🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

İklim Değişikliği İslam’a Göre: Sorumluluk ve Dinî Bakış

Modern Bilim ve TeknolojiGüncelleme: 17 Eylül 20268 dk okuma

İklim değişikliği İslam'a göre nasıl değerlendirilir? Mizan ilkesi, fesat yasağı, halifelik sorumluluğu, İslami İklim Deklarasyonu ve bireysel adımlar anlatılıyor.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • İklim değişikliği nedir?
  • Mizan ve denge ilkesi
  • Halifelik ve emanet

İklim değişikliği, İslam’a göre insanın doğal dengeyi (mizan) bozmasıyla ilişkilendirilebilecek ciddi bir sorumluluk alanıdır. Halifelik, emanet ve fesat yasağı ilkeleri, iklim krizini önleme çabalarını dinî ve ahlaki bir görev hâline getirir.

İklim değişikliği nedir?

İklim değişikliği, uzun vadede küresel ortalama sıcaklıklarda ve hava olaylarında görülen kalıcı değişimlerdir. Bilim insanlarının ezici çoğunluğu, fosil yakıt kullanımı, ormansızlaşma ve sanayi faaliyetleri sonucu artan sera gazlarının bu değişimi hızlandırdığı görüşündedir. BM İklim Değişikliği Hükümetlerarası Paneli (IPCC) raporları; buzulların erimesi, deniz seviyesinin yükselmesi, kuraklık, sel ve orman yangınları gibi risklere dikkat çeker. Türkiye de Akdeniz havzasında iklim değişikliğinden etkilenen ülkeler arasındadır.

Mizan ve denge ilkesi

Kur’an-ı Kerim’de evrenin bir ölçü ve denge üzerine kurulduğu bildirilir: “Göğü yükseltti ve mizanı (dengeyi) koydu. Sakın tartıda (dengede) aşırı gitmeyin. Tartıyı adaletle tutun, dengeyi bozmayın” (Rahmân Suresi, 55/7-9). Âlimler bu ayetleri, doğadaki dengenin korunması gerektiği şeklinde de yorumlar. İnsanın doğayı sınırsızca tüketmesi ve dengeyi bozması, bu ilkeyle bağdaşmaz. Rûm Suresi’ndeki “İnsanların kendi elleriyle yaptıkları yüzünden karada ve denizde fesat ortaya çıktı” ayeti (30/41), insan faaliyetlerinin çevresel sonuçlarını hatırlatır. Dinî düşünce, bu tür bozulmaları yalnızca doğal değil, ahlaki sorumluluk meselesi olarak da görür.

Halifelik ve emanet

İnsan yeryüzünde Allah’ın halifesidir (Bakara Suresi, 2/30). Ahzâb Suresi’nde ise emanetin göklere, yere ve dağlara arz edildiği, onların bunu yüklenmekten çekindiği, insanın ise yüklendiği bildirilir (33/72). Bu emanet, kaynakları adil ve sorumlu biçimde kullanma yükümlülüğünü içerir. Müslim’deki hadis, “Allah sizi orada halife kılmıştır, nasıl davranacağınıza bakmaktadır” diyerek bu sorumluluğu pekiştirir (Müslim, Zikir). Dolayısıyla iklim krizi, yalnızca teknik değil, bir emanet bilinci meselesidir.

İslami İklim Deklarasyonu

Ağustos 2015’te İstanbul’da yayımlanan İslami İklim Deklarasyonu, dünyanın birçok ülkesinden Müslüman âlim, akademisyen ve kurumun katılımıyla hazırlanmış, iklim değişikliğiyle mücadeleyi dinî bir görev olarak ele alan bir bildiridir. Metinde; fosil yakıtlardan yenilenebilir enerjiye geçiş, ekosistemin korunması, israfın önlenmesi ve zengin ülkelerin sorumluluğu gibi hususlar vurgulanır. Bu belge, Müslüman toplumların iklim konusuna ortak bir dini hassasiyetle yaklaşabileceğinin örneğidir. Türkiye’de de Diyanet İşleri Başkanlığı ve çeşitli sivil toplum kuruluşları çevre ve israf konularında farkındalık faaliyetleri yürütmektedir.

Adalet boyutu

İklim değişikliğinin sonuçları, çoğu zaman en az katkıda bulunan yoksul toplulukları en çok etkiler. Kuraklık, kıtlık ve göç; savunmasız kesimleri vurur. İslam, adaleti ve zayıfın korunmasını öncelikli değerler olarak görür (Nisâ Suresi, 4/135). Bu açıdan iklim adaleti, zengin ve gelişmiş ülkelerin daha fazla sorumluluk alması ve yoksulların desteklenmesi anlamına gelir. Zekât, sadaka ve vakıf geleneği, afetlerden zarar görenlere destek olmanın dinî araçlarıdır.

Bireysel adımlar

  • Enerji tasarrufu: Aydınlatma, ısıtma ve elektronik cihaz kullanımında ölçülü olmak.
  • Ulaşım: Toplu taşıma, yürüyüş ve bisiklet gibi düşük karbonlu seçeneklere yönelmek.
  • Gıda: Et ve süt tüketiminde ölçülü olmak, mevsiminde ve yerel gıdaları tercih etmek, gıda israfını azaltmak.
  • Tüketim: Gereksiz alışverişten kaçınmak, onarmak ve yeniden kullanmak.
  • Ağaç dikmek ve doğayı korumak.
  • Çevre bilinci olan kurumlara ve politikalara destek vermek.

Camiler ve vakıflar, güneş enerjisi, su geri kazanımı ve atık yönetimi gibi uygulamalarla örnek olabilir.

Umut ve çaba

Kur’an ve hadis, çaba ve ihsan ruhunu öğütler. Sonuç Allah’a aittir, ancak sebeplere sarılmak insanın görevidir. Bu bilinç, ne karamsarlığa kapılmayı ne de sorumluluğu başkalarına atmayı gerektirir. Küçük bir adımın bile sevabı vardır; kaşıkla da olsa su israf etmemek, bir fidan dikmek, çöpü yoldan kaldırmak gibi davranışlar bu büyük sorumluluğun parçalarıdır.

Bağlantılı konular

İlgili yazılar için çevre kirliliği ve israf, su israfı, geri dönüşüm, GDO’lu gıdalar ve laboratuvarda üretilen et yazılarına bakılabilir.

Afet ve musibetlere bakış

Sel, kuraklık ve kasırga gibi afetler karşısında İslam, hem sabrı hem tedbiri öğütler. Hadiste Peygamberimiz, bir kimsenin devesini bağlayıp sonra tevekkül etmesini tavsiye etmiştir (Tirmizî, Kıyâme). Kıtlık yıllarında Hz. Ömer’in kıtlıkta hırsızlık cezasını uygulamayıp kaynakları dağıttığı bilinir. Bu uygulamalar, afet dönemlerinde toplumsal dayanışmanın ve devlet yönetiminin önemini gösterir. İklim değişikliğinin yol açtığı afetlere karşı hazırlıklı olmak, riskli bölgeleri belirlemek, erken uyarı sistemleri kurmak ve sigorta-yardım mekanizmalarını güçlendirmek, bu çağın tedbir yollarıdır.

Afet sonrası yardımlaşma ise hadislerde övülen eylemlerdendir. Mü’minler birbirlerine karşı bir binanın tuğlaları gibidir; her biri diğerini destekler (Buhârî, Salât; Müslim, Birr). Gönüllü yardım ve bağış kampanyalarına katılmak, yetim, yaşlı ve yoksulların hakkını gözetmek bu sorumluluğun parçasıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

İklim değişikliği İslam’da nasıl ele alınır?

Mizan, fesat yasağı ve halifelik ilkeleriyle ilişkilendirilir; krizle mücadele dinî ve ahlaki bir sorumluluk sayılır.

İslami İklim Deklarasyonu nedir?

2015’te İstanbul’da yayımlanan, Müslümanları iklim değişikliğiyle mücadeleye çağıran uluslararası bir bildiridir.

Bireysel olarak ne yapılabilir?

Enerji, su ve gıda israfını azaltmak, çevre dostu ulaşımı tercih etmek ve ağaç dikmek gibi adımlar atılabilir.

Zekât çevre felaketlerinde kullanılabilir mi?

Zekât belirli sınıflar içindir; afetzedelerden ihtiyaç sahibi olanlar bu kapsama girebilir, ayrıca sadaka ve vakıflar da destek sağlar.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi, "Çevre" maddesi; Rahmân Suresi (55/7-9); Rûm Suresi (30/41); Bakara Suresi (2/30); İslami İklim Deklarasyonu (İstanbul, 2015); Müslim, Zikir

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 6 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Çevre" maddesi
  2. Rahmân Suresi (55/7-9)
  3. Rûm Suresi (30/41)
  4. Bakara Suresi (2/30)
  5. İslami İklim Deklarasyonu (İstanbul, 2015)
  6. Müslim, Zikir

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.