İman Artar mı Eksilir mi? Ehl-i Sünnet Âlimlerinin Görüşü
İman artar mı eksilir mi? Ehl-i Sünnet âlimlerinin görüşü. Ebû Hanîfe'nin tutumu, Şâfiî ve Mâlik'in görüşü, Enfâl 8/2 ve Fetih 48/4 ayetleri ve ihtilafın.
- Kur'an'daki İfadeler
- Selef, Şâfiî, Mâlikî ve Hanbelî Görüşü
- Ebû Hanîfe ve Mâtürîdî Görüşü
İmanın artıp eksilmesi konusunda Ehl-i Sünnet ekolleri arasında görüş farkı vardır. Selef çizgisinde, Şâfiî, Mâlikî ve Hanbelî mezheplerinde iman artar ve eksilir; Ebû Hanîfe ve Mâtürîdî kelamcıları ise tasdikin cevherinde artış ve eksilme olmadığını, ancak nuru ve kemalinin değişebileceğini söyler. İhtilaf büyük ölçüde tanım farkından doğar.
Kur’an’daki İfadeler
Kur’an-ı Kerim’de imanın arttığını bildiren birçok ayet vardır. Enfâl Suresi’nde müminler, Allah anıldığında yürekleri titreyen, ayetleri okunduğunda imanları artan kimseler olarak tanıtılır (8/2). Fetih Suresi’nde Allah’ın, müminlerin kalplerine huzur indirdiği, imanlarını artırsın diye bunu yaptığı bildirilir (48/4). Müddessir Suresi’nde ise inananların imanının artması ve kitap verilenlerin şüpheye düşmemesi anlatılır (74/31).
Bu ayetler, imanın dinamik bir yapı olduğunu ve ayetlere, olaylara ve tecrübelere bağlı olarak güçlenebildiğini ima eder. Selef âlimleri bu ayetleri, imanın gerçekten artıp eksilebileceğine delil sayar. Hadislerde de “iman yetmiş küsur şubedir” ifadesi (Buhârî, Îmân 3; Müslim, Îmân 58) imanın dereceli bir yapıya sahip olduğunu düşündürür.
Selef, Şâfiî, Mâlikî ve Hanbelî Görüşü
Selef âlimleri ve Şâfiî, Mâlikî, Hanbelî mezheplerinin çoğunluğu imanı kalple tasdik, dille ikrar ve organlarla amel olarak tanımlar. Bu tanıma göre ameller imanın bir parçasıdır; dolayısıyla ibadetler arttıkça iman artar, günahlar arttıkça iman eksilir. Buhârî’nin ve birçok muhaddisin görüşü bu yöndedir. İmam Şâfiî’nin iman konusunda “iman söz ve ameldir, artar ve eksilir” sözü meşhurdur.
Bu görüşün gerekçeleri şunlardır: ayetlerdeki artış ifadeleri, hadislerdeki şube tasviri, sahabilerin imanlarını tazelemek için dua etmeleri ve insanların farklı iman seviyelerine sahip olduklarının gözlemlenmesi.
Ebû Hanîfe ve Mâtürîdî Görüşü
İmam Ebû Hanîfe ve Mâtürîdî kelamcıları ise imanı kalple tasdik ve dille ikrar olarak tanımlar; amel imanın aslından değil, onun kemaline katkı sağlayan bir unsurdur. Bu tanıma göre tasdikin kendisi bir derece olarak artmaz ve eksilmez; çünkü artan ve eksilen bir tasdik, şüpheyi ihtiva eder. Ebû Hanîfe’ye göre Cebrail ile bir sıradan müminin imanı, tasdik cevheri bakımından eşittir; fark, amellerde ve takvadadır.
Hanefî kelamcılar, imanın artışını bildiren ayetleri şöyle yorumlar: Artış, imanın aslında değil; imanın nuru, sebatı, kuvveti ve gösterdiği netice bakımındandır. Ayrıca sahabe döneminde vahiy indikçe yükümlülükler arttığı için, inananların imanı da bu yeni hükümlerin sayısıyla artmıştır. Bu görüş, ayetlerin zahirini tevil ederek imanın özünü korumayı hedefler.
İhtilafın Mahiyeti
Âlimlerin birçoğu bu ihtilafın büyük ölçüde lafzî (söz ve tanım farkından kaynaklanan) olduğunu belirtir. Çünkü her iki taraf da şunlarda birleşir: amel, imanın olgunluğunu etkiler, günah imanın nurunu azaltır, ibadet imanı güçlendirir ve kalbin tasdikinde derece farkı olabilir. Fark, amelin imanın aslına dahil olup olmamasındadır.
Bu ihtilaf pratikte önemli bir sonuca yol açar: Amelin imandan sayıldığı görüşünde, ağır günah işlemek imanı doğrudan zedeleyebilir; Hanefî-Mâtürîdî görüşte ise günah işlemek imanın aslını bozmaz, fakat müminin derecesini düşürür. Hâricîler ve Mu’tezile, büyük günah işleyeni dinden çıkmış ya da imanla küfür arasında bir konumda saydığından, Ehl-i Sünnet iki ekolü de bu aşırı görüşlerden ayırır. Konu için büyük günah işleyen kişi mümin midir? yazısı okunabilir.
İmanı Güçlendirme Yolları
İmanın artması veya güçlenmesi için fıkıh ve ahlak kaynaklarında şu yollar önerilir:
- **Kur’an ile ilişki:** Kur’an’ı anlayarak okumak, tefekkür etmek.
- **İbadet ve zikir:** Namaz, oruç, sadaka ve zikre devam etmek.
- **Kâinat üzerinde düşünmek:** Yaratılışta Allah’ın işaretlerini görmek (Bakara 2/164).
- **İlim meclisleri:** Doğru bilgi öğrenmek ve salih insanlarla beraber olmak.
- **Günahlardan sakınmak:** Tövbe ve istiğfar ile kalbi temizlemek.
- **Dua:** Hz. Peygamber’in “Allah’ım, kalbimi dinin üzerine sabit kıl” duası (Tirmizî, Daavât 89).
İmanın zaman zaman zayıflaması insani bir durumdur; önemli olan yeniden güçlendirmek için çaba göstermektir. Kalp, Hz. Peygamber’in tabiriyle çok değişen bir organdır (Tirmizî, Kader 7).
İmanın Şartları ve Yapısı
İmanın içeriği için imanın şartları neden altıdır? yazısı, iman ile İslam ilişkisi için iman ile İslam arasındaki fark nedir? yazısı okunabilir. Tevhid inancı için tevhid çeşitleri yazısı, küfür ve imanı bozan hallerle ilgili küfür çeşitleri ve insanı dinden çıkaran sözler yazısı faydalıdır.
İmanda Kalbin Hali
Hz. Peygamber, kalbin sürekli çevrilen bir organ olduğunu bildirmiş ve “Ey kalpleri çeviren Allah’ım, kalbimi dinin üzerine sabit kıl” diye dua ettiğini söylemiştir (Tirmizî, Daavât 89). Bu hadis, iman duygusunun zaman zaman değişebileceğini gösterir. Kalbin hastalıkları kibir, riya, kıskançlık ve gaflet; şifaları ise tevbe, zikir, Kur’an ve salih amellerdir.
Gençlerin İman Sorunları
Gençler, eğitim, sosyal çevre ve internet yoluyla çeşitli şüphelerle karşılaşabilir. Bu şüpheler karşısında bastırma yerine soruları dinlemek ve güvenilir kaynaklardan cevap aramak daha faydalıdır. Aile ve eğitimciler, gençlerin sorularını küçümsememeli, dürüst ve sabırlı bir üslupla cevaplamalıdır. Samimi arayış, tahkikî imana giden yolun başlangıcı olabilir.
İmanın güçlenmesi ve zayıflaması, kişinin içinde bulunduğu şartlarla da ilişkilidir. Hastalık, musibet ve zorluk dönemlerinde bazı insanların imanı derinleşir, bazılarında sarsılma görülebilir. Bu durumda sabır, dua ve salih kimselerle beraber olmak önemli birer destektir. Hz. Peygamber, imanın eskiyen bir elbise gibi zaman zaman yıprandığını, bu nedenle Allah’tan imanın tazelenmesini istemek gerektiğini bildirmiştir (Hâkim, Müstedrek; senedi hakkında farklı değerlendirmeler vardır).
Bu tazelenme için günlük zikir, Kur’an’dan bir bölüm okuma, tefekkür ve hayır işleri gibi küçük ama sürekli ameller tavsiye edilir. İmanın gelişimi, ani değil, istikrarlı bir süreçtir.
Sonuç
İmanın artıp eksilmesi konusunda Ehl-i Sünnet ekolleri arasında tanım farkına dayalı bir ihtilaf vardır. Selef çizgisi imanın artıp eksildiğini söylerken, Hanefî-Mâtürîdî çizgi tasdikin cevherinde artış-eksilme olmadığını, ancak nuru ve kemalinin değişebileceğini belirtir. Her iki yaklaşım da imanı güçlendirmeyi ve günahtan sakınmayı öğütler.
Sıkça Sorulan Sorular
İman artar mı eksilir mi?
Selef ve Şâfiî, Mâlikî, Hanbelî çizgisinde iman artar ve eksilir; Ebû Hanîfe ve Mâtürîdî çizgisinde iman tasdik cevheri olarak artmaz ve eksilmez, ancak nuru ve kemali artıp eksilir.
Ayetler imanın arttığını söylemiyor mu?
Evet, Enfâl 8/2 gibi ayetlerde iman artışından söz edilir; Hanefî kelamcılar bunu imanın kemali, sebatı ve nuru olarak yorumlar.
Bu ihtilaf amelî bir sonuç doğurur mu?
Çoğu zaman hayır; her iki yaklaşım da imanın güçlendirilmesini ve günahtan sakınmayı öğütler. İhtilafın büyük kısmı lafzî kabul edilir.
İmanın kuvvetlenmesi için ne yapılmalı?
Kur’an okuyup düşünmek, ibadetlere devam etmek, zikir, ilim meclisleri, salih kişilerle birlikte olmak ve günahlardan sakınmak iman bilincini güçlendirir.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Enfâl Suresi (8/2); Fetih Suresi (48/4); Müddessir Suresi (74/31); Tahâvî, Akîde; TDV İslâm Ansiklopedisi, "İman" md.
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- Enfâl Suresi (8/2)
- Fetih Suresi (48/4)
- Müddessir Suresi (74/31)
- Tahâvî, Akîde
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "İman" md.
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.