🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Hz. Sâlih (a.s.)

Peygamberler TarihiGüncelleme: 21 Eylül 20266 dk okuma

Semûd kavmine gönderilen Hz. Sâlih'in daveti, mucize olarak verilen dişi deve, devenin kesilmesi, kavminin helaki ve dersler.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Semûd Kavmi ve Hz. Sâlih
  • Daveti ve Kavminin İtirazları
  • Mucize: Allah'ın Devesi

Semûd Kavmi ve Hz. Sâlih

Hz. Sâlih, Âd kavminden sonra gelen Semûd kavmine gönderilmiş bir Arap peygamberidir. Kur’an onu da “kardeşleri Sâlih” diye tanıtır (A’râf Suresi, 7/73). Kıssası A’râf, Hûd, Hicr, Şuarâ, Neml, Kamer ve Şems surelerinde yer alır. Semûd kavmi, Arap Yarımadası’nın kuzeybatısında, Hicaz ile Şam arasındaki Hicr bölgesinde yaşıyordu. Hicr Suresi onları “Hicr halkı” diye anar (Hicr Suresi, 15/80). Bugün Medâin-i Sâlih olarak bilinen bölgenin bu kavme ait olduğu kabul edilir.

Semûd kavmi ovalarda köşkler kuran, dağları oyarak evler yapan, bahçeler ve pınarlarla dolu bir hayat süren müreffeh bir toplumdu (A’râf Suresi, 7/74; Şuarâ Suresi, 26/146-149). Ancak bu nimetler onları şükre değil, şımarıklığa ve putperestliğe sürüklemişti.

Daveti ve Kavminin İtirazları

Hz. Sâlih kavmini tek olan Allah’a kulluğa çağırmış, onları topraktan yaratıp yeryüzünü imar etmeye memur edenin Allah olduğunu hatırlatmış ve istiğfar etmelerini istemiştir (Hûd Suresi, 11/61). Kavmi ise ona “Ey Sâlih, sen bundan önce aramızda ümit beslenen biriydin. Babalarımızın taptıklarına tapmaktan bizi mi alıkoyuyorsun?” diyerek karşı çıkmıştır (Hûd Suresi, 11/62). Bu söz, Sâlih’in peygamberlikten önce de kavmi arasında güvenilir ve saygın biri olduğunu gösterir. Kavminin ileri gelenleri, zayıf görülen müminlere karşı kibirlenmiş, onlarla alay etmiştir (A’râf Suresi, 7/75-76).

Mucize: Allah’ın Devesi

Kavmi Sâlih’ten bir mucize istemiş, Allah da onlara bir dişi deveyi apaçık bir delil olarak göndermiştir. Kur’an bu deveyi “Allah’ın devesi” diye anar ve ona dokunulmamasını, Allah’ın arzında serbestçe otlamasına izin verilmesini emreder (A’râf Suresi, 7/73; Hûd Suresi, 11/64). Su da aralarında paylaştırılmıştı: Bir gün deveye, bir gün kavme aitti (Şuarâ Suresi, 26/155; Kamer Suresi, 54/28).

Devenin kayadan çıktığı, gebe olarak çıkıp hemen yavruladığı, bütün kavmi doyuracak kadar süt verdiği gibi ayrıntılar tefsir ve kısas kitaplarındaki rivayetlerde geçer; Kur’an’da yoktur. Kur’an yalnızca devenin bir mucize ve imtihan olduğunu bildirir (Kamer Suresi, 54/27).

Devenin Kesilmesi ve Helak

Şehirde bozgunculuk yapan dokuz kişilik bir grup vardı (Neml Suresi, 27/48). Bunlar, Sâlih’i ve ailesini geceleyin öldürmek için aralarında yemin etmişler, ancak Allah onların tuzağını boşa çıkarmıştır (Neml Suresi, 27/49-51). Kavmin en bedbahtı ayağa kalkmış ve deveyi kesmiştir (Şems Suresi, 91/12-14). Kur’an bu işi bütün kavme nispet eder; çünkü onlar buna razı olmuş ve destek vermişlerdi (A’râf Suresi, 7/77). Deveyi kesenin adının Kudâr olduğu, rivayetlerde geçer.

Deveyi kestikten sonra Sâlih onlara “Yurdunuzda üç gün daha yaşayın” demiştir (Hûd Suresi, 11/65). Ardından korkunç bir ses (sayha) ve sarsıntı onları yakalamış, yurtlarında diz üstü çökmüş olarak kalmışlardır (A’râf Suresi, 7/78; Hûd Suresi, 11/67). Sâlih ve iman edenler ise kurtarılmıştır (Hûd Suresi, 11/66). Sâlih, helak olan kavmine hüzünle “Ey kavmim, size Rabbimin mesajını tebliğ ettim ve size öğüt verdim; fakat siz öğüt verenleri sevmiyorsunuz” demiştir (A’râf Suresi, 7/79).

Hz. Peygamber’in Uyarısı

Hz. Peygamber, Tebük seferinde Semûd kavminin yurdu olan Hicr’den geçerken ashabına, azaba uğramış bu yerlere ağlayarak ve ibret alarak girmelerini, oranın kuyularından su almamalarını tavsiye etmiştir (Buhârî; Müslim). Bu tavsiye, helak edilmiş kavimlerin kalıntılarının turistik bir merak değil, ibret vesilesi olarak görülmesi gerektiğini öğretir.

Semûd’un Mirası

Kur’an, Semûd kavminin kayaları oyarak yaptığı evlerin sonrakilere ibret olarak kaldığını hatırlatır: “İşte zulümleri yüzünden çökmüş, bomboş duran evleri!” (Neml Suresi, 27/52). Fecr Suresi’nde de vadide kayaları oyan Semûd’un, Âd ve Firavun ile birlikte azgınlık eden kavimler arasında sayıldığı bildirilir (Fecr Suresi, 89/9-11). Bu ayetler, medeniyetin maddi kalıntılarının kalıcı olabileceğini, fakat onları inşa edenlerin inkâr yüzünden yok olup gittiğini gösterir. Asıl kalıcı olan, taşa oyulan evler değil, kalplere yerleşen imandır.

Kıssa, Mekke müşriklerine de doğrudan bir mesaj taşıyordu. Onlar da Hz. Peygamber’den sürekli mucize istiyorlardı. Kur’an, daha önceki kavimlere gönderilen mucizelerin inkârla karşılandığını ve Semûd’a verilen devenin buna örnek olduğunu hatırlatır (İsrâ Suresi, 17/59).

Alınacak Dersler

  • Toplumda güvenilir olmak, tebliğin en önemli sermayesidir.
  • Mucize istemek kişiyi iman etmeye mecbur kılmaz; asıl mesele kalbin teslimiyetidir.
  • Bir kötülüğe razı olmak, onu işlemek kadar sorumluluk doğurabilir.
  • Allah’ın emanet olarak verdiği nimetlere ve hayvanlara zulmetmek büyük bir günahtır.
  • Öğüt verenleri sevmemek, helake giden yolun ilk adımıdır.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: A'râf Suresi (7/73-79); Hûd Suresi (11/61-68); Hicr Suresi (15/80-84); Şuarâ Suresi (26/141-159); Neml Suresi (27/45-53); Kamer Suresi (54/23-31); Şems Suresi (91/11-15); Buhârî; Müslim (Hicr'den geçiş hadisi); İbn Kesîr, Kısasü'l-Enbiyâ, "Sâlih" bölümü; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Sâlih" ve "Semûd" md.; Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur'an Yolu Türkçe Meal ve Tefsir, A'râf ve Hûd surelerinin tefsiri

YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 5 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. A'râf Suresi (7/73-79); Hûd Suresi (11/61-68); Hicr Suresi (15/80-84); Şuarâ Suresi (26/141-159); Neml Suresi (27/45-53); Kamer Suresi (54/23-31); Şems Suresi (91/11-15)
  2. Buhârî; Müslim (Hicr'den geçiş hadisi)
  3. İbn Kesîr, Kısasü'l-Enbiyâ, "Sâlih" bölümü
  4. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Sâlih" ve "Semûd" md.
  5. Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur'an Yolu Türkçe Meal ve Tefsir, A'râf ve Hûd surelerinin tefsiri

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.