Makas Açık Kalırsa Kavga Çıkar mı? Batıl İnançlar ve Doğrusu
Makas açık bırakılırsa evde kavga çıkacağı inancının kökeni, İslam'da uğursuzluk anlayışı, hadisler ve doğru yaklaşım; evde huzur için dinin önerdikleri.
- İnancın Kökeni
- Uğursuzluk Anlayışına İslam'ın Bakışı
- Makasın Açık Bırakılmasında Gerçek Sakıncalar
Makas açık kalırsa evde kavga çıkacağı inancı, İslam kaynaklarında karşılığı olmayan bir halk inanışıdır. Kavgalar iletişim, öfke ve sabırsızlık gibi insani sebeplerden doğar; bir alet yüzünden değil. Dinimiz eşyaya uğursuzluk yüklemeyi reddeder ve huzur için güzel ahlakı önerir.
İnancın Kökeni
Makasın iki bıçaklı yapısı, halk hayal gücünde “ağız açmak, tartışmaya girmek” fikriyle ilişkilendirilmiştir. Açık duran iki uç, sanki iki tarafın karşı karşıya gelmesini simgeler. Eski toplumlarda demir ve keskin aletlerin ruhsal tesirleri olduğuna dair birçok inanç görülür; demir “kötü ruhları kovar” ya da tam tersi, “huzursuzluk getirir” diye algılanabilmiştir. Anadolu’daki bu söylentiler kuşaktan kuşağa aktarılmıştır.
Aynı kalıptaki başka bir örnek, gece tırnak kesmek günah mı sorusudur. Her ikisinde de ortak nokta, bir eylemle olumsuz bir olay arasında gözlemden değil geleneğe dayanan bir bağ kurulmasıdır.
Uğursuzluk Anlayışına İslam’ın Bakışı
Hz. Peygamber, “Hastalığın kendiliğinden bulaşması, tıyare ve baykuş uğursuzluğu yoktur” buyurmuştur (Buhârî, Tıb; Müslim, Selâm). Bu ifade, cahiliyeden kalma uğursuzluk telakkilerini kökünden reddeder. Aynı hadis literatüründe “şu’m” denilen uğursuzluk kavramı da tartışılmış; âlimler bunu eşyanın kendinde bir kötülük taşıması değil, kişinin tevekkülünü zayıflatan bir sezgi olarak yorumlamıştır.
Kur’an’da da insanın başına gelen musibetlerin sebepleri arasında kendi davranışları ve Allah’ın takdiri anılır (Şûrâ Suresi, 42/30). Hiçbir yerde bir alette, günde ya da eşyada kendiliğinden uğursuzluk bulunduğu bildirilmez. Bu nedenle makasın açık veya kapalı olması, dinî bakımdan bir hüküm doğurmaz.
Makasın Açık Bırakılmasında Gerçek Sakıncalar
Akılcı bakış, işi burada pratik bir düzene bağlar. Açık bırakılmış keskin bir alet; küçük çocuklar, ev hayvanları ve dikkatsiz yetişkinler için yaralanma riski taşır. Bu yüzden makası kapatmak ve çocukların erişemeyeceği yere koymak gerçekten faydalıdır. Fakat sebep güvenliktir, uğursuzluk değildir. İlke şu: Doğru bilgiyi doğru gerekçeyle öğretmek.
Başka bir deyişle yasak değil, tedbir söz konusudur. Böyle bir ayrım yapmak çocuğun zihninde korku yerine sorumluluk bilinci oluşturur. Benzer şekilde gece ayna bakmak ve süpürge yapmak konusunda da doğru gerekçeler dinî değil pratik düzeydedir.
Evde Gerçek Huzur Nasıl Sağlanır?
Hz. Peygamber, öfke anında ayakta ise oturmayı, bunun da yetmemesi hâlinde uzanmayı önermiştir (Ebû Dâvûd, Edeb). Öfkeyi yenmeyi ise güçlülüğün ölçüsü saymıştır: “Güçlü kimse güreşte rakibini yenen değil, öfkelendiği zaman kendine hâkim olandır” (Buhârî, Edeb; Müslim, Birr). Aile içinde huzur için şunlar öne çıkar:
- Eve girerken selam vermek ve besmele çekmek (Müslim, Eşribe).
- Eşler arasında merhamet ve sevgiyi gözetmek (Rûm Suresi, 30/21).
- Tartışmayı kırıcı sözlerle değil, dinleyerek yürütmek.
- Kur’an okumak ve evde zikre yer vermek.
Hurafelere Nasıl Yaklaşmalı?
Hurafe, dinin parçası zannedilen ama dinde dayanağı olmayan inanç ve uygulamalardır. Bunlarla mücadele, insanları aşağılamadan, nazikçe doğruyu anlatarak yapılmalıdır. Eşyaya, güne ya da bir davranışa uğursuzluk yükleyen inançların hepsi aynı gerekçeyle reddedilir. Daha geniş bir örnek için eli kaşınınca para gelir mi yazımıza da bakabilirsiniz.
Özetle makasın açık kalmasıyla kavga arasında dinî ve mantıkî bir bağ yoktur. Önemli olan, evde güzel ahlakı, sabrı ve karşılıklı saygıyı yaşatmak ve alet güvenliği için gerekli tedbiri almaktır.
Benzer Geleneksel Yasaklar ve Ortak Mantık
Halk kültüründe ev içi eşyalara yüklenen anlamlar birbirine çok benzer: Ayakkabıların ters durması, şapkanın yatağa konması, ekmeğin ters bırakılması, süpürgenin dik durması gibi pek çok işaret evdeki huzuru etkileyecek sayılır. Bunların çoğu, işlerin düzenini hatırlatmaya çalışan atalarımızın pratik öğütleridir ve zamanla gerekçeleri unutulmuş, geriye yalnızca “uğursuzluk” kalıbı kalmıştır. Mesela ekmek ayak altına düşerse konusunda da ekmeğe saygı gibi güzel bir değer, hurafe diliyle ifade edilmiştir.
Bizim için ölçü şudur: Bir davranışın dinî bir hükmü varsa kaynağı gösterilir. Kaynak yoksa mesele adet ve tecrübe alanına girer; adet olarak kalmasında sakınca yoksa da inanç boyutu kazanmamalıdır. Müslüman, iyi ve kötü olayların Allah’ın izniyle meydana geldiğine inanır ve dua ile sığınmayı ilke edinir.
Çocuklara Doğru Bilgi Aktarmak
Ebeveynler çoğu zaman çocuğu bir tehlikeden korumak için “yapma, uğursuzluk olur” demeyi kestirme bulur. Oysa çocuk bu sözün arkasındaki gerçek sebebi öğrenmediğinde, sebebi olmayan korkular edinir. Peygamber Efendimiz’in öğretim üslubunda ise gerekçeyi açıklamak, güzel örnek olmak ve nazik bir dille uyarmak esastır. Makas örneğinde, “Bu alet keskindir, elini kesebilir, işin bitince kapatıp yerine koyalım” demek hem doğru hem de eğiticidir.
Böyle bir yaklaşım, çocuğun ileride ilmi ve dini bilgiyi ayırt etmesine de yardım eder. Hurafeyle büyüyen çocuk, hayatta karşılaştığı her olumsuzluğu bir işaretle açıklamaya çalışır; gerekçeyle büyüyen çocuk ise sebep-sonuç ilişkisini kurmayı öğrenir.
Sıkça Sorulan Sorular
Makasın açık kalması hakkında bir hadis var mı?
Böyle bir hadis ya da ayet yoktur. Makasın açık bırakılması güvenlik ve düzen açısından sakıncalı olabilir, ancak kavga çıkaracağına dair dinî bir dayanak bulunmaz.
Evde huzuru korumak için dinin önerdiği nedir?
Eve selamla girmek, besmele çekmek, Kur’an okumak, birbirine güzel söz söylemek ve öfke anında sakin kalmak önerilir. Aile içi kavgalar işaretlerle değil iletişim eksikliğiyle çözülür.
Çocuklara bu tür inançlar öğretilmeli mi?
Hayır. Uğursuzluk inançları çocuğun korku ve kaygısını artırır; bunun yerine kaza riskini anlatan güvenlik bilgisi verilebilir.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi, "Şu'm" ve "Tıyere" maddeleri; Diyanet İşleri Başkanlığı, Dinî Soru-Cevap (diyanet.gov.tr); Buhârî, Tıb; Müslim, Selâm
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Şu'm" ve "Tıyere" maddeleri
- Diyanet İşleri Başkanlığı, Dinî Soru-Cevap (diyanet.gov.tr)
- Buhârî, Tıb; Müslim, Selâm
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.