🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Hz. Süleymân ve Sebe Melikesi Belkıs Kıssası

Diğer PeygamberlerGüncelleme: 7 Ekim 20269 dk okuma

Hz. Süleymân'ın hüdhüdle gelen Sebe haberi, melikeye mektubu, tahtın getirilmesi ve melikenin Allah'a teslim oluşu Neml Suresi'ne göre anlatılıyor.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Hüdhüdün Yokluğu ve Haberi
  • Haberi Doğrulama
  • Mektup ve Melikenin Danışma Toplantısı

Hz. Süleymân ile Sebe melikesi kıssası, Neml Suresi 27/20-44. ayetlerinde anlatılır. Hüdhüd kuşunun getirdiği haber, Süleymân’ın melikeye gönderdiği mektup, melikenin danışma toplantısı ve hediyesi, tahtın göz açıp kapayıncaya kadar getirilmesi ve melikenin sonunda Allah’a teslim oluşu bu kıssanın ana sahneleridir. Aşağıda olay ayetlere göre sırasıyla anlatılmaktadır.

Hüdhüdün Yokluğu ve Haberi

Neml 27/20-21: “Süleymân kuşları yokladı ve ‘Hüdhüdü niçin göremiyorum? Yoksa kayıplardan mı oldu? Ya onu şiddetle cezalandırırım ya keserim ya da bana apaçık bir delil getirir’ dedi.” Bu sahne, Süleymân’ın ordusunu ve kuşları teftiş ettiğini gösterir. Çok geçmeden hüdhüd gelir: “Senin bilmediğin bir şeyi öğrendim. Sana Sebe’den kesin bir haber getirdim.” (27/22). “Orada onlara hükmeden bir kadın buldum; ona her şeyden verilmiş ve büyük bir tahtı var. Onu ve kavmini Allah’ı bırakıp güneşe secde ederken buldum. Şeytan onlara amellerini süslemiş” (27/23-24). Hüdhüd, tevhid duygusuyla konuşan bir kuş olarak görünür. Peygamberin genel tanıtımı için Hz. Süleymân ana maddesine bakılabilir.

Haberi Doğrulama

Süleymân hüdhüdün haberine hemen inanmadı: “Doğru mu söyledin, yoksa yalancılardan mı oldun, bakacağız” dedi (27/27). Ardından bir mektup yazdı ve hüdhüdle gönderdi: “Bu mektubu götür, onlara bırak; sonra çekil ve ne cevap verdiklerine bak” (27/28). Bu ayetler, haberin kaynağını sınamanın ve ihtiyatla davranmanın örneğidir. Hucurât 49/6’da fasığın haberi doğrulanmadan kabul edilmez. Süleymân da aynı şekilde araştırmayı tercih etmiştir.

Mektup ve Melikenin Danışma Toplantısı

Melike mektubu aldığında ileri gelenlerine şöyle der: “Ey ileri gelenler, bana değerli bir mektup bırakıldı. O Süleymân’dandır ve şöyledir: Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla. Bana baş kaldırmayın ve Müslüman olarak bana gelin” (27/29-31). Bu mektup, bir tevhid davetidir. Melike, devlet adamlarına danışmadan karar vermeyen bir yöneticidir: “Ey ileri gelenler, bu işte bana fikir verin; ben sizin huzurunuzda olmadan hiçbir işi kesin karara bağlamam” (27/32). Ordu komutanları “Biz güç ve şiddetli savaş sahibiyiz; karar senindir” dedi. Melike ise “Krallar bir kente girdiklerinde orayı bozar ve ahalisinin ileri gelenlerini zelil ederler; ben onlara bir hediye göndereceğim ve elçilerin ne ile döneceğine bakacağım” dedi (27/33-35). Bu sahne, savaş yerine diplomasiyi tercih eden bir hükümdarı gösterir.

Hediye ve Süleymân’ın Cevabı

Elçiler hediyeyle Süleymân’a geldiğinde Süleymân “Siz bana mal mı veriyorsunuz? Allah’ın bana verdiği, size verdiğinden daha hayırlıdır. Siz hediyenizle sevinin. Onlara öyle ordularla geleceğim ki karşı koyamayacaklar ve onları oradan zelil ve aşağılanmış çıkaracağız” dedi (27/36-37). Süleymân hediye ile etkilenmedi; Allah’ın verdiğini daha değerli buldu. Bu da rüşvet, hediye ve diplomasi ilişkisinde ilkesel duruşunu gösterir. Dünya malı, tevhid çağrısının önüne geçmemelidir.

Tahtın Getirilmesi

Süleymân çevresine “Ey ileri gelenler, onlar teslim olarak gelmeden önce hanginiz onun tahtını bana getirecek?” dedi (27/38). Cinlerden bir ifrit “Sen makamından kalkmadan ben onu sana getiririm; gücüm yeter ve eminim” dedi (27/39). Yanında kitaptan bir ilmi olan kişi ise “Gözünü açıp kapayıncaya kadar ben onu sana getiririm” dedi. Süleymân tahtı yanında kurulmuş görünce “Bu Rabbimin lütfundandır; şükür mü edeceğim yoksa nankörlük mü, beni denemek için. Kim şükrederse kendi yararına şükreder; kim nankörlük ederse Rabbim zengindir, kerîmdir” dedi (27/40). Kitaptan ilim sahibi kişi hakkında müfessirler farklı isimler anar; çoğunluk Âsaf b. Berhiyâ’dır. Kur’an ismi belirtmez. Olayın mucize yönü için Hz. Süleymân’ın mucizeleri yazısı okunabilir.

Tahtın Tanıtılması ve Saray Sınavı

Süleymân “Tahtını ona tanınmaz hale getirin; bakalım yol bulacak mı yoksa yol bulamayanlardan mı olacak?” dedi (27/41). Melike gelince “Senin tahtın böyle mi?” denildi. “Sanki odur” dedi. Süleymân’ın hazırlığı onu sınamaya yönelikti; ardından ona “Saraya gir” denildi. Melike camdan yapılmış zemini su zannedip eteklerini topladı; Süleymân ona “Bu, camlarla döşenmiş bir saraydır” dedi (27/44). Bu sahne, melikenin dünyalık güce dair bakışını sarsmıştır. Hemen ardından “Rabbim, ben kendime zulmettim; Süleymân ile birlikte âlemlerin Rabbi Allah’a teslim oldum” dedi. Bu, kıssanın zirvesidir: melike kendi iradesiyle, ikna olarak iman etmiştir.

Sebe ve Belkıs İsmi

Kur’an’da “Sebe” ülkesi ve “bir kadın” geçer; Belkıs ismi tefsir kaynaklarında anılır. Müfessirlerin çoğu Sebe’yi Yemen’de, başkent Mârib’de konumlandırır; Mârib Barajı bu medeniyetin sembolüdür. Arkeoloji, Güney Arabistan’da Sebe krallığının varlığını ve zengin bir ticaret devleti olduğunu göstermiştir. Fakat Süleymân dönemi kronolojisi, melike ismi ve tahtın ayrıntıları tarihî olarak doğrulanmış değildir. Kitab-ı Mukaddes’te “Şeba Kraliçesi” Süleymân’ı ziyaret eder (Krallar I, 10); anlatım Kur’an’dan farklı çizgidedir. Kavmin ayrıntıları için Hz. Süleymân’ın kavmi ve yaşadığı yer yazısına bakılabilir.

Evlilik Rivayeti ve Zayıflığı

Bazı kıssa kitaplarında Süleymân’ın Belkıs ile evlendiği, Belkıs’ın ayaklarının kıllı olduğu için depilasyon yapıldığı gibi ayrıntılar anlatılır. Bunlar Kur’an’da ve sahih hadiste yoktur; İsrâiliyat veya halk rivayetidir. İbn Kesîr gibi âlimler bu anlatıların sağlam olmadığını belirtir. Dolayısıyla bu tür hikâyelerin kıssanın asıl mesajından uzaklaştırdığı unutulmamalıdır.

Kıssadan Çıkan Dersler

  • Küçük bir canlının haberi bile ciddiye alınır, ancak doğrulanmadan hüküm verilmez.
  • Yöneticinin danışmaya önem vermesi güzel bir örnektir.
  • Dünya hediyeleri hakikatin önüne geçmemelidir.
  • Nimet karşısında şükür, kibirden korur.
  • Gerçek iman ikna ve kalp teslimiyetiyle olur.

Süleymân’ın hayatından diğer dersler için hayatından dersler yazısı okunabilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Belkıs ismi Kur’an’da geçer mi?

Hayır. Kur’an ‘Sebe halkına hükmeden bir kadın’ der (Neml 27/23). Belkıs ismi tefsir ve tarih kaynaklarında kullanılır.

Sebe nerededir?

Çoğu kaynak Sebe’yi bugünkü Yemen’e yerleştirir. Başkent Mârib olarak anılır.

Tahtı kim getirdi?

‘Kitaptan ilmi olan’ biri gözünü açıp kapayıncaya kadar getirdi (27/40). Kimliği ayette yoktur; rivayetlerde Âsaf b. Berhiyâ adı anılır.

Süleymân Belkıs ile evlendi mi?

Kur’an ve sahih hadiste bu bilgi yoktur. Bazı kıssa rivayetlerinde aktarılır, fakat senedi zayıftır.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur'an Yolu Tefsiri (Neml 27/20-44); TDV İslâm Ansiklopedisi, "Belkıs" ve "Süleyman" md.; Taberî, Câmiu'l-Beyân

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR1 görüntülenme · 7 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur'an Yolu Tefsiri (Neml 27/20-44)
  2. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Belkıs" ve "Süleyman" md.
  3. Taberî, Câmiu'l-Beyân

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.