasını istediği, Sâlih’in dua ettiği ve devenin çıktığı anlatılır. Bu anlatı İbn Abbas’a ve Ehl-i Kitap kaynaklı ravilere nispet edilir ve sahih hadisle teyit edilmemiştir. İbn Kesîr bu rivayeti aktarır, ancak “Allah daha iyi bilir” der. Doğru ifade şudur: Kur’an mucizenin ayrıntısını vermez; deve Allah’ın bir mucizesiydi. Peygamberin genel tanıtımı için Hz. Sâlih maddesine bakılabilir.
2. “Devenin Yavrusu Kayaya Girdi”
Bazı rivayetlerde devenin kesildikten sonra yavrusunun kayaya doğru koştuğu, üç kez bağırıp kayanın içine girdiği ve bunun azap alameti olduğu anlatılır. Bu da kıssa kitaplarında yer alır; fakat Kur’an’da yoktur. Kur’an’da Sâlih’in kavmine “Üç gün evlerinizde yararlanın; bu yalanlanmayacak bir tehdittir” (Hûd 11/65) dediği bildirilir. Üç günlük sürenin yüzlerin sararması, kızarması ve kararması şeklinde renk değiştirmesi gibi hikâyeler de rivayettir. Bunlar ihtiyatla karşılanmalıdır.
3. “Semûd Dev Gibi Büyük İnsanlardı”
Halk arasında Semûd’un çok uzun boylu olduğu anlatılır. Kur’an, Semûd’un dağlardan evler oyduğunu (A’râf 7/74; Hicr 15/82), bağ ve bahçeler, pınarlar ve hurmalıklar sahibi olduğunu bildirir (Şuarâ 26/146-149). Boyları hakkında ayet yoktur. Medâin-i Sâlih’te bulunan kaya mezarlarının büyüklüğü bu fikri beslemiş olabilir; fakat bu mezarlar Nabati dönemine aittir ve tabii insan ölçülerine göredir. Dolayısıyla “dev gibi” anlatımlar halk imgelemine aittir.
4. “Medâin-i Sâlih Sâlih’in Şehridir ve Orada Sâlih Gömülüdür”
Medâin-i Sâlih, bugünkü Hicr bölgesine verilen ad olup “Sâlih’in şehirleri” demektir. Fakat arkeolojik kalıntılar M.Ö. 1.-M.S. 1. yüzyıllara, Nabati krallığına aittir. Kur’an’daki Hicr ile ilişkisi geleneksel bir kabuldür. Sâlih’in kabri hakkında ise Mekke’de Kâbe’nin yanında, Filistin’de Remle yakınlarında veya Hadramut’ta olduğu gibi farklı rivayetler vardır. Hiçbiri sahih hadise dayanmaz. Bu çeşitlilik, kesin bilginin olmadığını gösterir.
5. “Sâlih Mekke’ye Göç Etti”
Bazı rivayetlerde Sâlih’e iman eden az sayıdaki mümin ile birlikte Şam’a veya Mekke’ye göç ettiği, orada vefat ettiği anlatılır. Kur’an’da Sâlih’in kurtulduğu bildirilir (Hûd 11/66), göç yeri belirtilmez. Hûd 11/66: “Emrimiz geldiğinde Sâlih’i ve onunla beraber iman edenleri, tarafımızdan bir rahmetle ve o günün zilletinden kurtardık.” Göç hikâyeleri sonraki dönem rivayetlerdir. Ayrıntı için Hz. Sâlih hadislerde nasıl anılır yazısı okunabilir.
6. “Azap Yalnızca Bir Şekilde Geldi”
Kur’an’da helak şekli farklı sûrelerde farklı kelimelerle anlatılır: “racfe” yani sarsıntı veya titreme (A’râf 7/78), “sayha” yani şiddetli ses (Hûd 11/67), “sâika” yani yıldırım benzeri (Fussilet 41/17), “tâğiye” yani aşırı (Hâkka 69/5). Bu ifadeler birbirini tamamlar; olay, sarsıntı ve şiddetli ses birlikte olabilir. “Yalnızca depremdi” veya “yalnızca yıldırımdı” demek ayetlerin bir kısmını görmezden gelir. Doğru ifade, ayetlerin bildirdiği çeşitli tabirlerin kapsamlı bir helakı anlattığıdır.
7. “Sâlih’in Şeceresi Kesin Bellidir”
Sâlih’in nesebi, “Sâlih b. Ubeyd b. Âsif b. Mâsih b. Ubeyd b. Hâdir b. Semûd b. Âsir b. İrem b. Sâm b. Nûh” şeklinde aktarılır. Bu zincir Arap soy geleneği ve Tevrat soy listelerinin birleşiminden oluşur. Kur’an Sâlih’i Semûd’un “kardeşi” olarak anar (A’râf 7/73), yani aynı kavimden. Zincirin ara halkaları kesin değildir. Sâlih’in Hûd’dan sonra, İbrâhim’den önce yaşadığı kabul edilir; fakat zaman kesin değildir.
Doğru Yaklaşım
- Sâlih, Semûd’a gönderilen bir peygamberdir ve tevhid daveti yapmıştır.
- Dişi deve, kavmin istediği ve Allah’ın verdiği bir mucizedir.
- Deveyi kesen kavim helak olmuş, Sâlih ve müminler kurtulmuştur.
- Ayrıntıların büyük bölümü rivayettir; sahih hadise dayanmayanlar kesin bilgi gibi aktarılmamalıdır.
Tevrat ve İncil ile karşılaştırma için Hz. Sâlih Tevrat ve İncil’de yazısı faydalıdır.
Sıkça Sorulan Sorular
Dişi deve kayadan mı çıktı?
Kur’an bunu söylemez; ‘Allah’ın devesi, size bir mucize’ der. Kayadan çıkış, yavrusuyla birlikte çıkması gibi ayrıntılar tefsir rivayetidir.
Devenin kanı ve yavrusu hikâyesi doğru mu?
Yavrunun kaçıp kayaya girmesi gibi ayrıntılar Kur’an’da ve sahih hadiste yoktur; zayıf rivayetlerdir.
Semûd’un helakı nasıl oldu?
Kur’an’da sarsıntı (racfe), sayha (çığlık) ve yıldırım benzeri ifadeler geçer. Birbirini tamamlayan anlatımlar olarak yorumlanır.
Sâlih’in kabri nerededir?
Mekke, Filistin ve Hicr gibi farklı yerler anılır; kesin bilgi yoktur.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur'an Yolu Tefsiri (A'râf 7/73-79; Hûd 11/61-68); TDV İslâm Ansiklopedisi, "Sâlih" md.; İbn Kesîr, Kısasü'l-Enbiyâ
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur'an Yolu Tefsiri (A'râf 7/73-79; Hûd 11/61-68)
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Sâlih" md.
- İbn Kesîr, Kısasü'l-Enbiyâ
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.