Levant Arapları İslam’la Nasıl Tanıştı? Tarihî Süreç ve Kaynaklar
Şam, Filistin, Lübnan ve Ürdün'de İslam öncesi durum, Yermük Savaşı, Kudüs'ün Hz. Ömer'e teslimi, Ahdname ve bölgedeki toplulukların İslam'a geçiş süreci.
- Fetih Öncesi Levant
- Peygamberimiz Döneminde Şam'la Temaslar
- Fetihler: Yermük, Dımaşk ve Kudüs
Levant (Bilâdü’ş-Şâm), İslam ordularının Hz. Ebû Bekir döneminde yöneldiği, Yermük Savaşı (636) ile Bizans yönetiminden çıkarılan ve Hz. Ömer’in 637’de Kudüs’ü barış yoluyla teslim aldığı bölgedir. Yerli Arap ve Aramî halklar, yüzyıllar içinde kademeli olarak İslam’ı ve Arapçayı benimsedi.
Fetih Öncesi Levant
İslam’dan önce Levant, Bizans İmparatorluğu’nun doğu eyaletleri arasındaydı. Nüfus Hristiyanlığın farklı kollarına (Melkitler, Suriyeli Ortodokslar, Monofizitler, Nasturîler) mensuptu; Yahudi ve Samiriyeli cemaatler de vardı. Bölgede Arap kabileleri, özellikle Gassânîler (Bizans’ın Hristiyan Arap müttefikleri) ve Lahmîler (İran’ın Arap müttefikleri) yaşıyordu. Sasani İran’ın 614’te Kudüs’ü işgali ve 629’da Bizans’ın geri alışı bölgeyi yıpratmıştı. Şam, Humus, Halep, Antakya, Kudüs ve Kayseriye ticaret ve din merkezleriydi. Bölgenin Arap nüfusu İslam’dan önce de Arap yarımadasıyla yakın ticaret ve kabile bağlarına sahipti. Bu zemin, Müslümanların varlığına yabancı bir kültürel çevre olmaktan çok bilinen bir dünya sunuyordu.
Peygamberimiz Döneminde Şam’la Temaslar
Peygamberimiz, gençliğinde ticaret kervanlarıyla Şam’a (Busra) gitmiştir; rivayete göre bu yolculukta Rahip Bahîra ile karşılaşmış, Hz. Hatice’nin ticaret kervanı için de Şam’a gitmiştir (İbn Hişâm). Medine döneminde ise Mute Savaşı (629) Müslümanlarla Bizans müttefikleri arasındaki ilk büyük çatışmaydı; Zeyd b. Hârise, Ca’fer b. Ebî Tâlib ve Abdullah b. Revâha bu savaşta şehit düştü. Tebük Seferi (630), Bizans sınırına yapılan bir hazırlık seferi olup bölge kabileleriyle anlaşmalarla sonuçlandı. Peygamberimiz Herakleios’a İslam daveti mektubu göndermiştir (Buhârî, Bed’ü’l-vahy). Bu temaslar, bölge halkının İslam’ı tanımasının ilk adımlarıdır. Hicaz’daki köken için Hicaz Arapları İslam’la nasıl tanıştı? yazısı okunabilir.
Fetihler: Yermük, Dımaşk ve Kudüs
Hz. Ebû Bekir, Şam’a Halid b. Velid, Ebû Ubeyde b. Cerrah, Amr b. el-Âs, Yezîd b. Ebî Süfyân ve Şurahbîl b. Hasene komutasında ordular gönderdi (633-634). Ecnâdeyn (634) ve Fihl (635) çatışmalarının ardından Dımaşk 635’te teslim oldu. Hz. Ömer’in halifeliğinde Halid, Ebû Ubeyde ile birlikte Yermük Savaşı’nı kazandı (636); bu zafer Bizans’ın Şam’daki hâkimiyetinin sonunu getirdi. Hıms (Humus), Kınnesrîn ve Halep sonraki fetih merkezleriydi. Kudüs, 637’de Patrik Sophronius’un talebi üzerine Hz. Ömer’in şehre gelmesiyle barış yoluyla teslim alındı. Hz. Ömer’e nispet edilen “Ahdname-i Ömer” (Eliyâ Ahdi), Kudüs halkına can, mal, kilise ve haçlarının güvencede olacağını belirtir; metnin ayrıntıları ve şartları tarihçiler arasında tartışılmakla birlikte, Kudüs halkının dinî özgürlüklerinin korunduğu genel kabul görür. Hz. Ömer’in Kudüs’te Kıyâme Kilisesi’nde namaz kılmaktan kaçındığı, kilise için gelecekte sorun olmasın diye dışarıda kıldığı rivayet edilir. Mescid-i Aksâ bölgesinin düzenlenmesi bu dönemde başladı.
Arap Kabileleri ve Hristiyan Toplulukların Durumu
Gassânî ve diğer Hristiyan Arap kabilelerin bir kısmı Müslümanlara karşı Bizans safında yer aldı, bir kısmı anlaşma yaptı. Cebele b. Eyhem’in Müslüman olup sonra Bizans’a geri döndüğü rivayeti, bu gerginliklerin sonucudur. Fetih anlaşmalarında yerli halk, cizye ödeyerek kiliselerini ve ibadet özgürlüğünü korudu. Hristiyan kâtipler ve idareciler, uzun süre Emevî devlet teşkilatında yer aldı; Yuhanna ed-Dımaşkî (John of Damascus) bunlardan biri olup Dımaşk’ta Emevî yönetimi altında yetişmiş bir teologdur. Bu çok dinli yapı, Levant’ın bütün tarihi boyunca bir özellik olarak kalmıştır.
Kademeli İslamlaşma ve Arapçalaşma
Levant halkının İslam’a geçişi, yüzyıllar süren kademeli bir sürece dayanır. Emevîler zamanında Şam başkent olunca (661) bölgeye Arap kabileleri yerleşti; Abdülmelik döneminde Arapça resmî dil oldu (VII. yüzyıl sonu). Zamanla Aramîce ve Rumca konuşan halkların büyük kısmı Arapçaya geçti. Müslüman olma oranı farklı bölgelerde farklı hızda arttı; kırsal Hristiyan ve Samiriyeli topluluklar uzun süre ayrı kaldı. Haçlı seferleri döneminde (1099-1291) bölge yeniden bir dinî çatışma alanı oldu. Şam’ın Emevî Camii (705-715), Kubbetü’s-Sahra (691) ve Mescid-i Aksâ gibi yapılar, İslam’ın bölgedeki kalıcı varlığının işareti oldu. Mısır’daki yayılma örneği için Mısırlılar İslam’la nasıl tanıştı? yazısı faydalıdır.
Kaynaklar ve Dikkat Edilecek Noktalar
- Belâzürî ve Taberî fetih kronolojisinde temel kaynaklardır; tarihler ve rakamlar arasında ufak farklar bulunur.
- Hristiyan kaynaklar (Sebeos, Teofanes) fetih olaylarını kendi bakışıyla aktarır; karşılaştırmalı okuma yapılmalıdır.
- Ahdname metninin sonraki dönemlerde yazıya geçirilmiş versiyonlarında farklılıklar vardır.
Levant’ın sonraki tarihi için Levant Arapları tarihi, kültürel yapısı için Levant Arapları kültür ve gelenekleri yazıları okunabilir.
Hadislerde Şam’ın Yeri
Hadis kaynaklarında Şam’ın fazileti ve ahir zaman ile ilişkisi konusunda çeşitli rivayetler vardır. Ahmed b. Hanbel ve Tirmizî gibi kaynaklarda Şam’ın bereketine, Peygamberimiz’in “Şam için ne mutlu” şeklindeki ifadesine dair rivayetler geçer (Tirmizî, Menâkıb; senedi hasen/garib olarak değerlendirilir). Müslim’de ise Şam’ın Müslümanların ahir zamanda sığınak yeri olacağına ve Îsâ’nın Şam’da ineceğine dair bilgiler yer alır (Müslim, Fiten). Bu rivayetler, bölgenin İslam kültüründeki özel yerini besleyen kaynaklardır; ancak her rivayetin sıhhat derecesi farklı olduğundan, kesin hükümler çıkarılırken ihtiyatlı davranılmalıdır. Kur’an’da ise İsrâ Suresi’nin ilk ayeti Mescid-i Aksâ’nın çevresinin mübarek kılındığını bildirir (17/1). Bu ayet, Kudüs ve çevresinin dinî değerini ortaya koyar.
Sıkça Sorulan Sorular
Levant nedir?
Doğu Akdeniz kıyısındaki Suriye, Lübnan, Filistin ve Ürdün’ü kapsayan tarihî bölgenin adıdır; İslam kaynaklarında genellikle “Bilâdü’ş-Şâm” olarak geçer.
Kudüs nasıl fethedildi?
637 yılı civarında Hz. Ömer’in Kudüs’e gelerek şehir halkı ve Patrik Sophronius ile anlaşması sonucu savaşmadan teslim alındı; halka can, mal ve ibadet güvencesi verildi.
Peygamberimiz Şam’la ilgili ne buyurmuştur?
Şam’ın bereketi ve Mescid-i Aksâ’nın önemi hakkında hadisler ve Kur’an’daki “çevresini mübarek kıldığımız” ifadesi (İsrâ, 17/1) bölgenin dinî değerini vurgular.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Belâzürî, Fütûhu'l-büldân; Taberî, Târîh; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Şam", "Yermük", "Kudüs" md.
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- Belâzürî, Fütûhu'l-büldân
- Taberî, Târîh
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Şam", "Yermük", "Kudüs" md.
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.