Kıyamet Saatinde Hayatta Olanların Durumu
Kıyamet saatinde hayatta olanların durumu nedir? Rüzgârla müminlerin ruhunun alınması, kötülerin üzerine kıyametin kopması, hadislerdeki tasvirler.
- Rüzgârla ruhların alınması
- "Allah Allah" diyen kalmayacak
- Ansızın kopan kıyamet
Kıyamet saati geldiğinde yeryüzünde hayatta olanlar Allah’ın göndereceği yumuşak bir rüzgârla müminlerin ruhlarının alınmasından sonra kalan en kötü insanlar olacaktır. Hadislere göre kıyamet, bu kötü insanların üzerine kopar. Rivayetler bu dönemin ahlakî çöküşünü ve ani gelişini anlatır.
Rüzgârla ruhların alınması
Nevvâs b. Sem’ân’ın uzun hadisinde, Hz. Îsâ’nın dönemi, Ye’cüc ve Me’cüc’ün helaki ve bolluk anlatıldıktan sonra şöyle denir: “Bu sırada Allah yumuşak bir rüzgâr gönderir; bu rüzgâr insanların koltuk altlarının altına girer ve her mümin ile her Müslümanın ruhunu alır. Geriye eşekler gibi birbirleriyle açıkça cinsel ilişkide bulunan en kötü insanlar kalır. Kıyamet onların üzerine kopar” (Müslim, Fiten). Bu hadis, kıyametin kopuşundan hemen önceki durumu en açık anlatan rivayettir.
Abdullah b. Amr’dan gelen hadiste ise rüzgârın Şam tarafından geleceği, kalbinde zerre kadar iman veya hayır bulunan herkesin ruhunu alacağı ve geriye “hiçbir hayır tanımayan, iyiliği iyilik, kötülüğü kötülük bilmeyen” insanların kalacağı bildirilir (Müslim, Fiten). Şeytan onlara insan suretinde görünüp “Bana uymaz mısınız?” der ve onları putlara tapmaya çağırır. Onlar rızıkları bol, hayatları rahat olarak yaşarlar; sonra sur’a üfürülür. Bu rivayet de Müslim’de geçer.
“Allah Allah” diyen kalmayacak
Enes b. Mâlik’ten gelen hadiste Peygamberimiz şöyle buyurur: “Yeryüzünde ‘Allah Allah’ diyen kimse kaldığı sürece kıyamet kopmaz” (Müslim, Îmân). Başka bir rivayette “Allah, Allah” yerine “Lâ ilâhe illallah” ifadesi geçer. Bu hadis, kıyametin kopmasından önce tevhid ehlinin yeryüzünden alınacağını bildirir.
Bu rivayetler, ümmetin bir topluluğunun kıyamete kadar hak üzere devam edeceğini bildiren hadisle çelişmez. İbn Hacer ve Nevevî gibi şârihler, bu hakkı savunan topluluğun rüzgâr gelene kadar devam edeceğini, rüzgârla son müminlerin de alınacağını açıklamıştır. Yani “kıyamete kadar” ifadesi “kıyametin yaklaşması, yani alametlerin tamamlanmasıyla müminlerin ruhunun alınması”na kadar şeklinde anlaşılır.
Ansızın kopan kıyamet
Kıyametin ansızın kopacağı Kur’an’da defalarca bildirilir: “Onlar yalnızca bir tek çığlık bekliyorlar ki, onlar çekişirken kendilerini yakalayacak. O zaman ne vasiyette bulunabilirler ne de ailelerine dönebilirler” (Yâsîn, 36/49-50). Hadislerde de insanların günlük işleriyle meşgulken kıyametin kopacağı anlatılır: İki kişinin alışveriş için kumaşı açıp henüz satışı tamamlamadan, bir adamın hayvanını sağıp sütü içmeden, havzını onarırken suyu içmeden, lokmasını ağzına götürmeden kıyametin kopması (Buhârî, Rikāk ve Fiten; Müslim, Fiten). Bu rivayetler, vaktin habersiz geleceğini vurgular.
Bu da kıyamet alametlerinin okuyucuya vakti hesaplama imkânı vermediğini gösterir. Vakit hâlâ gaybdır. İlgili ayrıntı için kıyametin vakti bilinir mi? yazısı okunabilir.
Son dönemin ahlakî tablosu
Hadisler, kıyamete yakın dönemde ahlakî bir çöküş ve inanç zayıflığı tablosu çizer. Son kalan insanların hayır ve şerri ayırt edememesi, putperestliğe dönmesi ve haya duygusunu kaybetmesi anlatılır. Bu tablo, ahlakî çöküş hadisleri ile birlikte okunmalıdır. Hz. Îsâ’nın döneminden sonra bolluk ve huzur olsa da, rüzgâr ile müminlerin alınması dünyanın sonunun yaklaştığını gösterir: Hz. Îsâ’nın dönüşü.
Bu rivayetleri nasıl anlamak gerektiği konusunda temkinli olunmalıdır. Rivayetlerin bir kısmı Müslim’de, bir kısmı Müsned ve Sünen’lerde bulunur; detaylar farklılık gösterebilir. Ayrıca bu bilgiler kıyametin vaktini belirlemek için kullanılmamalı, dünya hayatının geçici olduğunu hatırlatmak için değerlendirilmelidir.
İlk sur ve sonrası
Rüzgârın estiği ve müminlerin ruhlarının alındığı dönemden sonra İsrafil’in sur’a üfürmesiyle kıyamet kopar. Bu üfürüşle kalan canlılar da ölür: sur’a üfürülmesi. Ardından ikinci üfürüşle diriliş başlar: ba’su ba’de’l-mevt. Böylece kıyamet olayları dünya hayatının sona erişiyle ahiret hayatının başlangıcını birbirine bağlar. Müminin görevi, bu rivayetleri ahirete hazırlık için bir uyarı olarak almaktır.
Hadislerden alınacak dersler
Bu rivayetler, ahlakî çöküşün ve imansızlığın zirve yaptığı dönemde dahi Allah’ın adaletinin geçerli olacağını gösterir. Müminlerin ruhlarının rahmetle alınması, Allah’ın kuluna olan şefkatinin bir örneğidir. Bu ayrıntı, Müslümana ümit verir; çünkü iman sahibi, kıyametin dehşetini görmeden Allah’ın rahmetiyle huzura çıkacaktır. Öte yandan kalan insanların durumu, imansız yaşamın nereye varabileceğini hatırlatan bir uyarıdır. Bu nedenle mümin, bugünden imanını korumalı ve nesline aktarmalıdır. Ayrıca bu hadisleri, belirli kişi ve toplumları kötülemek için değil, kendi nefsi için ibret almak üzere okumalıdır.
Rüzgârın hikmeti ve ümit
Müminlerin ruhlarının yumuşak bir rüzgârla alınması, Allah’ın kullarına olan lütfunu gösterir. Çünkü mümin, kıyametin dehşetinden önce huzura erecektir. Ancak bu müjde, bir yandan imanın korunmasının önemini hatırlatır: Son dönemde iman edenlerin çok az olması, imanın değeri ve nadirliği hakkında düşündürür. Hadiste “İslam garip başladı, garip olarak geri dönecek; ne mutlu o garipler” buyrulur (Müslim, Îmân). Garipler, insanlar bozulduğunda Allah’ın dinini ayakta tutanlardır. Bu bilinç, imanda sebat gösterenlere ümit verir.
Kalan insanların durumu ve ibret
Hadiste kalan insanların hayır ve şer ayırt edemeyecek kadar ahlakî çöküntüye uğradığı bildirilir. Bu tablo, ahlakî değerleri kaybeden bir toplumun nasıl bir noktaya gelebileceğini gösteren bir uyarıdır. Kur’an’da “Allah’ı unutan, Allah’ın da kendilerine kendilerini unutturduğu kimseler” ifadesi geçer (Haşr, 59/19). Bu da ahiret bilincini yitirmenin insana kendi değerini de unutturduğunu anlatır. Bu uyarılar, çocukları ve gençleri dinî ve ahlakî değerlerle yetiştirmenin önemini gösterir.
Sonuç
Kıyamet saatinde hayatta olanların durumu, ahlakî ve inançsal çöküşün zirvesini anlatır. Bu rivayetler, müminin imanını korumasına, nesline aktarmasına ve ahlaka sarılmasına vesile olmalıdır. Rüzgârla ruhların alınması ve sonrasında sur’a üfürülmesi, dünyanın ve imtihanın sona ereceğini bildirir.
Müminin görevi, bu uyarıları ciddiye alıp imanını korumaktır.
Sıkça Sorulan Sorular
Kıyamet koptuğunda yeryüzünde mümin olacak mı?
Müslim’deki hadise göre Allah, yumuşak bir rüzgâr gönderir ve kalbinde zerre kadar iman bulunan herkesin ruhunu alır. Geriye sadece kötü insanlar kalır, kıyamet onların üzerine kopar.
“Allah Allah diyen kalmayacak” hadisi ne anlatır?
Müslim’de “Yeryüzünde Allah Allah diyen kimse kaldığı sürece kıyamet kopmaz” rivayeti geçer. Bu, tevhid ehlinin son bulmasından sonra kıyametin kopacağını bildirir.
Bu, “Hak üzere bir topluluk kıyamete kadar devam edecek” hadisiyle çelişir mi?
Âlimler çelişki görmez. Hak topluluk, Allah’ın emri (rüzgâr) gelene kadar devam eder; sonra müminlerin ruhu alınır, geriye kötüler kalır ve kıyamet kopar.
Kıyamet bir anda mı kopacak?
Kur’an kıyametin ansızın kopacağını bildirir. Yâsîn Suresi’nde “Onlar yalnızca bir tek çığlık bekliyorlar; konuşurlarken onları yakalayacak” denir (36/49-50).
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Müslim, Fiten ve İmâre; Ahmed b. Hanbel, Müsned; Tirmizî, Fiten; Ebû Dâvûd, Melâhim; Kur'an-ı Kerîm, Yâsîn Suresi (36/49-50); İbn Hacer, Fethu'l-bârî; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Kıyâmet" maddesi
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- Müslim, Fiten ve İmâre
- Ahmed b. Hanbel, Müsned
- Tirmizî, Fiten
- Ebû Dâvûd, Melâhim
- Kur'an-ı Kerîm, Yâsîn Suresi (36/49-50)
- İbn Hacer, Fethu'l-bârî
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Kıyâmet" maddesi
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.